skip to content

KARAÖZÜ MAHALLESİ İLE İLGİLİ HABERLER
 
PANEL, İKRAM, GEÇMİŞ ZAMANDAN VİDEO GÖSTERİSİ (Turan Işık Arşivinden)-30 Ağustos 2015
      Karaözü merkezde kurulan iki derneğimiz var. Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneğinin başkanı Nur Ayşe Çolakgil (Özerdem), diğer derneğimizin başkanı ise Mustafa Bağcı’dır. Her iki dernek de aktiftir.
       30 Ağustos Zafer Bayramı töreni ile ilgili başvuruyu ve organizasyonu Mustafa Bağcı yaptı. Tören saat 10:00 da bitmiş olup saat 11:00’da panel yapılacak Karaözü Kütüphanesine geçildi. Panelin bitiminde ise Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneğimizin binasına geçilecek ve panele katılanlara sunulmak üzere hazırlanan ikramlar eşliğinde Turan Işık arşivinden görüntüler izlenecekti ve öyle de oldu.      
 
       Panelin amacı; Derneklerin Yaklaşık iki yıldır yaptıkları faaliyet başlıklarına değinmek ve Derneğimize başvuran, Kimsesiz – parasız ve /veya parası ve çocukları olan bakıma muhtaç yaşlılarımızın durumuna dikkat çekmekti.
       Mustafa Bağcı, Karaözü’deki sivil toplum kuruluşlarının, Okul müdürlerinin ve destek veren Karaözülülerin son iki yıldır yaptığı faaliyetlerden bahsederek paneli açtı.  Bu konuşmasında;
·        Dernek – Okul müdürü – Karaözülü bireylerin katkıları ile okula kamera taktırıldığı, kırık camlarının ve kilitlerinin yaptırıldığı,
·        Yaklaşık 300 kişinin yaptıkları iş ile ilgili sertifikaları almalarına aracılık edildiği
·        Atatürk Heykeli kaidesinin tamir ettirildiği, gece belirli saat aralığı ile aydınlanmasını sağlamak amacıyla saat ayarlı lambalar yerleştirildiği
·        Eski belediye başkanımız Sabit Zeki Argüder’in kişisel çabaları ile Kale Park’ın yeniden ışıl ışıl aydınlatılmasının sağlandığı
·        Ses sistemimizin alındığı,
·        Sahnemizin yaptırıldığı
·        Şenlik, Aşure günü, Yöremiz yemeklerinin tanıtımı programının televizyonda yayınlanması(TV1), Köy Enstitüsü mezunları ile ilgili belgesel nitelikli 8 saat süren 2 ayrı günde yapılan çekimlere aracı olunması ve evsahipliği yapılması (Ulusal tv)
·        İstasyon Çeşmesinin akmasının sağlanması ve İstasyon binası üzerine KARAÖZÜ yazan tabelanın yaptırılarak getirilip yerleştirilmesi
·        Eski eserlerin toplanması ve sergilenmesi
       Bu faaliyetleri kimlerin önerdiği, yaptığı ve maddi destek sağladığı ile
ilgili bilgiler sizlere karaozu.com sitesinden devamlı iletildi.
         Karaözü’de Maaşları ve çocukları olmayan çok az sayıdaki bakıma muhtaçlar, alabilecekleri sosyal hizmetlerin çoğundan yararlanıyorlar. Bu hizmetler yeterli mi? Tabii ki kesinlikle yeterli değil. Bu konuda ne yapılabilir? Bu panelde gündeme getirilen ikinci konu idi.       
        Maaşı – kocası – çocukları olan Bakıma Muhtaç Yaşlılarımıza resmi olarak götürülen hizmet yok. Maaşı ve çocukları olanların evlatları, bireyler olarak sorumluluklarının bilincinde ve ebeveynlerini koruma altına almış durumda ama Çocukları bakmak istiyor olmasına rağmen Karaözü’yü terk etmek istemeyen büyüklerimize nasıl bir hizmet verebiliriz? sorusu bu panelde gündeme getirilen üçüncü konu idi. Panel sonunda; Anons ile herkese duyurulacak ileriki bir tarihteki toplantıya önerili, çözümlü gelmek üzere anlaşıldı.
       Panel sonunda Turan Işık arşivinden görüntüler izlendi. Bu panelde ve gösterideki harcamalar için Turan Işık’tan alınan para harcandı. 
       Panel ve gösteri sırasında Kuru pasta – Kavun – Karpuz – İçeçek (Mustafa Doğanay), Helva – Dığalaklı köfte malzemesi (Turan Işık), Patlamış mısır - neskafe (Fatma Özerdem) tarafından karşılandı.  
       Sabahın saat 6’sında derneğe gelerek Dığalaklı köfteyi yapan Raziye Seven, Leyla Kaya, Fatma Özerdem, Kerime Seven, Mevhibe Genç, Hatice Yapıcı, Cafiye Arpacı’ya, Servis ve bulaşık işleri üstlenen Necla Yücel’e, Servise yardımcı olan sekiz yaşındaki Nazengül yücel’e,  Kütüphane ile derneğin odalarını panel ve yemek için hazırlayan – servise yardım eden Kütüphanemiz sorumlusu emekli öğretmen Gönülser Seven’e, İkramların masrafını üstlenen Turan Işık’a ve çalışan bayanların kahvaltılarını hazırlayan, bayrak asan,  Turan Işık belgeselini izlemek amacıyla bilgisayar donanımı kuran, haber paylaşma işlerini üstlenen Mevlana Yücel’e ve bizleri yalnız bırakmayan Değerli katılımcılara çok teşekkür ederiz.   
Görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA
tıklayınız.
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği başkanı Nur AYşe Çolakgil (Özerdem)
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI, KARAÖZÜ’DE DÜZENLENEN ETKİNLİK İLE KUTLANDI
 
       
Karaözülüler, her zamanki gibi bu sene de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı. Tören saat 09:00’da Saygı Duruşu ile başladı. İstiklal Marşı okunduktan sonra günün önemini anlatan bir konuşma yapıldı ve tören alanı terk edildi. Son dönemdeki Şehitlerimiz nedeni ile akşam saatlerinde yapılması planlanan fener alayı ve eğlence iptal edildi.


 
 
       
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
       Tören için gerekli izinleri alan, Atatürk Heykeli’nin kaidesini tamir ettiren, bayrakları astıran, heykel kenarını temizleten Mustafa Bağcı’ya, sunumu yapan Mustafa Kılıç’a ve günün önemini anlatan Cihan Genç’e teşekkür ederiz. 
"HUZUR SOKAĞI" TEMEL ATMA TÖRENİ
Kaymakamlığımız Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığınca hazırlanarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına sunulan “Huzur Sokağı” isimli sosyal konut projesi Bakanlık tarafından yapılan değerlendirme neticesinde faydalı bulunarak destek almaya hak kazanmış ve projenin uygulanmasına geçilmiştir. Yardıma muhtaç, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın barınma ihtiyacına çözüm sunacak olan projenin temel atma merasimi Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN ve ilçe protokolünün katılımıyla Palas mahallesinde gerçekleştirilmiştir.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan temel atma merasimi Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN’ın konuşmasıyla devam etti. Konuşmasında “Yaş ortalamasının giderek yükseldiği ülkemizde yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın gelecekte yaşayacakları sorunların bu günden analizini yapmak ve bunlara etkili çözümler üretmek amacıyla Kaymakamlığımızca birçok çalışma yürütülmektedir. Yaşlılarımıza gerçekleştirdiğimiz ziyaretler esnasında birçoğunun doğdukları yerleri terk ederek huzur evlerine gitmek istemediğini ancak mevcut evlerinin yaşam şartlarına çok uygun olmadığını fark ettik. Devletimizin huzur evlerinde yaşlılarımıza birçok imkân sunmasına rağmen, büyüklerimiz ahir ömründe kendi köylerini ve kasabalarını terk etmek istemedikleri için “bülbülü altın kafese koymuşlar yine de vatanım demiş” misali yıkık dökük bir evde olsa doğdukları yerde yaşamayı tercih ediyorlar. Biz de yaşlılarımıza vefanın bir gereği olarak huzur sokağı projesini başlattık.” Diyen Kaymakamımız konuşmasının sonunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sarıoğlan Belediyesi ve projede emeği geçen destek veren herkese ayrı ayrı teşekkür etti.
Daha sonra yapılan duaların ardından temel atma merasimine geçildi. Yaşlı vatandaşlarımız için 10 adet sosyal konut yapımını içeren projenin temeli Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN, Belediye Başkanı Sayın Ali Osman YILDIZ, SYDV Müdiresi Sayın Saadet ATAKLI ve SYDV Mütevelli heyeti üyeleri tarafından atıldı.
Temeli atılan proje kapsamında; Sarıoğlan Kaymakamlığı olarak İlçemizde ikamet eden ve barınma ihtiyacı olan yaşlı ve engelli vatandaşlarımıza yaşamlarını daha iyi şartlarda sürdürebilmeleri için bir taraftan sosyal konutlar inşa edilirken diğer yandan evi ve eşyaları iyi durumda olmayan ihtiyaç sahibi birçok vatandaşımızın evinde gerekli onarımlar yapılmaktadır. Bu güne kadar Kaymakamlığımızca proje kapsamında 27 vatandaşımızın evi onarılarak daha iyi şartlarda yaşam sürdürebilecekleri bir duruma getirildi. Bu proje ile birlikte 10’u palas 3’ ü Karaözü, 6 tanesi de diğer mahallerimizde olmak üzere inşaatı devam edenlerle beraber yılsonuna kadar toplam 19 yeni konut inşa edilmiş olacaktır. Sosyal konut ve barınma yardımlarının maliyeti toplamda 786.263 TL olarak gerçekleşmiş olup 2014 yılında bu rakam 222,305.30 TL iken 2015 yılında 563,955.30 TL’ yükselmiştir. Proje maliyeti büyük çoğunluğu itibarı ile vakfımız öz kaynakları dışında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından finanse edilmiştir.
Temel atma merasimi gerçekleştirilen proje kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyeti tarafından belirlenen yaşlı ve ihtiyaç sahibi 10 vatandaşımıza hayatları boyunca içerisinde huzurlu bir yaşam sürecekleri konutlar yapılacaktır. Konutların yanı sıra çevre düzenlemesi ile park, kamelya ve küçük hobi bahçeleri şeklinde kendilerinin yada çocuk yakınlarının gelmesi durumunda vakit geçirebilecekleri alanlar oluşturulacaktır. Yine Sosyal konutlarda yaşayan vatandaşlarımızın temizlik, bakım ve besleme gibi birçok zaruri ihtiyacı Kaymakamlığımızın girişimleriyle hayata geçirilen ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca desteklenen “Eve Gelen Huzur” isimli proje kapsamında periyodik olarak giderilecek ve bu sayede yalnız olmadıkları hissettirilecektir.
Proje ile birlikte mülkiyeti vakfımıza ait olan bu evlerde vatandaşlarımız hiçbir ücret ödemeden ömür boyu yaşayacak olup kendi rızalarıyla ya da başka bir sebeple evin boşalması durumunda ihtiyaç sahibi başka bir vatandaşımız burada yaşamını sürdürebilecektir.
Temel atma merasimine Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN’ın yanı sıra Garnizon Komutanı Sayın Alparslan BOTANCI, Belediye Başkanı Sayın Ali Osman YILDIZ, İlçe Emniyet Amiri Sayın Adnan YILMAZ, daire amirleri, SYDV mütevelli heyeti üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Kaynak: Sarığlan kaymakamlığı Sosyal paylaşım sayfası
KALE PARK YENİDEN IŞIKLANDIRILDI – 20 Ağustos 2015
     
        1999 – 2004 tarihleri arasında Karaözü Belediyesi Başkanlığını yapan SABİT ZEKİ ARGÜDER’in, kişisel başvuruları ve çabaları sayesinde KALE (GALA) miz yeniden ışıklandırıldı.
       
        Sadece KARAÖZÜLÜLERİN değil çevre köyler hatta daha uzaktan gelen misafirlerimizin ziyaret ettiği, piknik yaptığı, doğal güzellikleri tepeden seyrettiği, bir zamanlar gerçek anlamda surlarla kaplı KALE olan, zamanla yıkılan duvar taşlarından ŞAHRUH köprüsü korkulukları yapılan ve şu anki adını o günlerden alan, sur taşlarının bir kısmını hale kenarında barındıran, çok güzel bir konuma ve manzaraya sahip, şenlik bile yapabilecek kadar yeterli geniş alanı bulunan KALE’miz tekrar ışıl ışıl.

Sabit Zeki ARgüder'e, kcetaş Genel Müdürü ŞEVKİ ÖZKAN’a ve Sarıoğlan kcetaş  ilçe şefi Ali KILIÇ’a Kale Park’ın yeniden ışıklandırılmasındaki katkılarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. 

ZORUNLU HİZMET KAPSAMI

Kaymakamlığımız ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün girişimleri ile Sarıoğlan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren okulların zorunlu hizmet kapsamına alınması neticesinde boş bulunan kadrolara 61 branş öğretmenin ataması tamamlanmıştır. Öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize hayırlı olsun.

Kaynak: https://www.facebook.com/pages/TC-Sarıoğlan-Kaymakamlığı/290618724396440?fref=ts
 

Kaymakamlığımız ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün girişimleri neticesinde Sarıoğlan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren tüm okullar zorunlu hizmet bölgesi kapsamına alınarak hizmet statüleri yeniden düzenlenmiştir.

Buna göre; Eğitimde verimliliği ve eşitliği hedefleyen zorunlu hizmet bölgesi uygulaması öncesi ilçemizde birçok öğretmen kadrosu sosyal şartların yetersiz olması nedeniyle tercih edilmezken, ilçemizin zorunlu hizmet bölgesi kapsamına alınması sonrasında okullarımıza görev yapan öğretmenler zorunlu hizmet görevini tamamlamış sayılacakları için ilçemiz öğretmenlik mesleği ve öğretmenler açısından tercih edilen bir yer haline gelecek ve ilçemizde göreve başlayan öğretmenler 7 yıl zorunlu hizmete tabii olacaklardır. Ayrıca bu sistem ile birlikte okullarımıza yeni norm kadrolar açılacak ve mevcut kadrolardaki eksiklerde kendiliğinde tamamlanarak ilçemizde öğretmen ihtiyacı kalmayacaktır.

Neticede ilçemizde eğitim öğretim alanında yeni bir sayfa açacak olan bu sistemin hem öğrencilerimize hem öğretmenlerimize hem de ilçemize hayırlı olmasını diliyorum.

Hasan DOĞAN
Sarıoğlan Kaymakamı

11 Mayıs 2015

SARIOĞLAN - HALK EĞİTİMİ MERKEZİ'NDEN SERTİFİKA ALAN KURSİYERLER 
 
Son aylardaki mezun olan kursiyerlerimiz ve kurs isimleri:
 
SÜRÜ YÖNETİMİ ELEMANI  Kursu Mezunları (kurs yaklaşık 3 hafta sürdü): ADALET ERDOĞAN, ALİ DOĞANAY, BURAK KAPLAN, DÖNDÜ ERDOĞAN, ERTUĞRUL YÜCEL, MEHMET GENÇ, MERCAN ERDOĞAN, MUSTAFA DOĞANAY, MÜLKER ÜNLÜ, NECLA AVŞAR, OKTAY ASLAN, ORHAN ÖZER, PINAR KAPLAN, TOLGA BAL, TURAN KAYA, KURGAY ŞEN BAĞCI, YAŞAR AVCU.
 
BESİ SIĞIRCILIĞI kursu Mezunları (Yaklaşık 3 hafta sürdü): ADALET ERDOĞAN, ALİ DOĞANAY, BURAK KAPLAN, ÇİLEM DEMİRCİ, DÖNDÜ ERDOĞAN, ERTUĞRUL YÜCEL,GÜLNUR ÜNLÜ, HESNA TAŞTAN DEMİRCİ,  MEHMET GENÇ, MERCAN ERDOĞAN,  MÜLKER ÜNLÜ, NECLA AVŞAR, OKTAY ASLAN, PINAR KAPLAN, TOLGA BAL, TURAN KAYA, TURGAY ŞEN BAĞCI, YAŞAR AVCU.
 
YAŞLI REFAKATÇISI Kursu Mezunları (Yaklaşık 3,5 ay sürdü): DÖNDÜ ERDOĞAN, ESMA KELEŞ, GÜLÜMSER TATAR, HAKAN YILMAZ, MERCAN ERDOĞAN, NADİA YILMAZ, TURAN KAYA
 
Kurs açma, Eğitime başvuru, öğretmen temini, sertifika hazırlama aşamalarında desteklerini bizlerden esirgemeyen; Başta Kaymakamımız Hasan Doğan olmak üzere, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Erdal TUNÇ, İlçe Halk Eğitimi Müdürümüz Metin Güntay ve çok az bir ücret almalarına rağmen Karaözü’ye gelerek kurs vermeyi kabul eden öğretmenlerimiz; Veteriner Ali AKTAŞ, Veteriner Bekir AYYILDIRIM ve Emekli Hemşire Fatma Nurdan DOĞANAY’A  çok teşekkür ediyoruz.
 
Sertifika alan kursiyerlerimizin başarılarının devamını diliyoruz.  
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Yönetim Kurulu adına
Ayşe Çolakgil Özerdem

 

 
ŞAHSIMIZ İÇİN DEĞİL MENSUP OLDUĞUMUZ MİLLET İÇİN ELBİRLİĞİ İLE ÇALIŞMALIYIZ (Mustafa Kemal Atatürk)
           Karaözü istasyonunun ön cephe tabelasını yerine takan,  Uzun süredir akmayan İstasyon Çemesi’nin gözesini açarak yeniden aktif hale getiren,  Atatürk Heykeli kaidesinin hasarlarının onarılmasını sağlayan;  Mustafa Bağcı başkanımıza, Vicdan Dalak, Ali Avcı, Cemal Avcı,  Cihan Bağcı ve Seyid Doğanay a ilgilerinden ve emeklerinden dolayı teşekkür ederiz.

Darısı KALE’nin başındaki akmayan çeşmelerin başına.
 
 
                                                 HAYRINIZ KABUL OLSUN
Yasemin KILIÇ; Genç yaşta kaybettiği eşinin mezarını yaptırdıktan sonra derneğimize gelerek eşi HÜSEYİN KILIÇ adına  500.- tl bağışladı ve gelecek yılki şenlikte bir koyun alınmasını istedi.
                Seyhan Seven,  Necati Seven, Beyhan, Suzan, Sultan kardeşler; Geçen sene kaybettikleri  annelerinin mezarını yaptırdıktan sonra dernek faaliyetlerinde kullanılmak amacıyla Anneleri NAİME SEVEN’in ruhu için 600.- tl bağışladılar.
                Köy Enstitüsü ilk mezunlarından emekli öğretmen MUSTAFA ÖZDEMİR, Derneğimiz faaliyetlerinde kullanılmak üzere 350.- tl bağışladı. Önemli bir ameliyat geçirdiğini yeni öğrendiğimiz Mustafa amcamıza büyük geçmiş olsun.  Sağlıklı nice yıllara.
                1994 – 1999 yılları arasında Karaözü Belediye Başkanlığı görevini yapan eski başkanımız İZZET AVCI’nın ruhu için eşi MÜJGAN AVCI,  geçen sene olduğu gibi bu sene de bağışta bulunmuş ve  300.- tl vermiştir.  
                Almanya’daki eski derneğimizin başkanı AYBAR AVCI her geldiğinde yaptığı gibi bu sene de 50 euro bağışlamışlardır.
                Nevzat Avcı ve eşi etkinliklerimizde kullanmak üzere yaklaşık 9 metre uzunluğunda bir ATATÜRK resmi bir de BAYRAK bağışladılar.
                Yaklaşık iki haftadır toplantılar, Hakk’a yürüyen canlara son yapılacak görevler nedeniyle, bağışlarınızı duyurmakta biraz geç kaldığımız için özür diliyor, yürekten teşekkür ediyor, bu hayırlarınızı ileriki günlerdeki eğitim, kurs, etkinliklerde kullanacağımızı ve hedeflerimizi gerçekleştirebildiğimiz takdirde sizlere duyuracağımızı bildirmek istiyoruz.
DİLEKLERİNİZ ve HAYRINIZ KABUL OLSUN.  Allah bağışlayanlara sağlıklı, mutlu, huzurlu, varlıklı, esenlik dolu yaşam versin.  İYİ Kİ VARSINIZ
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Ayşe Çolakgil (Özerdem)

T.C. SARIOĞLAN KAYMAKAMLIĞI 10 Ağustos 2015

Sarıoğlan Kaymakamlığı yaşlı vatandaşlarımızın sıkıntılarına çare olacak anlamlı bir projeyi daha hayata geçirdi.

Kaymakamlığımız Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 2015 yılı içerisinde hazırlanarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına sunulan “Eve Gelen Huzur” isimli proje Bakanlık tarafından yapılan değerlendirme neticesinde faydalı bunarak destek almaya hak kazanmıştır.

İlçe merkezi ve bağlı bulunan 26 mahalleyi kapsayan proje Sarıoğlan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yürütülmeye başlanmış olup, proje ile 60 yaş üzeri, kimsesiz, bakıma muhtaç, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın temizlik, bakım, sağlık ve yeme içme gibi temel ihtiyaçlarımın giderilmesini sağlamak ve yaşlı vatandaşlarımıza sık aralıklarla evlerinde ziyaret ederek yalnız olmadıkların hissettirmek amaçlanmaktadır.

Projenin yürütülmesi Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı tarafından istihdam edilen, yaşlı bakımı ve hijyen konularında eğitim almış üç kadın çalışan tarafından bir SYDV personeli gözetiminde sağlanmaktadır.

Projenin başlamasından bu yana 20 yaşlı vatandaşımız evlerinde ziyaret edilerek başta temizlik olmak üzere çeşitli ihtiyaçları giderilmiştir.

KARAÖZÜ, BURUNVİRAN, İĞDELİ, KALEKÖY, KARPINAR, YERLİKUYU DAYANIŞMA PLATFORMU – 03 Ağustos 2015-08-07
 
Çok değil birkaç yıl öncesinde “Karaözü ve Çevre Köyler” diyince; Karaözü, Burunören, İğdeli, Körkuyu, Yelliburun, Karpınar ve Kaleköy’den oluşan 7 yerleşim alanı akla geliyordu. Körkuyu ve Yelliburun birleşip Yerlikuyu adını alınca, Burunören’in de adı Burunviran olarak değişince artık; KARAÖZÜ, BURUNVİRAN, İĞDELİ, KALEKÖY, KARPINAR, YERLİKUYU’yu kapsayan 6 yerleşim alanı akla geliyor. Her ne kadar birbirlerine lakap taksalar da birbirlerini korumuş, kız alıp vererek akrabalaşmış, aynı okulda okumuş, pek çoğu kendini Karaözlü diye tanıtan aynı kültüre sahip insanlardır.
Dernek başkanı İsmail Kocaer’in daveti üzerine;
Karaözü Dernek Başkanı AYŞE ÇOLAKGİL (ÖZERDEM), Dernek denetim başkanı MUSTAFA DOĞANAY, Karaözü C.K. Dernek başkanı MUSTAFA BAĞCI ve Mahalle muhtarımız MUZAFFER (Songül) ÖZDEMİR,
İğdeli Dernek başkanı ORHAN CEYLAN ve Mahalle muhtarı İSMAİL DEMİR,
Burunviran Dernek başkanı İSMAİL KOCAER ve Mahalle muhtarı ARİF ARICA,
Karpınar Dernek muhasebecisi SÜLEYMAN ERDEM ve başkan yrd. ZÜBEYDE TAŞTAN, Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği binamızda toplandılar.
Kayseri’ye gitmek zorunda olduğunu bildiren Kaleköy Muhtarı Bayram Şahin toplantıya katılamamış olup fikirlerini bir sonraki gün bildirmiştir. Kaleköy ve Körkuyu’nun mahallede derneği olmadığı için dernek olarak toplantıya katılmamışlardır.  
Tanışma kısmı bittikten sonraki Gündem konuları;
Eğitim, kültürel yozlaşma, Alevilik kültürünün ne kadar bilindiği, ağaçlandırma, Yaşlıların evde bakımı, akmayan çeşmeler – çeşme gözeleri, kanalizasyon ve içme suyu gibi konuların tek tek irdelenerek sorunların tespit edilmesi, sorunlar ile ilgili projeler üretilerek ilgili makamlara iletilmesi, hibe edilebilecek desteklerin araştırılması gerektiği konuşuldu.
Dernek başkanlarının, muhtarlarla birlikte hareket etmesi, muhtarların halkı bilinçlendirerek derneklere desteğe çağırması, derneklerin de aldıkları desteği mahalle muhtarının da bilgisi doğrultusunda yöremiz sorunları için harcamasının uygun olacağı yönünde fikirler beyan edildi.
Yöremiz sorunlarını tespit etmek, çözümler üretmek amacıyla birlikte hareket etmenin, Federasyonlaşmaya gitmenin mümkün olup olmadığı gündeme getirildi. Şimdilik bir komite kurulmasına, eğer bu komite yeterince başarılı olabilir ise Federasyon kurma aşamasına geçilmesine oy çokluğu ile karar verildi.
Bu komitenin içinde görev alanlar: Karaözü Kültür Dayanışma Dernek başkanı Ayşe Çolakgil, Karaözü C.K. Dernek Başkanı Mustafa Bağcı, Burunviran Dernek başkanı İsmail Kocaer, Burunviran Muhtarı Arif Arıca, İğdeli dernek başkanı Orhan Ceylan, İğdeli Muhtarı İsmail Demir, Karpınar Dernek Başkan Yardımcısı Zübeyde Taştan, Karpınar Dernek Muhasebecisi Süleyman Erdem, Karpınar Muhtarı Murtaza Kılıç, Kaleköy Muhtarı Bayram Şahin, Yerlikuyu Muhtarı Bekir Kılıç’tır.
 
Bu buluşmaya gelerek bizleri onurlandıran muhtarlarımıza, dernek sorumlularımıza, İkramı ve Emeği ile katkı sunan; Fatma Özerdem, Nurten Özdemir, Gülay Doğanay, Nimet Özel ve Nazlı Aslan’a çok teşekkür ediyoruz.
 
Başlamak işin yarısını yapmak deseler de o kadar kolay görünmüyor. Ama güzel olan da birlik olup ZORU BAŞARMAK değil midir? Federasyon olmadan da yapabileceğimiz çok şey var…

DERNEĞİMİZ BİNASI GÜZELLEŞİYOR

 

 

 

 

 

Binamızın dış cephesinde dökülmeler başlamıştı. Bu durum çirkin görünmesine sebep oluyordu. 

Mustafa Bağcı sayesinde güzel bir görünüm kazanmaya başladı. Derneğimiz binasına konulmak üzere tansiyon aleti ve şeker ölçme aleti de bağışlayan Mustafa Bağcı'ya çok teşekkür ediyoruz. 

İyi ki varsın Mustafa amca

 

 

 

 

 

 

 

ŞAHRUH PROJESİ NEFES ALDIRACAK, YAŞAMA RENK KATACAK

Sarıoğlan'ın ilk yerleşim merkezlerinden biri olan tarihi Şahruh köprüsünün çevre düzenleme projesi hızla ilerliyor. Sarıoğlan Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız'ın 30 Mart 2014'te göreve gelmeden önce verdiği 'Şahruh köprüsü ve çevresi adına yakışır şekilde düzenlenecek' sözünden sonra başlatılan proje onaylandı. Bu onayla adım atılan projede yürüyüş yolları, hobi merkezleri, dinlenme ve oyun alanları, olta balıkçılık yerleri gibi bölümlerin yapılmasına hız verildi. Önümüzdeki günlerde ilk etabı tamamlanacak olan projenin tamamı hayata geçirildiğinde Şahruh köprüsü ve çevresi 'Su, rüzgar ve kuş sesi ile terapi, yaşam alanı' olacak. Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız, Karaözü ve Şahruh köprüsünün hem kendileri hemde Sarıoğlan için önemli bir merkez olduğunu tekrarladı.

Kaynak: Sarıoğlan belediyesi facebook sayfası https://www.facebook.com/media/set/?set=a.380225715507291.1073742336.141607899369075&type=3

Fikret Otyam, Hacıbektaş'ta Aydınlar Mezarlığı’Na Defnedildi

Sinan KORKMAZER/ NEVSEHİR, Ölümünden önce İlhan ve Turhan Selçuk kardeşler ile Aşık Mahzuni Şerif'in de mezarının bulunduğu Nevşehir'deki Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi yanında Çilehane'deki İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı'na defnedilmeyi vasiyet eden Fikret Otyam'ın bu isteği için Hacıbektaş Belediye Meclisi, İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı'na defni için karar aldı. Ressam, gazeteci ve yazar Fikret Otyam için ilk tören dün saat 17.00’de Antalya Cem Evi’nde düzenlenmişti. Bugün ise Ankara’nın Çankaya ilçesine getirilmiş, öğle saatlerinde Çankaya Belediyesi Çağdaş Yaşam Sanat Merkezi’nde ikinci bir cenaze töreni yapılmıştı. 
Otyam’ın cenazesi sonrasında, karayolu ile dün akşam Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine getirildi. Bugün saat 17.00’de ise ilçenin Cumhuriyet Meydanı'nda Ressam, gazeteci ve yazar Fikret Otyam için Hacıbektaş Cumhuriyet Meydanı'nda tören yapıldı. Protokolde yer alanlar ve vatandaşlar, tabutun önünden tek tek geçerek el sürdü. Dede Mehmet Turhan'ın 'helallik hizmeti sunmasının' ardından Fikret Otyam’ın tabutu, cenaze aracıyla defnedileceği Aydınlar Mezarlığı'na getirildi. 
Hacıbektaş 
Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu törende yaptığı konuşmada, "Burada Fikret Otyam'ı Hünkarın huzurunda sırlamak için biraraya geldik. Neden Hacıbektaş İz Bırakan Aydınlar Gömütlüğü’nde Fikret Otyam en görkemli, en aydın kişiliğiyle yer alıyor. Bunun tek bir nedeni var: Burası Ortaçağ karanlığından beri ilim ve kültürün merkezi, aynı zamanda aydınlanmanın da merkezidir. Rönesansçılarda Hacı Bektaş Veli’nin aydınlanmacılığından yararlanmıştır. Kendisinden 300 yıl sonra bile olsa. İşte ülkemizin ender yetiştirdiği aydınlardan Fikret Otyam’da buraya yakışıyordu. Kendisi buraya gömülmek istediğini belirttiğinde memnuniyetle demiştik. Ayrıca 17 Ağustos’ta açacağımız İnsanlık Müzesi’nde ailesinin izni olursa kendisine de özel bir yer ayıracağız" dedi. 
Mezarlıkta da helallik töreni yapıldıktan sonra Dede Mehmet Turhan, çevre illerden gelenlerin yanlarında getirdikleri toprakları Otyam’ın mezarına serpti. İlhan Selçuk ve kardeşi Turan Selçuk'un yan tarafında hazırlanan mezara Fikret Otyam, boynundan çıkarmadığı '12 imam' kolyesiyle defnedilme isteği de yerine getirildi. 
ALEVİLERCE KUTSAL KABUL EDİLİYOR 
İlhan Selçuk, ağabeyi Turan Selçuk ve ünlü halk ozanı Mahzuni Şerif’in de kabirlerinin bulunduğu Çilehane mevkiindeki mezarlık, Hacıbektaş Belediyesi tarafından 'İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı' olarak adlandırıldı. Çilehane (Delikli Taş) 13. yüzyılda yaşamış olan 
Türk mutasavvıfı Hacı Bektaş Veli’nin ara sıra çile çıkarmak için bulunduğu bir mağaraya deniyor. İnanışa göre Hacı Bektaş-ı Veli bu mağarada çile çıkardıktan sonra atıyla o küçük delikten rahatça geçermiş. Bu sebeple Çilehane’yi ziyarete gelenler bu delikten geçmeye çalışırlar. Delikten geçebilenlerin, sevaplarının günahlarından daha fazla olduğuna inanılır; delikten geçemeyenler ise bir adak adayıp, onu dağıtmak zorundadır. Burada zayıf-şişman ayrımı yoktur, günahsızlar için mağaranın ağzı genişler ve kişi oradan rahatça geçer deniyor. Delikli Taş, Zemzem Çeşmesi, Mahzuni Şerif’in mezarı, İlhan Selçuk ve Turhan Selçuk’un mezarı, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Aşık Mahsuni, Aşık Veysel heykelleri, Ozanlar Yolu, Karanlıktan Aydınlığa İnsanlık Anıtı’da, Çilehane adı verilen bu geniş arazide bulunuyor. Çilehane’nin yanında yine Hacı Bektaş Veli ile ilgili Minder ve Kulunç kayalar da bulunuyor. 

 Doğan Haber Ajansı

FİKRET OTYAM YAŞAMA VEDA ETTİ - 09 Ağustos 2015
 
Türkiye'nin ünlü ressamlarından, gazeteci-yazar Fikret Otyam yaşama veda ettti. 
 
Tedavi gördüğü Antalya'daki özel bir sağlık merkezinde yaklaşık 7 ay önce girdiği diyaliz sırasında fenalaşan ardından mide kanaması geçirince Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Fikret Otyam, son olarak Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınmıştı. Fikret Otyam'ın saat 23:45 sıralarında hayata gözlerini yumduğu açıklandı.
 
Acımız büyük. Karaözülüler, çok değer verdikleri Sanatçısını kayıp etti. Kendisine Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.
 
IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUN.
-------------------------------
BİLMEDİM
 
Bir yaz günü Karaözü’ye gelmiştin
Tohum Pınarı’nın suyun içmiştin
“Sarı sıcak yaktı beni “demiştin
Güneş mi parlaktı sen mi bilmedim.
 
Hasta iken geldin, gittin sağ gibi
Duldalandık etrafına dağ gibi
Akrabadan daha yakın bağ gibi
Dost idik de ben tarifin bilmedim.
 
