skip to content

Deftere Yaz

 >
Mevlana Yücel mevlutyucel38@hotmail.com Mar 19 2014 6:14 PM
Sultan teyzemizi kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz çocuklarının sevenlerinin başı sağolsun.Işıklar içinde uyusun.
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Mar 19 2014 9:20 AM
VEFAT DUYURUSU

Karaözü kasabamız halkından Hüseyin Şimşek kardeşimizin anneannesi SULTAN KALE Ankara numune hastanesinde hayatını kaybetmiştir.

Kendisine Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Sultan teyzemize Hakk’tan rahmet, halktan helallik isteriz.
Ruhu huzur bulsun, mekanı ışık dolsun, başımız sağolsun.

Bedeni Yarın Karaözü'de toprağa verilecektir.
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Mar 14 2014 7:17 AM
VEFAT

Karaözü eski Muhtarlarından Hamza Öztürk'ün kızı Göher Öztürk vefat etmiştir. Kendisine Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Cenazesi 14 Mart 2014 tarihinde Feriköy Camiinden kaldırılarak, Feriköy mezarlığına defnedilecektir.

Işıklar içerisinde olsun.
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Mar 12 2014 5:41 PM
RAHATSIZLIK VERDİYSEM ÖZÜR DİLEMEYECEĞİM…
Aklım ermeye başladığı günden bu yana modern, sevecen, misafirperver, örf gelenek-görenek ve dinine kutsal kitapta emredildiği gibi bağlı, yaradanın buyrukları doğrultusunda hayatlarını sürdüren insanların var olduğu bir ülkede yaşadığımı sanarak hep kendimi avutuyordum, susuyordum içime atıyordum, hoş görmeye çalışıyordum, ya da cahilliğine veriyordum. Hiçbir zaman karşımdaki insanı dili, dini, ırkı, mezhebi, rengi veya ideolojik düşüncesi bazında değerlendirmedim. Konuşabileceğimiz, paylaşabileceğimiz, tartışabileceğimiz noktaya kadar ilerleyip orada durmasını bildim. Durmayıp, susmayıp, onu rencide edeceğime, kıracağıma, utandıracağıma ya da gururlandıracağıma çoğu zaman kendimi kırdım belki de. Belki kimliğimle, ideolojik düşüncemle, mezhebimle bireysel olarak zarar hiçbir arkadaşımla dostumla bu hususta kötü olmadım belki ama zarar gören o kadar insan ve topluluk gördüm ki onların her ezildiğinde, her yok edilmeye çalışıldığında her ötekileştirildiğinde benim de hücrelerimde ve iyi niyetimde doğal olarak eksilmeler oldu. Hâlâ da o insanı bir topluluğa mâl etmeden, bireysel olarak yargılamayı, eleştirmeyi, kızacaksam da ona kızmayı doğru bulurum. Şovenistliği ve mezhebimi, ideolojimi insanlara zorla kabul ettirmeye çalışırmış gibi, boynuma koluma parmağıma bir şeyler takmayı doğru bulmam. Şu veya bu şekilde dedikodu yolu ile birisini ya da bir toplumu başkasının gözüyle, diliyle beyniyle kötüleyemem aşağılayamam ve silemem. Benim de bir beynim gözüm ve ağzım var onu kullanırım. Kimseye sırf Alevi olduğu için hak etmediği değeri vermediğim gibi sunni ,Çerkez, Laz, Kürt,Ermeni,Yahudi, Rum yada Müslüman olmadığı için yargılamadım,ayrıştırmadım kötü gözle bakmadım. Annemden, babamdan, dedemden, ya da bir aile büyüğümden bu zamana kadar dini konuda, kötüleme ve karalama konusunda, ‘Sen şusun ya da busun. O şöyledir, bunlar böyledir’ şeklinde bir öğüt almadım. Yaşadım gördüm ve oldum! Şu insanlar bunu yapıyormuş bunlar böyleymiş şunlar şöyleymiş gibi rivayet ve insana yakışmayan bir şeyi kimseye ya da bir topluma yakıştırmadım. Ben insan olarak bunu yapmıyorsam, yapamıyorsam o neden yapsın ki diye sorguladım. İnsanın insandan geldiğini, kimsenin diğerinden üstün olmadığını, paranın bir amaç değil araç olduğunu, elime, dilime, belime, her zaman sahip olmam gerektiğini, herkesin bir onuru, şerefi, namusu ve haysiyeti olduğunu ve onun için yaşadığını, kimsenin ezilmeyi, açlığı, öldürülmeyi hak etmediğini düşündüm. Şayet bu meziyetlere sahip isem, isyan etmeyi, haykırmayı, korkmamayı, kabullenmemeyi, sindirilmemeyi öğrendim. Üniversitelerde harç olmasın herkes okusun ‘adam’ olsun dedim. Sağlıkta, eğitimde, kurumlarda insanlar eşit muamele görsün istedim. Kimse açlıktan ölmesin insan gibi yaşasın dedim. Sokaklarda insanlar yağmurda çamurda karda yatmasın diye düşündüm. İnsanların düşüncesinden dolayı yazdığı bir kitaptan, attığı bir isyan sloganından dolayı yıllarca hapishanelere tıkılmasının doğru olmadığını savundum. Aynı coğrafyada aynı havayı teneffüs edenlerin, aynı topraklar için savaşanların kapıları işaretlenmesin, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazide katledilmesin, yakılmasın istedim. İnsanlar yeşile, ormana, yağmura, nefes alacağı ortamlara muhtaç olmasın, betonlar içerisinde yaşamayalım diye Gezi Parkını ve ağaçları korumaya çalıştım. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün anılarına, bizlere kimsenin bırakmadığı düşünemediği değerlere sahip çıkmaya uğraştım. Haksızlıklara, ezenlere, diktatörlere karşı duran ve geleceği görerek bizi uyarmaya çalışan ve bu uğurda soldurulan Erdal’a, Deniz’e, Mahir’e, Yusuf‘a, Ulaş’a, Taylan’a, İbrahim’e….. yandı içim. Güneydoğuda yıllardır çözülemeyen ama istense bir günde çözülebilecek sorunlara kafa yordum. Orada ölen her insan canı için gözyaşı döktüm. Afrika’da açlıktan ölene de, trafik kazasında ölene de, Suriye’de, Mısır’da İran ya da Irak’ta ne için öldüğünü bile bilmeyene de ağladım. On beş yaşında ölen Esma ya ağladıysam, Ülkemde ölen Ali İsmail’e, Ethem’e, Abdullah’a, Ahmet’e, Mehmet’e, Hasan’a, Medeni’ye, Berkin’e nasıl susacaktım, nasıl haykırmayacaktım bilemedim. Halkı soyup, evinde milyar dolarlar çıkan insan müsveddeleri dururken, askeri, polis müdürünü, hakimi, savcıyı, kendine oy vermeyen kimseleri yok sayanlar yanı başımda iken, ‘Orada ne işi vardı ki, o ortamda ekmek mi alınır, çatıya neden çıkmış’ gibi ahmakça düşünceler besleyip, insan olmayı sadece konuşabilmesine bağlayan biri olamadım. Evet ben Allah, Muhammed, Ya Ali diyen, Camiye ve Cem evine gocunmadan kendi evim gibi girebilen, DÜŞÜNEBİLEN her canlıya ve nefes alan her varlığa saygı duyan, aslanla ceylanın yan yana durabileceğine şahit olmuş, ve % 90‘ının da aynı şeyleri düşünüp uyguladığı, yaşam tarzı bunlardan ibaret olan, söylemekten, olmaktan gurur duyduğum bir ALEVİYİM. Var mı itirazınız! Niye ki bu ayrışma ????