Bugün Karaözülü OTYAM  ölmüştü
Yüreğime sanki bir volkan düştü
Yaş epeydi, zamanı da gelmişti
Neden hüzün ağır bastı bilmedim.
 
Dünya durdu, güneş battı karanlık
Var mıydı? Yok muydu? Her şey bir anlık
Ruhun heykelinde yaşıyor artık
Gelsem seni bulur muyum? bilmedim.
 
YILLARDIR HAYAL EDİLİYORDU, ŞİMDİ GERÇEK OLDU
Karaözü - Eğerci arası yol yıllardır bakımsızdı. Asfaltlanacak dediklerinde çoğumuz inanmadık. Bu sene çalışmalar başladı. Artık yol asfaltlanmış durumda. Görüntülerden de anlaşılacağı üzere çok güzel bir çalışma olmuş. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.
 
Görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz. 
karaozu.com 8 Ağustos 2015
KARPINAR, BU SENE DE CEM YAPILMASINI SAĞLADI
Kaymakamımız Hasan Doğan, Belediye Başkanımız Ali Osman
 Yıldız, Muhtarlarımız İsmail Demir (İğdeli), Murtaza Kılıç (Karpınar), Arif Arıca (Burunören), Bekir Kılıç (Yerlikuyu), Burunören Dernek Bşk. İsmail Kocaer, İğdeli Dernek Bşk. Orhan Ceylan, Karpınar Dernek Bşk. Yrd. Zübeyde Taştan, Karaözü Dernek Bşk. Nurayişe Çolakgil, Şehit Mustafa Topçuoğlu okul Müdürümüz Mutlu Şahin ve yöremiz halkı Cem'de buluştu. Cem'in içeriği geçen sene Karpınar ve İğdeli'de yapılanlarla aynı idi. Başta Zübeyde Taştan olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.  
Görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA tıklayınız. 
 İSTASYONUMUZDA ÇALIŞMA VAR
Karaözü istasyonu Tren hattı boyunca elektrifikasyon trenleri çalışmaları başladı. Kayseri istikametinden gelen çalışma Karaözü istasyonuna kadar ulaştı, direkler dikildi. 
ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Son günlerde halkın en çok şikâyet ettiği ve eleştirdiği konuların başında gelen Sarıoğlan-Yahyalı arasındaki bozuk yolların bakım ve onarımı yapıldı.
Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız'ın 'Sarıoğlan-Alamettin arası yol sıcak asfalt olacak. O nedenle biraz sabır' dediği yolun bir bölümü aşırı bozulduğundan bayram öncesi asfalt yama ile onarılmıştı. Şimdi ise aşırı bozulan Sarıoğlan-Yahyalı arası yolda belediye ekiplerince bakım ve onarım yapıldı. Ekipler öğle saatlerinde başladıkları yol bakım ve onarımı sırasında, çukurlaşan bölgeleri asfalt yama ile onardı.
Sarıoğlan Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız, bu yıl mümkün olduğunca tüm yolların bakım ve onarımının yapılacağını tekrarladı. Yıldız 'Bu konuda hemşehrilerimizden beklentimiz biraz sabırlı olmaları ve ekiplerimize sahip çıkmalarıdır' dedi.

Kaynak: https://www.facebook.com/sarioglanbelediyesi?fref=ts

VEREN EL ALAN ELDEN ÜSTÜNDÜR

Eşi İbrahim Temel’in ruhu için Naciye Temel (200.-), Sultan Kale’nin ruhu için oğlu Ali Haydar Kale(100.-), Zehra Kabak’ın ruhu için eşi Erdal Kabak (50.-), Oğlu Şehit Mustafa Topçuoğlu’nun ruhu için annesi Hatice Topçuoğlu (50.-), Kemal – Songül Özdemir (100.-), Av. Fikret Aslan (200.-), Soner Aslan (50.-), Üzeyir Altunbulak (100.-), Av. Kemal Bayram (200.-), Erdinç Akay (50.-), Nihat Çoban (50) derneğimiz faaliyetlerinde kullanılmak üzere para yardımında bulunmuşlardır.  Hayırları kabul ola.

Geçen seneki şenliğimizi, Karaözülü dostlarımızın katkıları ile yapmıştık. Bu seneki şenliğimize katkı sunanlar arasına çevre mahalledeki dostlarımız da katıldı. 2015 yılı son altı ayında, Sayenizde sadece şenlik yapılmadı, ses sistemi - sahne alındı, bir yıllık dernek yeri kirası ve bu güne kadar kullanılan internet ücreti ödendi, 320 kadar kursiyerin sertifika almasında kullanılan kağıt, kalem, fotokopi makinesi alındı, derslik haline getirilen odamızın sandalyeleri satın alındı. Gönderdiğiniz giyecekler ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. Gönderdiğiniz çizgi film ve çocuk filmleri haftada bir gün çocuklara gösterildi.    

Yaptığınız yardımlar için çok teşekkür ederiz. Her şey gönlünüzce olsun.

Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Yönetim Kurulu adına
Nur AYşe Çolakgil (Özerdem) 
 KARAÖZÜ KÜLTÜR, DAYANIŞMA ETKİNLİĞİ’nin İKİNCİSİ DE GERÇEKLEŞTİ - 17 Temmuz 2015

         Bayram gününe denk gelmiş olması sebebiyle Etkinliğimize katılım fazlaydı. Etkinlik; Daha önce size duyurduğumuz değerli katılımcıların sayesinde Yahnili pilav dağıtımı ile başladı.

Yemek bittikten hemen sonra: Rafet Umut Erdoğan’ın sunumu ile  Ertuğrul Yücel ve Aycan Erdoğan sahneye çıktılar. Hemen arkasından Mustafa Kılıç ile kızı Gülnihal Bal sahneye çıktı ve güzel türkülerle açılış yaptılar.

Sıra  Süleyman Çakmak’ta idi. Kendisinin hem ses sistemi hem de ekibi olması nedeniyle tecrübesini konuşturdu, Org çalan değerli sanatçımız Hasan Aslan ile birlikte Hem coştu hem coşturdu.

Türk Sanat Müziği konusunda ne kadar usta yorumcu olduğunu herkesin bildiği Taşkın Erdoğan, bu sefer öğrencileri ile halkı coşturdu. Taşkın Erdoğan, bir türkü söyledikten sonra ud ile Özlem Keleş ve Nazlıcan Avşar’a eşlik etti. Birer parça da öğrencileri Özlem Keleş ve Nazlıcan Avşar okudular. İkisinin de hem sesi güzeldi hem de kendileri.

Güzel sesi ve harika yorumuyla, ozanımız Kadim Taşyürek (Kadim Dost) sahne aldı ve kendisine ait türkülerle güzel mesajlar verdi. Türkü ile aramızdan ayrılan canlarımızı andı, türkü ile halay çektirdi, türkü ile herkesi coşturdu.  

Hüseyin Gök davulu ile arkadaşı ise zurnası ile halaylar çektirdiler.

Turan Işık ile Ali Taşkafa'nın güreş gösterisi ise beğeni ve alkış aldı. 

Sahne alan herkesin sazına, sesine, eline, diline, yüreğine sağlık. Yürekten teşekkür ediyoruz. 

Yemeğimizi Keyfenimiz Fikriye Avcı pişirdi. Yardımcıları ise: Leyla Kaya, Fikriye Seven, Fatma Özerdem, Gülümser Tatar, Gülay Demirci, Nuran Doğanay, Fatoş Doğanay, Gülşen Doğanay, Elif Çetintaş ve Esma Keleş idi. Ünver Doğanay, yemek pişirilecek yerle ilgilendi, masa sandalye taşıma işlemlerini organize etti.

Yufka ekmek ise Fatma Özerdem, Keziban ALdıkaçtı ve Raziye Seven tarafından sulandı, katlandı, ortadan kesilerek servise hazır hale getirildi.

İlkokul binasını bizlere açan, şenliğin sonuna kadar bizleri yalnız bırakmayan Müdürümüz Mutlu Şahin, şenlik sonuna kadar bizlerden desteğini esirgemedi.

Okul salonunu yemekhane haline getirmek amacı ile masa sandalye düzenini ve temizliğini Gülümser Tatar ve Esma Keleş yaptı. İbrahim Yılmaz (Ede), Mevlana Yücel, Taşkın Erdoğan, Süleyman Çakmak, Agah Çolakgil ve Mustafa Doğanay sahnemizi kurdular, ses sistemini yerleştirdiler.

Elektrikçi Cihangir Erdoğan, sahne elektrik işlerini üstlendi.

Protokol misafirlerine ikramı, Emmioğlu lokantası sahibi Gülhan Karahan Bal üstlendi. Yaprak Sarmalarını Döndü Erdoğan yaptı. Hizmet anında kullanılan malzemeleri ise Enisoğulları Pide Fırını sahibi Fikret DEmir temin etti. 

Kadim Uçurum ve Kebire Özel Karahan, taşıma, organizasyon, yemek dağıtımı işlerinde görev aldı. 

Yemek dağıtımında az sayıda da olsa gençlerimiz görev üstlendi. Onların isimlerini öğrenince sizlerle paylaşacağız.  Onlara teşekkür etmek amacıyla bir araya gelmeyi planlıyoruz. Bu buluşmayı gerçekleştirebilirsek sizlerle de paylaşacağız.

Şenlik sonrası okul bahçesinin çöpünü toplama ve sahneyi sökerek derneğe taşıma işlemini ise; Mevlana Yücel, Taşkın Erdoğan, Agah Çolakgil, Cemal Avcı yaptılar. 

Mevlana Yücel; Şenlik görüntülerini çekti, organizasyonda görev aldı,Yemek dağıttı, protokolle ilgilendi, çöp topladı, sahneyi topladı, para bağışladı, kalıp spreyi getirdi, şenlik sonrası işlerde yardımcı oldu, Taa ki Karaözü'den ayrılana kadar. Hatta hala etkinlik ile ilgili görüntüleri paylaşmak için uğraşıyor.

Kısacası; Karaözü halkı yemeğin, ses sisteminin, sahnenin parasını ödedi, hizmeti yaptı, etkinliği sahiplendi. Eksikliklerimiz var mıydı? Vardı… Hatalarımızdan ders alacağız, daha iyi olması için elimizden geleni yapacağız.

         Etkinliğimize gelerek bizleri onurlandıran; Başta Belediye Başkanımız Ali Osman Yıldız, Şehit Mustafa Topçuoğlu İlkokulu müdürümüz Mutlu Şahin, muhtarlarımız; Bayram Şahin (Kaleköy), İsmail Demir (İğdeli), Arif Arıca (Burunviran), Bekir Kılıç (Yerlikuyu), Muzaffer Özdemir (Karaözü), Burunviran dernek başkanı İsmail Kocaer, Karpınar Dernek başkan yardımcısı Zübeyde Taştan, Karpınar Yönetim Kurulu üyesi Gazi bey ile değerli KARAÖZÜ halkına ve çevre köylerden gelen misafirlerimize çok teşekkür ederiz.  En önemlisi bu etkinliğin yapılmasına koyunuyla, parasıyla, malzemesiyle, emeğiyle, sazıyla, sözüyle, davuluyla, zurnasıyla katkı sunan herkese Çok teşekkür ederiz.

İyi ki varsınız.

Dernek Yönetim Kurulu adına

Nur Ayşe Çolakgil

Şenlik ile ilgili Görüntülere BURAYA  tıklayarak ulaşabilirsiniz.  

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


19 Mayıs ATATÜRKÜ ANMA, GENÇLİK ve SPOR BAYRAMI, KARAÖZÜ'DE COŞKULU BİR ŞEKİLDE KUTLANDI - 19 Mayıs 2015
 
Kutlama Şehit Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan Lisesi okulumuz bahçesinde bando eşliğinde yürüyüşle başladı. Mahallenin üst başına kadar gidildikten sonra geri dönülerek Atatürk Heykeli’ne çelenk konuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’ndan sonra, okul bahçesine geri dönüldü.
 
Okul bahçesinde törene devam edildi. Görevli öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz sırası ile sahne aldılar. Görüntülere BURAYA  tıklayarak ulaşabilirsiniz.
 
Bildiğimiz kadarıyla 27 öğrencisi olan ama yaklaşık 20 öğrencinin görev alması ile gerçekleştirilen, kısıtlı imkânlara rağmen çok güzel bir etkinlik çıkaran Şehit Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan Lisesi Müdürümüz ERGİN GÜMÜŞ’e, Müdür yardımcımız’a, öğretmenlerimize ve görev alan öğrencilerimize çok teşekkür ederiz.
 
İLHAN BAŞGÖZ, AHMET SAY ve ERDAL ERZİNCAN KARAÖZÜ’YE GELİYOR
 
Nazım Kılıç’tan öğrendiğimize göre Türk Folkloru ve Halk Edebiyatı dalındaki araştırmaları ile tanınan, alanında en önemli isimlerin başında gelen İLHAN BAŞGÖZ ile AHMET SAY ve ERDAL ERZİNCAN Karaözü’ye geliyor.    
 
Bu etkinlikte; Yöremizin kültürünü tanıtmak amacıyla, atalarımızın kullandığı eşyaların sergilenmesi düşünülüyor. İLHAN BAŞGÖZ’ün, Sergi sonrası bizim yöre üzerine konuşacağı, AHMET SAY ‘ın da bir konuşma yapacağı ve finalde ERDAL ERZİNCAN’ın muhteşem ses ve yorumu ile türküler söyleyeceğini öğrendik.   
 

 Nazım Kılıç’tan bu organizasyonu dinlerken çok  kolaymış gibi geliyordu ama sizlere duyurmak amacıyla şu satırları yazmak bile insana heyecan veriyor.  

İyi ki varsınız  Faris – Nazım Kılıç kardeşler (Ekin Gümrük Müş. Hiz. Ltd.)  
 
Buluşma tarihi: 23 Mayıs 2015 Cumartesi günü.
  
Yakın mesafede olanların bu önemli günü kaçırmamaları adına en azından tarihi sizlere duyurmak istedik. Saat ve detayları öğrenir öğrenmez sizinle paylaşacağız.  
 
 
İLHAN BAŞGÖZ: Gemerek'te arpalar biçilirken doğmuş; yılı kesin değil. 1921 veya 1923 olabilir. Babası ilkokul öğretmeni Hasan efendi, annesi Cadoğlu Türkmenlerinden Zeycan hanımdır. İlkokulu ve liseyi Sivasta bitiren Başgöz, 1940 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine girer ve 1944 yılında Pertev Nail Boratavın asistanı olur. 1949da Türk Folkloru ve Halk Edebiyatı dalında doktorasını verir. Fakültenin Folklor kürsüsü politikaya kurban verilip kapatılınca, Başgöz Tokat Lisesine edebiyat öğretmeni atanır. İki yıl sonra öğretmenlikten çıkarılır. 1960 yılında bir Ford Vakfı bursu ile Amerikaya davet edilir. Dört yıl Kaliforniya Üniversitesinde çalıştıktan sonra Indiana Üniversitesinde görev alır. Bu üniversitenin Ural-Altay Dilleri ve Folklor Enstitüsünde profesör ve üniversite Türkçe programının direktörüdür. Amerikan Folklor Cemiyetine onur üyesi seçilen İlhan Başgöz, Türk Folkloru ve Halk Edebiyatı dalındaki araştırmaları ile tanınmaktadır.
 
ERDAL ERZİNCAN: 2 Mayıs 1971 yılında Erzurum ili Aşkale ilçesi Sos (şimdiki adı Dallı) köyünde doğdu. 7 yaşında usta - çırak geleneğiyle bağlama çalmayı öğrendi. 1981 yılında İstanbul`a yerleşti. 1985 yılında sistemli olarak ASM`de (Arif Sağ Müzik Okulu) bağlama dersleri almaya başladı. 1989 yılında İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi) Türk Müziği Devlet Konservatuarına girdi ve yine bu yıllarda şelpe tekniği ile ilgili çalışmalara başladı

1994 yılında müzik çalışmalarına merhaba diyen sanatçının bugüne kadar "Töre, Garip, Gurbet Yollarında, Anadolu (enst.), Al Mendil" adlarında 5 solo albümü yayınlandı. Ayrıca Arif Sağ ve Erol Parlak ile Köln Flarmoni orkestrası eşliğinde Almanya Cumhurbaşkanı Sn: Roman Herzog himayesinde Köln Flarmoni Salonundaki Concerto For Bağlama isimli konserleri 1997 yılında albüm olarak yayınlandı. Bu konserler Avrupa`nın çeşitli ülkelerinde devam etti. 1998 yılında Tolga Sağ ve İsmail Özden ile beraber yaptıkları bir çalışma olan "Türküler Sevdamız 1", 2001 yılında ise Tolga Sağ ve Yılmaz Çelik ile beraber yaptıkları "Türküler Sevdamız 2" isimli albümleri yayınlandı

Halen Güvercin Müzik Yapım bünyesinde çalışmalarına devam eden sanatçının yeni bir solo albümü yakın zamanda müzik piyasasına çıkacak. Erdal Erzincan kendi adını taşıyan özel müzik okulunda ise genç kuşaklara halk müziği alanında hizmetlerini sürdürmektedir. 

Erdal Erzincan, geleneksel türkü ve deyişleri söylemenin yanısıra derleme çalışmaları da yapmaktadır. Ayrıca Erzurumlu Emrah, Karacaoğlan, Kemal Eroğlu, Mevlüt Doğan, Garip Bektaş gibi şairlerin şiirlerini de bestelemiştir
5 Mayıs 2015
HOŞ GELDİNİZ
 
Hepsi birbirinden değerli, 23 Nisan töreninin mimarları, Şehit Mustafa Topçuoğlu İlkokul – Ortaokul’u Müdürü MUTLU ŞAHİN, Md. Yrd. ERDEM ŞAHİN, MUHAMMET YÜCEL, ERDEN GÖKSU, AYKUT DOĞUKAN ÜSTÜN, İSMAİL AKDAĞ ve SELAMİ TAN, Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D.Derneğimizi ziyaret ederek bizleri onurlandırmışlardır.
 
Yaptıkları, yapacaklarının teminatı olan öğretmenlerimiz ile gurur duyuyoruz. Sizler gibi öğretmenlere sahip olduğumuz için çok şanslı olduğumuzun bilincindeyiz. Üyelerimiz ve yöremiz insanlarının bizlere sunduğu imkânların elverdiği ölçüde kendilerine destek olmaya çalışacağız.
 
Okulumuz hesap numarasına para yatıran, müdürümüze iletilmek üzere bizlere malzeme gönderen herkese teşekkür ediyoruz. Gönderdiğiniz ve göndereceğinizi umduğumuz hediyeleri, Müdürümüz ve öğretmenlerimizin de müsaadelerini alarak sene sonunda başarılı öğrencilere vermeyi düşünüyoruz. Bu konuda da desteğinizi ve önerilerinizi bekliyoruz.
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D.Derneği
Nurayşe Çolakgil 
İZMİR EKİBİNE TEŞEKKÜR EDERİZ
 
Bilgisayar Kasası, Bilgisayar Ekranı, Telsiz Telefon, Printer-Faks için ALİŞAN GENÇ’e
 
FLÜT (2 adet) için ALİ ÖZTÜRK’e
 
İLKOKUL için yardımcı kitap, test, resimli hikaye kitapları ve TOP (1 adet) için MENDERES ÇAKICI’ya
 
Bütün bu malzemeleri İzmir’den alıp Karaözü’deki derneğimize kadar getiren VEDAT – SEDAT ÖZDEMİR kardeşlere
 
Ses sistemi  ve bu malzemeler için aracı olan ve bizlere ulaşılmasını sağlayan İzmir Karaözü Dayanışma derneğimizin başkanı YAŞAR ÖZDEMİR’e ve emeği geçen diğer dernek üyelerimize ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.
 
İYİ Kİ VARSINIZ.
NOT: elişi kılıfı olan flüt derneğimiz duvarına asılmış olup, hiç kullanılmamış kitaplarınız, diğer flüt ve top ilkokulumuza gidilerek kendilerine sizler adına teslim edilecektir. 
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Nurayişe Çolakgil
 
SARIOĞLAN KADIN ve GENÇLİK MERKEZİNİN TEMELİ ATILDI
 
Sarıoğlan ve Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilçeye, sadece Büyükşehir Belediye kaynakları ile yaptırılacak olan 21 milyonluk yatırımların ilk adımı olan Kadın ve Gençlik Merkezinin temeli atıldı. 
Bakarcak mahallesi Sait Aksoy Cami yanında düzenlenen törene Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Büyükşehir eski belediye başkanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu, Sarıoğlan Kaymakamı Hasan Doğan, Kaski Genel Müdürü Ender Batukan, siyasi parti temsilcileri, milletvekili adayları, davetliler ve vatandaşlar katıldı. 
Törenin açılışında 'hoşgeldiniz' konuşması yapan Sarıoğlan Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız, 14. Yüzyılda temeli atılan Sarıoğlan ilçesinin, 26 mahalleden oluşan 15 bin nüfuslu, Kayseri, Yozgat, Sivas üçgeninde, tarihi İpek yolu üzerinde kurulu, ilk demiryolunun geçtiği tarihi bir yerleşim merkezi olduğunu tekrarladı. 

Başkan Ali Osman Yıldız, 30 Mart 2014’ten bu güne neler yaptıkları bazı hizmetlere şu örnekleri verdi. 
"Belediyede parti rozetini çıkarttık. Hizmete belediye binasını tadilatla başladık. Belediye israftan iktisada geçti. Kilitli parke tesisini yaptık.Bir yılda 26 bin metrekare parke döşedik. Bunun 7 bin metrekaresi Sarıoğlan merkez.15 bin metrekaresi Palas mahallesi 2 bin 500 metrekaresi Karaözü.1500 metrekaresi de diğer mahallelerimize yapıldı.

Yine bir yılda toplam 7 bin 400 adet bordür taşı döşemesi yaptık.Bunun 3 bin 750 adeti Sarıoğlan merkez. 2 bin 500 adeti Palas mahallemize. Bin adedi Karaözüne. 500 adedide diğer mahallelerimize döşendi. Yine bir yılda belediyemize gelir getirmek üzere 18 bin metrekare parke taşı ile 1000 adet bordür taşı sattık. Kum ocağındaki kaçağı önledik. Kayseri’deki belediyeler arasında ilk Ar-ge birimini kurduk. Jeotermal enerji projesini yaparak ruhsatını aldık. Tuzla çamuru için analiz yaptırdık ve olumlu sonuç aldık.Tarihi Şahruh köprüsü ve çevresi için proje hazırlattık. Güneş Enerji santrali kuruyoruz. Bünyan’dan İçmesuyu gelecek. Arıtma tesisini yapıyoruz. Doğalgaz’ı getiriyoruz. Belediyeyi 9 milyon yani 9 trilyon borçla devraldık. Alacaklılara 6 milyon borç ödedik. Son bir yılda her birinde 20’ye yakın icralık 2 bin taşınmazdaki icraların çoğunu kaldırdık. Halen gelirlerimiz giderlerimizi kesinlikle karşılamıyor. Belediyenin şirketini değiştirdik. Belediye araç filosunu artırdık
-Kışın kimseyi mağdur etmedik. Kadın ve gençlik merkezi yapıyoruz. Park, bahçe, oyun alanlarına ağırlık verdik. Tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi. İki kez felaketin yaralarını sardık. Deprem acil eylem planı hazırladık. Sınırlarımız içindeki yön tabelalarını yeniledik, eksikleri tamamladık. Üniversitelerin fakülte ve Yüksek Okul getirmesine başvurduk."
 
Daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, sadece bu yıl içinde kendilerinin Sarıoğlan'a 21 milyonluk yani 21 trilyonluk yatırım yapacaklarını açıkladı. Büyükşehir belediyesi eski başkanı Mehmet Özhaseki'de, belediyeciliğin zorluklarını, tecrübelerini anlattı.

Sarıoğlan Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız daha sonra Çelik ve Özhaseki'ye birer çiçek takdim etti. Ardından hep birlikte Kadın ve Gençlik Merkezinin temeli yapılan duadan sonra atıldı.
 
Kaynak: https://www.facebook.com/groups/sarioglankayseri
 
Başta Büyükşehir eski belediye başkanı Mehmet Özhaseki, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Kaymakamımız Hasan Doğan, Belediye başkanımız Ali Osman Yıldız'a yöremize ve Karaözü'ye yaptıkları hizmetlerden dolayı çok teşekkür ederiz. 01.05.2015
ŞAHRUH ve BAHAR
 
İlk olarak kaysılar çiçek açtı. Hemen arkasından ise erikler çiçeklerle bezendi. Mart ayı geçti, bu sene kaysılar kurtuldu derken nisan ayında bir geceliğine kar yağdı, ısı düştü, çiğ düşen yapraklar buz tuttu, çiçekler önce sarardı, ardından karardı. Bu sene de kaysı yok. Erik biraz var gibi ama umutlanmak için henüz erken. Diğer mevyeler ise yavaş yavaş çiçek açmaya başladı. Umarız yeni bir soğuk dalgası gelmez.
 
Şahruh kenarında balıkçılar olta atmaya başladılar. 
 
Bugünki görüntüleri çekerken Şahruh üzerinde bir başka figür daha olduğu dikkatimi çekti. Tek göz olarak çekilen fotoğraflara dikkatli baktığınızda göreceksiniz. Şahruh Köprüsü'nün her iki tarafında da birer oluk var ve her iki oluğun yakınlarında iki ayrı figür işlenmiş taş var.
 
Görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA tıklayınaz. 
 
Şahruh kitabesine kavuştu.
 
Karaözü Mahallesinde bulunan ve bölgenin simgesi haline gelen Şahruh Köprüsü tarihi dokusuyla Kızılırmak Nehrini adeta bir gerdanlık gibi süslüyor.
Dulkadiroğulları döneminde yapılan ve 1480'li yıllardan günümüze kadar ayakta kalmayı başaran tarihi köprüye ait kitabe günümüze gelene kadar Sivas Müze Müdürlüğünde muhafaza edilmekteyken ilçemizde tarihi ve turistik açıdan büyük öneme sahip olan köprüye ait kitabenin eksikliğinin hissedilmesi üzerine Kaymakamlığımızca yapılan girişimler sonucu kitabe Kayseri Müze Müdürlüğüne devredilmiştir.
 
Haber Kaynağı: https://www.facebook.com/pages/TC-Sarıoğlan-Kaymakamlığı/290618724396440?fref=ts 
 
Başta Kaymakamımız Hasan Doğan olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.  
25 Nisan 2015
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KARAÖZÜ’DE MUHTEŞEM BİR ŞEKİLDE KUTLANDI - 2015

Bir gün önceden tören alanı hazırlanmış, sandalyeler yerleştirilmişti. Gece hafif bir kar yağışı olması nedeniyle sandalyeler ıslanmış, dışarısı etkinlik yapılamayacak kadar soğumuştu.   Okul müdürü, müdür yardımcısı, öğretmenler ve öğrencilerin hepsi, sandalyeleri tek tek okulun içindeki salona taşıdılar. İnsanlar sandalyeleri tek tek sildiler.  

Hemen, Günlerdir hazırlanan bando ekibinin öncülüğünde Atatürk Heykeli’ne gitmek için yola çıkıldı. Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve çelenk koyma işleminden sonra tekrar okula dönüldü. Öğrenciler gelen herkese şeker, lokum, çikolata ve kolonya ikram ettiler.

Her oyuna özel kıyafet giymişlerdi. Müdürümüzün kravatında, öğrencilerin kıyafetlerinin üzerinde, ellerindeki bayraklarda, okul duvarlarında kısacası başınızı döndürdüğünüz her yerde ATATÜRK vardı.      Programı sunmak dâhil her faaliyet öğrenciler tarafından yapıldı. Büyüklerden hiç kimse konuşma yapmadı. Müdür, Müdür yardımcısı, öğretmenler, Okul Aile Birliği başkanı, başkan yardımcısı öğrencileri kenardan izledi ve yönlendirdiler.     

Sunuculuğu Berk Aslan ve Rabia AKsoy yaptı. Öğrenciler günün önemini vurgulayan şiirler okudular. Halk oyunları, tiyatral gösteriler, komedi üçlüsü, sandalye kapmaca, yoğurt yeme yarışı, halat çekme yarışı, yumurta taşıma yarışı vb. Etkinliklerin biri biterken diğeri hemen devreye girdi. Her öğrenci birden çok oyunda görev aldı. Okulumuzun öğrenci sayısı az olmasına rağmen sanki yüzlerce öğrenci varmış gibi hazırlanan Onlarca etkinliğin görüntülerine ulaşmak için lütfen BURAYA   tıklayınız. Fotoğraf makinasının pilinin bitmesi nedeniyle en son balon patlatma oyunu ve davul zurna eşliğinde çekilen halay ile ilgili görüntüleri çekemedim. Kısacası makinelerin pili bitti ama onların maşallah ki enerjisi bitmedi.     

Şehit Pilot Nail Erdoğan Lisesi Müdürü ERGÜN GÜMÜŞ, Karaözü Muhtarı MUZAFFER ÖZDEMİR, CHP belediye Encümeni SÜLEYMAN ERGİN, Tarım Kredi Koop. Müdürü ÇETİN DOĞAN, Karaözü merkezdeki dernek başkanı NURAYİŞE ÇOLAKGİL - MUSTAFA KILIÇ, Diğer Derneğimizin Başkanı MUSTAFA BAĞCI,  Çevre köy muhtarlarımız BAYRAM ŞAHİN, ARİF ARICA, BEKİR KILIÇ, HASAN UĞUR, Okul Aile Birliği Başkanı ERTUĞRUL YÜCEL, Başkan Yardımcısı GÜLÜMSER TATAR, Karaözü Belediye Sorumlusu GAZİ DAŞYÜREK, öğrenci velileri ve mahalle halkı, Şehit Mustafa Topçuoğlu İlkokulu – Ortaokulu Müdürü MUTLU ŞAHİN’in davetlisi olarak bu özel günde bir araya geldiler.    

Başta Beden Eğitimi Öğretmeni MUHAMMET YÜCEL, Müdür Yardımcısı ERDEM ŞAHİN ve Okul Müdürü MUTLU ŞAHİN olmak üzere bu muhteşem etkinlikte görev alan her biri ayrı ayrı değerli öğretmenlerimiz ERDEN GÖKSU, AYLİN GÖKSU, SERCAN TATAR, SELAMİ TAN, İSKENDER DALGIÇ, LEYLA AYVAZ, AYKUT DOĞUKAN ÜSTÜN, İSMAİL AKDAĞ, BURAK UFACIK'A, görev alan öğrencilerimiz ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Yüreğinize, emeğinize sağlık. İYİ Kİ VARSINIZ!

Ayşe Özerdem Çolakgil

 
KARAÖZÜDEKİ KÖY ENSTİTÜLÜ ÖĞRETMENLER BU SENE DE BİR ARAYA GELDİLER - 17 NİSAN 2015

Karaözülü Köy Enstitülüler, Geçen seneki buluşmada, 2015 buluşmasının, özellikle Köy Enstitülerinin kuruluş tarihi olan 17 Nisan’da yapılmasını istemişlerdi. Bu sene, istedikleri tarihte düzenlenen yemekli bir toplantıda, Karaözü’deki dernek binamızda bir araya geldiler.   

Gündemi kendileri planladı. İkramlar onların istekleri doğrultusunda hazırlandı.     

Toplantı günü; Sinekkaydı traş olmuş, tertemiz giyinmiş, bazısının kravatında ve ceket yakalarında Atatürk rozetleri, ellerinde ikramları ile yaşlı delikanlılar tek tek gelmeye başladılar. Yemek yenildikten sonra odaya geçtiler. Röpörtaj yapmak üzere gelecek kişileri beklerken sohbetler yapıldı, türküler söylendi. Türkülerden sonra çaylar içildi.     

Bu sırada Ulusal Kanal sorumluları gelmeye başlamıştı. Köy Enstitülü öğretmenlerimiz,  gelen misafirlerimizi ağırlamamızı ve sonra röpörtaja geçilmesini istedi. Misafirlerimiz yemeklerini yedikten, çaylarını içtikten sonra günün önemi ile ilgili konuşmaya geçildi.     

Sıra röpörtaja gelmişti. Her birisi tek tek söz aldı. Eskiden çektikleri sıkıntıları anlatırken sanki tekrar yaşıyorlardı. Televizyon görevlileri anlatılanları kayıt altına aldı. Bu kadar sene geçmesine rağmen geçmişi bütün detayı ile hatırlayan, hala zeki, hala demokrat, hala köy enstitüsü özüne sadık, hala bağla bahçeyle uğraşan, ufak tefek tamiratlarını kendileri yapan beş yaşlı delikanlıyla karşılaştıklarında gerçekten çok şaşırdılar. “Büyük bir şans” dediler. GERÇEKTEN DE NE KADAR ŞANSLIYDIK…       

Mehmet Öztürk “Bu sene Hakk’a yürüyen arkadaşlarımız ve önceden kaybettiklerimiz için bir dakikalığına saygı duruşuna kalkalım” dediğinde herkesin yüzünü hüzün kapladı. Saygı duruşunda bulunulduktan sonra kendimizi toparlayıp sohbete devam ettik. 5 kişilerdi ama 3 saate yakın süren röpörtaj sırasında etrafındakiler çıt çıkarmadan onları dinledi.     Gelecek yıl tekrar buluşmak ümidiyle herkes dağıldı. UMARIZ BU TEMENNİLERİMİZ GERÇEKLEŞİR.     

Karaözü’de olmalarına rağmen Rahatsızlıkları sebebiyle aramıza katılamayan; ZİYA DOĞANAY  ve  ZEKERİYA ASLAN’a geçmiş olsun diyoruz.     