Gültekin Gök
12.03.2014

Yüreğine sağlık kardeşim, Yazıyı paylaşmamıza müsaade ettiğin için teşekkür ediyorum.
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Mar 09 2014 5:14 PM
BUNLARLA GİDİLMEZ YOLA EFENDİM

Çok insan tanıdım hep ayrı ayrı
Kimisi çok deli kimisi sayrı
Güvenmem kimseye ben artık gayrı
Mümkün değil dost bulunmaz efendim.

Kimi partal atar durmaz öğünür
Kimi çok dertlidir yanar dövünür
Kimine hay günü kimi sevinir
Bunlarla çıkılmaz yola efendim.

Kafadan zoru olan çabuk yel alır
Kimi istikrarsız geride kalır
Kimi çenesiyle belaya varır
Bunlarla gidilmez yola efendim.

Kimisi çok çapkın, keskin hovarda
Kimisinin aklı malda, davarda
Kimi benzer dağda acıkmış kurda
Çıkılmaz bunlarla yola efendim.

Kimi tamah eder bir bardak çaya
Kimi karşı çıkar sevgiye, paya
Kiminin elinde iftira, kara
Hiçbirine akıl ermez efendim.

Kimi sağdan soldan bir şeyler çalar
Kimisi mal yemez avcunu yalar
Kimi kara cahil sanırsın davar
Bunlarla çıkılmaz yola efendim.

Kimisi çok fesat hep fitne ficir
Kimi dost görünür çabuk değişir
Gel de sen bunları topla ve devşir
Bu gemi hedefe gitmez efendim.

Bu anlamlı şiirini bizimle paylaştığı için Hasan Tatar'a çok teşekkür ediyoruz. Yüreğine sağlık, İyi ki varsın
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Mar 09 2014 5:00 PM
KIZILIRMAK ARTIK GÖKYÜZÜNÜN RENGİNE GÖRE RENK ALIYOR

Kızılırmak üzerine kurulan baraj nedeni ile Karaözü içerisinden geçen Kızılırmak’ın rengi artık değişti ve bir daha da kızıl akmayacak gibi. Belki de gelecek nesiller bu ırmağa neden “Kızıl” adı verildiğini anlamakta zorlanacaklar. Kızıllığını veren mil ise baraj içerisinde kalacak.

Eskiden mevsime göre coşan ya da azalan ırmağın suyu artık Baraj seviyesine göre artacak ya da azalacak. Baraj doldukça fazlası bırakılacak ve ırmak yatağı ağzına kadar dolacak. Kuraklık var ise baraj seviyesi düşecek, su barajın içine hapsedilecek ve ırmak yatağındaki su seviyesi iyice azalacak…

Umarız barajda bir sorun çıkmaz da Şahruh köprümüz ve civarına zarar verecek kadar yüksek seviyede su salmak zorunda kalmazlar.

Bu gün itibari ile çekilen birkaç fotoğrafa aşağıdaki linki kullanarak ulaşabilirsiniz: https://onedrive.live.com/?cid=81ffe325f1ee67ff&id=81FFE325F1EE67FF%215275&ithint=folder,&authkey=!ADNgHyUoOUgODxk
selamettin ERDOĞAN Mar 08 2014 7:09 PM
TÜM ÖLENLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET YAKINLARINA BAŞSAGLIĞI DİLERİM
selamettin ERDOĞAN Mar 08 2014 6:49 PM
ARKADAŞIM YUSUF ÇAKICININ ÖLÜMÜ BİZLERİ DERİNDEN ÜZMÜŞTÜR. KENDİSİNE ALLAHTAN RAHMET KALANLARA BAŞSAĞLIGI DİLERİM. IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUN
asiye avsarzafer_06@hotmail.com Mar 08 2014 2:53 PM
değerli komşum meliha laz kız ALLAH tan rahmet dilerim yakınlarına baş sağlığı
Gülser Tatar tatar_gulser@hotmail.com Mar 05 2014 11:24 AM
Sinanim topragin bol, yattigin yer nur olsun. Canim Halam basin sagolsun Allahim sabir versin.
Murat Tatarin Kizi, Agpasanin torunu Gülser TATAR
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Mar 05 2014 8:44 AM
VEFAT DUYURUSU

Kasabamız Halkından Yusuf Çakıcı, Yaşamını sürdürdüğü Karaözü'de kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir. Üst üste gelen ölümler acımızı daha da artırmıştır.

Kendisine Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Mar 04 2014 4:00 PM
VEFAT BAŞSAĞLIĞI

Kasabamız halkından Fatma Dalak (Dinelen)in kızı, Songül (Dalak) Temir'in oğlu Uğur Temir genç yaşta Adana'da vefat etmiştir.

Kendisine Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

İki genç insan, iki ayrı ocağa düşen ateş. Umarız genç ölümler bu kadarla kalsın.

ışıklar içinde yatsınlar.
Aliihsan Topcuoğlu aliihsantopcuoglu@hotmail.com Mar 04 2014 3:00 PM
başta annesi sevim tatar, çocukları ve tüm sevenlerini başı sagolsun sinannada allah rahmet eylesin topragı bol olsun
karaozu.com ayse.ozerdm@hotmail.com Mar 04 2014 12:09 PM
VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI

Kasabamız halkından Sinan Ozan Özdemir (Ağpaşa'nın Sevim'in Oğlu) 4 mart 2014 tarihinde genç yaşta hayatını kaybetmiştir.

Kendisine Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Cenazesi yarın öğle saatlerinde Mersin Cemevi'nden kaldırılacak.
rahmi PEHLİVAN rahmipehlivan@hotmail.com Feb 26 2014 12:38 AM
Öncelikle bağevleri soyulup maddi zarara uğrayanlara geçmiş olsun diyorum.
Eskilerin bir lafı vardır HERŞEYİN BİR BEDELİ VARDIR rahatın, huzurun, zevkin, sefanın ve hava atmanın da bir bedeli olduğunu bazı gelişmelerin insanları tahrik edeceğini hesaplayarak işe kalkışmak gerekir.
Sarrafın vitrinindeki altınlar o sarrafın bütün sermayesi değildir insanlar tahrik olmasın göze batmasın diye altınlarının hepsini vitrine koymaz.
Bağ evi gibi değişik uğraşlar ve özlemler içinde olan kişiler sarrafın alarm taktırdığı gibi o bağ evlerine birer tane işe ihtiyacı olan bekçi koymalıdır.
Bağ evinin yanına bir göz yer yapsan üç beş koyun keçi, on onbeş tavuk horoz versen hem malını korusa hayvanlara baksa ara sıra ALO ben geliyorum bir tavuk kes kuru fasulyeyide ocağa vur, bir ihtiyacın varsa getireyim diye arasan ara sıra çoluğun çocuğunla malını ziyaret etsen hem malın sağlamda hem de bir insana yardımcı olsan nolurdu.!
Ama ne kadar çabalarsan çabala iş olacağına varır. Bu işler oluyorsa demek ki yöremiz gelişiyor.

saygılar selamlar
karaozu.com ayse.ozerdm@hotmail.com Feb 28 2014 3:29 PM
ELLE GELEN DÜĞÜN BAYRAM...

Kanun No. 6360
Kabul Tarihi: 12/11/2012
Büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi
MADDE 1 – (1) Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.
(2) Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır.
(3) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.


6/12/2012 tarihli ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ilk mahalli idareler genel seçiminden geçerli olmak üzere;

Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, KAYSERİ, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları da bu kanunla il mülki sınırları olmaktadır. Bu nedenle bu illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılarak, köyler mahalle olarak, belediyeler (KARAÖZÜ BELEDİYESİ) ise mahalleleriyle (MUSTAFA KEMAL PAŞA , GAZİ PAŞA MAH. ) birlikte ama belde ismiyle (KARAÖZÜ) Tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin (SARIOĞLAN) belediyesine katılacaktır.