Geçen seneki toplantılarında Ali Özel demişti ki: “Bu günün değerini bilelim. Gelecek sene kim bilir kaçımız bu dünyada olmayacağız”. Karaözü dışında olduğu için Ali Özel gelemedi. Aramızdan bu sene ayrılarak Hakk’a yürüyen: HÜSEYİN YILMAZ, ARİF ASLAN, HÜSEYİN AVNİ TATAR ve AZMİ EMİROĞLU’na Hakk’tan rahmet diliyoruz. Bizleri aydınlatan ışıklarının, bulundukları mekânı sonsuza dek aydınlatmasını diliyoruz.   Etkinlik ile ilgili görüntülere ulaşmak istiyorsanız LütfenBURAYA tıklayınız.     

KATKI SUNANLAR:     Yemeğe katılan Köy Enstitüsü mezunları; KEMAL ÖZDEMİR, MUSTAFA ÖZDEMİR, SÜLEYMAN ÖZERDEM, CEVDET ARGÜDER ve MEHMET ÖZTÜRK idi.  Kendilerine derneğimize gelerek bizleri onurlandırdıkları için çok teşekkür ediyoruz.  Ayrıca;     

Para bağışlayan; Mustafa Özdemir, Kemal Özdemir, Süleyman Özerdem,  İsmail Kılıç, Eski Belediye Başkanımız Şener Tatar ve Nejla Tatar’a,     

Sanal ortam dâhil Hiçbir yerde olmayan Köy Enstitüsü ile ilgili eski fotoğraflarını bizlerle paylaşan ve yemeğe katkı sunan Cevdet Argüder’e     

İçecekleri üstlenen Mehmet Öztürk’e     

Bu toplantıya sazı, sesi ile katkı sunan: Bağlama yapımcısı CANER BAL’a, Şehit Mustafa Topçuoğlu Ortaokul Aile Birliği Başkanı ERTUĞRUL YÜCEL’e, MUSTAFA KILIÇ’a, Prof dr. SİNAN KARAOĞLU’na, eşi Dermatolog dr. SEMA KARAOĞLU’na ve NERMİN ÖZERDEM’e,     

Yaşlılarımızı evlerinden alıp derneğimize getiren ve sonrası geri evlerine götüren, maddi desteğini esirgemeyen Dernek denetim başkanımız MUSTAFA DOĞANAY’a   

Köy Enstitüsü ile yaptıkları röpörtaj ile ilgili hazırlayacakları programın bir kopyasını ve çektikleri fotoğrafları bize de verecekleri için. Ulusal Kanal Kayseri Temsilcisi Oktay Yıldırım, Kameraman Burak Cenan’a 

Köy Enstitülü öğretmenlerimize verdiğimiz "Fazıl Say Karaözü'nde" kitabını bastıran Fariz - Nazım Kılıç kardeşlere ve bize teslim eden Muhtarımız Songül Özdemir - Yusuf Özdemir'e   

Bu günde bizleri yalnız bırakmadıkları için, Lise Müdürümüz: ERGİN GÜMÜŞ’e, Ortaokul Müdürümüz: MUTLU ŞAHİN’e

Yemeğimize katkıları için: Sercan Hızal (Tavuk-Pilav-Salata), Agah Çolakgil (Sucuk), Fatma Özerdem (Sucuklu Mercimekli bulgur pilavı, lokma tatlısı, turşu), Gülümser Tatar (Yufka), Servet Kılıç ( Yufka), Türkan Doğanay (Pastırmalı Madımak yemeği, Turşu), Esma Keleş (El yapımı baklava), Döndü Erdoğan (Yaprak Sarması), Necla Avşar (Salata), Fatoş Doğanay - Turan Kaya - Eren Yücel – Görkem Özdemir (Yemek öncesi, sonrası ikram- salon düzeni hazırlığı) yaptıkları katkılar nedeniyle çok teşekkür ederiz. Esas yük onların üzerindeydi. 

Tarih: 17 Nisan 2015

Saat: 12.00 – 17.00

Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği

Nurayişe Çolakgil

 

 

  

İYİ Kİ VARSINIZ

Çok yakın zamanda kaybettiğimiz, Değerli öğretmenimiz Köy Enstitüsü mezunu Ali Rıza Koç’un ruhu için Eşi Kamer Koç, çocukları Yurtsevin Baş, Türköver Koç, Türker Koç, Türkay Koç ve Türkövün Koç, Derneğimiz etkinliklerinde kullanılmak üzere 3.000.- tl bağışlamışlardır. Kendilerine çok teşekkür ederiz. Hayırları kabul ola.

Ya Hakk, göçüp sana gelen canımızın Ruhunu sonsuz nurunla aydınlat...

Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği

Yönetim Kurulu adına

Başkan Ayşe Çolakgil Özerdem 

25 SANDALYE

Karaözü'deki etkinliklerde kullanılmak ve ihtiyaç duyulduğunda Karaözülülerin kullanımına sunulmak amacıyla derneğimize 25 sandalye bağışlayan ERGİN MARKETLER'in sahibi BAY Süleyman Ergin'e çok teşekkür ederiz. 
 
Güllü Yapıcı'nın ruhu için derneğimize yaptıkları katkı için ailesine teşekkür ederiz. 
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Nur AYşe Çolakgil (Özerdem)
YİNE YENİ BAĞIŞLAR:
 
Cuma'nın DÖNDÜ BAL (200.-), GÜLHAN KARAHAN BAL (EMMİOĞLU LOKANTASI) (50.-), FATMA ÖZERDEM (50,-), HESNA KARAHAN (30.-), ŞİNASİ AKAY (50.-) ve HAYRETTİN TASLAK (Babası İsmail Taslak için 150.-, kardeşi Ferit Taslak için150.- olmak üzere 300.-) Karaözü ve çevre köylerden gelen misafirlerimize sunulmak üzere hazırlanan YAHNİLİ PİLAV ve ikramlarda kullanılmak üzere bağış yapmışlardır.
 
Hayırları kabul ola, Dertlere derman, hastalara şifa ola, Yiyene helal yedirene delil ola, gadanıza kalkan belanıza bekçi ola.
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Nur AYşe Çolakgil (Özerdem))
 
SAHNEMİZ GELDİ
 
Okul bahçesine yapılan futbol sahasından sonra, Sanatçılarımızın kullandığı sahne atıl durumda idi. Mustafa Bağcı'nın çabaları ile orta yere getirilen sahnenin ayak, korkuluk ve diğer demir aksamında çakşamalar, kopmalar meydana geldi. Eski sahneyi tamir ettirmek, yenisini yaptırmak kadar olmasa da maliyetli bir işti. Derneğimiz yönetim kurulu, yeni sahne yaptırılmasının daha uygun olacağına karar verdi. 
 
Sahnemiz seyyar. İstenilen yere taşınabilecek şekilde tasarlandı. Taşınması kolay olsun diye Birbuçuk metre en, üç metre boyu olan iki ayrı bölümden oluşuyor. Üç basamaklı bir de merdiveni var. Sahne kurulduktan sonra merdiven monte ediliyor. Demir ayaklık üzerine çam kalaslar yerleştiriliyor ve üzerine halıfleks seriliyor. Yarın ağaçlar ilaçlanacak ve verniklenecek.
 
Seyyar sahne fikrini sunan Sekreterimiz Celal Yapıcı'ya, Siparişi veren, takip eden, getirilmesini sağlayan Denetim Başkanımız Mustafa Doğanay'a, Sahneye serilecek halıfleksi alan Mustafa Bağcı'ya ve etkinlik için maddi katkı sunan herkese teşekkür ederiz. Çünkü Sayenizde bir de sahnemiz oldu. Hepimize hayırlı, uğurlu olsun. 
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Nur AYşe Çolakgil (Özerdem)
 
EĞERCİ YOLU ASFALTLAMA ÇALIŞMALARINDA SON DURUM
 
KARAÖZÜ-EĞERCİ YOLUNDA ASFALTA AZ KALDI... 
 
Bugüne kadar yapımı yılan hikayesine dönen Karaözü-Eğerci arası 10 kilometrelik yolun asfaltlanmasına az kaldı. Asfalt öncesi sertleştirme ve son düzenleme çalışmalarına ağırlık verildi.
 
Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız, yoldaki çalışmaları yerinde inceledi, ilgililerden asfaltlama konusunda aksama olmayacağı sözü aldı. Başkan Yıldız 'Şimdiden yol hemşehrilerimize hayırlı-uğurlu olsun' dedi.
YENİ BAĞIŞLAR:
FATİH ASLAN, 1000 (bin) adet beşli köpük tabak alarak bebek denilecek yaşta hayata gözlerini yuman çok sevdiği oğlu CEM ASLAN’ın ruhu için derneğimize bağışlamıştır.  Allah hayrını kabul etsin. Minik CEM’imize Allah Rahmet eylesin,  Ruhu huzur bulsun, mekânı ışık dolsun.
 
GİZEM ÖZDEMİR (100 tl) ve ÇETİN SEVEN (100 tl) para vererek yahnili pilavda kullanılmak üzere malzeme alınmasını istemişlerdir. Tam da ihtiyacımız olan bu günlerde paraları ilaç gibi gelmiştir. Şu an eksik kalan BULGUR (75 kg), BARDAK AYRAN (1000 adet), YUFKA EKMEK YAPIMI (1 torba undan yapılacak 220.tl), SALATALIK SEBZE ALIMI gibi henüz tamamlanamayan malzemelerin alımında kullanılacaktır.
 
İYİ Kİ VARSINIZ
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Nur Ayşe Çolakgil (Özerdem)
KARAÖZÜ HALKINA YAKIŞIR BİR ŞEKİLDE YARDIMLAR DEVAM EDİYOR.
 
Can Deniz Kılıç; 1 adet KOYUN, (Can Deniz Kılıç, Karaözü'de de öğretmenlik yapan Yerlikuyu'lu emekli öğretmen Kemal Kılıç'ın oğlu.)
Yasemin Tatar; 1 adet bilgisayar, Bardak (450 adet), Kaşık (250 adet), Çatal (100 adet), köpük tabak (40 adet),
İhsan Özerdem; Bardak (400 adet), Kaşık (750 adet), Çatal  (100 adet), Üçlü tabak (300 adet),
Hasan Güneş ve Keziban Aldıkaçtı ise yemek malzemeleri alınmak üzere nakit yardımında bulunmuşlardır.
 
Atalarımız “Kervan Yolda Dizilir” derler, bir de “Niyet iyi ise kervan ip gibi dizilir, menzile de varır” derlermiş. Sayenizde Kervan dizilmeye, eksiklikler tamamlanmaya başladı.
Bizi madden, manen yalnız bırakmayan sizlere Çok teşekkür ederiz, İYİ Kİ VARSINIZ…
 
Arife ve bayramın birinci günü; et doğramak, yemek hazırlamak, yemek servisi, sandalye yerleştirmek gibi konularda hizmet edecek kişilerin emeğine de ihtiyacımız olacak. Bu konuda da yalnız bırakmayacağınızdan eminiz.
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Başkan Nur Ayşe Çolakgil (Özerdem)
17 Temmuz 2015 KARAÖZÜ’DE YAPILACAK ETKİNLİK İLE İLGİLİ GELİŞMELER
Bu seneki etkinliğimize destekler gelmeye başladı. 
1-     Kebire Özel, ağabeyi Karaözülü Şehitlerimizden Kadim Özel’in ruhu  için 1 Adet  KOYUN bağışlamıştır. Şehidimizin ruhu şad olsun. Işıklar içinde yatsın.
2-     Kemal Özdemir, Bu sene önemli bir trafik kazası geçirmiş ve adadığı koyunu, Karaözü halkına verilecek yemekte kullanılmak üzere derneğimize bağışlamıştır. Kendilerine büyük geçmiş olsun. Allah, çoluk çocuklarına ve sevenlerine bağışlasın.
3-     Orhan Özer, geçen sene olduğu gibi bu sene de 1 Adet KOYUN bağışlamıştır.
Allah hayırlarınızı kabul etsin.
4-     Derneğimize, aramızdan ayrılan canları için bağışta bulunanlar adına derneğimiz de yemeğe et ya da malzeme olarak katkıda bulunacaktır
Koyunlar, yemekten bir gün önce bağış yapanların gözleri önünde kestirilecek ve derneğimize getirilerek yemek için hazırlattırılacaktır.
5-     Birsen Öztürk Işık,  Şenliğimizde hizmet edenlere dağıtmak üzere TİŞÖRT, ŞAPKA (250 adet) basılmasına aracılık etmiş ve Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya’nın tişörtleri bastırmasını sağlamıştır.
6-     İzmir Dernek başkanımız Yaşar Özdemir ise şenlik öncesi Karaözü’ye geleceklerini ve eksiklerimizi tamamlamak için ellerinden gelen desteği vereceklerini bildirmişlerdir.
7-     Hülya Kaya Yağlı (Gökmen Kaya için), Erman – Serkan Yücel kardeşler (Babaanneleri için) ve Nazmiye Taşkın Yemek malzemeleri alınması amacıyla nakdi yardımda bulunmuşlardır. 
Sayenizde daha pek çok güzelliklere, birlikte imza atmak dileklerimizle, Çok teşekkür ederiz, İYİ Kİ VARSINIZ…
 
Karaözü kültür, dayanışma ve B.M.D. Derneği
Yönetim Kurulu başkanı
Nurayişe Çolakgil
 
Ne yapabiliriz? diye gelen sorular üzerine yazmak istiyoruz: BU SENE ALINACAK OLAN DİĞER MALZEMELER:
Ayran, Yufka, Köpük tabak, bardak, plastik kaşık, çatal, bulgur, soğan, misafirlere sunmak için şeker, lokum vb. Ya bunları alıp bağışlayabilirsiniz ya da alınmasına katkı sunmak için para verebilirsiniz Ya da mezar temizliği, yemek yapılması, şenlik öncesi – sırası – sonrasında hizmette görev alarak katkı sunabilirsiniz. Ya da sadece izlemeye, yemeye gelerek bizleri onurlandırabilirsiniz.
KARAÖZÜ'NÜN TERZİSİ, CELAL YAPICI...
Derneğimiz Saymanlık görevini üstlenen, aynı zamanda kurucu üyemiz olan Karaözü'de terzilik yapan CELAL YAPICI, ses sistemimizin rahat taşınması ve tozdan korunması amacıyla her bir araç için ayrı ayrı kılıflar dikmiştir. 
Epeyce bir zaman ve kumaş isteyen bu çalışmadan dolayı kendisine çok teşekkür ediyoruz. 
 
İYİ Kİ VARSIN CELAL YAPICI.
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği Yönetim Kurulu adına
Nurayişe Çolakgil
İKİ ÖNEMLİ DUYURU
1- SARIOĞLAN'IN TEHLİKELİ YOLLARINA KORUYUCU BARİYER
Zaman zaman trafik kazası gibi istenmedik ve beklenmedik olayların meydana geldiği Sarıoğlan'da, özellikle bu tür olayları önlemek amacıyla ciddi önlemler alınmaya başlandı. Belediye ekipleri, özellikle keskin viraj, şarampol, uçurum bulunan yol kenarlarını karayollarında 'koruyucu' olarak bilinen bariyerler ile döşemeye başladı. Bu çalışmalar tüm ilçe sınırlarındaki yollarda belirlenen program çerçevesinde yapılıyor ve tamamlanacak. Bu çalışmalar şu günlerde, Karaözü, Tatılı, Karaözü, Gaziler, Alamettin, Ebulhayr yollarında devam ediyor.

-----------------------------------------

2- YOLLARDA ASFALTLAMA HAZIRLIĞI 
Sarıoğlan'ın Palas mahallesinde halkın alternatif yol olarak kullandığı Çatak yolu ile Ilıca sokakta asfaltlama öncesinde hazırlık çalışmalarına ağırlık verildi. Yaklaşık 13 kilometrelik iki yolun üst temel sertleştirilmesi için 0.25 temel malzeme yol figüresi ile dökülmeye başlandı. Bu temel malzemenin yola serilmesinin hemen ardından, soğuk asfalt kaplaması yapılacak. Sarıoğlan Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız, Palas Çatak, Ilıca'nın yanı sıra bu yılki asfaltlama proğramında Eğerci ve Sarıoğlan-Alamettin arası yolunda bulunduğuna dikkat çekti,

kaynak: https://www.facebook.com/sarioglanbelediyesi?fref=ts
 
karaozu.com: Belediye başkanımız Ali Osman Yıldız başta olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür edİyoruz. 
18.06.2015
İYİ Kİ VARSINIZ
 
Pamukpınar Köy Enstitüsü mezunu, İlköğretim Müfettişliği yapan Azmi Emiroğlu’nun eşi Tevrize Emiroğlu, Şehit Mustafa Topçuoğlu ilkokul – Ortaokulu’nu ziyaret etti.
 
Azmi Emiroğlu’nun, Karaözü ve Çevre Köyler’e defealarca teftişe gittiği ve müfettiş iken Karaözü ilkokuluna öğretmen atanmasını sağladığından bahsetti. O dönemler Azmi Emiroğlu, Sivas’ta Tayin Komisyonunda çalışıyormuş. Karaözü’nün okulunda ise sadece 2 öğretmen varmış. Birisi Ziya Doğanay’mış.  Okulun öğretmenleri tamamlansın diye tam 5 öğretmenin atamasını yaptırmış. Bunlardan birisi kadın, diğerleri erkekmiş. Okulun eksik araç gereçlerini de tamamlatmış. Yaşadığı dönemde bu okulu çok severmiş. Eşi Tevrize Emiroğlu, Azmi Emiroğlu’nun, Karaözü’deki bu okulda çok emeği olduğunu söyledikten sonra, okul aile birliğine 1.000.- tl para bağışlamıştır.
 
Tevrize Emiroğlu, Okul Müdürümüz MUTLU ŞAHİN’le biraz sohbet ettikten sonra okuldan ayrılmıştır.  
 
Tevrize Emiroğlu’na ve çocukları; Sevim, Gülseren, Özden, Barış ve Celal Emiroğlu'na bağışlarından dolayı çok teşekkür ediyoruz.
Allah hayrınızı kabul etsin.
16 Haziran 2015 - karaozu.com


SABIRLAR DİLİYOR, TEŞEKKÜR EDİYORUZ 
 
1951 Pamukpınar Köy Enstitüsü Mezunlarından olan AZMİ EMİROĞLU, 2015 yılı içersinde aramızdan ayrılan değerli canlarımızdandı. Yaşarken herkesin sorununu çözmeyi vazife edinmişti. Yine böyle bir önemli toplumsal sorunu çözmek için mücadele veriyorken hayata gözlerini yumdu. Bu ani ölümü başta eşi ve ailesi olmak üzere hepimizi çok üzdü. Bu üzüntümüzü sitemizden sizlerle paylaşmıştım ama paylaşmak hafifletmedi. Allah geride kalan sevdiklerine sağlıklı ömürler versin. 

Değerli amcamız Azmi Emiroğlu'nun eşi Tevrize Emiroğlu derneğimize gelerek, kendisi ve çocukları adına 500.- Tl bağışlamıştır. Azmi Amcama Hakk'tan rahmet diliyor, eşi Tevrize Emiroğlu'na ve çocukları: Sevim, Gülseren, Özden, Barış ve Celal Emiroğlu'na bağışlarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Allah kabul etsin.
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği 
Nurayişe Çolakgil
BİLGİSAYAR BAĞIŞI
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Şehit Er Mustafa Topçuoğlu İlkokul – Ortaokul’unda hiç bilgisayar yoktu. Bu eksikliğin farkına varan KADİR ERDOĞAN durumu, Karaözü lisesi mezunu Mızırap YILMAZ’a iletti.
 
Mızırap YILMAZ bu duruma kayıtsız kalmadı. Okulumuza 5 takım Bilgisayar bağış yapılmasını sağladı.
 
Kadir ERDOĞAN’a ve Bu güzel davranışından dolayı Mızırap YILMAZ,a çok teşekkür ederiz. Haziran 2015
SARIOĞLAN HALK EĞİTİMİ MERKEZİ’NİN VERDİĞİ KURSLARIMIZ DEVAM EDİYOR
Karaözü ve çevresi halkı, eğitim almaya devam ediyor. İlk kursumuz 25 Ekim 2014 tarihinde, Karaözü’de açılmıştı.  
 
Bugüne kadar 280 kişi ile ilgili kurs başvurusu yapıldı. Bazıları birden fazla branş ile ilgili sertifika alırken bazıları devam edemedikleri  için sertifika alamadılar (Yaklaşık 23 kişi). Tamamlanan ve devam eden kurslar şöyle:
İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı: 183 kişi sertifika aldı, 12 kişinin ise kursu devam ediyor.
İşletmelerde Hijyen: 30 kişi sertifika aldı, 17 kişinin kayıtları yapıldı ama çalışıyor oldukları için onların kursları Eylül ayında açılacak.
Yaşlı Refakatçısı: 15 kişi kayıt oldu. Yaklaşık Dört ay sürüyor.  Bitmesine İki ay kadar kaldı.
Sürü Yönetimi Elemanı: 22 kişi kayıt oldu. 3 hafta süren kursun 2 haftası tamamlandı.
Besicilik, Arıcılık ile ilgili başvurularımız oldu. Şenlik biter bitmez de onları almayı planlıyoruz.
 
Taşkın Erdoğan’ın ücretsiz olarak vermeyi planladığı THM, TSM kursları ise haziranın 20’sinden sonra başlayacak.
Katılan, katkı sunan, A4 kağıdı getiren, emek veren herkese çok teşekkür ederiz.
 
Aldıkları ücretin çoğu, yemek – yol parasına giden Kurs amacıyla Kayseri’den Karaözü’ye gelen öğretmenlerimiz: İş Güvenliği Uzmanı Cenap Yılmaz, Bekir Demir, Yakup Tosun’a, Sarıoğlan’dan gelen Veteriner Ali Aktaş’a, bizleri kırmayarak uzun bir eğitimi kabul eden Fatma Nurdan Doğanay’a çok teşekkür ediyoruz.
 
Yol gösterici hareketleri ve desteklerinden ötürü; Sarıoğlan Halk Eğitimi Müdürü Metin GÜNTAY’a, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal TUNÇ’a ve Kaymakamımız Hasan DOĞAN’a bir kez daha teşekkür ve minnetlerimizi sunuyoruz.   
Saygılarımızla,
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği,
Yönetim Kurulu adına
Nurayşe Çolakgil
  
ŞENLİK DUYURUSU
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve Bakıma Muhtaçlara Destek Derneği olarak, Sarıoğlan Kaymakamlığı, Dernekler Masası ve Belediye Başkanlığı’nın bilgileri dâhilinde, Karaözü Mahallesinde 17 Temmuz 2015 tarihinde, Bayramın birinci günü,  “Karaözü Kültür ve Dayanışma Etkinliği” gerçekleştirmeyi planlıyoruz.  
 
Etkinlik ve yahnili pilav ile ilgili bilgileri önümüzdeki günlerde netleştikçe sizlerle paylaşacağız.
 
Bilgilerinize sunar, etkinlik ile ilgili öneri ve desteklerinizi beklediğimizi bildiririz.  
 
Dernek Yönetim Kurulu adına
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)
Mustafa Kılıç

BAŞ SAĞLIĞI VE SABIRLAR DİLİYORUZ

Dün Babaları için evleri önünde yemek verdiler.

Bugün ise henüz acıları taze olmasına rağmen babalarının dileğinin bu yönde olduğunu söyleyerek; Vefat eden abimiz HASAN KELEŞ'in büyük oğlu Halil İbrahim KELEŞ, eşi ve kız kardeşi Esma KELEŞ ile birlikte derneğimize gelerek, babaları HASAN KELEŞ hayrına,  dernek ve ses sistemine kullanılmak üzere 1.250.- tl bağışlamışlardır. 

Bağışı yapanlar; Eşi Ayşe Keleş, Çocukları Halil İbrahim Keleş, Esma Keleş, Tarık Keleş, İzzet Keleş ve torunu Güler - Ferhat Toksöz'dür.

Allah kabul etsin.

Kendilerine derneğimiz adına çok teşekkür ediyoruz. 

Kendisene Hakk'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. 

Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D.Derneği
Yönetim Kurulu adına
Nurayişe Çolakgil
SİZLERİN SAYESİNDE SES SİSTEMİMİZİ ALDIK. HEPİMİZE HAYIRLI, UĞURLU OLSUN. 6 Haziran 2015
 
Yaklaşık 3 aylık bir çaba ve bekleyişin ardından, sizlerin çabası ve katkıları sayesinde, ses sistemimize kavuştuk. Ses Sistemi almak üzere bağış yapan kişilerin isimlerinin yazıldığı listeyi, Ses Sistemi üzerine yerleştireceğiz. Bazı dostlarımız tatile geldiklerinde katkı sunacaklarını söylediler. Onların isimlerini de katkı sunduklarında sizlerle paylaşmaya ve Ses sistemi üzerine yazmaya devam edeceğiz.
 
Artık etkinliklerimizi hazırlarken bir de ses sistemi aramakla uğraşmak zorunda kalmayacağız.
 
Ses Sistemi alınması önerisini sunan, Ankara, Kayseri olmak üzere fiyat araştırması yapan, nakliye ücreti ödememek adına Kayseri’ye gelerek ses sistemini alan, Ses sisteminin gelmesini iki gün Karaözü’de bekleyerek deneme çalışmasını yapan TAŞKIN ERDOĞAN’a
 
Üç ay süresince, herkesle telefonla irtibata geçerek, internet ortamında arkadaşları ile haberleri paylaşarak, paraların yatırılıp yatırılmadığını takip ederek ve sizlere duyurarak ses sisteminin alınmasında büyük emeği olan MEVLANA YÜCEL’e
 
Ve de Amacımıza ulaşmak için gerekli olan Maddi katkılarını bizlerden esirgemeyen yöremiz değerli insanlarına çok teşekkür ediyoruz. Bugün bu haberi paylaşabiliyorsak sayenizdedir. SAĞOLUN, VAROLUN. İYİ Kİ VARSINIZ…
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Nurayişe Çolakgil
 
KATKI SUNANLARIN İSİM LİSTESİ:
ABBAS BAL,
AYŞE KELEŞ,
AHMET ASLAN – Sivas,
ALİ ÖZTÜRK,
ALİ TALAK (ASRIN GRUP),
ALİCAN TEMEL,
ALTIN KELEŞ BURGUCU,
ATİLLA KOÇ,
AYCAN ERDOĞAN,
CEVDET ARGÜDER,
DOĞAN SEVEN,
EMMİOĞLU LOKANTASI - GÜLHAN KARAHAN BAL,
ERDOĞANLAR TİCARET - CİHANGİR ERDOĞAN,
EROĞAN DOĞANAY,
ERTAN ERDOĞAN,
ESENGÜL PEHLİVAN,
ESMA KELEŞ, 
EYÜP KARAKAŞ,
FARİS – NAZIM KILIÇ (EKİN Gümrük Müş.), 
FATMA DALAK
FATMA ERDOĞAN,
GÖHER BAL,
GÜLER - FERHAT TOKSÖZ,
GÜLNİHAL BAL,
GÜLTEĞİN BİBERCİ,
GÜROL - SEMİNAY ERDOĞAN,
HALİL ASLAN
HALİL İBRAHİM KELEŞ, 
HURİYE TAŞYÜREK,
HÜLYA ÖZTÜRK,
HÜSEYİN ACAR,
İBRAHİM DALAK, 
İBRAHİM ÖZDEMİR,
İBRAHİM YILMAZ ,
İHSAN ÖZEL, 
İKBAL ÖZÇIRPAN,
İLKAY TATAR,
İRFAN ÖZTÜRK,
İSMET DALAK,
İZZET KELEŞ,
KEBİRE ÖZEL,
MEHMET ÖZEL,
MEHRİGÜL KELEŞ, 
MENDERES ÇAKICI,
METEHAN KOÇ,
MEVLÜT (MEVLANA) YÜCEL,
MUSTAFA BAĞCI,
MUSTAFA DOĞANAY,
MUSTAFA KILIÇ,
MÜNEVVER BİBERCİ,
NAMIK TAŞYÜREK,
NİMET - HİKMET AVCI,
NİYAZİ ÖZDEMİR,
NURAYİŞE ÇOLAKGİL
NURTEN ÖZDEMİR,
ÖMER SAMUR,
ÖZLEMİN YILMAZ,
SERVER ERDEN, 
SERVET KILIÇ,
SONER TAŞTAN,
SÜLEYMAN ÖZEL,
ŞAHİN TATAR adına SEVAL TATAR,
ŞENER - NEJLA TATAR,
ŞEVKET ÖZTÜRK,
ŞİNASİ AKAY,
TARIK KELEŞ,
TAŞKIN ERDOĞAN,
TEOMAN TATAR,
TEVRİZE EMİROĞLU, 
TURAN IŞIK,
VİLDAN YILMAZ,
YALÇIN AVCI,
YAŞAR ÖZDEMİR (İzmir - Karaözü Der. Bşk.),
YILDIRIM AVCI (Şahruh site sakinleri adına),
YUSUF KAYA,
 
Cihaz deneme çalışmaları yapılırken yazılmış olan bir şiiri sizlerle paylaşmak istiyoruz.
 
CİHAZ GELDİ
 
Ekosuyla, yankısıyla
Tüm dostların katkısıyla,
Acısıyla, tatlısıyla
Bugün bize cihaz geldi
 
Ustalar kurdu cihazı
Çok güzel çıktı avazı
Cihaz güzel, etmez nazı
Gelin dostlar cihaz geldi.
 
Hayran olduk geçemedik
Cihaza değer biçemedik
Korktuk fazla açamadık
Müjde dostlar cihaz geldi.
 
Sağ olsun yardım edenler
Bizle bu yola gidenler
Yardımcımızdır Erenler
Kaliteli cihaz geldi.
 
3 Haziran 2015
Mustafa Kılıç

 

 
 
ÇOK ANLAMLI BİR BULUŞMA

5 Haziranda yapacağımız gecenin benim için anlamı çok büyük. Bazı dostlarımla da bunu 2010 yılının son günlerinde paylaşmıştım... Evet yıl 2010 sevgili dostum, can arkadaşım Sarp Öztürk ile organizasyona başlamıştik. 2011 Nisan yada mayıs ayında İstanbul'da bu etkinliği yaparak tüm dostlarımızı bir araya getirecektik. Ankara'dan Mehmet abi, Karaözü'den Ertuğrul ve Haydar, Izmir'den Feridun, istanbul'dan Kadim ve Tamer abim, Ulaş, Eylem, ben ve müziğe gönül ve emek veren tum Karaözülü arkadaşlarımız güzel insanlarımızı toplayacaktık bir araya. Sarp, Musa hocayı ve Kıvırcık Ali' yi de davet edecekti onur konuğumuz olarak. Beni kırmazlar demişti.
 
Menüde yahnili pilav olacaktı. Keyfenimiz Emrah Tatar...Herşey tamamdı sadece tarihi planlamaya çalışıyorduk.. Geceyi neye mahsuben yapalım dedik ve Karaözü'deki okullarımıza yardım olsun kararını verdik. O zaman okullarımızın kulağımıza gelen bir yardım talebi de yoktu. Sadece toplanmamızın bir şekilde bir yere faydası olsun şeklindeydi amacımız..
 
Elim olayın olduğu gün, aksam saat 18 'e kadar da msn de telefonda bu etkinliğe kafa yormuştuk. Ama kısmet olmadı.O gece Sarp dostumu bir kahpenin kurşunuyla en sevdiği işi yaparken kaybettim. Bu etkinliğin fikrinin benden çıkması ve çabalamam bundandır.. Ruhun şad olsun kardeşim. Sensiz zor olacak ama dostlarımızın yardımıyla sözümüzü tutacağım...

GÜLTEKİN GÖK
-----------------------------------------
 
EĞİTİM-ÖĞRETİME,OKUR-YAZARLIĞA,KÜLTÜR VE DOSTLUĞA ÖNEM VEREN SEVGİLİ DOSTLAR... 
Kayseri iline bağlı köyümüz Cumhuriyetimizin her döneminde %100 okur yazar oranına sahip.Köy enstitülerine 61 değerli öğretmen sunan,1929 yılında ilkokulunu kuran,1957 yılında ortaokulunu kuran,1978 yılında Lisesini kendi çabalarıyla İMECE usulü yoktan var eden,bu okullarda saymakla bitiremeyeceğimiz kaliteli insan yetiştiren,etrafındaki bir çok köy ve belde insanına kucak açmış Aşık Veysel,in türkülerine söz olmuş,sayısız aydın uğrak yeri,Fazıl Say,ın konser verdiği,Anadolu,nun güzide köylerinden biridir KARAÖZÜ... Ne yazık ki bir çok kurumumuz kapatıldı.Elimizde kalanlar ise eğitim kurumlarımız.Maalesef onlarda zor durumda.Bizler bu okullardan mezun olan kişiler olarak kendimizi köyümüze ve okullarımıza karşı sorumlu hissederek,VEFA borcu olarak,ayakta kalabilmeleri adına elimizden gelen küçücük bir katkıyı sunmak istedik.Karaözü,lü olsun yada olmasın eğitime,öğretime önem veren tüm dostlarımızı,TÜM GELİRİ OKULLARIMIZIN MEVCUT EKSİKLERİNİ KARŞILAYABİLMEK adına yapacağımız yemekli toplantımızda yanımızda görmek isteriz. 5 HAZİRAN 2015 CUMA 19.00-24.00 arası 
STAR DÜĞÜN SALONU Yeşilpınar mah.Adnan Menderes Bulvarı ŞHT.Metin Kaya SK.38/3 Alibeyköy/İSTANBUL. ((Vialand Yeşilpınar Girişi yanı) buluşmak üzere SEVGİYLE KALIN…
Toplantımız yemekli ve içkili olup ücret girişte ödenecektir. Menü,Ordöv tabağı+Ara sıcak+salata+Pilav+Et Kavurma+Meyve+Tarot+Alkollü,Alkosüz içecekler.
 
MEVLANA YÜCEL'in facebook sayfasından alınmıştır. 
 
Gültekin GÖK - 0 532 217 86 85  
Hayati KILIÇ - 0 532 437 80 29
Mevlana YÜCEL - 0 535 942 77 37
Yurdabey AVCI - 0 536 287 36 72
Ertan ERDOĞAN - 0 532 487 00 11
Ulaş TAŞTAN - 0 532 403 60 41   
 
SEVGİLİ ARKADAŞLAR!!!! 5 Haziran yemekli etkinliğimiz için bu akşam saat 19:30 dan itibaren Yeşilpınar STAR düğün salonu (VİALAND ALIŞVERIS VE EĞLENCE MERKEZI YESILPINAR GIRIS KAPISI YANI) buluşuyoruz..Malum Cuma..geç kalırım yetişemem gibi düşünceye sakın kapılmayın dostlarımız gelene kadar bekleriz..Unutmayalım ki yemekler ve tüm hazırlıklar geleceğini beyan eden dostlarımıza göre yapıldı ve öncesinde davetiye satışı yapılmadı.Gelinmediği takdirde olasılıklar malumunuzdur..Sevgiyle kalın...
GÜLTEKİN GÖK
İKİ ÖNEMLİ BAŞLANGIÇ
 
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Kaski Genel Müdürlüğü, Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü’de Atık Su Arıtma Tesisi Projesi’ni devreye sokuyor.
 
Aynı anda Karaözü’de bulunan Purkaya ve Deve Boynu yani Tünel tepe kısımlarına file alt kısımlarına bariyer takılıyor.  Malzemeler 02-06-2015 tarihi itibarıyla Karaözü’ye gelmiştir. Başta Muhtarımız olmak üzere emeği geçen herkese Teşekkür ederiz.
 
 
 
 
ÇOK DEĞERLİ MİSAFİRLERİMİZ, DERNEĞİMİZİ DE ZİYARET ETTİ 
Değerli işadamlarımızdan Faris Kılıç ve Nazım Kılıç kardeşler sayesinde, İnanılması güç bir buluşma daha yaşadık. Bu buluşmayı bizim için daha da anlamlı kılan ise İlhan Başgöz, Erdal Erzincan ve Nazım Kılıç’ın 
derneğimizi ziyaret etmesiydi.
 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
    

İlhan Başgöz, önce sergiyi gezdi. Ardından yönetim odasına geçerek herkese kahkaha attıran birkaç anlamlı fıkra anlattı. Fıkralardan biri şöyle:
Bektaşi’nin biri ramazanda kafayı çekmiş. Oruç, namaz hak getire. Giderken yakalamışlar bunu. Zaptiyeler “Ulan zındık! Ramazan günü içilir mi?”dedikten sonra Kadı efendiye götürmüşler.
 
Kadı efendi söylüyor: “Ulan utanmıyor musun? Mübarek ramazan günü hem rakı içiyorsun hem de sakalına döküyorsun. Döke döke içiyorsun” diyince, Bektaşi demiş ki: “Kadı efendi kusura bakma. Yaşlıyım. Elim titriyor. Yoksa ben onun bir damlasını zarar eder miydim. “
 

Daha sonra misafir odasındaki kilimler üzerine oturarak, duruma uygun sözler söyledi. Etrafındakiler İlhan Başgöz’ün ağzından çıkan her lafı kayıt etmeye çalışıyordu ama kendilerine ulaşmak isteyenlerin sevgi gösterileri nedeniyle kayıtlar hep yarım kaldı.
 
1970’li yıllarda Karaözü’yü ziyaret etmiş. “Bir fark var mı?”diye sorduklarında, “Benzer hiçbir yer yok. O zamanlar kerpiçten yapılmış evler vardı. Şimdi her yer iki katlı evlerle dolmuş” dedi.
 
Çok zeki, mükemmel bir bellek, nazik, alçakgönüllü, kültürüne bağlı, babacan tavırları, tatlı tebessümü ile herkesi kendine hayran bırakan ulu bir çınar… Yurt dışında görev almış olmasının ve yaşının etkisiyle olsa gerek düşündüğünü açıkça söyleyecek kadar cesur.
 
Alevilerin hayata bakışlarını, konser alanında şu şekilde ifade etti:
Peygamberi Hak biliriz
İnsanı kutsal buluruz
Pirimiz Merdan Ali’dir
Hünkârımız Hacı Bektaş Veli’dir
Zulme boyun eğmeyiz
Zalime yol vermeyiz
Şiddete de başvurmayız.
Huu diyelim Cumhuriyet’in sürerliğine
Huu diyelim emeğin kutsallığına
Huu diyelim barışa
Huu diyelim bütün insanların kardeşliğine
Huu diyelim huuuuu.
 
Erdal Erzincan da sergimizi gezdikten sonra, hep birlikte konser alanına gitmek üzere derneğimizden ayrıldılar. Derneğimizde pek konuşmayan Erdal Erzincan, sahnede devleşti. Hem kendi hem sazı coştu, coşturdu.
 
Gelişleri bizleri onurlandırdı. Kendilerini daha yakından tanıma ve tadı damağımızda kalacak kadar az da olsa sohbet etme imkânı bulduk. Kendilerini tanıdıkça daha bir gurur duyduk, saygı ve sevgiyle uğurladık.
 
Bu buluşmayı sağlayan Faris Kılıç ve Nazım Kılıç’a (Ekin Gümrük Müş.) cok teşekkür ediyoruz.
 
Derneğimiz binasındaki sergide:Yayla Taslak, Kadir Bal, Murat Doğanay, Celal Yapıcı, Mualla Taştan, Ayşe Kelek, Yalçın Taştan, Mustafa Bağcı, Nihat Çoban,  Halil İbrahim Şenbağcı, Fatoş Doğanay, İhsan Özerdem, Lütfi Yapıcı, Şenay Çolakgil, A.H. Yılmaz, Ertuğrul Yücel, Mustafa Kılıç, Server Çakıcı, Mustafa Kılıç, Fevzi Can Keleş, Rahime Keleş ve Halil Yapıcı’nın eşyaları sergilendi. Bu etkinlikte bizleri yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ediyoruz.
 
Ayrıca Bu ziyaret sırasında misafirlerimizle birlikte derneğimize gelen muhtarımız Muzaffer Özdemir’e, değerli konuklarımıza ve bu etkinliğe emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.  
 
İYİ Kİ VARSINIZ.
 
BURAYA tıklayarak görüntülere ulaşabilirsiniz.
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Nur Ayşe Çolakgil (Özerdem)
 

 

 

 

 

 

 

 

                                      YİNE YENİ BİR MUHTEŞEM ETKİNLİK - 23 Mayıs 2015
 
Amaç; Dünyaca ünlü İLHAN BAŞGÖZ’ü, Herkes tarafından beğeniyle dinlenen ERDAL ERZİNCAN’ı, artık Karaözülü sayılan AHMET SAY’ı ve halkımız tarafından sevilerek dinlenen TAMER BİROL DALAK’ı aynı sahnede,  Karaözü’de ağırlamaktı.
Aylar öncesinden program belliydi. Önce yemek, ardından sırasıyla Sergi, sohbet, Konser olacaktı.
 
Etkinlik; öğle yemeği ile başladı. Misafirlerinin karınlarını doyuran KILIÇ KARDEŞLER, ruhlarını da doyurmak amacıyla misafirleri ile birlikte önce sergileri gezmek ardından konser alanına gitmek üzere yola çıktılar.
 
Nazım Kılıç’ın isteği üzerine toplanan Karaözü halkına ait eski eşyalar -  giyecekler tek tek sergilendi.  Hem Eski belediye binasının altında, hem de dernekte açılan sergileri tek tek gezdiler.
 
Konser alanına gitmek üzere yola koyuldular. NAZIM KILIÇ misafirlerimizi tek tek sahneye davet etmeye başladı.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İlk olarak İLHAN BAŞGÖZ ve AHMET SAY sahneye çıktı. Kısa bir konuşma ve anılarından bahsettiler. İlhan Başgöz, “Karagözlü hanımlar, beyler. Hepinizin kara kaşları, kara gözleri var. Saygıyı politikacılara bıraktım. Uzaktan sevgiyle geldim. Sevmesem buraya gelir miydim. Karaözü’ne hizmetinizin bol olmasını dilerim” diyerek sözlerine başladı. Anılarını ve Bektaşı fıkralarını anlatırken, İlhan Başgöz’ün konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Sahneden inip arabasına doğru yönelirken, birden seyirciye doğru geldi ve “Sakın yaşlanmayın. Ben yaşlılığı hiç sevmedim” dedi. Alkışlar arasında arabaya bindi ve konseri arabanın içinde Ahmet Say ile birlikte seyretti.
 
 
 
 
 
 
 
TAMER BİROL DALAK sahneye çıktı. Çok güzel sesi ile yorumladığı Yöremizden türkülerle büyük bir beğeni topladı.
 
 
 
 
 
 
 
Sıra ERDAL ERZİNCAN’da idi. Büyük alkışlarla sahneye çıktı. Sazının acıktığını söyleyerek türkülere başladı. Harika sesi, muhteşem saz çalma tekniğiyle büyük alkış aldı. Bazı türküleri halk ile birlikte söyledi. Herkesin ısrarlı alkışları sonucu sahnede planlanandan daha uzun kaldı ve bu bizleri çok mutlu etti.  
 
Halkın isteği üzerine tekrar sahne alan Tamer Birol Dalak’ın oyun havaları ile halk halay çekti.
 
Daha öncekiler gibi bu sefer de harika bir etkinliğe imza atan FARİS KILIÇ, NAZIM KILIÇ ve emeği geçen herkese çok çok teşekkür ederiz. İYİ Kİ VARSINIZ.
 
BURAYA tıklayarak görüntülere ulaşabilirsiniz. 
 
BİR YAŞIMA DAHA GİRDİM 21 Mayıs 2015
Sinan Karaoğlu
sinankaraoglu@hotmail.com
 
 
Şaşırtılacak ve yeni bir şeyi öğrenince söylenen güzel bir deyimimizdir "bir yaşıma daha girdim". Geçenlerde Karaözü köyüne yaptığımız bir ziyarette hakikaten beni şaşırtan yeni bir yönünü öğrendim Köy Enstitülerinin. O zaman kendi kendime söyledim bu deyimi. Bir çok kişiye sorduğumda aynı durumu gördüm yani gerçekten de pek bilinmiyordu bu yönü. Bir çok kişi gibi benim de bilgim "Köy Enstitülerinden sadece öğretmen yetişir" şeklinde idi. Bir çok konuda, ama sadece özellikle pratik değeri olan bilgilerle donatılmış "Öğretmenler" yetişirdi. Eşimle beraber müzikle de uğraşan bir kişi olarak hayatımın müzikle ilgili kısmının en önemli kişisi bir köy enstitüsü mezunu olan kabak kemane'nin babası ve virtüözü olan TRT sanatçısı Salih Urhan bunlara bir örnekti benim tanıdığım. Kendisi 89 yaşındadır ve ne mutlu bize ki 2014 sonunda verdiğimiz "Memleketim" konserinde onur konuğu olmuştu. O güne kadar bir elimin parmağını geçmeyecek kadar bir kaç tane daha tanıma fırsatım oldu köy enstitüsü mezunlarından. Karaözü köyüne yaptığımız ziyarette ise karşımda beş tane köy enstitüsü mezununu alıp sohbet etme imkanına sahip oldum. Ama benim için daha şaşırtıcı olanı ve "bir yaşıma daha girdim" dedirten yönü ise karşımdaki kişilerden birinin (Süleyman Özerdem) eski tabirle "sıhhiye" yani sağlık memuru olmasıydı. Yani köy enstitülerinden sadece öğretmen değil, sağlıkçı da mezun oluyormuş. Köy Enstitüleri, Türkiye cumhuriyetinin yokluk dönemlerinde, ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere açılmış okullardır. Tamamen Türkiye'ye özgü olan bu eğitim projesini zamanın milli eğitim bakanı olan Hasan Âli Yücel bizzat yönetmiş. Ayrıca ilköğretim genel müdürü İsmail HakkıTonguç'un da büyük emekleri olmuş. İsmail Hakkı Tonguç bir yazısında şöyle der; "...Bir köye girdiğinde duvar diplerinde, avlularda köşeye dizilmiş sıtmalıların; yüzü gözü sinek, sümük içinde, başka hasta ve yaralı çocukların durumu, salgınlarda yitirilen bebeklerin, doğumda ölen gencecik anaların haberleri insanın içini sızlatıyordu. Kasabada oturan doktorun, sağlıkçının köylüye bir yararı olmuyordu. Yollar bozuk, tekerlek yoktu. Sağlık Bakanlığı bu işe Milli Eğitim Bakanlığının ilköğretime el attığı gibi yüklenmiyordu. Yapsa da Milli Eğitimin köy öğretmenine kazandıracağı ülküyü yetiştireceği sağlıkçılarla aynı anlayışla kazandırması kolay değildi…”
Tıp fakültesi yıllarımı da sayarsak 33 yıldır tıbbın içinde birisi olarak bile önce kavrayamadım o zaman sağlıkçı yetiştirmenin pratik olarak ne anlama geldiğini. Sohbet koyulaştıkça, "sıhhiye"nin anılarını dinledikçe anlamaya başladım bu konuda nasıl hayati ve özgün bir adım atılmış o yıllarda. O zaman kanamalı hastalara yaptığı iğneler ile kanamaları durdurduğunu, abse açarak boşalttığını, penisilin ve sülfamid ile yüzlerce hayat kurtardığını hala o anı yaşarcasına heyecanla anlattı o sıhhiyeci. En favori anısı ise buruna kaçmış ve çıkartılamayan bir boncuk vakası idi. Orada pratik zekasını kullanıp ucunu çengel gibi kıvırdığı iğne ile boncuğun deliğine sokup geri çekerek aslında okulda öğrenmediği bir yöntemi bulmuştu. Bir başka önemli anısı ise ciddi bir böbrek hastalığını erken teşhis edip mutlaka doktora gitmesini sağlamakla bir hayat kurtarması idi. Bunu da benzer hastalığı kendisinin de atlatmış olmasına bağlıyordu. Amcayı dinlemeye doyamadım. Eve döner dönmez de ilk işim bilgisayarın başına oturup köy enstitüleri ve oradan yetişmiş sıhhiyeler konusunda araştırma yapmak oldu. Köy Enstitülü sağlıkçı tiplemesi  Fakir Baykurt’un yazdığı “Yılanların Öcü” Romanının  Metin Erksan tarafından 1962 yılında sinemaya uyarlanmasıyla karşımıza çıkmış aslında, internetten edindiğim (ama güvenilir kaynaklardan) bilgi bu şekildeydi. Oturup siyah beyaz bu filmi izledim o merakla. Filimde  at üstünde köyden köye sağlık hizmeti veren ve giysileriyle, şapkasıyla enstitülü bir sağlıkçı portresi vardı. Haceli tiplemesinin darp etmesi sonucunda 3,5 aylık bebeğini düşüren ve kanaması durmayan Haçça gelinin kanamasını 5 gün üst üste yaptığı iğne ile durdurmuş ve hayatını kurtarmış. Hemen ardından bir yılan sokmasına müdahele etmişti "sıhhiyeci Şakir efendi".
Yine internetten öğrendim ki; aslında çocukluğumu ve tıp fakültesi bitene kadarki yıllarımı yıllarımı geçirdiğim İzmir-Şirinyer de köy enstitüsü olan bir yer imiş ve sıhhiye yetiştirirmiş. Şirinyer'in eski adı Kızılçullu idi ve açılan ilk köy enstitülerinden ikincisi burada açılmış. 1950 Kızılçullu Sağlık kolu çıkışlı  Mesevleli Ali Mil ile bir görüşmede "neleri başardınız?" diye sormuşlar. Ali Mil; “Köylere WC kültürü vermek, aşılar ve salgın hastalıklarla mücadele en önemli uğraşımızdı. Ayrıca gece-gündüz hastalanan vatandaşlara ulaşmak da önemli bir görevdi. Tüm bu köyleri  at sırtında dolaştım. Köy Enstitülü sağlık memurları olarak diğerlerinden farklı idik. Onlar memur idi. Biz gece gündüz çalıştık. Onlara 120-130 lira maaş verilirken bize 88 lira verilirdi. 1950 yılı okuldan mezun olduktan sonra Kavaklıdere Köyler Grubu’na tayinim çıktı. İlk köylere gittiğimde hiçbir köyde doğru dürüst bir tuvalet yoktu. Bazı köylerde hemen hiç tuvalet yoktu. Tuvaleti  olmayan köylerdeki şahıslara tebligat yaptık. Yapmayanları cezalandıracağımızı bildirdik. Bir tanesine ceza yazdık. Adam geldi: “Ben seni ne kadar seviyordum. Demek sen beni hiç sevmiyormuşsun” diye kahırlanmaya başladı. Onun cezasını cebimden ödedim. Böylece dostluğumuz bozulmadı. Başka bir köyde bir hastaya çağırıldık. Çocukta ishal vardı. Dudakları çatlamıştı, su istiyordu. Başucunda yastığın üstüne bilgiç teyze oturmuş. Ben “ Hemen çocuğa su verin” dedim. Kadın; “Katiyen olmaz. Çocuk ölür” diye engellemek istiyordu. Ben verilmesine ısrar edince verdiler ama ben de korktum. Çocukta 39,5 derece ateş vardı. Şayet çocuk ölürse benden bileceklerdi. Serumla susuzluğunu takviye ettik. Allah’tan ki çocuk iyileşti.
Evet, her biri ayrı bir kitap yazılası, Yılanların Öcü ayarında film yapılası hikaye ve anılara sahip bu insanlar o devirde çok hayat kurtarmışlar.  Saygıyla ve minnetle anıyorum hepsini.
 Sağlıklı günler dileklerimle.
Prof Dr. Sinan Karaoğlu

Aydınlık bir yüz; İlhan Başgöz, tevazuyu elden bırakmayan, Fazıl Say gibi bir eseri yaratmış Ahmet Say, hayata aynı pencereden baktığımız halk müziğinde iz bırakmış, sıcak bir sanatçı Erdal Erzincan ve toprağımızdan bir ses: Tamer Birol Dalak.

Bütün dostları bekliyoruz. 

Karaözü’nde Bahar Günleri (23-24 Mayıs 2015)

Düzenleyen: Fikret Otyam Kültür Evi

Bu yıl dört değerli konuğumuz var: En başta, uluslararası bir halkbilim uzmanı olan Gemerekli
hemşerimiz Halkbilimci Prof. Dr. İlhan Başgöz‘ü ağırlamaktan onur duyuyoruz. Yazar ve müzik
eleştirmeni, Hocamız Ahmet Say, halk müziği sanatçımız Erdal Erzincan, Karaözü köyünün
halk müziğindeki isimlerinden Tamer Birol Dalak diğer konuklarımız. Ayrıca, “Bahar Günleri” kapsamında, “Karaözü yöresi ev eşyaları ve giysileri” adlı bir sergi yer alacak.

Konuklarımızla sergiyi gezdikten sonra, Ahmet Say Hocamız, Karaözü köyü ve Fikret Otyam Kültür Evi üzerine özet bilgiler verecek. Say, konuşmasında ayrıca Prof. Dr. İlhan Başgöz’ün gençlik yıllarından başlayarak sürdürdüğü fikir mücadelesini ve halkbilimci olarak uluslararası yerini tanıtacak; ve sözü bu kez, bir zamanlar “Umum Âşıklar Müfettişi” olarak nitelenen İlhan Başgöz alacak. Hocamız, şu başlıklar altında konuşacak. “Halk müziğimizde Emlek yöresi ve Karaözü’nün yeri” ve “Nevruz“

Konuklarımız

Gemerekli olan halkbilimci İlhan Başgöz’ün doğum tarihi, kaynaklarda 1921 veya 1923 olarak gösteriliyor. Doğrusunu kendisine soracağız. Onun yaşamıyla ilgili olarak bizim bildiğimiz, babasının ilkokul öğretmeni Hasan Efendi, annesinin Zeycan Hanım olduğudur. İlkokulu ve liseyi Sivas’ta okuyan Başgöz, 1940’ta Ankara’da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girmiş, burayı 1944’de bitirdikten sonra, aynı fakültede Prof. Pertev Naili Boratav’ın asistanı olmuştur. 1949’da Türk Folkloru ve Halk Edebiyatı dalında doktora çalışmasını tamamlayan bilginimiz, Demokrat Parti’nin antidemokratik uygulamaları nedeniyle 1953’de Türk Ceza Yasası’nın 141. maddesine göre tutuklanmış, iki yıl hapis yatmıştır. 1960’ta Ford Vakfı Bursu’yla Amerika’ya davet edilen Başgöz, California Üniversitesi’nde görev yaptıktan sonra Indiana Üniversitesi’nin Folklor Enstitüsü’nde profesörlük unvanını almıştır. Amerikan Halkbilim Derneği’ne onur üyesi seçilen Hocamız, emekli olunca Türkiye’ye yerleşmiş,  yurdumuzun çeşitli üniversitelerinde dersler vermiştir. Prof. Başgöz’ün yazdığı eserler, halkbilim alanındaki örnek kaynakları oluşturur.

Müzik eleştirmeni ve yazar Ahmet Say, matematikçi Fazıl Say ile felsefe öğretmeni Nüzhet Say’ın oğludur. 1935’te İstanbul’da doğan yazarımız, küçük yaşta özel dersler alarak piyanoya başlamış, 1946’da İstanbul Belediye Konservatuvarı’na girmiştir. 1950’de bu okuldan ayrılan Say, İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirmiş, 1954’te Almanya’ya giderek gazetecilik öğrenimi yapmıştır. 1960’ta yurda dönen Say, Bingöl’ün bir dağ köyünde üç yıl öğretmen olarak görev almış, yörenin türkülerini ve halk dansları müziklerini derlemiştir. 1971 Darbesi döneminde teslim olmayan, ancak yakalanınca askerî ve sivil cezaevlerinde yatarken hikâyeler ve bir roman yazan sanatçımız, bu eserleriyle dört ulusal ödül almış, 1980’den başlayarak müzik alanında konservatuvarlarımızda ve üniversitelerin müzik eğitimi bölümlerinde okutulan temel kitapların yazarı olarak tanınmıştır.

1971’de Erzurum’un Aşkale ilçesinde doğan Erdal Erzincan, halk müziği çalışmalarına İstanbul’da 1985 yılında Arif Sağ’ın müzik kursunda başlamış, 1989’da İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı’na girerek bu okulda öğrenim yaptığı yıllarda “Tezenesiz Bağlama Çalma Tekniği” konusunda araştırmalar yapmıştır. Günümüzün en değerli halk müziği sanatçıları arasında yer alan Erdal Erzincan, Üniversiteyi bitirirken tezini, “Parmak Vurma Tekniğinin Bağlamadaki Uygulanışı ve Notasyonu” konusunda hazırlamıştır. 1994 yılında çıkan “Töre” adlı ilk albümünden sonra, çok sayıda solo albümle halk müziğimizde önemli bir yer tutan sanatçımız, ayrıca Tolga Sağ, İsmail Özden, Yılmaz Çelik ve Muharrem Temiz’le birlikte “Türküler Sevdamız” isimli albümleri hazırlamıştır. Halk müziği eğitimine de katkısı olan Erdal Erzincan, kendi adını taşıyan müzik kursunda, bilgi ve birikimlerini öğrencileriyle paylaşmaktadır. Sanatçımızın Arif Sağ ile birlikte çalışarak yayınladığı iki ciltten oluşan bir “Bağlama Metodu” vardır.

Karaözü köyünden yetişmiş bir bağlama sanatçısı olan Tamer Birol Dalak, 1955 yılında bu köyde doğmuş, ilkokulu ve ortaokulu yine bu köyde bitirdikten sonra lise öğrenimini İstanbul’daki Pertevniyal Lisesi’nde tamamlamıştır. 1976 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne giren sanatçı, 1980 yılında bu fakülteden mezun olmuştur. Askerlik sonrası 30 yıl boyunca özel sektörde hep aynı firmada çalışan Tamer Birol dostumuz, aynı zamanda değerli bir halk sanatçısıdır. Öğrencilik yıllarından başlayarak çeşitli derneklerde müzik çalışmaları yapan sanatçı, Türk Folklor Kurumu’nda önce iyi bir öğrenci olarak tanınmış, izleyen yıllarda burada öğretmen yardımcısı ve yönetici olarak görev almıştır. Amatör bir saz sanatçısı ve eğitimci olan Tamer Birol Dalak, İstanbul’da yaşamasına karşın, Karaözü’ndeki 2015 yılı Bahar Etkinlikleri”nde gücümüzü artıracaktır. 

 
 BASIN DUYURUSU 
 
Fikret Otyam Kültürevi, Karaözü'nde Bahar Günleri düzenliyor
 

Prof. Dr. İlhan Başgöz, Ahmet Say, Erdal Erzincan, Tamer Birol Dalak 23-24 Mayıs'ta Karaözü'nde...  

Fazıl Say'ın geçtiğimiz yıl verdiği konserle adını Türkiye'ye duyuran Kayseri'nin Karaözü köyünde, bu kez 23-24 Mayıs'ta, halk kültürünün önemli temsilcilerinin katılımıyla “Bahar Günleri” düzenleniyor. Köyde bulunan Fikret Otyam Kültürevi tarafından düzenlenen Bahar Günleri'nin onur konuğu uluslararası halkbilim uzmanı Prof. Dr. İlhan Başgöz olacak. Etkinliklerde yazar ve müzik eleştirmeni Ahmet Say,   halk müziği sanatçıları Erdal Erzincan ile Tamer Birol Dalak, konuşma ve dinletileriyle yer alacaklar. Etkinlik sırasında “Karaözü yöresi ev eşyaları ve giysileri” başlıklı sergi de gösterime açılacak.
Fikret Otyam Kültürevi'nin düzenlediği “Bahar Günleri”nde, etnografik serginin gezilişinden sonra, katılımcıların yer alacağı program şöyle:
  • Ahmet Say’ın tanıtım konuşması: “İlhan Başgöz’ün sürdürdüğü düşün savaşımı ve halkbilimci olarak uluslararası yeri.”
  •  Prof. Dr. İlhan Başgöz’ün konuşması: “Halk Müziğimizde Emlek Yöresi ve Karaözü’nün yeri”.
  • Tamer Birol Dalak’tan “Karaözü türküleri”. 
  • Erdal Erzincan’ın halk müziği dinletisi.         
Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü Köyü, halkının büyük kısmının katılımıyla düzenlenen kültür-sanat etkinlikleriyle tanınıyor. Köyde kurulu Fikret Otyam Kültürevi'nin önünde, heykeltraş Metin Yurdanur'un yaptığı Gazeteci Fikret Otyam heykeli dikili bulunuyor.
 
İletişim: Karaözü Bahar Günleri'ni izleyecek basın mensupları
               0 530 200 33 93 numaralı telefondan Nazım Kılıç’a başvurabilirler.

 

 

YİNE, yeni bir kalıcı eser. Faris ve Nazım Kılıç kardeşlere ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.

 

EĞİTİM-ÖĞRETİME,OKUR-YAZARLIĞA,KÜLTÜR VE DOSTLUĞA ÖNEM VEREN SEVGİLİ DOSTLAR...

Kayseri iline bağlı köyümüz, Cumhuriyetimizin her döneminde %100 okur yazar oranına sahip, Köy Enstitüleri’ne 61 değerli öğretmen sunan,1929 yılında ilkokulunu kuran,1957 yılında ortaokulunu kuran,1978 yılında Lisesini kendi çabalarıyla İMECE usulü İle yoktan var eden, bu okullarda saymakla bitiremeyeceğimiz kaliteli insan yetiştiren, etrafındaki bir çok köy ve belde insanına kucak açmış, Aşık Veysel,in türkülerine söz olmuş, sayısız aydın uğrak yeri, Fazıl Say,ın konser verdiği, Anadolu,nun güzide köylerinden biridir KARAÖZÜ...   Ne yazık ki bir çok kurumumuz kapatıldı. Elimizde kalanlar ise eğitim kurumlarımız. Maalesef onlarda zor durumda. Bizler bu okullardan mezun olan kişiler olarak kendimizi köyümüze ve okullarımıza karşı sorumlu hissederek, VEFA borcu olarak, ayakta kalabilmeleri adına elimizden gelen küçücük bir katkıyı sunmak istedik.   Karaözü,lü olsun yada olmasın eğitime,öğretime önem veren tüm dostlarımızı,TÜM GELİRİ OKULLARIMIZIN MEVCUT EKSİKLERİNİ KARŞILAYABİLMEK adına yapacağımız yemekli toplantımızda yanımızda görmek isteriz.  
 
TARİH :  5 HAZİRAN 2015 CUMA
SAAT  : 19.00-24.00 arası.
YER     : STAR DÜĞÜN SALONU, Yeşilpınar mah. Adnan Menderes Bulvarı ŞHT.Metin Kaya SK.38/3 Alibeyköy/İSTANBUL. ( Vialand Yeşilpınar Girişi yanı)  
MENÜ: Toplantımız yemekli ve içkili olup ücret girişte ödenecektir. Menü,Ordöv tabağı+Ara sıcak+salata+Pilav+Et Kavurma+Meyve+Tarot+Alkollü,Alkolsüz içecekler.   
 
KARAÖZÜ İLKOKULUMUZ İÇİN YARDIM KAMPANYASINA KATILAN BİZLERE DESTEK OLAN SANATÇILARIMIZ: Sazıyla,  sözleriyle, türküleri ve  yüreğiyle bizleri yalnız bırakmayan , elzem bir durum olmadığı sürece bizlerle etkinliğimizde beraber olacak sanatçılarımız:  Çetin AKDENİZ, Aynur GÜNEŞ & H.Gökhan KARAHAN, Kenan ÇALLI, İnci KAYA, Muzaffer ÖZDEMİR, Kadim TAŞYÜREK (Kadim Dost), Eylem KOÇ & Gültekin GÖK, Ulaş TAŞTAN & Yiğit ÖZTÜRK, Hasan ASLAN & Olgun ÖZDEMİR, Göksel TOPRAK & Cem SALTUK   
 
Katılım sağlayacak dostlarımızın, Anadolu ve Avrupa yakasından aşağıdaki ilgili kişilere mükerrer olmamak kaydı ile isimlerini ve kişi sayısını belirtmesi, yemek ve masa sayımızı belirleyeceğimizden önem arzetmektedir.  
 
Gültekin GÖK - 0 532 217 86 85  
Hayati KILIÇ - 0 532 437 80 29
Mevlana YÜCEL - 0 535 942 77 37
Yurdabey AVCI - 0 536 287 36 72
Ertan ERDOĞAN - 0 532 487 00 11
Ulaş TAŞTAN - 0 532 403 60 41   
KARAÖZÜ – ŞEHİT ER MUSTAFA TOPÇUOĞLU ORTAOKULU facebook sayfasını ziyaret ederek değerli sanatçılarımızın görüntülerini izleyebilirsiniz.  haberin alındığı adres: https://www.facebook.com/events/1420234621616757/
 
admin notu: Pek çok değerli insanın katılımı ile gerçekleşecek muhteşem bir dayanışma... Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık. İYİ Kİ VARSINIZ
ŞENLİK ALANI
 
Karaözü Mahallesi Er Şehit Mustafa Topçuoğlu İlköğretim Okulu ile Şehit Plt. Yzb. Nail Erdoğan Çok Prog. Anadolu Meslek Lisesi arasında kalan tören alanına çim sahası yerleştirildi. Törenlerde kullanılan platform sahne ile demir oturma grubu trübün kullanım dışı kalmıştı ve bu durum Karaözü’deki diğer derneğimizin başkanı Mustafa BAĞCI tarafından bir dilekçe ile kaymakamlık makamına bildirilmişti.
 
Mustafa Bağcı’nın başvurusu üzerine İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Erdal Tunç ve ekibi durumu yerinde görmek amacıyla Karaözü’ye geldi. İlköğretim Müdürümüz Mutlu Şahin,  Lise Müdürümüz Ergün Gümüş ve Mustafa Bağcı ile görüştükten ve platformun taşınabileceği yeri gösterdikten sonra ayrılmışlardır.
 
Gösterdikleri hassasiyet ve ilgiden dolayı kendilerine teşekkür ederiz. Umarız bir an önce şenlik – etkinlik yapılabilecek alana tekrar kavuşuruz.
 
Görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA tıklayınız.
 
9 Nisan 2015 
 
 HESAP SORMA DEĞİL, DESTEK OLMA ZAMANI
 
Birkaç ay öncesinde, ŞEHİT  ER MUSTAFA TOPÇUOĞLU İLKOKULU – ORTAOKULU’na Kaleköy muhtarı BAYRAM ŞAHİN'in oğlu Mutlu ŞAHİN'in atandığını öğrendik. 
Okulumuz’da göreve yeni başlayan müdürümüz Mutlu Şahin’i tebrik etmeye giden herkes onu ya badana yaparken, ya kapı tamir ederken gördü.  Bu dönemde en büyük destekçisi, müdür yardımcısı Erdem ŞAHİN’di.
 
Kendilerinin yaptıkları faaliyetleri başlıklar halinde listeledik. Yapılanların listesine ve Görüntülere ulaşmak için BURAYA tıklayabilirsiniz.
 
Bu kadar kısa sürede okulumuzu okunulur bir hale getiren Müdürümüz ve yardımcısı ile emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Karaözü sizin gibi bir müdüre sahip olduğu için gerçekten çok şanslı. Mutlu müdürümüz, elinize, bileğinize, yüreğinize sağlık. İYİ Kİ VARSINIZ.
 