Bu yasayla birlikte 29 Büyükşehir belediyesinde toplam 1.023 belde belediyesi,16.082 köy kaldırılmaktadır.(Bunlardan 9.652 tanesi orman köyüdür.)
karaozu.com ayse.ozerdm@hotmail.com Feb 28 2014 1:09 PM
VEFAT DUYURUSU

Kasabamız halkından MELİHA TAŞYÜREK (Laz Gız)ın vefat ettiğini öğrenmenin üzüntüsü içerisindeyiz.

Kendisine Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Cenazesi bugün Karaözü'de toprağa verildi. Işıklar içinde uyusun.
Fikret Avcu avcufikret6@gmail.com Feb 27 2014 7:23 PM
Köyün bütün hayvanlarını öldürtme emrini veren baba, bir askerin hızını almadan kutsal alandaki geyiğin okla vurulmasını engelleyemez ve geyik ölür ölmez her taraf suskunluğa bürünür.
Kuşlar ötmez, yaprak kıpırdamaz.
Tanrılar bu alçaklığın yerde kalmayacağını, ceza olarak ilk doğan kızının dolunayda kurban edilmesi gerektiğini kahinler aracılığıyla Krala iletirler. Kurban yerini bulmadıkça limandaki yelkenli gemiler rüzgar yokluğundan denize açılamazlar. Gözlerini kan bürüyen Yunan askerleri için savaş bir bahanedir. Onların asıl niyeti Truva’nın göz kamaştırıcı altın, gümüş ve pırlanta gibi değerli eşyalarını yağmalamak ve erkenden Ata yurtları Hellas’a geri dönmektir.

Çaresizliğini hisseden Kral çiçeği burnunda güzel Ifigenya’yı evlendireceği yalanıyla körfeze cağırtır ve kızını bu mutlu gününde yalnız bırakmayan Kraliçe, çok vakit geçmeden Ifigenya`ya allı duvaklı gelinlik yerine kefen giydirileceğini öğrenir.

``Anne dinle beni hiç bir şeyin anlamı kalmadı, yorulma boşuna artık! Biliyorum dayanmak senin için zor, lakin benim için çok daha zor. Dinle ve beni anlamaya çalış. Ben bugün öleceğim. Ama nasıl ...? Ona tek ben karar veririm ve onurla ölmek zafer olur benim için.
Baba acıman için ne yapmamı istiyorsun ?Aglıyayım mı? Yalvarma yakarmamı mı istersin, yoksa dizlerine kapanıp ayaklarını mı öpeyim. Benim o Ifigenya baba. Adını ilk kez duyduğun kızın. Kucağına alıp beni öperken mutlu bir bakış ile acaba gelinlik giydiğin günü görebilecek miyim? diyen sen değil miydin!


https://www.youtube.com/watch?v=piTgtvtsd7g

IPHIGENIA w/English subtitles (Full Film in HQ) by Michael Cacoyannis
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Feb 25 2014 12:04 PM
VEFAT DUYURUSU

Kasabamız halkından Makbule Tatar'ın İstanbul'da vefat ettiğini öğrenmenin üzüntüsü içerisindeyiz.

Kendisine Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

26.2.2014 tarihinde Karaözünde toprağa verilecektir.
karaozu.com ayse.ozerdem@hotmail.com Feb 25 2014 9:39 AM
Rahmi bey çok haklısınız

Haberi bize ileten kardeşimizden bilgi gelir gelmez sizlerle paylaşacağız. Başka bilgisi olan var ise onlardan da rica ediyoruz.

NOT: Nüfusumuzun binleri bulması ve yurt içi yurt dışı pek çok yerde yaşıyor olmaları nedeni ile herkes ile ilgili haberlere erişmemiz zor oluyor. Paylaştığımız haberler genellikle bize iletilenler oluyor. O nedenle sizlerin tanıdıkları var ve paylaşmak isterseniz bize iletin lütfen.
<< onceki Sayfa
21-40 of 210
Sonraki Sayfa >>

Free counter and web stats