Bu ziyaretler sırasında; Okul içi eşyalarının temin edildiği ama takılan Kameralar ve plastik boya için paraya ihtiyaçları olduğunu öğrendik.
ACİL İHTİYAÇ:
1-      PLASTİK İÇ CEPHE BOYASI. Filli boya (Krem Renk),  yaklaşık 15 Kova
2-      KAMERA: yaklaşık 4.000 tl
HESAP SAHİBİ:
ŞEHİT  ER MUSTAFA TOPÇUOĞLU İLKOKULU – ORTAOKULU, Okul Aile Birliği
HESAP NO: 0637 33868971 5001
Müdürümüz             : MUTLU ŞAHİN – 0505 803 75 30
Müdür Yardımcımız: ERDEM ŞAHİN – 0506 577 18 17
 
BU KONUDA İKİ EMEKLİ ÖĞRETMENİMİZ DER Kİ:
         Karaözü tarihinde okul ve öğrenmede el ele olan bizler, yapım düzenlemede hep beraber olduk. Şimdi Yeni okul müdürümüzün çalışmalarına destek olmamız gerekmektedir. Karaözü’de olan bizler gereğini yerine getirecek olup, Karaözüyü sevenler ve adını daha yüceltmek isteyen sizlerin de maddi, manevi desteklerinizi bekleriz. (Cevdet ARGÜDER)
         Karaözü’nün ilkokulu, yalnızca Karaözülü çocukları okutmadı. Daha çevresinde Ortaokul – Lise yokken Karaözü’de vardı. Gençlik olaylarının hızlı yıllarında değil çevresine ta İstanbul’dan, Ankara’dan gelen çocuklara kucak açtı. Bu okullarımıza sahip çıkma zamanı geldi hatta geçiyor bile. Haydi Karaözülüler imeceye… Sevgiler, Saygılar. (Mustafa KILIÇ) 
 
         Gün geçtikçe artan uyuşturucu bağımlılığının önüne geçmek, uygun olmayan hareketleri kontrol edebilmek amacıyla Kamera takmak bir yerde mecburiyet… Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği olarak biz destek olmaya hazır olduğumuzu müdürümüze söyledik. Diğer derneğimizin Başkanı Mustafa Bağcı da şahsı adına 100.tl vererek bağış kampanyasını başlattı. Lütfen Bizleri faaliyetlerimizde yalnız bırakmayın, Desteklerinizi bizlerden esirgemeyin. Takdir edersiniz ki maddi imkânsızlıklarla ancak bu kadar oluyor. (Ayşe Çolakgil Özerdem)
01 Nisan 2015
İÇİNDE ÜÇ KİŞİ OLDUĞU SÖYLENEN ARAÇ ŞAHRUH KÖPRÜSÜ'NDEN KIZILIRMAK'A UÇTU

İçerisinde Karaözülü olmayan üç kişi bulunan araç 28 mart 2015 gece 01.00 gibi, Karaözü Şahruh köprüsünden geçmek üzereyken korkuluk taşlarına çarparak Kızılırmak'a düştü. Tek tesellimiz can kaybı olmamasıdır. 

Irmak sularının içinde kaybolan araç ancak bir sonraki gün saat 14.00 gibi sudan çıkarılmıştır. 

Büyük geçmiş olsun. 
Görüntülere ulaşmak isterseniz lütfen BURAYA tıklayınız.

KARAÖZÜ'NÜN GÖKYÜZÜNDEN ÇEKİLMİŞ VİDEO GÖRÜNTÜSÜ

Birkaç ay önce istasyon taraflarında drone (insansız hava aracı) ile Karaözü'nün havadan 
çekimi yapılmış Video'nun ham hali aşağıda linkte mevcuttur. 

https://www.youtube.com/watch?v=PAh6OS7SKKY&feature=youtu.be

Çekimi yapan, Can ŞAHİN'e çok teşekkür ediyoruz. Emeğinize, yüreğinize sağlık. İyi ki varsınız. 

29 Mart 2015

 
 
SESİMİZ ÇIKMIYOR
 
2 Ağustos Şenliğinde kiralandı, 30 Ağustos kutlamasında başka yerden alındı, 10 Kasım ve Aşurede Mustafa Bağcı’nın fotoğrafta gördüğünüz küçük ses cihazı kullanıldı.  Okul etkinliklerinde kullanılan ses sistemi ise çok eski olması nedeniyle sık sık sustu ya da cızırtılar şiir okuyan çocukların moralini bozdu. Bazıları ise şiirlerini tekrar okumak zorunda kaldı.
 
Karaözü’de açık alanda kullanılabilecek kalitede Ses Sistemimiz yok, kiralanması ise çok pahalı. Kira parasını beş sene biriktirirseniz kaliteli bir ses sistemi alırsınız.
 
Karaözü’de herkesin şahit olduğu bu ses sistemi sorunlarını ortadan kaldırmak, Okul, Muhtarlık, Dernek etkinliklerinde ve gereğinde Mahalle halkının düğünlerinde kullanabilmek amacıyla SES SİSTEMİ’ne Karaözü halkının ihtiyacı vardır.
 
Bu konuda bizleri yalnız bırakmayacağınızı, desteklerinizi esirgemeyeceğinizi umuyoruz. . Bir gün sizlere de lazım olabilir…  
HESAP BİLGİLERİMİZ:
Ziraat Bankası
Hesap No: 65539481-5001
Şube: 637-Sarıoğlan - Kayseri
IBAN: TR33 0001 0006 3765 5394 8150 01
Mail: karaozumerkez@hotmail.com
Tel No: 0530 955 86 22
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Nurayişe ÇOLAKGİL
 
TEŞEKKÜR ZİYARETİ
 
İlk Okulumuzun duvarlar hariç komple bakım, onarım ve demirbaş eşyalarının değişmesi için muhtarımız Songül Muzaffer Özdemir'in kaymakam bey ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yaptığı kararlı çalışmaları ve başarısından dolayı okulumuzun öğretmenleri ve öğrencileri teşekkür amaçlı muhtarımızı ziyaret etmiştir.
 
Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
 
İyi ki varsınız...
 
 
MUTLU ŞAHİN
KARAÖZÜ ŞEHİT ER MUSTAFA TOPÇUOĞLU İÖO. MÜDÜRÜ
0 505 803 75 30

ERGUN GÜMÜŞ
KARAÖZÜ ŞEHİT PİLOT YÜZBAŞI ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİ MÜDÜRÜ
0 507 930 02 22

MUZAFFER ( SONGÜL) ÖZDEMİR
KARAÖZÜ MAHALLE MUHTARI
0 538 607 73 75
 
Kaynak: Mevlana Yücel'in face sayfası
ÜÇÜNCÜ İŞ GÜVENLİĞİ ve İŞÇİ SAĞLIĞI EĞİTİMİNİN KURSİYERLERİ SERTİFİKALARINI ALDI,
DÖRDÜNCÜ KURS İSE 44 KİŞİ İLE DEVAM EDİYOR 10 – 11 Ocak 2015 
 
İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı eğitiminin Üçüncüsünün kursiyerlerine 33 adet sertifikaları teslim edildi. Hava şartlarının iyi olmaması ve Cenazemiz olması nedeniyle sertifikalar derneğimizde törensiz dağıtıldı.
 
Aynı konu ile ilgili 44 kişiden oluşan dördüncü grup kursiyerlerin eğitimleri başladı. Bu grup da Karaözü ve Çevre Mahalle halkından oluşmaktadır. Bu güne kadar yapılan kurslar sonucu yaklaşık 150 kişi eğitim almış oluyor.
 
Sertifikaları verilen kursiyerlerimiz; NURDAL KARAHAN, FİKRİYE AVCU, SONER KILIÇ, SERHAT KILIÇ, SÜLEYMAN ERGİN, SULTAN ERGİN, NADİR CANER ÖZTÜRK, NİYAZİ ARDIÇ, NAZLI ASLAN, HACI BORA KOÇ, ALİM AKSOY, VOLKAN KOĞ, ALTAN MUSTAFA KOĞ, ŞAKİR UYSAL, SALİH KOĞ, CANAN GÖNEN, MÜNEVVER BAYDAN, MEHMET BAYDAN, GÜLNUR ÜNLÜ, MÜLKER ÜNLÜ, ERDEN GÖKSU, MURAT YABANGÜLÜ, ÖMER YABANGÜLÜ, HACI MUSTAFA ADIGÜZEL, ABDULKADİR TEMEL, ERKAN YABANTAŞ, AHMET YABANTAŞ, REFİK DURSUN, HACI TEMEL, ERDAL ABLAK, ÜMÜT BEKAR, HASAN ERKOÇ, TÜLAY ŞAHİN olmak üzere 33 kişidir. (Eğerci 1 kişi, Kadılı 7 kişi, Yerlikuyu 2 kişi , İğdeli 1 kişi, Ebulhayır 1 kişi, Alamettin 11 kişi, Karaözü 10 kişi)
 
Amaç; Karaözü ve çevre mahalle gençlerinin hukuken almaları gereken eğitimleri ve meslek edindirici kursları almalarına aracı olmak, kişisel hakları konusunda farkındalık yaratıcı seminerler düzenlenmesini sağlamaktır.  Bu eğitimler; Kaymakamımız Hasan Doğan’ın bilgisi, talimatı, desteği ve Halk Eğitimi Merkezi’nin katkıları ile gerçekleşmektedir.
 
Sırada; Genel Sağlık Sigortası ile ilgili son gelişmeleri kapsayan seminerler,  HİJYEN eğitimi, Hamur İşi eğitimi, Yaşlı Bakım ve Mantar Üretimi eğitimi vardır. 

Kaymakamımız Hasan Doğan'a, HEM eski Müdürü Seyit Sarıçoban'a, HEM yeni Müdürü Metin Güntay'a Mustafa Kılıç'a, Mustafa Doğanay'a ve Fatoş Doğanay'a destek ve yardımlarından dolayı çok teşekkür ederiz. 
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D.Derneği
Yönetim Kurulu adına
Nurayişe Çolakgil Özerdem 
 KARAÖZÜ BEMBEYAZ, GÜN İSE KAPKARA
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Canım teyzem Nayme Seven'in sağlıklı olduğu günün sabahı çektiğim fotoğrafları Eğer şimdi yayınlayamazsam bir daha hiç yayınlayamayacağım. Kış Görüntülerini, ben bu fotoğrafları çektikten yarım saat sonra rahatsızlanan ve bir saat içinde yaşama gözlerini yuman Nayme Teyzemin anısına sizlerle paylaşmak istiyorum.  
 
BURAYA tıklayarak görüntülere ulaşabilirsiniz.
 
Nurayişe Çolakgil Özerdem 10 Ocak 2015
 

TEŞEKKÜRLER

Nayme Seven'in çocukları anneleri için yemek verdikten sonra oğlu Necati Seven derneğimize annesi adına bağışta bulunmuştur.

Acılı gününde bile hala yardımlaşmayı, dayanışmayı düşünen kardeşimize çok teşekkür ediyoruz. Allah kabul etsin.  

 

Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına 
Nurayişe Çolakgil Özerdem
TEŞEKKÜRLER
 
Yılbaşında derneğimize para bağışlayan ve bu paranın İhtiyaç sahiplerine yılbaşı ikramı olarak dağıtılmasını isteyen Çırzılı Restaurant'ın sahibi Ünal Bal'a çok teşekkür ederiz. 
 
Verdiği para ile alınan yiyecekler Kurucu başkanımız Mustafa Kılıç ve Nurayişe Çolakgil tarafından yılbaşı öncesi ihtiyaç sahiplerine tek tek dağıtılmıştır. 
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)
KARAÖZÜ GÜNE KAR YAĞIŞI İLE MERHABA DEDİ – 5 Ocak 2015
 
Dün sabaha karşı başlayan kar yağışı hala devam ediyor.
 
Ana caddelerde bir sorun yok ama yokuşları kar lastiğine rağmen çıkmakta zorlanıyorsunuz.
 
İnsanlar alışveriş için dışarı çıkıyorlar.
 
Sokaklarda; sahipleri tarafından terk edilmiş, zayıflamış, bir kısmı sakat kalmış KEDİ ve KÖPEKLER’den başka kimse yok gibi.
 
İki kulağı kesilmiş, ön ayağının biri kırılmış, başının kemiğinin bir tarafı darbe sonucu şişmiş, yemek bulamadığı için kalın tüylü derisine rağmen kaburgaları sayılan bir kangal köpeğini, hala annesini emen yavrusu ile sokağa terk edilmiş iki kediyi ve kuşları beslemeye çalışıyoruz. Maalesef beş altı kadar köpek sokakta bakımsız dolaşıyor. Karaözü’de kalan insanların sayısı az. Muhakkak başkaları da diğer hayvanlara bakıyordur ama sokaktaki köpeklerin durumu iyi değil. Biz sadece sahipli olan güzel köpeklerin görüntülerini çektik.
 
Görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz. 5 Ocak 2015

 

 

 

Kayseri'de, Kızılırmak üzerinde bulunan 530 yıllık tarihe sahip Şahruh Köprüsü ve çevresi, Sarıoğlan Kaymakamlığı ve Belediyesi'nin yeni düzenlemesi ile hem anıları tazeleyecek, hem de insanları doğal su, kuş ve rüzgar sesi terapisi ile dinlendirecek. 

Daha önce tarihi köprüyü tehdit eden olumsuzlukların kaldırılması ile Kayseri Valisi Orhan Düzgün ilçede ve köprü bölgesinde incelemelerde bulundu. Sarıoğlan Kaymakamı Hasan Doğan ve Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız’dan bu bölgede yapılacak çalışma ve düzenlemeler hakkında bilgi alan Vali Düzgün, projenin bir an önce hayata geçirilmesini istedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile konuyu görüşen Sarıoğlan Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız, destek sözü alınca proje çizdirdi. Projeyi daha sonra ilgililer ile makamında ilçe Kaymakamı Hasan Doğan’a anlatarak, son şekli için kararlar alındı. Proje hayata geçtiğinde, tarihi Şahruh köprüsü anıları tazelerken, hem eski canlılığına kavuşacak hem de çevre düzenlemesi ve görüntüsü ile insanlar için, kuş, su ve rüzgar sesi ile adeta terapi merkezine dönüşecek. 

Başkan Yıldız, Türkiye’de örnek ve model olacak şekilde hazırlanan proje ile ilgili bilgi verirken, hem tarihi köprünün tanıtılacağını hem de insanların çağın hastalıkları stres, sinir, obezite, şişmanlık gibi konulardan uzaklaşmak için yürüyüş parkurları, köprü üzeri ve yanındaki iskelelerden oltayla balık tutarak kendilerini stresten uzaklaştırabileceklerini açıkladı. 

ŞAHRUH KÖPRÜSÜ'NÜN TARİHİ 

Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesi, Karaözü mahallesi girişi, Kızılırmak üzerinde bulunan yöredeki tek geçit. Kayseri’nin Kuzeyinde, şehre 80 kilometre uzaklıkta, Orta Anadolu’nun göç yolu üzerinde bulunur. 1480 yılında inşa edildi. 144,5 metre uzunluk, 5,6 metre genişlik, 11 metre yüksekliğe sahip, 8 kemerli. Muntazam kesme taşlardan yapılmış. Ortada yüksek sivri bir kemer, onun yanında da gittikçe alçalan kemerler var. Yanlardaki korkuluklar iyi bir durumda olduğu için günümüzde de kullanılıyor. Türkiye’deki taş köprülerin en sağlamı, en görkemlisi ve büyüklükte üçüncüsü. Adını, Dulkadir Beyliği hükümdarı Alaüddevle Bey’in oğlu Şahruh Bey’den alır. Köprü, Karaözü ve çevre yerleşim yerleri açısından çok önemlidir. Uzun yıllar çevresinde faaliyet gösteren kum ocaklarından zaman içinde yıkılma tehlikesi geçirdi. Korkuluk taşları arasında bulunan Kulunç Taşı’na sırtını vererek dilek tutanların bu dileklerinin gerçekleştiğine inanılır.

Haberi bizlere ileten SAMİ YILDIRIM'a teşekkür ederiz.
ÜÇ DÖNEM KARAÖZÜ BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPAN ÇAKIR GENÇ VEFAT ETTİ - 13 Aralık 2014
 
Çakır Genç, birkaç cümle ile birkaç satırda bitirilecek biri değil. Tam üç dönem, Karaözü’de yaşayan halkın çoğunun oyu ile seçilerek Belediye Başkanlığı yaptı. Günümüzde olduğu gibi geçmişte de Belediyenin parası yoktu. Buna rağmen Karaözü belediyesinin malvarlığının çoğu onun döneminde edinilmişti. Hataları da olmuştur belki ama yaptıkları iyi şeyler inkâr edilemez.
 
Çakır Amca şatafatı sevmez görünürdü ama teşekkür ettiğinizde de boynunu hafif yana büker, çok ezildiğini, yıpratıldığını ama buna rağmen mücadeleyi bırakmadığını söylerdi. Taa ki son seçildiği ve hasta olması nedeni ile yeterince ilgilenemediği dönem hariç her olayın başında olduğunu ve elinden gelen her şeyi yaptığını anlatmıştı.
 
O’nun döneminde olanlar: Otobüslerin - araçların alınması, binaların yapılması, Bitlikuyu suyunun Kale Park üzerine çıkarılması, Kale Park’ın ağaçlandırılması, Cenaze arabasının alınması, Çorak Tepe’nin satın alınışı sonrası borcun ödenmesi, yeni mezarlık yerinin çevre düzenlemesinin yapılması, morgun inşası vb.
 
Onu seçenler hep takdir etti ama başka grup seçildiği partinin yanlış olduğu nedeniyle kendisine kırgındı. Bu durum onu çok üzmüştü.
 
Kendisi ile geçen sene konuştuğumuzda hala planları vardı. Bir o kadar da kırgınlıkları…
 
Yedi yâd yabancı kişileri “iki güzel söz söyledi”, “yöremizi ziyaret etti” diye yere göğe sığdıramayan Karaözü halkı, kendisine 3 dönem belediye başkanlığı yapan birini sessiz, sedasız uğurladı.
 
Getirenlerin ve karşılayanların organizasyon eksikliği vardı…
Gelmesi ve gömülmesi iki – üç saati bile bulmadı. Zaman kısıtlıydı…
Tören yapmak çoğunun aklına geldi ama hep başkasından beklenildi.
Esas sorumluların ya aklına gelmedi ya yapmak istemedi ya da olması gerektiği zamanda gerektiği yerde değillerdi.
Bu sebeplerin hiç biri sonucu değiştiremez çünkü adına yakışır bir tören yapılamadı.
 
Işıklar içinde kal amcam.
 
Gerektiği gibi uğurlanmamasının Telafisi var mı? Bence olmalı.
Çakır Genç ile ilgili fotoğraf, ses kaydı, yazı, kayıt, yaptıkları ile ilgili bilgileri lütfen bana önerilerinizle birlikte gönderin. Adına yakışır bir gün düzenleyelim ve derlediklerimizi sunalım.  (yaptıklarının çoğu kendi ses kaydı ile bende var)
 
Yakın akrabalarından ricam, geçen sene hayat hikâyesini yazdırmak için bir gazeteci ile konuşmuştu ve o yazıyı çakır amca bana gönderecekti. Birkaç kere sordum ama tamamlanınca göndereceğini söylediği için fazla rahatsız etmek istemedim ama hayat hikâyesi bana gelmedi.  Bu gazetecinin kim olduğunu bilen var ise iletişim bilgilerini rica ediyorum. Gazetecinin Kayseri’de olduğunu duymuştum. 
 
Ayşe Özerdem Çolakgil

ATAPARK'TA BULUŞUYORUZ

 
İstanbul ve yakın çeresinde bulunanlar 18 Ağustos 2014 piknik sebebiyle bir araya gelmiş ve birlikte güzel bir gün geçirmişlerdi. Aynı güzel ortamı tekrar yaşamak amacıyla bir araya gelmeyi umduğumuz yemekli şenliğimize bekliyoruz. Tüm Karaözü ve Çevresi arkadaşlarımız davetlidir.

Menüde; Ordövr tabağı, pirinç pilavı, piliç şiş, sebze buketi ile beraber Mevsim meyvesi ve sınırsız Gazlı içecekler ve ara sıcaklarda sigara böreği var. Menümüz kişi başına 35 tl olup alkolsüzdür. 

Katılmak isteyen arkadaşlar lütfen bizlere haber versinler. Gelecek arkadaşlarımız kadar yemek sipariş etmemiz lazım.

Saat :13:00 - 18:00 arasında
Mekan: ATAPARK Restaurant – Avcılar
İletişim: Mevlana Yücel – 0535 942 77 37
 
Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN kursiyerlere sertifika verdi.
09 Aralık 2014
Sarıoğlan Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği’nin ortaklaşa hazırladığı ve ikincisi tamamlanan “Kişisel Gelişim ve Eğitim Alanında, İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı” konulu eğitimin programı tamamlandı. Eğitimleri başarıyla tamamlayan 32 kursiyer sertifikalarını Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN’ın elinden aldı. 

Birinci kursta sertifikalarını alan 27 Kursiyerden sonra toplam sertifika alan kişi sayısı 59’a yükseldi.
 
Programın sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kaymakamımız “Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği’nin işbirliğinde devam edecek olan eğitimlerin amacı hey şeyden önce iş güvenliği bilincini oluşturmak, kursiyerlerimize kişisel, toplumsal hak ve sorumluluklarını öğretmek ve kursun sonunda edinilen bilgileri doğru bir şekilde kullanarak cezai sorumluluklardan kurtulmak ve kursiyerlerimizde özgüven, pozitif düşünce ve farkındalık yaratmaktır” dedi.
      
 
SERTİFİKA ALMAYA HAK KAZANANLARIN İSİMLERİ:
BAHADIR KELEŞ, CELAL YAPICI, ÇETİNER ŞAHIN, DERVİŞ TAŞKAFA, DURAN YILMAZ, ERTUĞRUL YÜCEL, ESMA KELEŞ, GAMZE KAYA, GÖKHAN ÖZKIRAN, GÖKŞEN TATAR, GÜLTEN YALÇIN, HASAN SERÇE, İKBAL GÜNGÖR, MEHMET TAŞYÜREK, MENEKŞE YÜCEL, HASAN UĞUR, MERCAN ERDOĞAN, MUZAFFER ÖZDEMİR, ÖMER DURSUN, RASİM KOĞ, SAADET KAYA, SOLMAZ TAŞYÜREK, SONGÜL ŞİMŞEK, ŞEYHMUS TAN, TURGAY ŞEN BAĞCI, YASİN KAYA, YETER TAŞTAN, YUSUF ÖZDEMİR, ARİF DOĞAN, HAKAN TATAR, HAYDAR KADIOĞLU’dur. Hayırlı, uğurlu olsun.
 
Kaymakamımız Sayın Hasan Doğan sayesinde; Derneğimiz faaliyetlerinde çalışması düşünülen birkaç kişinin eğitim almaları amacı ile başlayan kurs; PTT acenteleri, muhtarlar, gündelikçi işçiler, sözleşmeli öğretmenler, belediye çalışanları, esnaflar, yufkacılar, değirmen işletenler, inşaatçılar, fırın – pide salonu işletmecileri olmak üzere Karaözü ve Çevre Mahalle çalışan ve çalıştıranlarını kapsar hale geldi.
 
İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı eğitimi;  Kaymakamımız Sayın Hasan Doğan’ın bilgisi, müsaadesi, kontrolü, desteği sayesinde yapılmaktadır. Kendisine yöremiz halkı adına teşekkür ediyoruz.
 
Sertifika töreninde bizleri yalnız bırakmayan; Kaymakamımız Sayın Hasan Doğan’a, İlçe Milli Eğitim Müdürümüze, Halk Eğitim Müdürümüz Seyit SARIÇOBAN’a, Garnizon Komutanımıza, İlçe Emniyet Amirimize, Yazı İşleri Müdürümüze, İlçe Tarım Müdürümüze, İlçe Sağlık Grup Başkanı ve Devlet Has. Başhekimimize, ilçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürümüze teşekkür ediyoruz. 
KATKI SUNANLAR:
Yasin - Gamze Kaya, Saadet Kaya, İkbal Güngör, Yeter Taştan, Esma Keleş, fırıncı Eşref Tan ve Menekşe yücel’e hazırladıkları ikramlar için,
Gülten Yalçın’a gümüş tel kırma ATATÜRK yazılı tablo için,
Fatoş Doğanay’a misafirlerimize vermek üzere hazırladığı nazar boncuğu anahtarlıklar için,
Mustafa Kılıç’a yazdığı şiir için çok teşekkür ederiz.  Şiir şöyle idi:
 
İNSANLIĞIN HASI AMİRİN ÖZÜ
  Sayın Kaymakamımız Hasan Doğan’a ithaftır.
 
BİRİ BANA “HADİ ANLAT” DER İSE
İNSANLIĞIN HASI, AMİRİN ÖZÜ
SAYGIYLA ÖVERİM İNAN HERKESE
AÇILSIN ONLARIN BEN GİBİ GÖZÜ.
 
AMİR DEĞİL SANKİ BİR KARDEŞ GİBİ
TEDİRGİN UYKUDA GÜZEL DÜŞ GİBİ
ÇEVREYİ IŞITAN BİR GÜNEŞ GİBİ
GÖNÜLLER KAZANIR BİR TEK BİR SÖZÜ.
 
KARAÖZÜ TARİH, KÜLTÜR BELDESİ
SAYENDE DUYULDU YÖRENİN SESİ
SİZE MİNNETTARIZ İŞTE BELGESİ
MUSTAFA SAYGIYLA SEVİYOR SİZİ.
 
06 Aralık 2014
Emekli Öğretmen
Mustafa KILIÇ
 
Çevre mahallelerden gelen talep doğrultusunda üçüncü grup kursiyer başvuru talepleri alındı ve sisteme kayıtları yapıldı. Bu grupta; 1 kişi Eğercili (Karaözü Lisesi Öğretmeni), 1 kişi İğdelili, 1 kişi Ebulhayırlı, 11 kişi Alamettinli, 2 kişi Yerlikuyulu, 1 kişi Gömürgenli, 6 kişi Kadılılı, 13 kişi Karaözülü olmak üzere şimdilik 35 kişi öğrenci adayı olarak başvurdu.  Kaymakamımız Sayın Hasan Doğan’ın onayı doğrultusunda kurs başvuruları ile ilgili sisteme kayıt işlemlerinin yapılmasının ardından,  13 – 14 Aralık 2014 tarihinde de kurs almalarının sağlanılması planlanmaktadır.
 
Bu konudaki kurslar bittikten sonra Kaymakamımızın oluru alınarak yapılması düşünülen;
 
İkinci sırada HİJYEN EĞİTİMİ kursu,
 
Üçüncü sırada GELİR TESPİTİ BAŞVURUSU” ve “GENEL SAĞLIK SİGORTASI” konularında yüksek rakamlara ulaşabilecek cezaların önüne geçebilmek, halkın mağdur olmasını önlemek amacıyla tedbir amaçlı bilgilendirme toplantıları düzenleme konusu Kaymakamımız Sayın Hasan Doğan’a danışılacak ve müsaade ettiği ölçüde görev üstlenilecektir.
 
Dördüncü olarak hedeflenen ise “Yaşlı Bakım Eğitimi”dir.  Yaşlılarımızın çoğu kendi parası ile evine hizmet beklemekte ama işin eğitimini almış çalışan bulunamamaktadır. Yaşlılarımız eğitimsiz kişilerin ellerine bırakılamayacak kadar değerlidir. Bu eğitim süresi uzun ve teori yapılacak alan olmaması nedeni ile biraz zor görünüyor olmasına rağmen imkânsız değildir. 
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği 
 
Görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz. Diğer fotoğraflar elimize geçerse sizinle paylaşılacaktır. 

AŞAĞIDERE KÖPRÜSÜ, EĞERCİ YOLU ve KİLİT TAŞ DÖŞEME  - 19 Kasım 2014

Karaözü Mahallesi'ne 21 Kasım 2014 tarihi itibariyle kilit taş döşenmeye başlanıldı. Başlanılan yer Aşağıdere'ye inerken solda kalan ara yol.
 
Aşağıdere üzerine yapılmasına başlanılan köprü çalışmalarındaki son durum ise fotoğrafta gördüğünüz gibi hızla devam ediyor.
 
Eğerci yolu asfaltlama işlemi ile ilgili mütahit ile anlaşılmış. Asfalt öncesi altyapı işlemleri devam ediyor. Gün itibariyle kumlama işlemi epey ilerlemiş durumda.
 
Büyükşehir belediye başkanımıza, Kaymakamımız Hasan Doğan'a, Sarıoğlan belediye başkanımız Ali Osman Yıldız'a, Muhtarımız Muzaffer Özdemir'e, başta Gazi Daşyürek olmak üzere belediye çalışanlarına ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. 

 

 

 

KARAÖZÜ AŞURE DAĞITIMI

  
Belediye Başkanımız Ali Osman YILDIZ , Kayseri İl Müftüsü Ali MARAŞLIGİL, İl Müftü Yardımcıları Salih SEZİK ve Mustafa AÇIKALIN, Gazeteci Yazar Taha UĞUR TÜRKMEN 'in katılımı ile Karaözü mahallemizde muharrem ayı etkinlikleri çerçevesinde bir ziyaret gerçekleştirilmiş. Ziyarette Belediye Başkanımız Ali Osman YILDIZ, İl Müftümüz Ali MARAŞLIGİL ve gazeteci yazar Taha UĞUR TÜRKMEN bir konuşma yapmışlardır.  haberin alındığı site linki: https://www.facebook.com/media/set/?set=a.292754964254367.1073742097.141607899369075&type=1
 
Başta Muhtarımız Muzaffer Songül Özdemir, Keyfenimiz İkbal Güngör olmak üzere yemeğin hazırlanmasında ve sunumunde emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
 
iyi ki varsınız...
 
Görüntülere BURAYA VE BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz. 
HENÜZ YOLUN BAŞINDAYIZ... 
 
Ekim ayı içerisinde Kaymakamımız Hasan Doğan’ın, İlçe Milli eğitim müdürümüz Erdal Tunç ve Halk Eğitim Müdürümüz Seyit Sarıçoban'ın bilgisi doğrultusunda Karaözü’nün Maarifözü kimliğine yakışır bir şekilde yeni bir karar aldık.
 
Kasabamız genç çalışanları ve işverenleri ile konuşarak, hukuken alınması gereken İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI eğitimini almamız gerektiği konusunda fikir birliği ettik.
 
Halk Eğitim müdürümüz Seyit Sarıçoban ile konuşarak gerekli bilgileri öğrendikten sonra kaymakamımız Hasan Doğan’a durumu izah ettik. Amacımız; gençlerimizin yeni kanuna göne almaları gereken sertifikaları edinmelerini sağlamaktı. Görüştüğümüz Kaymakamımız desteğini esirgemedi, Halk Eğitim Müdürümüze aynı gün, aynı dakika talimat verdi. Tek bir işlem kalmıştı. Hocamızı bulacaktık ve en az on iki öğrencimiz olacaktı. Daha iki gün geçmeden 30 kursiyer başvurdu. Hocamızı da bulmuştuk. Hocamızın parası Halk Eğitim tarafından verildi. Çalışanlar mağdur olmasın diye Kurs hafta sonuna denk getirildi ve Karaözü'de eğitim verilmesi kabul edildi. 
 
Kayıtlarımız yapılmıştı. Aynı hafta sonu eğitimimizi aldık, sınavımız yapıldı, ortalama notumuz seksen idi.
 
Kaymakamımız, sertifika verilirken kendilerinin de bulunmak istediğini söyledi ve kısa bir süre içerisinde hazırlanan Kurs Bitirme Belgelerimizi bu gün Kaymakamımız elinden aldık. Kurs Bitirme Belgesi verilmesi aşamasında bizleri yalnız bırakmayan; Kaymakamımız Hasan Doğan’a, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal Tunç’a, Halk Eğitim Müdürü Seyit Sarıçoban’a, Garnizon Komutanımız Alparslan Bostancı’ya, Lise Müdürümüz Ergün Gümüş’e ve İlkokul Müdürümüz Erdem Şahin’e çok teşekkür ederiz.
 
İş Güvenliği konusunda uzman olan öğretmenlerimiz Cenap Yılmaz ve Bekir Demir’e isteklerimizi dikkate aldıkları ve bizleri kırmayarak her gün Kayseri’den Karaözü’ye gelerek bizlere eğitim verdikleri için çok teşekkür ederiz.  
 
Aşağıda isimleri yazılı olan kişiler, 25.10.2014, 26.10.2014 tarihleri arasında düzenlenen 24 saatlik İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI programını başarıyla tamamlayarak bu belgeyi almaya hak kazanmışlardır.
 
MUSTAFA KILIÇ, NURAYİŞE ÇOLAKGİL, TALİP ÖZEL, ERDOĞAN KELEŞ, ZEHRA GÜLHAN KARAHAN BAL, MUSTAFA DOĞANAY, FATMA NURDAN DOĞANAY, FEYZULLAH BAL, RAMAZAN SERİN, FİKRET DEMİR, ADNAN ZORLUKAN ERDOĞAN, HAVA ÖZDEMİR, GÜLÜMSER TATAR, TURAN KAYA, GAZİ DAŞYÜREK, MEHMET DAŞYÜREK, DÜRDANE DAŞYÜREK, AYDIN ÖZEL, ÖMER OSMAN YILDIRIM, ERGÜN YALÇIN, AYDIN YILMAZ, AHMET TAŞYÜREK, CELAL YÜCEL, ÜNVER DOĞANAY, SİNAN YÜCEL, AYHAN EKİCİ (Sertifikası yarın verilecek) ve CANER BAL.
 
İkinci grup şimdiden 30 kişi olarak hazır olup çevre köy muhtarlarına da durum iletilmiştir. Kendileri duyuru yapacak, başvuru formlarını alacak ve bizlere ileteceklerdir.
 
Hedef Genç neslin; Yaşlı Bakım, seracılık, hijyen, fidecilik, ağaçlandırma, mantar üretimi  gibi konularda eğitim almalarını sağlamak.
 
Misafirlerimize karşı mahcup olmamamız adına güzel sunumları hazırlayan Fatoş Doğanay, Sercan Hızal, Keziban Aldıkaçtı, Dürdane Daşyürek, Fatma Özerdem'in ellerine yüreklerine sağlık. 
 
Görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz
.
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D.Derneği yönetim kurulu adına
Nur Ayşe Çolakgil Özerdem

BU GÜN 10 KASIM 2014, ATA'MIZI ANDIK, İÇİN İÇİN AĞLADIK

 

Tören Öğretmenimiz Oktay Fakıoğlu'nun açılış konusması ile başladı. 

 

 
Sunum, konuşma ve şiirleri;  okullarımız öğrencilerinden; Serhat Kılıç, Ahmet Arda Şahin. Alpaslan Aslan, Şerife Taslak, Dide Özdemir, Neslican Avşar, Arif Başkaya, Perihan Bekyiğit, Deniz Çakıcı, Hatice Kaya, Esra Aksoy ve Alican Şahin okudular. 
 
Müdürlerimiz, öğretmenlerimiz başta olmak üzere bu konuda duyarlı olan herkes orada idi. 
 

 
Emekli öğretmenimiz Kemal Özdemir'in teşekkür konuşması ile son buldu. 
 
Görüntülere ulaşmak isterseniz lütfen BURAYA tıklayınız.

10 Kasım’da Atatürk’ü Anlamak

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir kurtuluş destanının en büyük kahramanı olarak sadece tarih sayfalarının derinliklerinde değil yüce Türk milletinin kalbinin tam ortasında sevgi yumağına sarılı bir halde bulunmaktadır. Atatürk’e olan sevgi ve saygımız dünya varoldukça devam edecektir. O’nun vatanı adına yapmış olduğu hizmetleri gelecek nesillerimize en iyi şekilde anlatmalı ve öğretmeliyiz. Anlatmalıyız ki çok büyük zorluklar içerisinde kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın ve kurulan cumhuriyetin değeri daha iyi anlaşılsın.

Atatürk’ü anlamak onun fikirlerini çok iyi bilerek tatbik etmekten geçer. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulması bir devrin yeniden yazılmasıdır adeta. Yurdun dört bir yanı işgal altında inlerken, bağımsızlık ateşi hiçbir zaman sönmeyen Türk milletine önderlik yapan Atatürk, milletimizin esaret altında yaşamasını aklının ucundan bile geçirmeyerek, tarih sayfalarındaki, inancın zafere dönüştüğü, en büyük bağımsızlık savaşının mimarı olmayı hak etmiştir.

Atatürk’ü anlamak onun ilke ve inkılaplarını çok iyi bilmek ve uygulamak demektir. Kurulan cumhuriyetin manasını çok iyi bilmeliyiz ki cumhuriyete daha çok sahip çıkalım ve koruyalım. Atatürk’ün halkını ülke yönetiminin tek sahibi yapması, ülkenin öz kaynaklarını da milletin hizmetine vermesi, O’nu son derece, diktatörlükten uzak, vatan ve millet sevdalısı bir lider olarak karşımıza çıkarmaktadır. Kendisini Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine adayan Atatürk, hiçbir zaman şahsi menfaatini düşünmemiş, sadece milletin menfaatleri doğrultusunda hareket etmeyi yegane yol olarak görmüştür.

1938 yılından beri, her 10 Kasım, Ata’mızı kaybetmenin verdiği büyük hüznün yanında, onu daha iyi anlamanın gereğinin ortaya konulması gereken bir gün olarak ta değerlendirilmelidir. O’nun hayatını, ilkelerini ve bizden yapmamızı istediği şeyleri, bilimsel olarak ortaya koymak ve uygulamak, bizlerin birinci vazifesi olmalıdır. Atatürk devrimleri bugün bir çok ülkede örnek olarak kabul görmüş bir vaziyette ele alınmaktadır. Bağımsızlığını tam olarak kazanamamış bir çok ülkeye Atatürk devrimleri, ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Bütün bunlar Atatürk’ün evrensel bir dünya görüşünün mimarı olduğunu da göstermektedir.

Bizler her 10 Kasım’ı, bıraktığı eserlerin izinde, ülkeyi daha da ileriye götürebilmek adına neler yapılabileceğinin ortaya konulması gereken bir gün olarak görmeliyiz. 10 Kasım’ı, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni bizlere emanet ettiği bir gün olarak düşünmek, sanırım doğru bir yaklaşım olarak kabul görecektir. 10 Kasım günü, Atatürk gençliğine yakışır, ülkemizi ileriye götürebilecek her türlü proje ve çalışmaların yapıldığı, ortaya konulduğu ve desteklendiği bir etkinliğin geleneksel hale getirilmesi tavsiyesinde de bulunmak istiyorum.

Atatürk’ü her 10 Kasım’da daha iyi anlamak ve anlatmak hepimizin görevi olsun ki! Bizden sonraki nesillerimiz onu daha iyi anlasın. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış bu aziz vatanın nasıl ayakta kaldığını öğrensin ki, bayrağına ve vatan toprağına daha çok sahip çıksın. Her türlü iç ve dış düşmanlara karşı uyanık ve hazırlıklı olabilsin.

Evet, haydi şimdi! 10 Kasım’lar da O’nu daha iyi anlamaya! B.Soylu 

SOĞUK NEDENİYLE DIŞARI ÇIKMAK İSTEMEYEN YAŞLILARIMIZIN EVLERİNE AŞURE SERVİSİ YAPILDI
 
Keyfenimiz İKBAL GÜNGÖR aşureyi dağıtmadan önce Pişirilen aşureden küçük bir kazan kadarını yaşlılara dağıtmak üzere kenara ayırdı. 
 
Katılım fazlaydı, hizmet edecek gençlerin sayısı ise azdı çünkü pek çoğu iş gereği Karaözü'den ayrılmışlardı. O nedenle evlere dağıtım, misafirlerimiz dağıldıktan sonra yapılabildi. 
 
Bu konuda bize yardımcı olan EROĞAN DOĞANAY ve Sevgili eşi NURAN DOĞANAY'A ve yemeğimizi pişiren İKBAL GÜNGÖR'e teşekkür ederiz. 
 
İYİ Kİ VARSINIZ
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Nur Ayşe Çolakgil Özerdem
MANİ ÇEKİLİŞİ YAPILDI
Aşure ikramı bittikten sonra mani çekilişi yapıldı. Önceden hazırlanan maniler gelen misafirlere dağıtıldı. 
İlk maniyi Kaymakamımız Hasan Doğan çekti. Sonra Belediye başkanımız Ali Osman Yıldız ve daha sonra 97 mani bitinceye kadar diğer misafirlere mani dağıtıldı.
Karaözülülerin getirdiği hediyeler bitinceye kadar çekiliş devam etti.
 
Azımızı çoğa sayın. Aşure yemeye gelen bazı hemşehrilerimiz; Bu sene böyle bir çekilişten yeni haberleri olduklarını, gelecek sene tatile gelirken kendilerinin de hediye getireceklerini söylediler. GElecek seneye umarız daha büyük hediyeler verebiliriz. 
 
Bu konuda katkı sunan dostlarımıza çok teşekkür ediyoruz. 
 
İYİ Kİ VARSINIZ!!
MAHALLE HALKINA AŞURE İKRAMI
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D.Derneği mübarek Muharrem ayı münasebetiyle mahalle halkına aşure ikramında bulundu. Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN burada aşure kazanının başına geçerek halka aşure dağıttı. 

Karaözü Mahallesinde mahalle halkının yoğun ilgi gösterdiği programa Kaymakamımızın yanı sıra Garnizon Komutanı Üsteğmen Sayın Alparslan BOSTANCI, Belediye Başkanı Sayın Ali Osman YILDIZ, İlçe Emniyet Amiri sayın Doğan Şenel, İlçe Müftüsü Sayın Necmettin SAYDAN, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Erdal TUNÇ ve ilçe Mal Müdürü Sayın İzzet Kaya katıldı. 

Aşure dağıtımının ardın mahalle halkıyla bir süre sohbet eden Kaymakamımız 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D.Derneği temsilcilerine hazırladıkları program için teşekkür etti ve "Milli kültürümüzdeki bu özel günler, toplumda hoşgörüyü, birlik ve beraberliği, barışı ve kardeşliği ön plana çıkarır. Bu anlamlı ve mübarek günün, birlik ve beraberliğimize, kardeşliğimize vesile olmasını diler, tüm vatandaşlarımızın aşure gününü tebrik ederim." şeklinde konuştu.
 
https://www.facebook.com/pages/TC-Sarıoğlan-Kaymakamlığı/290618724396440?ref=ts&fref=ts

 

 
AŞURE GÜNÜ ETKİNLİĞİ – 9 Kasım 2014 
 
Aşure günü etkinliğimize; Sarıoğlan kaymakamımız Hasan Doğan, Garnizon Komutanı Üsteğmen Sayın Alparslan BOSTANCI, Belediye Başkanı Sayın Ali Osman YILDIZ, İlçe Emniyet Amiri sayın Doğan Şenel, İlçe Müftüsü Sayın Necmettin SAYDAN, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Erdal TUNÇ, ilçe Mal Müdürü Sayın İzzet Kaya, Mahalle Muhtarımız Muzaffer Songül Özdemir, Encümen Üyemiz Süleyman Ergin, Çevre köy muhtarlarımız, Eski belediye başkanımız Şener TATAR ve değerli halkımız bizleri yalnız bırakmadı. 
 
Bütün masrafı ve hediyeleri Karaözü esnafı ve halkı üstlendi. “İşte dayanışma bu, işte dostluk bu” dedirtecek görüntüler ve etkinlik ile ilgili verileri sizlere sunmak istiyoruz. 
 
 
Gelerek bizleri onurlandıran misafirlerimize, Emeği geçen, katkı sunan, hizmet veren herkese çok teşekkür ediyoruz. 
 
İYİ Kİ VARSINIZ! 
 
Katkı sunanların isimleri ZİYARETÇİ DEFTERİ kısmında verilmiştir. 
 
Görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA tıklayınız. 
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Başkan
Nur Ayşe Çolakgil Özerdem

AŞURE DUYURUSU

9 Kasım 2014, Pazar günü, saat 12.00'de derneğimiz binasında yapacağımız aşure gününe Karaözü ve çevre mahalle halkı davetlidir.
 
Aşure ve hediyeler her zamanki gibi Karaözülülerin emek ve katkıları ile hazırlanmaktadır. Katkı sunanların isimleri, etkinlik sonrası sizlerle paylaşılacaktır. 
 
Aşure sonrası mani çekilecek, mahalle halkının hazırladığı hediyeler dağıtılacaktır. "An beni bir koz ile de o da çürük çıksın"
 

Karaözü Kültür Dayanışma ve B. M. D. Derneği adına
Yönetim Kurul Başkanı
Nur AYşe Çolakgil Özerdem

YILDIRIM YAPMADI, ELVAN YAPACAK MI? 

Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü Beldesi’nde yer alan 800 yıllık Şahruh Köprüsü’nün, kurtarılması için dönemin CHP’li Belediye Başkanı Şener Tatar uzun uğraşlar verdi. Konuyu AKP Milletvekili Sadık Yakut’a ileten Tatar, daha sonra Yakut’un girişimleri dönemin  Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından telefonla arandı. Telefonda Bakan Yıldırım, Tatar’a, “Bu köprüyle artık ben ilgileneceğim ve 7 Milyon TL’de bakanlığımız tarafından karşılanarak yeni köprü yapılıp, Şahruh kurtulacak” sözünü verdi. Ancak aradan geçen zamanla birlikte Bakanlıkta koltuk değişti ve bu konuda verilen sözler unutuldu.

Daha önce de ihalesi yapılan ancak kaynak bulunamadığı için ertelenen yeni köprü sıkıntısı nedeniyle yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalan tarihi köprü için top bu kez de yeni Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’da.  Bir süre önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte kentteki bazı açılış programlarına katılmak üzere kente gelen Bakan Elvan’a, Kayseri Valisi Orhan Düzgün’ün de  yıllardır tehlike ile  karşı karşıya kalan tarihi köprünün durumunu ilettiği belirtiliyor. Ortaya çıkan bu tablonun ardından şimdi gözler Bakan Elvan’da. Bakalım eski Bakan Yıldırım’ın unuttuğu Şahruh Köprüsü’ne yeni Bakan Elvan el mi atacak mı?

Karaözü’nün CHP’li eski Belediye Başkanı Şener Tatar,  beldesi kapanmadan önce Tarihi Şahruh Köprüsü’nü yaşatmak yani gelecek nesillere ulaştırmak için yoğun çaba harcadı. Sık sık  “Bu sadece benim meselem değil, bu herkesin meselesi ” diyen Tatar, tarihi köprünün yaşaması için yeni bir köprünün mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Gelinen noktada bölgeye yeni köprünün şart olduğunu Şahruh’un alarm zilleri çaldığını ifade eden Tatar, ağır tonajlı araçların köprüye büyük zararlar verdiğini söyledi.

“BİNALİ BEY, BAKANLIĞI BIRAKTI,

SONRA NE ARAYAN NE DE SORAN OLDU”

Şahruh’un, 800 yıllık olduğunu ve kesme taştan yapılan muhteşem bir köprü olduğuna dikkat çeken Tatar, şöyle konuştu: “ Selçuklu eseri olan kemerli köprü aynı zamanda Türkiye’deki taş köprülerin en sağlamı, en görkemlisi ve yükseği. Bu tarihi değeri yaşatmalıyız. Daha önce ihalesi yapıldı ancak ‘kaynak bulunamadı’ denilerek ertelendi. Biz o dönem belde belediyesi olarak bu işin altından kalkamazdık. Bu nedenle her fırsatta konuyu yetkili makamlara ilettim. Görev sürem içerisinde AKP Milletvekili Sadık Yakut ile de konuyu görüşmüştüm. Hatta o dönem köprüyle ilgili olarak Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile telefonda görüştüm. Bakanımız konuyla ilgili beni aradı. Durumu anlattım. Yeni köprü için 7 Milyon TL gibi bir maliyet ortaya çıktığını söyledim. Konuyla ilgileneceğini, bu işin Valilik ya da İl Özel İdare tarafından halledilemeyeceğini ve yeni köprünün yapımı için gerekli olacak mali destekle de bizzat kendisinin ilgileneceğini söyledi. Yani yeni köprünün yapımını üstleneceklerini belirterek, bu konuda söz verdi. Ne yazık ki bu konuda verilen sözler de unutuldu. Binali Bey, Bakanlığı bıraktı, sonra ne arayan ne de soran oldu. Demek ki bu işte siyasete kurban edildi”

 

“KASABA HALKI ADINA VALİ’DEN KONUNUN TAKİPÇİSİ OLMASINI İSTİYORUZ”

Yeni köprünün yapılmaması halinde tarihi Şahruh Köprüsü’nün yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını ve tarihi değerin yok olacağı uyarısında bulunan Tatar, “Geçmişte birçok defa ettim yine herkesi bu köprü için göreve davet ediyorum. Tarihimize sahip çıkalım. Bu zenginliği, mirası gelecek kuşaklara ulaştırıp, aynı zamanda turizme de kazandıralım. Mevcut Valimiz Orhan Düzgün’ün de bu konularda hassas olduğunu takip ediyoruz. Kendiside geldi köprüde incelemelerde bulundu. Buradan tüm kasaba halkı adına Valimizden de diğer yetkili kişilerden de bu konuda çalışma yapmalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.

BAKAN ELVAN, ŞAHRUH KÖPRÜSÜNE EL ATACAK MI?

Diğer yandan kaynak bulunamadığı için ihalesi ertelenen Şahruh meselesinde top bu kez de yeni Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’da.  Bir süre önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte kentteki bazı açılış programlarına katılmak üzere kente gelen Bakan Elvan’a, Kayseri Valisi Orhan Düzgün’ün de yıllardır tehlike ile  karşı karşıya kalan tarihi köprünün durumunu ilettiği belirtiliyor. Ortaya çıkan bu tablonun ardından gözler, Bakan Elvan’da. Bakalım, eski Bakan Yıldırım’ın unuttuğu Şahruh Köprüsü’ne yeni Bakan bu kez atacak mı?

Haber: Cafer ZENGİN

Kaynak: http://www.kayseriolay.com/yildirim-yapmadi-elvan-yapacak-mi-h3175.htm


CUMHURİYETİMİZİN 91.Cİ YILI KARAÖZÜ’DE COŞKULU BİR ŞEKİLDE KUTLANDI

Cumhuriyet Bayramımız; Lise Müdürümüz Ergün Gümüş, İlköğretim Müdürümüz Erdem Şahın, Belediye başkanımız Ali Osman Yıldız, Belediye Encümen üyemiz Süleyman Ergin, Karaözü Muhtarı Muzaffer Özdemir, Tarım Kredi koop. md. Çetin Doğan, Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği başkanımız Nurayişe Çolakgil, Ankara Karaözü derneği eski başkanı Mustafa Bağcı, Çevre mahalle muhtarlarımız ve Mahalle halkının katılımı ile kutlandı.

Kutlama Atatürk büstü önünde davul zurna ile başladı. Öğrencilerin gelmesinin ardından çelenk koyma töreni ve İstiklal Marşı okundu. Kutlama Ortaokul bahçesinde devam etti.

Emeği geçen ve törene katılan herkese teşekkür ederiz. 

Görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

AHMET ARSLAN'A
Canım amcam! 

Vasiyetin üzerine şiirini çocuklarına verdim. İstediğin gibi Mezar taşına yazacaklar. 
Ses kaydını da Tonguç'a vereceğim. Sesini dinledik te sanki yanımızda gibi hissettik. Ne zormuş sensiz sesini duymak.
 
Sana Kadir Erdoğan'ın yanında söz verdiğim gibi şiirini mezarında okudum. Çocukların Ağ gülü dikecekler ama senin gibi yardımsever, sevgi dolu bir insanın üstüne karaçalıyı koymak biraz zor olacak. Işıklar içinde uyu.
 
Ayşe Çolakgil Özerdem. 

MEZARIM BAŞINA BİR AĞ GÜL DİKİN

GÜN GELİR ZAMANI TAKMAZ YAŞINI
SEHERDE BÜLBÜLLER SESLER EŞİNİ
KAYADAN KAYAYA VURUR BAŞINI
COŞTUN DELİ GÖNÜL BAHAR SELİYLE.

SENDEN AYRI GÜNÜ YAŞADIM DEMEM
YALANSAM KİTLENSİN, TUTULSUN ÇENEM
UCU TELLİ MEKTUP, SELAM İSTEMEM
KOKUN GELSİN YETER SEHER YELİYLE

BU CAN TENDE İSE SENSİN NEDENİ
SENSİZ NEYLEYEYİM BEN BU BEDENİ
GÖZÜN YAŞIYINAN YUYUP DA BENİ
KEFENİM DİKSİNLER ZÜLFÜN TELİYLE

BU GARİP YÜREKTE BARINMADI KİN
AĞAÇTA YAPRAĞIM, TARLADA EKİN
MEZAR TAŞIM DİYE BİR AĞ GÜL DİKİN
ÖRTÜN ÜZERİMİ KARAÇALIYLA

AHMET ARSLAN
TV1 KAYSERİ EKİBİ KARAÖZÜ’YE GELDİ - 20 Ekim 2014
 
Belediye başkanımız Ali Osman Yıldız ile belediye çalışanları, TV1 Program Müdürü Ersin Yılmaz, Program yapımcısı Gülşah Doğan, Sevgili Kameramanları ile birlikte Sarıoğlan ilçesini tanıtma kapsamında Karaözü’ye geldiler. Derneğimiz binasını ziyaret ettiler.
 
Ersin yılmaz müdürümüz; Karaözü tarihi, kültürü ile ilgili temel konularda kısaca bilgi aldılar ve daha geniş kapsamlı bir program yapma sözü vererek Karaözü’den ayrıldılar. Gelişlerini geç öğrenmiş olmamız ve aynı gün Ali Özdemir’i kaybetmiş olmamız, yapılan hazırlıkları biraz olumsuz etkiledi. Bir dahaki sefere eksikliği telafi eder, yöremizi daha iyi tanıtmaya çalışırız. Kapımız her zaman kendilerine açık. Gelişlerinden memnun olduk.
 
27 Ekim 2014, PAZARTESİ, akşam saat 21:00’da TV1 kanalını izlerseniz; yöremizin son anki görüntülerini görmüş olursunuz.
 
Toplantı ile ilgili görüntülere ulaşmak için BURAYA tıklayınız.
 
Misafirlerimizi ağırlama konusunda malzeme ve hizmet sunan ;
Yaprak sarması için Sercan HIZAL’a
Mantı, Çaman, Tatlı  için Fatma ÖZERDEM, Fatoş DOĞANAY’a
Yahnili Pilav, yufka ekmek için Mustafa – Servet KILIÇ ve Nurdal KARAHAN’a
Yardımını esirgemeyen Gülümser TATAR’a
Tarihimizi anlatan Ahmet ÖZERDEM’e
Desteğini bizden esirgemeyen Mustafa BAĞCI’ya çok teşekkür ediyoruz.
İYİ Kİ VARSINIZ.
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D.Derneği adına
Yönetim Kurulu Başkanı
Nur AYşe Çolakgil (Özerdem)
ALİ ÖZDEMİR ve BAKIR RÖLYEF ESERLERİ
 
Bir yıl kadar önceydi. Ali Özdemir ve Eşi Türkan Özdemir ile Karaözü Merkezdeki Derneğimizi ziyaretlerinde tanıştık. Üye olmak için gelmişlerdi.
 
Almanya’da yıllarca dernek başkanlığı yapmıştı. Öğretmen emeklisiydi. Bakır kabartma resimler yapmışlardı eşi ile birlikte. Sergiler açmışlardı. Bu konuda ödülleri vardı. Aynı sergiyi Türkiye’de de açmak istemişlerdi ama gümrükte bütün eserleri çalınmıştı. Ellerinde kalanları Karaözü’ye getirmişlerdi. Kalan eserlerini görmek için BURAYA tıklayın.
 
Karaözü’yü çok seviyorlar ve en az 6 ay memleketlerinde kalıyorlardı. Bu sene farklı bir şey yapmak istedi. Dernekçilik ve sanat ile ilgili bilgilerini aktarmak istiyordu. Kabartma resim için Bakır folyo gerekiyordu. Bu konuda Mevlana Yücel imdada yetişti ve 6 tabloluk bakır getirdi. Mustafa Kılıç, Ben (Ayşe Özerdem Çolakgil), Fatoş Doğanay, Gülnihal Bal, Nuran Doğanay ve Cemal Avcı Öğrencileri olduk. Bizim yaptıklarımız henüz tamamlanmadı. Birkaç eksiğimiz vardı ve tamamlanınca sergi açacak, siteden sizlere duyuracaktık. Ama maalesef olmadı. Sadece bununla kalmadı bir de Şahruh’un kabartma resmi üzerinde çalıştı.
 
Bu gün Türkan Özdemir derneğimize geldi ama yanında Ali Özdemir yoktu. Çocukları ile geldiler, Ali abinin yaptıklarını gördüler, gözyaşları arasında biraz eskiden bahsedildi biraz gelecekten. Hüseyin Özdemir, babalarının adlarını yaşatmak için ne gerekiyor ise yapacaklarını söyledi. Vedalaştık ve gittiler. Onlar gitti ama Ali Özdemir’den geriye kalanları İhtiyacı olanlara dağıtmak üzere derneğimizde bıraktılar.
 
Çocukları Hüseyin, Nazlıhan, Gülçin, Ali Kemal ve eşi Türkan Özdemir başta olmak üzere tüm sevenlerinin başı sağolsun. 
 
Hayat çok kısa. İnsanlar geride bıraktıkları ile anılıyor. Kimi iyi kimi kötü…
 
Ali abi sen iyi bir insandın. Kimse arkandan kötü konuşmadı sen bunu hissetmişsindir. Yarım kalan tablonu tamamlayıp, derneğimizin duvarına asacağız. Gözün arkada kalmasın. Işıklar içinde yat.

 EDİRNE ve CİVARINDA OLAN KARAÖZÜLÜLERİN DİKKATİNE! 

Tai Boks Türkiye şampiyonu, Avrupa Üçüncüsü Karaözülü MUSTAFA IŞIK, Türk Milli Rugby takımının kampına katılmak üzere Türkiye’ye geliyor. Yarın (18 Ekim 2014) İstanbul’dan Edirne’ye geçeceğini söyledi.
 
Sporun adı RUGBY
Rugby milli takımı 2011 de kurulup son sezon bir üst lige çıktı. Türkiye, Avrupa 2 enc d grubunda yer alıyor .
 
Kamp 2 hafta sürecek.
 
Müsabakalar Edirne’de gerçekleşecek.
 
25.10. 2014’de Edirne’de Bosna Hersek e karşı saat 14.00 da lig maçı gerçekleşecek.
 
2.11.2014’de Bulgaristan’a geçip orada Bulgar milli takımına karşı mücadele vereceklerini söyledi.
 
Grupta Bosna Hersek, Bulgaristan, Norveç, Finlandiya ve Türkiye bulunmaktadır.
 
Edirne ve yakınında bulunan Karaözülülerin  şampiyonumuzu yalnız bırakmayacaklarını umuyor, kendisine başarılar diliyoruz. 
 
İyi ki varsın şampiyon. Daha iyi sonuçlar almak için gerekli olan güç, kuvvet, yürek, bilek sende fazlası ile var. Yolun açık olsun. 

 

PAMUKPINAR İLKÖĞRETMEN OKULU (SİVAS - YILDIZELİ) MEZUNLARI KARAÖZÜ'DE ÖĞRETMENLERİ İLE BULUŞTULAR
6 Ekim 2014
Yıldızeli - Pamukpınar İlkğretmen Okulu Mezunlarının Resim Öğretmeni KENAN DEĞER ve Bedeneğitimi öğretmeni FARUK SÜKAN, Karaözü'ye geldiler. Kenan Değer'in, öğrencileri ile buluşmak üzere 6 Ekim 2014 Kurban Bayramı'nın 3.cü günü Karaözüye geleceğini duyan FARUK SÜKAN, 5 Ekim 2014 akşamı Karaözü'deydi.
 
Öğrencileri kendilerini ağırlamak üzere Derneğimizle birlikte hazırlıklara başladılar. Önce Mantı hazırlandı. Feti Dalak'ın getirdiği içli köfteler pişirildi. Tavuk haşlandı. Okuldaki anılarında hep var olan EKMEK - HELVA hazırlandı. Yoğurt özellikle sarımsaklı yoğurt şart denildi. Yaşlı delikanlılar bir kereye mahsus bol tereyağlı mantıyı diyetlerini gözardı ederek yediler. Faruk Sükan "Ne kadar çok öğrencimiz varmış" dedi. Öğrencilerinden iki kişinin hayatta olmamdığını öğrendiğinde gerçekten üzüldü. Yıllar önce Karaözü'ne gelmişti ve kendini değerli öğretmen Zeki ARgüder ve Durdu Yılmaz'ın aileleri ağırlamıştı. Durdu Yılmaz'ın eşi ve oğlu gelerek kendisi ile görüştüler. Zeki Argüder'in haberi olduğunda kendisi Ankara'da idi. Zeki bey hocası ile telefonda konuştu ve hasret giderdiler.
 
Öğrencileri birer birer anılarını anlatırken, öğretmenlerin yüzündeki heyecanı görmeniz gerekirdi. Tek kelime ile mükemmel bir gün yaşadık. Bu buluşmayı sağlayan Süleyman ÖZEL'e, Emeğini esirgemeyen; Fatma Özerdem, Kebire Özel Karahan, Seval Doğanay Erden, Nurten Doğanay Öztürk, Nurten Çoban Keleş, Gülümser Tatar, Servet Kılıç, Raziye Seven, E.Tahsin Genç'e,
 
Maddi desteğini esirgemeyen; Süleyman Özel, Mustafa Bağcı, İhsan Özerdem, Avukat Bahri Egemen (Sarıoğlan'da görev yapıyor), Mustafa Kılıç, Feti Dalak, Erdal Kabak, İsmail Kılıç, İsmail Taşyürek, Lütfi Yapıcı'ya,
 
Müziği ile misafirlerimizi coşturan Taşkın Erdoğan'a,
 
Evini misafirlerimize açarak onları ağırlayan Hüseyin (Asım) Özel'e çok teşekkür ediyoruz.

Toplantıya Katılan Pamukpınar İlkğretmen Okulu mezunu Karaözülü Öğretmenlerimiz: AHMET ASLAN, AHMET ÖZERDEM, ALİŞİR ERDOĞAN, BEKİR ÖZEL, CEMİL AVCI, ERDAL KABAK, ERKAN TAHSİN GENÇ, FETİ DALAK, İHSAN ÖZERDEM, İSMAİL KILIÇ, İSMAİL TAŞYÜREK, LÜTFİ YAPICI, MUSTAFA KILIÇ, RAİF ASLAN, SÜLEYMAN ÖZEL

İYİ Kİ VARSINIZ

Görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D.Derneği adına
Yönetim Kurulu Başkanı
Nurayişe Özerdem Çolakgil

BAŞARI BELGESİ 

Karaözü Mahallesinde 21.08.2014 ve 10.09.2014 tarihlerinde meydana gelen iki ayrı sel felaketinde felaketin yaralarının sarılması aşamasında gayretli ve özveri çalışmalar sergileyen Karaözü Mahalle Muhtarı Sayın Muzafer ÖZDEMİR, Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN tarafından Başarı Belgesi ile taltif edildi.

 CUMHURİYET HALK PARTİSİ KAYSERİ İL ve İLÇE BAŞKANLARI KARAÖZÜ’DEYDİ

29 Eylül 2014
 
 
Karaözü'deki Sel felaketinin etkilerini yerinde görmek amacıyla Karaözü’Yü dolaştılar.
 
Biraz gecikmeli de olsa Karaözü’ye geldiler ve Sel felaketinin vermiş olduğu zararı ve yapılan çalışmaları yerinde gördüler. Sorunları dinlemek amacıyla halkla konuştular. Neden ilk başta gelemediklerini açıkladılar ve iletişim eksikliği nedeni ile meydana gelen gecikmeden dolayı özür dilediler. Bu günden itibaren daha iyi iletişimler kurmak istediklerini, eksikliklerin giderilmesi için ellerinden geleni yapmaya çalışacaklarını ifade ettiler.
 
Cumhuriyet Halk Partisi İl başkanı Mustafa Ayan, İl Başkan Yardımcısı Ali Karaali, İlçe Başkanı Hazım Durmuşçelebi, Teşkilattan; Salim Sümengen, Duran Teke, Ali Karaer, Süleyman Görgülü, Akif Kaskaya, Adnan Korkmaz ve Emin Demirel, Karaözülü Sarıoğlan belediye encümen üyesi Süleyman Ergin, Karaözülü Birsel Öztürk, Seyit Doğanay, Ünver Doğanay, Mustafa Kılıç, Mustafa Doğanay ve Şevki Koğ ile birlikte Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği’ni ziyaret ettiler. Dernek Kurucu Başkanı Mustafa Kılıç, Yönetim Kurulu Başkanı Nur Ayşe Çolakgil Özerdem, Başkan Yrd. Ünver Doğanay ve Denetim Başkanı Mustafa Doğanay kendilerine sorunlardan bahsettiler. 
 
Karaözü’ye gelerek sorunlarımızla ilgilendikleri için Başta il başkanımız Mustafa Ayan olmak üzere ziyarete gelen herkese ve Fotoğrafların bizlere iletilmesini sağlayan Chp il başkanı Mustafa Ayan’a, Alamettinli Akif Kaskaya’ya ve Derneğimizin tanıtımında katkısı olan Emin Demirel’e teşekkür ediyoruz.  
Görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA tıklayınız. 

09 Eylül 2014 Salı günü akşam 16:00 - 17:00 sularında başlayan kuvvetli yağış ilçemizin bazı bölgelerinde sel taşkınları yaşanmasına sebep olmuştur. Meteoroloji7. (Kayseri) Bölge Müdürlüğünden alınan raporda belirtilen kayıtlara göre ilçemize 16:04 - 23:07 saatleri arasında m2 ye 28,8 kg yağış düştüğü tespit edilmiştir.

Aşırı yağış sonucu Karaözü, Ebulhayır, ve Alamettin mahallelerimiz başta olmak üzere ilçe merkezi ve Tatılı mahallemizde sel suları ev, ahır ve avlu duvarı gibi yapılara zarar vermiştir. Büyük çoğunluğu Karaözü mahallemizde olmak üzere 26 evin selden zarar gördüğü tespit edilmiştir. Bunların yanında ilçemizdeki bazı yollar sel sebebi ile kısa süreli ulaşıma kapanmıştır.

Felaketin büyük ölçüde baş gösterdiği Karaözü Mahallemizde sel ve sel taşkını başlar başlamaz Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN olayın yaşandığı bölgeye intikal ederek sel ve sel taşkının daha büyük bir yıkıma sebep olmasını engellemek için kriz yönetimi oluşturmuştur. Kayseri Valiliği AFAD ekipleri, Büyükşehir Belediye ekipleri, Sarıoğlan belediye ekipleri, DSİ Bölge müdürlüğü ekiplerinin koordine edilmesi noktasında daha verimli bir çalışma sağlamak ve sel taşkında mağdur olan vatandaşlarımızın yanlarında olmak ve sıkıntılarını gidermek amacı ile bölgede çalışmalarına başlamıştır.

Öncelikle selde mahsur kalan 6 vatandaşımız mahsur kaldıkları yerlerden kurtarıldı.

Daha sonra sel taşkının sona ermesi ve ilk müdahalelerin yapılmasının ardından Kaymakamımız Sayın Hasan DOĞAN başkanlığında Sarıoğlan Belediye Başkanı Sayın Ali Osman YILDIZ, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Hayri NAZİKSOY, AFAD ve DSİ Bölge Müdürlüğü yöneticileri ile bir planlama ve koordinasyon toplantısı yapılarak ilçemizde yaşanan bu üzücü olay sonrasında alınması gerekli önlemler ve sel taşkınında zarar gören vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi ve taşkının zarar verdiği çevrede yapılması gerekenler için yol haritası hazırlanmıştır.

Sarıoğlan Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü, Sarıoğlan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma vakfı ekipleri ve Kayseri Valiliği AFAD İl Müdürlüğü ekipleri koordineli bir şekilde çalışarak selden zarar gören vatandaşlarımızın zararlarının tespiti için inceleme ve araştırma çalışmalarını tamamlamış, ilgili kurumlara iletilmek üzere gerekli raporları düzenlemişlerdir.

Ayrıca, 12.09.2014 Cuma günü Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet ÖZHASEKİ ilçemize gelerek sel ve sel taşkınının yaşandığı bölgede incelemelerde bulunmuştur. Burada Kaymakamımız sayın Hasan DOĞAN ve Belediye Başkanımız sayın Ali Osman YILDIZ tarafından karşılanan sayın Mehmet ÖZHASEKİ'ye selin boyutları ve alınması gereken önlemler hakkında kaymakamımız tarafından bilgi verildi. Daha sonra sel felaketinden zarar gören bölge halkı ile bir araya gelen Sayın Mehmet ÖZHASEKİ Büyükşehir Belediyesi bazında yapılacaklar ve alınacak önlemler hakkında bölge halkına bilgi vermiş ve geçmiş olsun dileklerinde bulunmuştur.

Sel felaketinin başlaması ile birlikte devletimizin tüm imkanları ile halkımızın yanında olduk. Bu bağlamda bizi yalnız bırakmayan Kayseri Büyükşehir Belediyesi , Sarıoğlan Belediyesi, AFAD ve DSİ Ekipleri, İlçe Tarım Müdürlüğü, Güvenlik Birimlerimiz ve SYDV personelimize desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

 

T.C. Sarıoğlan Kaymakamlığı - 14 eylül 2014

BÜYÜKŞEHIR, SARIOĞLAN’DA YARA SARIYOR
Büyükşehir Belediyesi, dün akşam Sarıoğlan’da yaşanan sel felaketine hızlı şekilde müdahale ederek vatandaşların çok daha fazla mağdur olmasının önüne geçti. 11 Eylül 2014

 

 

Büyükşehir Belediyesi, dün akşam Sarıoğlan’da yaşanan sel felaketine hızlı şekilde müdahale ederek vatandaşların çok daha fazla mağdur olmasının önüne geçti.
Sarıoğlan ve Karaözü, Gaziler, Ebulhayr, Alamettin, Palas, Güzelyazı Mahallelerinde meydana gelen aşırı yağışların neden olduğu sel sonrası bölgeye giden Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hayri Naziksoy ve İtfaiye Daire Başkanı Aytekin Kahraman, Sarıoğlan Kaymakamı Hasan Doğan ve Sarıoğlan Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız ile birlikte tahliye çalışmalarını koordine etti. Sarıoğlan ve Felahiye’deki itfaiye ekiplerine takviye olarak merkezden giden itfaiye araçları, iş makinaları ve kukalar ile sele maruz kalan 19 evin tamamında sular tahliye edildi.
"TEMİZLİK ÇALIŞMALARINA BAŞLANDI"
Dün gece baskına maruz kalan evleri tahliye eden Büyükşehir Belediyesi ekipleri bugün de bahçe, cadde ve evlerde temizlik çalışması başlattı. Kayseri’den giden iş ve temizlik makinalarının yanısıra çok sayıda işçi ile temizlik ve çevre düzenleme çalışması başlatan Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bölgede hayatın normale dönmesi için yoğun çaba sarfediyor.
(İHA)

ÜZGÜNÜZ AMA KARAÖZÜ'DEKİ ALABALIK ÇİFTLİĞİ ŞU AN İÇİN YOK
 
 
 
 

Yaşar Usta'nın Çakşak'taki Balık Çiftliğindeki balıkların hepsi sele kapılmış. Geriye hiçbalık kalmamış. 

Yaşar Ustaya geçmiş olsun. Umarız bir an önce toparlanır.
DERE KENARINA EV YAPMA SEL İÇİN, YAŞLILIKTA AVRAT ALMA EL İÇİN 
 
Köprü ortama uygun yapılır, dere yatağı derinleştirilir, kenarlar sağlamlaştırılır ise yandaki gibi bir köprü durumu kurtarır gibi ama yinede işi uzmanına bırakmak gerekir. Yeni köprü neden Şahruh'un tek gözlüsü olmasın. Hem estetik hem de ihtiyaca yanıt verecek gibi duruyor. 
 
Aşağıdaki video çekimlerinde de göreceğiniz gibi kiminin içi yanıyor kimi hem üzülüyor ama hem de sizleri bilgilendirmek adına çekim yapıyor kimi ise ...
 
Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bir yanda bacısı Hürü ikinci kata çıkmış çaresizce olanları izliyor, bir yanda kardeşi Aydın evine bile ulaşamadan selin diğer tarafında duruyor. Talay Yılmaz'ın çektiği videoda, bu duruma daha fazla dayanamayan Turan Işık'ın üzüntüsü, sözlerine yansıyor. Sel altında kalan Mahalle halkının hepsine geçmiş olsun. Umarız bir daha tekrarlamaz, tekrarlasa da yatağından taşmaz.
 
Dere kenarına ev yapmayı düşünenler var ise aşağıdaki görüntüleri izleyerek kararlarını bir kez daha gözden geçirsinler. Atalarımızın "Dere kenarına ev yapma sel için, Yaşlılıkta avrat alma el için" sözünü unutmasınlar.
 
Yetkililer anında sel yerine geldiler. iki gündür kalabalık bir ekip hizmet vermeye, yolu düzeltmeye, odunları - taşları - çöpleri temizlemeye çalışıyorlar. Mahallemizle ilgilenen herkese teşekkür ediyoruz. Önümüz kış ve Yetkililerimizden ricamız bu duruma bir an önce çözüm bulmalarıdır. 
 
Nihat Çoban'ın çektiği sel görüntülerine BURAYA tıklamak suretiyle ulaşabilirsiniz.
Talay Yılmaz'ın çektiği sel görüntülerine BURAYA tıklamak suretiyle ulaşabilirsiniz.
 
Görüntüleri çeken Nihat Çoban ve Talay Yılmaz'a teşekkür ediyoruz. 
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D.Derneği adına 
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)

köprü fotoğrafı http://www.google.com.tr/images adresinden alınmıştır.
KARAÖZÜ MAHALLESİNİN AŞAĞI DERE MEVKİİNİ YİNE SEL BASTI 10 Eylül 2014
 
Sel ağır yanımızın askısı oldu. Bu gün akşam saatlerinde başlayan yağmur, seli beraberinde getirdi. Bugünkü sel bir öncekinden daha hasar vericiydi. Dere kenarındaki kocaman kavakları bile sökerek getirdi ve aşağı derenin üzerindeki köprü gözlerini tıkadı. Basık ve göz sayısı fazla olan köprünün tıkanması suyun köprü üzerine çıkmasına ve Eğerci yoluna doğru akmasına neden oldu. 
 
Köprü kenarındaki evler ve Eğerci yolunun kenarında bulunan evler hasar gördü. Köprünün bir an önce kaldırılması ve buraya uygun yeni bir köprünün yapılması gerektiği olay yerine gelen yetkililere iletildi. Umarız en kısa zamanda, birdahaki sel gelmeden köprü gelir. Hasar büyük, insanlar üzgün, tarlalar harap durumda. 
 
Zarar gören herkese geçmiş olsun. Umarız yeni köprü yapılıncaya kadar böyle bir sorunla karşılaşılmaz. Hepimiz çok üzgünüz.
 
Fotoğrafları bizlere ulaştıran Fatoş Doğanay ve Agah Çolakgil'e teşekkür ediyor, durumu görebilmeniz için fotoğrafları sizlerle paylaşmak istiyoruz. Görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA tıklayınız.
 
Ayşe Özerdem Çolakgil
 

RAHİME DEMİRBİLEK / EGE MECLİSİ  09.09.2014
  
Alışılagelmiş program akışının dışına çıkan Ali Talak bu hafta Ege Meclisi’ne Piyanist Fazıl Say’ın geçtiğimiz günlerde vokali Serenad Bağcan ile birlikte Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinin Karaözü Köyü'nde verdiği konserden yayınladığı video görüntüleriyle başladı. Fazıl Say’ın muhteşem konserine katılan Talak Karaözü halkının konsere olan büyük ilgisinden söz etti.
Konuyla ilgili konuşan Selçuk Ayhan, “Dünya çapında tanınan bir sanatçının gidip bir köyde böyle bir etkinliğe katılması gerçekten gurur verici bir şey. Köyün tanıtımı açısından güzel bir etkinlik. Fazıl Say gibi bir sanatçının o yörede bu kadar geniş bir kitleye konser vermesi de o yöre halkının sanata verdiği önemi gösterir”  dedi.
Aşağıdaki adrese tıklayarak haberin devamını görebilirsiniz.
 
 DUYURU

Karaözü'nün önemli iş adamı ve program yapımcısı Ali TALAK, Bugün 8 eylül pazartesi günü, 21:30 da Sky Tv'de Ege Meclisi programımda, Fazıl Say ve Serenad Bağcan'ın KARAÖZÜ'de vermiş olduğu muhteşem konserden bahsedecek.

Kolay gelsin, başarılarının devamını dileriz.

 

 
 Karaözü'nün aydınlık insanları Otyam ve Fazıl'ı nasıl kucakladı?
  ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Önce başlıkta sorunun yanıtını vereyim! Kayseri'ye 85 kilometre mesafedeki Karaözü Köyü'nün (şimdi Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesi üzerinden mahallesi olmuş!) aydınlık insanları, Fikret Otyam ve Fazıl Say'ı ayrı ayrı, davul-zurnayla karşıladı, coşkuyla, içtenlikle, sevgiyle bağrına bastı.

Karaözü serüvenimiz, köyün önde gelen ailelerinden Kılıç'lardan Nazım Kılıç'ın telefonuyla başladı. Aylar öncesinden aradı, 6 Eylül günü için köyde Fikret Otyam Kültür Merkezi'nce düzenlenecek konsere davet etti. Takvimime not alırken içimden, “rastlantıya bak, 6 Eylül bizim Ahmet'in (Say) doğum günü değil miydi?” diye düşündüm. 6-7 Eylül olaylarının yıldönümüne ama yıllar öncesinden (1935) denk geldiği için bu tarihi unutmam.

Sabahın seherinde, Leyla'yla birlikte kapımıza gelen minibüsün ilk yolcularıydık. Sonra kamuoyunda Fazıl'ın “İlk Şarkılar”ıyla tanınan soprano şarkıcımız Serenad Bağcan'ı, Karaözü köylüsünün sevdiği ozanlarımızdan rahmetli Hasan Hüseyin Korkmazgil'in (1927-1984) Cumhuriyet öğretmeni eşiAzime Korkmazgil'i, viyola öğretmeni ve solisti Bediz Kınıklı'yı, TAKSAV'dan Füsun Sarsılmaz, Birgün muhabiriBurcu Cansu ve Evrensel Ankara Temsilcisi Cem Gurbetoğlu'nu topladık, minibüs kadrosunu en son Handan ve Ahmet Say'la tamamlayıp yola koyulduk. Doğrusu sohbetin koyulaşmasından beş saatin nasıl geçtiğini anlayamadık.

Karaözü'nün “Tohum Pınarı” ve Fikret Otyam Kültür Merkezi önündeki küçük meydanına indiğimizde davul-zurna eşliğinde halay çekiliyordu. Taştan yapılmış binanın önünde bizim Metin Yurdanur'un yaptığı, Otyam'ı bu köye ilk geldiği 1962'deki haliyle tasvir eden heykeli dikiliydi.

Kılıç ailesinin evi hemen yukardaydı, yol üzerindeki kazanlarla buranın yerel aşı, “yahnili bulgur pilavı” hazırlanmış, yüzlerce kişiye dağıtılmıştı. Biz de bu ikramdan nasibimizi alıp, biraz dinlenince hemen Otyam'ı sorduk. Aşağıda dut dibinde, gölgedeymiş. Eşi Filiz, büyük kızı Elvan ve damadı Ali Baransel, Orhan Kemal'inoğlu Işık Öğütçü,İstanbul'dan bazı dostlar oturuyorlardı, hasret giderdik...

Şırıldayarak akan Tohum Pınarı'nın tatlı serinliği arkamızda, eskilerden konuşurken birden davul-zurna gürüldeyiverdi. Belli ki Fazıl gelmişti. Dutun altına sevenlerinin kuşatmasında oturdu. Fotoğraf çektirmek isteyenler, plak imzalatanlar, uzaktan seslenip el sallayanlar gırla gidiyordu!

Konser için Emniyet, MİT ve Jandarma'nın fazla göze batmayacak biçimde ayrı ayrı ama eşgüdüm içinde tedbir aldığını gördük. Nitekim, konserin yapılacağı“Cumhuriyet Pınarı” çeşmesi önündeki büyük meydana geçtiğimizde, Emniyet-MİT ikilisinin sahne arkası, çevresi ve meydanı sıkı gözlem altında tuttuğunu algıladık.

Meydan, tıklım tıklım dolmuştu, çevredeki evlerin balkonları, terasları neredeyse salkımsaçaktı. Arkadaki bir binanın cephesinde, üzerinde beyaz harflerle “Karaözü'nü Fazıl Say” yazılı siyah bir bez asılıydı. Yer gösterdiler, oturduk, hemen arkamızdan Otyam, tekerlekli sandalyesinde, üzerinde Che'nin resmi bulunan kırmızı tişortu, başında mavi şapkası meydana gelince kıyamet koptu. Otyam el sallayarak halkı selamlıyor, çatılardakilerle birlikte yaklaşık 2500 kişilik topluluk alkışlıyordu. Otyam'ı da yerleştirdik, sağında eşi Filiz, Elvan, Ali, Ahmet Say, solunda ben, sahnenin karşısında yerimizi aldık. Kadir Dursun elinde cep telefonu, sahne çevresinin disipline edilmesine yardımcı olurken, bir yandan çekim yapıyordu. Sahne ve ses düzeni, seslendirme konusunda uzman YESA tarafından hazırlanmıştı, dostumuz Yalçın Tuğsavul,yardımcılarıyla bizzat işin başındaydı.

Ağabey Faris ve Nazım Kılıç'ın kısa hoşgeldiniz konuşmalarından anladık ki, bir taşla birkaç kuş vuruluyordu. Fazıl'ın konseriyle birlikte Orhan Kemal, Oktay Rifat ve Orhan Veli'nin de doğumlarının 100. yılında anımsanmaları söz konusuydu.

Fazıl ve Serenad sahneye çıktıklarında meydanda esas kıyamet koptu. Fotoğrafçılara ilk şarkıda çekim izni verilmişti, sahnenin önü zor boşaldı.. Belki de en heyecanlı olanlar çocuklardı. Tertemiz kıyafetli, yüzlerinden zeka fışkıran bir yığın çocuk, ellerinde cep telefonundan tablete uzanan çağımızın geniş teknolojik yelpazesinin ürünleri, hepsi en önde çekim yapmak peşindeydi. Otyam'ın “çökün aşağı” uyarısıyla hepsi yere oturdular!

Fazıl'ın “İlk Şarkılar”ından yaptığı seçki, Nazım Hikmet'ten Metin Altıok'a,Cemal Süreya'dan Yunus Emre'ye, Pir Sultan'dan Muhyeddin Abdal'a, bu yöre için biçilmiş kaftandı. Her parçayı, sunuşu, anlatışı çoşkulu alkışlarla karşılandı. Sağımda Otyam, her parçada ayrı coşuyor, “Yaşa Fazıl” diye bağırıyor, Pir Sultan sırasında boynunda yıllar önce Hacıbektaş'ta armağan edilen ve ogün bugündür hiç çıkarmadığı taşı öpüyor, arada ellerini yukarı açıp gökyüzüne bakıyordu.

Arada fotoğraf çekiyordum. Meydanın sol yanındaki evin terasındaki kalabalığı daha önce resimlemiştim. Ama aynı yeri gösterenler vardı. Bu kez üç genç beyaz bir bez üzerine siyah-kırmızı harflerle yazılmış “Kayseri Emek Gençliği” imzalı yeni bir pankart açmıştı: “Konser iptallerine, Festival yasaklarına cevabımız; bizi de Fazıl Say”... Otyam “Çektin mi, hay yaşa! Bana bunları mutlaka gönder” deyip duruyordu.

Konserden sonra, Orhan Kemal, Oktay Rifat ve Orhan Veli'yi, konuşmalarıyla Otyam, Ahmet Say ve Işık Öğütçü andılar. Bu vesileyle Ahmet Say da 80. yaşının ilk gününü bir meydan dolusu insanın alkışıyla kutlamış oldu.

Bu coşkulu ama hem sunuluşu, hem izlenişi bakımından uygar, insancıl, ağırbaşlı konser tamamlandıktan sonra tekrar Tohum Pınarı'nın üstündeki Kılıç ailesinin terasının yolunu tuttuk. Sırada gene bir ikram ve sohbet vardı. İlk kadehi Otyam'ın “Hü dost” sedasına eşlik ederek kaldırdık.

Fazıl'la fotoğraf çektirmek isteyen çocuklar, gençler, bir yandan ailenin reisinden en küçük üyesine kadar servis telaşı arasında biraz konuşma-dertleşme olanağı bulduk. Fazıl'ı son gelişmelerde, göstermelik değil gerçekten vefa beklediği, dost, arkadaş bellediği, tanınmalarına katkıda bulunduğu, konser olanakları sağladığı kimilerinin sessizliği hayli üzmüştü. “Herkesin gözü önündeki sosyal medyayı bir kenara koy. Bir telefon edip, tavrının gerekçesini açıklamaya çalışan da olmadı mı?” diye sordum. Olmamıştı!

Fazıl'ın uçak için hareket vakti yaklaşıyordu. Otyam, türkülere, davul-zurna sesine doyamamıştı. ÖnceZeynep Karababa'dan isteklerde bulundu. Bu mezzo-alto sesten bir türkü, bir semah dinledik. Davul-zurna geldi, terasta biraz yer açıldı, çalındı, oynandı. Ama beni en çok etkileyen köyün müzik öğretmeni Cem Dalak'ın bağlamasından elde ettiği yumuşacık tını ile adını soramadığım genç kızın gene yumuşacık, hafiften ama tertemiz türkü söyleyişi oldu.

Evsahiplerimizle vedalaşıp gitme zamanı gelmişti. Bu uygar, insancıl, aydınlık, şiir-şair bilen, dayanışmacı Karaözü köyünden yüreğimizin bir parçasını orada bırakarak ayrıldık. Kolaylıkla tahmin edebileceğiniz gibi Karaözü bir Alevi köyüydü. Başlıktaki sorunun yanıtı böylece daha iyi anlaşılacaktır.

http://sanattanyansimalar.com/yazarlar/sefik-kahramankaptan/karaozu-nun-aydinlik-insanlari-otyam-ve-fazil-i-nasil-kucakladi/251/

ŞAŞKINLIĞIMI MAZUR GÖRÜN, HAYAT DEVAM , MÜZİK DEVAM, YAŞAMAYI CİDDİYE ALACAKSIN

Fazıl Say ; Pazar makalesi, 7.9. 2014
tarihe not düşme...
...
Her yıl köylerde de konser vereceğim ,Nazım Hikmet'in dediği gibi;
"yaşamayı ciddiye alacaksın"..
Dün akşam Karaözü köyü konseri çok güzeldi...3000 kişiye müzik yaptık.. 
İçtenlikle.
Hiç bir "anlaşılmayan" yoktu, doğal bir konser oldu...
İlk Şarkılar, Serenad Bağcan ile..
Bakın dostlar,
Nasıl Antalya'daki Festivalimin fütursuzca elimden alınışı çirkinliğini artık kalbimin derinliklerine gömdüysem, Borusan ile olan tüm ilişkilerimi, tek gık çıkaramayan 80 kişilik Orkestrasını, dostlarım zannettiğim ama bir daha haber alamadığım Borusan'ın maaşlı Quartet'ini, bir daha görmeyeceğim. Derinlerde gömülü artık..
İnsanı çok sevdiği şeylerden uzaklaştırıyorlar, diyalog kurmadan,yazışmadan, görüşmeden, anlaşmaya varmayı düşünmeden, değersizce, ne olduğumuzu anlamadan şaşırtıyorlar ,kovuyorlar, isole edip parçalara bölme projesi uyguluyorlar, benim tepkilerim hep onlar bunları yaptıktan sonra oldu, bu sefer de bana "fevri" diyorlar..
Hakikaten "kırlı" durumlar... İnanın, hangi "GÜÇ"ün hangi "MADDİYAT"ın peşindeler bunu yaparken bilmiyorum. Belki bilmek de istemiyorum
3-4 ay içinde oldu her şey; Hasar büyük oldu, ama tamiri var; Şaşkınlığımı mazur görün,Gürer Aykal denilen adamın ne olduğunu anladık, yazmıyorum buraya ne olduğunu, herkes anladı onu artık

Zor günler yaşadım, artık hepsi geçti.. Türkiye'de de elimizden geldiğince yoğun çalışmaya devam edeceğiz, gittiği yere kadar.. Yalnız başına bir şeyler..
...
Dünyada yalnız değiliz, ve Türkiye'deki bu kurumların ve bu insanlarınişin bu perspektifini tamamen unutmasına iyice şaşırıyoruz... "Bunlar akıl tutulması mı yaşıyor?" diye soruyoruz..
5 kıtada Yılda 120'ye yakın konser arasında dünyanın çeşitli yerlerinde her yıl 50 Orkestra, 40 Festivale davetliyim, bunlar dünya üzeri olan en prestijli kurumlardır, pek çok şehirde "Fazıl Say Festivalleri" de yapıyoruz, insanlar eserlerimizi artık tanıyor, her yıl 30 konser verdiğim Türkiye'de gerekirse de kendimiz konserler organize ediyoruz, gittiği yere kadar gider, müzikseverler beni bilir, mazur görün..
Yani her yıl (!) 50 Orkestra ile çalan bir sanatçı emin olun hiç bir şey kaybetmez bu sayı 49'a düştüğünde, kirlilik yükleri hafifliyordur, aslında kazançlıdır...
Her zaman dostlukla
İçtenlikle ve sevgiyle
FAZIL SAY

 

FAZIL SAY, KARAÖZÜ’YE GERÇEKTEN GELDİ 6 Eylül 2014
 
Kim derdi ki bir gün Fazıl Say, Karaözü’nün Pazar Yeri’nde konser verecek. İnanılmaz ama Fazıl Say, Karaözü’ne gerçekten geldi. Hala olayın şokundayız. Faris Kılıç ve Nazım Kılıç kardeşler yine, yeni bir muhteşem gösteri ile KARAÖZÜ adını bütün basın ve sosyal medyada bir kez daha gündeme getirdi. Hem de ne getiriş…
 
İlk duyduğumuzda şaka sandık, hatta son güne kadar acaba gerçekten gelecek mi? Soruları dolaşıyordu dilimizde. Karaözülüler ve gelen misafirlerimiz çok güzel bir gün yaşadılar. Misafirler, Koskoca FAZIL SAY’ı bir mahalleye gelerek ücretsiz seyrettiler.
 
Saat 13.00’da yahnili pilav vardı. Tohum Pınarı’nın ve Fikret Otyam Kültür Evi’nin önü doldu doldu boşaldı. Saat 15.00 sıralarıydı hala pilav dağıtılıyordu. Organizasyon iyiydi, malzeme boldu, aç kalan olmadı.
 
Birer tane günün anlamına uygun bastırılmış fincan dağıtıldı. Her şey mükemmeldi ama fincan dağılmaya başlayınca birden fazla almak isteyenler hiç de doğru yapmadılar. Dağıtan kişileri zor durumda bıraktılar. Umarız az sayıda olan bu grup yaptıklarının hata olduğunu anlamışlardır.
 
Saat 16.30 gibiydi ki; Halk davul zurna eşliğinde Fazıl Say’ı karşılamaya gittiler. 18.00 gibi herkes Harman Yeri’ndeydi (Şimdiki Pazar Yeri). Fazıl Say ve Serenad Bağcan’ın deneme yapmalarını bile alkışlayarak dinlediler.
 
Konser tek kelime ile muhteşemdi. Konseri ile herkesi büyüleyen Fazıl Say, bir ara duvarda bir afiş gördü. Afişte “KARAÖZÜ’NÜ FAZIL SAY” yazıyordu. Bunun üzerine “FAZIL’I DA KARAÖZÜLÜ SAYIN” diyince alkış koptu. Serenad Bağcan’ın hem sesi, hem yorumu, hem de mimikleri harikaydı. Her ikisini de konser sonunda herkes ayakta alkışladı.
 
Fikret Otyam artık bizden biri gibiydi. Herkes kendisi ile tokalaştı, öpüştü. Kendilerini bir kez daha görmekten onur duyduk, gurur duyduk, çoook sevindik.
 
Fazıl Say, Serenad Bağcan, Fikret Otyam, Ahmet Say, Işık Öğütcü ve adlarını bilemediğimiz bütün dostlarımız hoş geldiniz, iyi ki varsınız… 
 
Bu değerli insanlarla bizleri buluşturduğu için Faris Kılıç ve Nazım Kılıç kardeşlere çokteşekkür ediyoruz. Bol kazançlar diliyoruz ki böyle güzel etkinliklerin devamı gelsin.
 Çıta git gide yükseliyor, gelecek yılki etkinliği şimdiden merak etmeye başladık.
 
Etkinliğe destek veren herkesin emeğine, yüreğine sağlık.
 
Görüntülere BURAYA tıklamak suretiyle ulaşabilirsiniz.
 
Nur Ayşe Çolakgil (Özerdem)
 FATMA ERDOĞAN, CAN BAL ve BÜLENT BAL'A TEŞEKKÜRLER - 4 eylül 2014
Her ne kadar üzerinden aylar, yıllar geçse de sevilenler unutulmuyor. Ya eşi ya çocukları ya babası ya da hepsi birden kaybettiğimiz, Hakk'a uğurladığımız canlarımız adına kalıcı birşeyler yaparak onların adlarını bir yerlere kaydettirerek, gelecek nesillere aktarmak, "biz hala O'nu seviyoruz, anıyoruz, unutmadık" demek istiyorlar. Böyle değerli düşüncelere sahip iki aile daha derneğimizi ziyaret etti. 
 
Fatma Erdoğan derneğimize uğradı ve eşi MUSTAFA ERDOĞAN için bağış yapmak istediğini söyledi. Hatırı sayılır bir bağış yaptıktan sonra eşinin mezarını yaptırdığını da anlattı. Allah rahmet eylesin, ışıklar içinde yatsın, kendisine de sağlıklı ömürler versin. Desteği için teşekkür ediyoruz.
 
Ali ve Can Bal ise birkaç sene önce kaybettikleri BÜLENT BAL adına bir YAYIK, bir dövecek, Dönüş UÇURUM adına da bir Kirkit bağışladılar. Bisiklet kazası sonucu Şahruh köprüsünde yaşamını kaybeden, genç yaşta sevdiklerinden ayrılarak herkesi yasa boğan Bülent Bal'a Hakk'tan rahmet diliyor, Onu unutmayan ailesine sabırlar diliyor, bağışları için teşekkür ediyoruz. Emanetlerini yıkayıp, cilaladık ve gelecek nesillere aktarmak üzere Derneğimiz yönetim kurulu odasına koyduk. Umarız gün gelir, sizlerin de katkıları ile bir "KÖY EVİ" yapar ve bunlar gibi eşyaları bir araya toplayabiliriz.
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Yönetim Kurulu Başkanı
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)
 
TAİ BOKS TÜRKİYE ŞAMPİYONU, AVRUPA ÜÇÜNCÜSÜ MUSTAFA IŞIK ve KARDEŞİ YENAL IŞIK DERNEĞİMİZİ ONURLANDIRDILAR 4 eylül 2014
 
Her ikisinin de geçmişte güreş yaptığını ve Almanya'da adlarını duyurduklarını biliyoruz. Mustafa Işık hala sporda adını duyurmaya devam ediyor. Kalıplarına baktığınızda belli oluyor sporcu oldukları. Her ikisinin de bileği kadar yüreği de güçlü. Yardımsever, dürüst, Atatürkçü düşünceye sahip, Karaözülü kimliğini aynen özlerinde barındıran insanlar.
 
Derneğimize gelerek bizleri onurlandırdıkları, Saz çalarak bizlere güzel vakit geçirdikleri ve desteklerini bizlerden esirgemedikleri için Mustafa, Yenal ve Turan Işık'a teşekkür ediyoruz. İYİ Kİ VARSINIZ.
 
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Yönetim Kurulu Başkanı
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)

 

Fazıl Say, Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesine bağlı mahalleye çevrilen eski Karaözü köyünde konser verecek.

Fikret Otyam Kültürevi'nin organizasyonunda gerçekleştirilecek konser, Kayseri'ye 80 kilometre uzaklıktaki Karaözü'nde 6 Eylül Cumartesi günü saat 17.30'da başlayacak. Köy meydanındaki konserde Say'a, Serenad Bağcan da şarkılarıyla eşlik edecek. Konserin sonunda yazar ve şairler Orhan Kemal, Orhan Veli ve Oktay Rifat'ın yüzüncü doğum yılı dolayısıyla Fikret Otyam, Işık Ögütçü, Faris ve Nazım Kılıç anma konuşmaları yapacak. Fikret Otyam Kültürevi yöneticisi Nazım Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyaca ünlü piyanist Say'ın Karaözü'nde konser vermesinden büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Köy halkıyla Say'ı buluşturma fikrinin kendilerini heyecanlandırdığını ifade eden Kılıç, "Aslında klasik müzik, çok fazla dinleme imkanı bulamadığı için halkımıza uzak kalmış bir müzik türü. Kültürevinin amacı bu müzikleri halkımıza ulaştırmak. Dünya çapında bir piyanistimizin büyük kentlerdeki konserlerinin arasında Karaözü gibi bir köyde de sanatını icra edecek olması önemli bir olay" dedi. Konsere yoğun ilgi beklediklerini dile getiren Kılıç, şöyle devam etti: "Fazıl Say, köyümüzde konser vermesi için götürdüğümüz teklifi hiç düşünmeden kabul etti. Konser programı çok yoğun olmasına rağmen teklifimizi kabul ettiği için kendisine çok teşekkür ediyoruz. Konserlerinin yoğun olduğu bir dönemde köyümüze gelmeyi kabul ederek, büyük bir fedakarlık yaptı. Köylülerden çok olumlu tepkiler aldık. arayan teşekkür edenler oldu. Köyde böyle bir organizasyonun düzenlenecek olması herkeste heyecan uyandırdı. Umarım çok güzel bir atmosferde konserimiz gerçekleşir." Kılıç, konser için tüm hazırlıkların tamamlandığını da sözlerine ekledi.

Fazıl Say, Karaözü Köyü’nde

4 Eylül 2014, 12:16https://www.facebook.com/FazilSayOfficial?fref=ts

Besteci ve piyanistimiz Fazıl Say, 6 Eylül Cumartesi günü Kayseri’nin Karaözü köyünde bir konser verecek. Halk müziği geleneğinin güçlü olduğu bu köydeki Fikret Otyam Kültürevi’nin davetini hiç düşünmeden kabul ettiğini söyleyen Fazıl Say, Âşık Veysel’in Karaözü üzerine söylediği bir dörtlüğü hatırlattı: 

Memleket içinde metin Kar’özü 

Tatlıdır sohbeti, bilirler sözü 

Attıkları adım Atatürk izi 

Adâbı erkânı boldur Kar’özü.

 

Bestecimiz, konserin geniş bir bölümünde, Serenad Bağcan’ın söylediği şarkılara piyanosuyla eşlik edecek. Konser sonrası ayrıca, edebiyatımızın ebedi yazar ve şairleri Orhan Kemal, Orhan Veli ve Oktay Rıfat’ın yüzüncü doğum yılı dolayısıyla Fikret Otyam, Işık Öğütçü, Karaözü’nden Fâris Kılıç ve Nâzım Kılıç anma konuşmaları yapacak.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI, KARAÖZÜ'DE BÜYÜK BİR COŞKU İLE KUTLANDI

Şehit Ana, babalarına Allah sabırlar versin. Eğer huzur içinde yaşıyorsak Bu günümüzü onlara borçluyuz. Görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA TIKLAYINIZ.

TEK KELİME İLE MUHTEŞEEEEEM 

 

 
Tai box TÜRKİYE ŞAMPİYONU ve AVRUPA ÜÇÜNCÜSÜ, MUSTAFA IŞIK (Lakabı ANADOLU ASLANI) KARAÖZÜ'YE GELDİ - 26 AĞUSTOS 2014
 2012 yılında Türk Devleti’nin konsolosluğu tarafından verilen mavi kartla Kuşadası’ndaki müsabakaya katıldı. Türkiye Şampiyonu oldu. Göğsümüzü kabarttı.
 
Daha sonra Antalya’da yapılan Avrupa Şampiyonasında 3. oldu, bronz madalya kazandı. Kendisi ile bir kez daha gurur duyduk.
 
Artık sırada Ukrayna’da yapılacak dünya şampiyonası vardı. Oraya katılmak için Kastamonu’da yapılan kampta yerini aldı. Kampa katıldığı ilk günlerde karşısına iki rakip çıkarılarak “Eğer bunları yenersen katılabilirsin” denildi. Mustafa bu iki rakibinden birini nakavt birini ise sayı ile yendi.
 
Türk Milli Takımı ile iki hafta çalışmalara katılan Şampiyonumuz Mustafa Işık’a, Alman vatandaşı olması sebep gösterilerek, dünya şampiyonasına Türkiye adına katılamayacağı söylendi. Bunun üzerine Mustafa Işık kamptan ayrıldı ve Almanya’ya döndü. Bu tarihten itibaren ancak şartlar elverir ise Almanya adına katılabilecek. Anlayamadığımız şey bu insan Avrupa Şampiyonası’na katılırken de durum aynıydı. 
 
Şimdi diyeceksiniz ki; kendisi zaten Karaözülü, Tabii ki gelecek. Yine de tatil için başka diyarlara gitmeyerek Karaözü'ye geldiği için kendisine teşekkür ediyor ve kendisi ile gurur duyduğumuzu bir kez daha haykırmak istiyoruz. 
 
ÖDÜLLERE DOYMAYAN ÜNLÜ FOTOĞRAF SANATÇISI NURİ ÇORBACIOĞLU, KARAÖZÜ’YÜ ZİYARET ETTİ – 22 Ağustos 2014
 
       Nuri Çorbacıoğlu; Çok değer verdiği Fikret Otyam ile ilgili haberleri takip ederken, O’nun adına açılan Fikret Otyam Kültür Evi ile ilgili haberler sebebiyle Karaözü’yü tanıdığını, gelmek istediğini dostlarına söylerken yakın arkadaşı Avukat Mustafa Aslan’ın Karaözülü olduğunu öğrendiğini ve bu sebeple Karaözü’yü görmeyi daha da arzu ettiğini ve Karaözü’ne geldiği için çok mutlu olduğunu ifade etti.
       Kendisi de öğretmen olan Nuri Çorbacıoğlu; kendisini karşılamaya gelenlerin içinde pek çok öğretmenimizin olmasına da ayrıca mutlu olduğunu ifade etti.
       Nuri Çobanoğlu, Karaözü’nün doğal güzelliklerine, insanlarına hayran kaldığını belirterek Fotoğraf atölyesi gurubu ile Karaözü’ye yeniden gelmek istediğini ve tekrar gelişinde sohbetler yapacağını, fotoğraf çekmenin incelikleri ile ilgili eğitim verebileceğini, eğer derlenebilir bir araya getirilebilirse “siyah – beyaz” fotoğrafları fotoğraf makinası ya da tarayıcı ile bilgisayar ortamına taşıyarak, yıpranmış olanların tamirlerini yapabileceklerini söyledi. Bu konuda Kayseri’de avukatlık yapan Mustafa Aslan ve Dernek Yönetim Kurulu kendisine yardımcı olacaklarını söylediler.
       Dernekten çıktıktan hemen sonra; Oğuz Kılıç’tan müsaade alınarak Fikret Otyam Kültür Evi ziyaret edildi. Arkasından Çakırlı’nın Tepesi’nden Karaözü’ye bakmak ve tekrar buluşmak üzere ayrılındı.
       
       23 Ağustos 2014 günü, yani bugün tekrar gelerek İğdeli’de yapılacak Cem’e gideceğini, yakın zamanda yapılacak düğün var ise o düğünü de fotoğraflamak istediğini, bu konuda kendisine tarih bildirilmesini istedi.
       Bu toplantıya Emeği geçen; Hüsniye Toköz, Gülnihal Bal, Nuran Doğanay, Nurten Özdemir, Fatma Özerdem, Fatoş Doğanay, Zehra Özberk,  Emel Aslan, Cafiye Arpacı, Gülseren Taştan ve Sercan Hızal’a
       Toplantıya katılarak Misafirimizi ve bizleri yalnız bırakmayan; Ahmet Özerdem, Bakı Özdemir, Bekir Özel, Boyraz Avcı, Cafiye Arpacı, Celal Yapıcı, Cemal Avcı, Duran Özaydın (Turani Baba), Emel Aslan, Eroğan Doğanay, Fatma Özaydın, Fatma Özerdem, Fatoş Doğanay, Feti Dalak, Fevzi Çakmak Tatar, Gülnihal Bal, Gülseren Taştan, Halil Dalak, ,Halil İbrahim Bağcı, Hasan Tatar, Hatice Topçuoğlu, Hekmet Talak, Huriye Işık, Hüseyin Avcı, Hüsniye Toköz, Kebire Seven, Keziban Aldıkaçtı, Leyla Kaya, Mehmet Aldıkaçtı, Melek Öztürk, Mustafa Aslan, Mustafa Doğanay, Mustafa Kılıç, Mustafa Tatar, Naime Seven, Nazlı Aslan, Nazmiye Yılmaz, Nimet Özel, Nuran Doğanay, Oktay Aslan, Sercan Hızal, Servet Kılıç, Temam Tatar, Turan Işık, Yücel Alçıoğlu, Yüksel Coşkun, Zehra Hatipoğlu, Zülfikar Bağcı’ya 
       Karaözü ile ilgili tarihi bilgileri sanatçımıza aktaran; Ahmet Özerdem’e ve Turan Işık’a,
       Video – Foto çekimi konusunda; Zülfikar Bağcı’ya
       Gelerek bizleri onurlandıran Nuri Çorbacıoğlu hocamıza ve Av. Mustafa Aslan’a çok teşekkür ederiz.
       İYİ Kİ VARSINIZ…
 
Toplantı ile ilgili görüntülere BURAYA Tıklamak suretiyle ulaşabilirsiniz.
 
HAYATI İLE İLGİLİ KISA BİLGİLERİ KENDİ ANLATIMI İLE İLETELİM:1981 yılında Denizli'nin Çivril İlçesi'nde öğretmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Halen TED Kayseri Koleji'nde Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak çalışmaktayım.2000 yılından beri fotoğraf çekiyor olsam da ahbaplığımın oluşması 2005 yılıdır. Denizli Mehmet ÇAKIR Fotoğraf Sanat Evi'nde temel eğitim ve uygulamalı ileri fotoğraf eğitimlerini aldım. DEFSAD' da (Denizli Fotoğraf Sanatı Derneği) kuruluşundan itibaren yer aldım. 2007 yılında UFAD'a üye oldum. 2009-2011 döneminde UFAD yönetim kurulunda başkan yardımcısı olarak görev aldım. Ondan fazla karma sergide fotoğraflarım yer aldı. 2010 yılında "Yaşamdan Seçkiler" isimli ilk sergimi açarak tüm gelirini eğitime bağışladım. Ulusal ve uluslar arası yarışmalarda birçok madalya, ödül ve sergileme aldım. AFIAP (Uluslar arası Fotoğraf Federasyonu Sanatçı Unvanı) unvan koşullarını yerine getirdim. EFIAP unvanı için çalışmaya devam ediyorum. En gurur verici başarım Türkiye Soroptomister Federasyonu'nun düzenlemiş olduğu ve editörlüğünü Sayın Güler ERTAN hocamızın yaptığı, dünyada farklı ülkeleri gezecek olan  "Ya Susuz Kalırsak"  isimli Uluslararası Fotoğraf Sergisinde ( 2009-2011) Adnan Sokol, Emre İkizler, Erdal Yazıcı, Güler Ertan, Halim Kulaksız, İbrahim Zaman, Nadir Ede, Oktay Çolak, Ömer Serkan Bakır, Sabit Kalfagil,  Servet Sezgin gibi değerli 32 üstadın arasında 4 fotoğrafımla yer almak oldu.
 
Karaözü Kültür DAyanışma ve B.M.D. Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Nurayişe Çolakgil

 

Faris KILIÇ ve Nazım KILIÇ kardeşler İYİ Kİ VARSINIZ

PANEL - FORUM    
           
PANEL TARİHİ         : 03 Ağustos 2014 Pazar günü
MODERATÖR           : Eroğan Doğanay
           
10:00   : PANEL (1. Bölüm)
KONUSU       : Karaözü’nün Kuruluşundan Bugüne Geçirdiği Evreler (Cumhuriyet dönemindeki Köy, kasaba, mahalle oluş süreci ve eski yaşamdan kesitler sunuldu)
11:00   : ARA / İKRAM
11:30   : PANEL (2. Bölüm)
KONUSU       ;Bir gün önceki etkinlik değerlendirilerek eksiklikler, yanlışlıklar tespit edilmeye çalışıldı.  “Daha sonraki etkinliklerde aynı aksaklıkların yaşanmaması için neler yapılması gerekir?” sorusunun yanıtları aranmaya çalışıldı.
           
KATILANLAR          
            ALİ İHSAN TOPÇUOĞLU
            CEMAL AVCI
            CEVDET ARGÜDER
            ERKAN TAHSİN GENÇ
            ESMA AŞKIN TEMEL
            GÜLSEREN TATAR
            HİKMET TATAR
            HÜSEYİN TEMEL
            KEMAL ÖZDEMİR
            MUSTAFA KILIÇ
            MUSTAFA ÖZTÜRK
            NURAN DOĞANAY
            NURAYİŞE ÇOLAKGİL
            POYRAZ AVCI
            ŞENER TATAR
            TURAN IŞIK
            ÜNAL DEMİRCİ
            ÜNSAL DOĞANAY
            ÜNVER DOĞANAY
           
TOPLANTIDA ÖNERİLENLER:
  1. Ziraat, sağlık, Alevilik gibi konularla ilgili eğitimler verilmesi önerildi. Bu konuda eğitim verebilecek kişilerin tespit edilmesi ve eğitimlerin zaman kaybetmeden başlanması gerektiği konuşuldu.
  2. Etkinlik öncesi yapılan hizmetleri üstlenen kişilerin sayıca yetersiz kaldığı söylenildi. Eğer bir kez daha etkinlik düşünülür ise önceden işbölümü yapılması ama sorumluluğu alan kişilerin de gereğini yerine getirmesi gerektiği söylenildi. İki ekip var: birincisi hem maddi destek verip hem de hizmet ederken, ikinci grup ne para verdi, ne hizmet etti, sadece "şunu yapmadılar, bunu yapmadılar dedi durdu. Bu kesim zaten ömür boyu muhalefet yapanlardı" denildi.
  3. Panele Katılan kişilerin çoğunluğunun dernekten beklentilerini açıklamaları üzerine söz alan Nuran Doğanay; Herkese hizmet değil, Derneği muhatap alarak talepte bulunanın isteğinin giderilmesinin ve destek verilmesinin daha makul olacağını söylemesi üzerine bu fikir çoğunluk tarafından kabul gördü.  Ünsal Doğanay da “hedefi çok büyüterek, derneği hiç bir şey yapamaz hale getirmemek lazım” dedi.
  4. Gençlerin görev üstlenmediği, kültürünü bilmediği, giderek yozlaştığı gibi görüşler üzerine, Hüseyin Temel söz alarak; "Biz ara nesiliz. Sizlerden yaşça büyük olanlar imece usulü ile pek çok şey yapmışlar. Sizler bize hangi kültürü aktardınız?  Bir gün cem mi yaptınız, semah mı döndünüz, bir gün elimizden tutup mezarlığın otunu mu topladınız, Kale’yi temizlemeye mi götürdünüz, bir gün bizimle birlikte boş alanları mı ağaçlandırdınız? Genç nesil ne gördüyse onu yapıyor.” Demesi üzerine, Çoğunluk öyle olmasa da Mesela; kahvehanelerde fayans döşendiği, çeşme başlarında içkiler içildiği, Karaözü’ne içmeye, deşarj olmaya gelindiği ama hizmet edilmez ise yakında pek çok değerimizin kaybolacağı söylenildi. Karaözü’de birkaç kişi dışında herkesin maaşı olduğu, insanların paraya değil ilgiye ihtiyaçları olduğu, bu ilgiyi öncelikle aile ve akrabaların vermesi gerektiği, cenaze evine yemek taşımak gibi eski geleneklerin canlandırılmasının, Türkçe duaların derlenmesinin önemli olduğu, kültürel yozlaşmanın bir an önce önüne geçilmesi gerektiği konularına değinildi.  Bu konuşmanın ardından eskiden söylenilen güzel bir dua dillendirildi.
Ben bilmem demesini,
Sen bilin iyisini
Hakkımda hayırlısını
Ehsan eyle Yarabbim (Poyraz Avcı)

 

 
KARAOZU İLE İLGİLİ HABERLER
 
KARAÖZÜ KÜLTÜR, DAYANIŞMA ETKİNLİĞİ GERÇEKLEŞTİ 2 Ağustos 2014


Karaözü mahallesi halkı okul bahçesine gelmeye başladığında, yahnili pilav ikramı ile karşılandılar. Yemek Edebiyat öğretmeni Eroğan Doğanay'ın okuduğu "Sofra Duası" "Gülbengi" ile başladı.
 
 
 


 
 
 
 
 
Yemek bittikten hemen sonra: Serkan Açıkgöz'ün (Erfani) sunumu ile  ErtuğrulYücel'in buğulu sesi-sazı eşliğinde meydana çıkan; Artun Eren Yücel, Murat Kılıç, Hatice Genç, Özlem Keleş, Ezgi Kaya ve Simal Ünlü'den oluşan Semah ekibi büyük beğeni topladı.
 
  
 
 
 
 
 
Kısa bir tanıtımdan sonra sahneye çıkan Ceren Doğanay, yaşının üzerinde olgun ve muhteşem bir sese sahipti ve alkışlar eşliğinde hem saz çaldı hem türkülerini söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Türk Sanat Müziği konusunda ne kadar usta yorumcu olduğunu herkesin bildiği Taşkın Erdoğan, bu sefer türkülerle halkı coşturdu. Bir ara meydanda oynayanlardan her tarafı toz kaplamış gibiydi.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Genellikle yurt dışında kalan ama bu sene Karaözü'ne yerleşen Yorumcu, saz yapımcısı Caner Bal, kendi yaptığı harika sazı ve güzel yorumu ile hem saz hem türkü şovu yaptı.
 
 
 
 
 
 
Yıllardır güzel sesine ve harika yorumuna hasret kaldığımız Kadim Taşyürek (Kadim Dost) sahne aldı ve hep internet ortamında dinlediğimiz güzel türkülerini bizlerle paylaştı. Türkü ile hoşgeldiniz dedi, türkü ile halay çektirdi, türkü ile herkesi coşturdu.  
 
 
 
 
 
 
 
Serkan Açıkgöz (Erfani) bu etkinlik için bir günlüğüne Karaözü'ne geldi. Hem çok başarılı bir sunum yaptı hem de Karaözü için yaptığı sözleri çok anlamlı olan kendi bestesi ile programı bitirdi. 
  
Etkinlik öncesi Yaşlılarımıza yapılan bayram ziyareti sırasında şenliğe gelmek isteyenler tespit edilmişti. Kendileri evlerinden alındı, etkinlik sonrası tekrar evlerine bırakıldılar. Bu konuda destek veren Mevlana Yücel, Turan Işık ve Agah Çolakgil'e,
 
Yemeğimizi pişiren Keyfenimiz Fikriye Avcı'ya ve ona yardımcı olan Sercan Hızal, Leyla Kaya, Hüsniye Toköz, Gülümser Tatar, Fatma Özerdem, Raziye Seven, Gülnihal Bal, Nayme Seven, Gülay Doğanay, Senem Doğanay, Elçin Doğanay, Cafiye Arpacı, Nuran Doğanay, Fatoş Doğanay, Nurten Keleş, Hürmet Erdoğan ve Gülnihal Bal'a 
 
Etkinliğimize gönderdiği içeçekler için Yasemin Tatar'a
 
Davetiyelerimizi dağıtma konusunda bizlere büyük emeği geçen Nurettin Avşar'a
 
Yemek dağıtan Serdar Bal, Deniz Bal, Hasan Bal, Ali Özel, Özgür Öztürk ve  isimlerini tespit edemediğimiz diğer bütün gençlerimize, 
 
Okul salonunu yemekhane haline getirmek amacı ile masa sandalye düzenini sağlayan Tayyar Seven, Eroğan Doğanay, Deniz Bal, Ali Özel'e ve adını bilemediğimiz için yazamadığımız Emeği geçen, katkı sunan herkese gönülden teşekkürlerimizi sunuyoruz.
 
Böyle bir kadro ile etkinlik yapmak herkese kısmet olmaz. Hepsinin sazına, sesine, eline, diline, yüreğine sağlık. Yürekten teşekkürler ediyoruz. 
 
Siteden sizlere duyurulan kişilerin hepsi vaatlerini yerine getirdi.
 
Şenliğin müzik kısmının sorumluluğunu üstlenen ve aynı zamanda çalamayacağını çok geç öğrendiğimiz Zurnanın yokluğunu hissettirmemek adına bir saatten fazla org ile programa devam eden Taşkın Erdoğan'a bir kez daha teşekkür ediyoruz. 
Dernek Yönetim Kurulu adına
Nurayişe Çolakgil
 
Maddi Katkı sunanların sayısının fazla olması nedeni ile isimleri Ziyaretçi Defterinden yayınlanacaktır. 
Şenlik ile ilgili Görüntülere BURAYA ve BURAYA ve de BURAYA TIKLAYARAK ULAŞABİLİRSİNİZ
YİNE MUHTEŞEM BİR TİYATRO GÖSTERİSİ İZLEDİK - 27 Temmuz 2014
 
Yaşları Küçük ama yaptıkları büyük bir grup Karaözülü genç, herşeyini kendilerinin yaptığı çok güzel bir tiyatro izlettiler.
 
Bu gençleri yüreklendiren ve çalışmalarında kendilerine yardımcı olan Gönülser Seven'e, onları izlemeye gelerek yüreklendiren mahalle halkına ve tiyatroda rol alan gençlerin hepisine tek tek teşekkür ederiz. 
 
Görüntüleri izlemek isteyenler BURAYA TIKLASINLAR lütfen.
EKSİKLERİMİZ TAMAMLANMAK ÜZERE
 
Necdet ÖZDEMİR’e; Ayran makinesi için,
Nezihe YILMAZ’a; Yahninin soğanı için,
Ercihan ASLAN’a; şenlik günü kasabamız yaşlılarını taşımak üzere arabasını tahsis ettiği ve yaşlıların kıyafetleri yıkandığında asmak için askılık hediye etmeyi vaat ettiği için;
Aybar AVCI, Huriye ŞAHİN, Halil DALAK, Kemal ÖZDEMİR, Burak AVCI’ya derneğimize bağışta bulundukları için çok teşekkür ediyoruz.
 
İYİ Kİ VARSINIZ…
 
En az 1000 (bin) adet köpük tabak, bardak, çatal – kaşık, havai fişek dışında her şey tamamlanmış gibi.  Aklınıza gelenleri bize öneri olarak sunarsanız, yapılan etkinliği sonradan eleştirmeye hazırlananlara fırsat vermemizi önlemiş olur ve bize büyük katkı vermiş olursunuz.
 
Şenlikte sahne almak isteyenler lütfen bizimle irtibata geçebilirler mi?
Dernek Tel No: 0530 955 86 22
 
Yönetim kurulu adına
Nurayşe Çolakgil (Özerdem)
KATKI VERENLER
SIRA NO ADI ve SOYADI BAĞIŞ KONUSU
1 LEYLA KAYA 2 Adet KISIR KOYUN
2 KEBİRE KARAHAN 1 Adet KISIR KOYUN
3 Gömürgenli ORHAN ÖZER 1 Adet KISIR KOYUN ve Sürülerinin bir günlük sütü
4 NAKİ DOĞANAY 100 euroluk YUFKA EKMEK
5 GÜLNUR ÜNLÜ (Yerlikuyu eski muhtarının eşi) 10 kilo Yoğurt
6 HÜSNİYE TOKÖZ Yahnili Pilav'ın BULGURU - soğan
7 TURAN IŞIK Şenlik esnasında Yaşlı ve Engellilerin taşınması için bir günlüğüne şoför ile birlikte ARAÇ TAHSİSİ, 3 torba UN, DUVAR SAATİ, eksik kalacak olur ise malzeme desteği, Para desteği
8 Ziraat Yük.müh. NEVZAT ERDOĞAN "Bir Demet Karaözü" isimli yaklaşık 700 adet ŞİİR KİTABI (Gelecekler ile birlikte tam adedi belli olacak) ve Karaözü'nün HARİTASI
9 ERCAN GENÇ Pankart - tabak - kaşık

 İYİ Kİ VARSINIZ, KARAÖZÜ BU, İMECE BU, DAYANIŞMA BU...

Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)

ŞAHRUH RÖLYEF ÇALIŞMASI

Etkinliğimizde kullanılmak üzere Şahruh Köprüsü’nün alçıdan kabartma resmini ve alçı kalıbını Heykeltıraş Uygur Orhan'a yaptıran ve malzemelerini temin eden Eroğan Doğanay'a etkinliğimize katkılarından dolayı teşekkür ederiz. 

İyi ki varsınız
 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)

İZMİR DERNEĞİ'NDEN HABER VAR

İzmir Derneği bir sürpriz yaptı. Kendilerini henüz davet bile edememişken, Şenliğimizde kullanmak üzere TİŞÖRT, ŞAPKA, ŞORT (500 adet) basılıyor olduğunu söylediler. Kimileri türlü bahanelere sığınırken, kimileri davet bile beklemiyor. Yüreğinize sağlık.
 
Aracılık eden İzmir Dernek başkanımız Yaşar Özdemir’e, Karaözü İzmir Derneği Yönetim Kuruluna, Mustafa Doğanay'a, Birsen Öztürk'e ve eşyaların basılmasını sağlayan Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya'ya çok teşekkür ediyoruz. 
 
İYİ Kİ VARSINIZ 
Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)
 
TÜRK SANAT MÜZİĞİ ve TÜRK HALK MÜZİĞİ KORO ÇALIŞMASI BAŞLADI - 15 Temmuz 2014

Salı – Perşembe – Cumartesi günleri, 17.00 – 19.00 saatleri arasında, Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği’nin salonunda, Taşkın Erdoğan’ın yönetiminde, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği Koro Çalışması başlamıştır. 

Bu çalışmaya katılmak isteyenler, derneğimiz binasına gelerek ya da 0530 955 86 22 nolu dernek telefonunu arayarak kayıtlarını yaptırabilirler. 
 
 
Bu güzel buluşmaya neden olan öneriyi sunan ve çalışmayı başlatan Taşkın Erdoğan'a, kısır için Fatma Özerdem'e, Kek için Nurten Özdemir'e, sigara böreği için Gülnihal Bal ve Servet Kılıç'a ve bu etkinliğe katılarak bizleri yalnız bırakmayan mahalle halkına çok teşekkür ediyoruz. 
 
 
Aşağıdaki linki arama motorunuza yazarak görüntülerin bir kısmına ulaşabilirsiniz. Çekim yapan Cafiye Arpacı'ya ve Zülfikar Bağcı'ya teşekkürler.
https://www.facebook.com/photo.php?v=10202583074402154&set=vb.1355469174&type=2&theater

 

TEŞEKKÜR EDERİZ

Birkaç gün önce kaybettiğimiz değerli büyüklerimizden Veli Taştan ölümünden önce biriktirdiği parayı çocuklarına vermiş ve demiş ki; şu para ile yemeğimi yedirir, şu 1.500 tl’yi de bağışlarsınız.

 

Ölüsünün bile çocuklarına yük olmasını istemeyen atalarımızdan biri. Kendisini tekrar rahmetle anıyor, bağışını bize getiren Dr. Alper Taştan ve eşine teşekkür ediyoruz. 

Bekdeş Yılmaz - Arzu Yılmaz'ın oğlu Necdet Yılmaz ve İbrahim Ede Yılmaz, anneleri Arzu hanım için bağış yapmışlardır. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Mahmut Topçuoğlu ise oğlu şehit Mustafa Topçuoğlu adına bağış yapmıştır. Kendilerine de derneğimiz adına teşekkür ediyoruz.

İyi ki varsınız

Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına

Nurayişe Çolakgil (Özerdem)

ŞENLİK DUYURUSU
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve Bakıma Muhtaçlara Destek Derneği olarak Karaözü Mahallesinde 02 – 03 Ağustos 2014 tarihlerinde gerçekleştirmeyi planladığımız “Karaözü Kültür ve Dayanışma Etkinliği” ile ilgili Sarıoğlan Kaymakamımız Sayın Hasan Doğan’ın oluru alınmıştır.  
 
Başta Kaymakamımız Sayın Hasan Doğan ve Belediye Başkanımız Sayın Ali Osman Yıldız olmak üzere, bu aşamada bizlere gerek manen gerekse madden destek olan sayın Karaözü ve çevre mahalle sakinlerine çok teşekkür ediyoruz.  
 
İYİ Kİ VARSINIZ!
 
Dernek Yönetim Kurulu adına
Nurayişe Çolakgil (Özerdem)
Mustafa Kılıç
Mail: karaozumerkez@hotmail.com  Tel No: 0530 955 86 22
 

KARAÖZÜ’DE BULUŞMA 

Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu Yöneticilerinin talebi üzerine yöremiz muhtarları Karaözü Kültür Dayanışma ve B.M.D. Derneğinde buluştular. Bu buluşmada Federasyon yetkilileri muhtarlarımızın sorunlarını dinleyip, çözümünde yardımcı olmaya çalışacaklarını söylediler. 

Derneğimize gelerek bizlerin sorunlarını dinleyen, başta federasyon başkanı Cemal Kaman olmak üzere Federasyon yöneticilerine Derneğimiz ile ilgili danıştığımız konularda verdikleri bilgi destekleri ve vermeyi vaat ettikleri hukuki destek için teşekkür ederiz. Ziyaretleri bizleri onurlandırdı.  

Toplantıya katılanlar;

Federasyon Yöneticileri;  Cemal Kaman (başkan),  Yusuf Ağçiçek (basın kurulu başkanı), İsmail Sonsuz (Genel Sekreter), Yusuf Şahin (Yönetici), 

Muhtarlarımız; İsmail Demir ( İğdeli mahallesi muhtarı), Murtaza Kılıç ( Karpınar Mahallesi muhtarı), Arif Arıca (Burunören mahallesi muhtarı), Bekir Kılıç (Yerlikuyu mahallesi muhtarı), 

Karaözü Dernek Yöneticileri; Nurayşe Çolakgil (Dernek Başkanı), Mustafa Kılıç (Dernek Saymanı), Celal Yapıcı (Sekreter), Ünver Doğanay (Başkan Yrd.), Hüseyin Demirci, 

Mahalle Halkından katılanlar; Zülfikar Bağcı, Caner Bal, Hürmet Erdoğan, Türkan Özdemir, Emin Demirel (Kızılpınar), Şevki Koğ, Ahmet Şahin (İğdeli), İsmail Kaya (Karpınar)’dır. 

Toplantıda sunulan ikramları hazırlayanlar; Türkan Özdemir, Nurayişe Çolakgil, Mustafa Kılıç, Hürmet Erdoğan, Fatoş Doğanay, Nuran Doğanay. 

Toplantıyı yapan, toplantıya katılan, gelenlere ikram hazırlayan ve misafirlerimize hizmet eden herkese çok teşekkür ederiz. 

Yönetim Kurulu Adına

Nurayşe Çolakgil (Özerdem)

KARAÖZÜ İSTASYONU ONARIMI

Karaözü'müzün istasyonu biraz yorgun, biraz bakımsız, biraz kırılmış ama hala hizmet vermeye devam ediyor. 

Sivas - Ankara arası yapılan onarım çalışması kapsamında; Devlet Demiryolları, 4. Bölge Müdürlüğü tarafından Karaözü istasyonu onarım ve tadilatı devam ediyor. Tuvalet ve bekleme odası tamamlanmış, istasyon önündeki kaldırımlar yapılmaya başlanmış. Bir haftaya kadar biteceği söyleniyor. 

Emeği geçen herkese Karaözü halkından birisi olarak teşekkür ediyoruz. 

17 Haziran 2014, Karaözü

ERGİN MARKETLER'İN SAHİBİ SÜLEYMAN ERGİN (BAY)'A TEŞEKKÜR EDİYORUZ 
 
Süleyman Ergin, lakabıyla tanıtmak gerekir ise BAY, Derneğimiz yönetim kurulu odasına taban muşambası ve Deri sandalye bağışlamıştır. Bu vesile ile daha önce yaptığı maddi destekler, bağışladığı naylon sandalye ve naylon masalar için bir kez daha teşekkür ediyor ve İYİ Kİ VARSINIZ diyoruz.
 
Duyarlı insanlarımız sayesinde daha bir hevesle çalışır olduk.  
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D. Derneği adına:
Kurucu başkan, Yeni Sayman Mustafa Kılıç
Yönetim Kurulu başkanı Nurayişe Çolakgil

HAYIRLI OLSUN

Karaözü Merkezinde bulunan derneğimiz binasının odalarından biri MİSAFİR ODASI olarak düzenlenmiştir.

 

Bağışlanan çekyatların yüzlerine geçirmek üzere kumaş bağışlayan FATOŞ DOĞANAY’a, Çekyatların yüzlerini diken meşhur Terzimiz CELAL YAPICI’ya, Bilgisayar masasını bağışlayan HİKMET TATAR’a, Salonumuzda interneti kullanmanız için gerekli masaları kullanılabilir hale getiren FATOŞ DOĞANAY’a, Salonumuza fotoğraflarımızı asmamız için gerekli işlemleri yapan MUSTAFA DOĞANAY’a ve ihtiyacınız anında isteyip kullanabileceğiniz masa ve sandalyelerin bulunduğu depomuzun boya badana işlemlerini yapan ustamız ÜNAL DEMİRCİ ve Karaözü’müzde yaşayan saz yapımcısı, televizyon program yapımcısı CANER BAL’a hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

 

Sizlerin sayesinde daha da güzel bir ortamda hizmet verme imkanı buluyoruz. İYİ Kİ VARSINIZ…

 

Karaözü Belediyesi’nin bu güne kadar hizmet vermiş belediye başkanlarının fotoğrafları duvarımızda yerini almış olup, muhtarlarımızın fotoğraflarını da temin etmek istiyoruz. Şehitlerimiz’in adlarını ve fotoğraflarını temin etme konusunda yardımcı olursanız memnun oluruz.

 

Yönetim Kurulu adına

Nurayişe Çolakgil

 

Görüntülere BURAYA TIKLAYARAK ulaşabilirsiniz. 

YAKAR GİDERİM...

BUGÜN KARAÖZÜ SEVDALISI ŞİNASİ GENÇ'İN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ - 3 Haziran 2014

Karaözü Lisesinin Koruma başkanı olduğu dönemde, lisenin eksik olan öğretmenleri için Kayseri meydanında kendini yakmaya teşebbüs eden, bu konu ile ilgili Kayseri valisini tehdit eden, okulun eksik öğretmenlerinin hepsini bir çırpıda alıp köye getiren adam gittikten sonra şu an okul kapanıyor ama kimsenin kılı kıpırdamıyor.

Yardımlaşmayı ve imeceyi benimseten, bu yönde mücadeleler veren Şinasi Genç ruhu yeniden canlanmalı, Karaözü lisesi kapatılmamalı. 

Güzel insan, ışıklar içinde uyu. 

Kendisi gibi Karaözü'nü seven evlatları Haydar, Hasan, Emine, Rahşan ve eşi Dürdane Genç, bugün derneğimizdeydi. Şinasi Genç'in yöresine sevdasını bilen çocukları, onun adına önce kendi evlerinde  bir yemek verdiler, sonra derneğimize gelerek sazı seven babaları adına bir saz bağışladılar ve maddi katkı sundular. Kendilerine derneğimiz adına çok teşekkür ediyoruz. 

Karaözü Kültür, Dayanışma ve Bakıma Muhtaçlara Destek Derneği adına

Yönetim kurulu başkanı

Nurayişe Çolakgil

 

 KARAÖZÜLÜ KÖY ENSTİTÜLERİ MEZUNLARI KARAÖZÜ’DE BULUŞTU

Karaözülü Köy Enstitüsü mezunları, Derneğimizin daveti üzerine 22 Mayıs 2014 Perşembe günü saat 12.00’de Karaözü Kültür Dayanışma ve Bakıma Muhtaçlara Destek Derneği’nde buluştular. 

Köy Enstitüsü mezunları; Ali Özel, Cevdet Argüder, Kadim Serinözü, Kemal Özdemir, Mehmet Öztürk, Mustafa Özdemir, Osman Seven, Süleyman Özerdem ile Ziya Doğanay’a, Köy enstitüsü girişli olup öğretmen okulu olarak bitiren Murat Doğanay, İhsan Özerdem’e ve saygıdeğer eşlerine derneğimize gelerek bizleri onurlandırdıkları için çok teşekkür ediyor, sağlıklı ve uzun soluklu bir yaşam diliyoruz. 

Yemeğin maliyetini karşılayan; İhsan Özerdem, Mustafa Kılıç, Mustafa Doğanay, Feti Dalak, Ayşe Çolakgil, Fevzican Keleş, Ünver Doğanay, Sercan Hızal, Nazlı Arslan ve Celal Yapıcı’ya, 

Yemekleri hazırlayan; Fatma Özerdem, Sercan Hızal, Fatoş Doğanay ve Nazlı Arslan'a

Hizmet eden; Gönülser Seven, Mücella Çoban, Tahsin Genç, Fevzican Keleş, Agah Çolakgil, Ünal Demirci, Hüseyin Demirci, Sercan Hızal, Fatoş Doğanay ve Nazlı Aslan’a

Bağışta bulunan; Cevdet Argüder, Süleyman Özerdem, Ziya Doğanay, Osman Seven, Ünver Doğanay, Nihat Çoban ve Bircan Özdemir’e,

Toplantıyı kayıt etmeyi üstlenen; Bircan Özdemir ile Karaözülü Saz ve program yapımcısı ve yorumcusu Caner Bal’a ve fotoğrafları sizlere ulaştırmamıza yardımcı olan Ahmet Özdemir ile Yiğit Çolakgil'e

Sazları ve muhteşem yorumları ile bizleri coşturan; Fevzican Keleş ve Mustafa Bal’a

Bu etkinlikte bizleri yönlendiren divan başkanımız Fethi Dalak’a, Kurucu başkanımız Mustafa Kılıç’a, Denetim başkanımız Mustafa Doğanay’a ve denetim asil üyemiz Fevzican Keleş’e çok teşekkür ediyoruz. 

İYİ Kİ VARSINIZ!
Allah tekrarını nasip etsin.

Toplantı ile ilgili görüntülere
BURAYA TIKLAYARAK ulaşabilirsiniz. 

Yönetim Kurulu adına
Başkan Nurayşe Çolakgil
Kurucu Başkan Mustafa Kılıç

 

 >

 

 

SARIOĞLAN MECLİS ÜYELİĞİ HAYIRLI OLSUN 

 

Karaözülü Süleyman Ergin (Bay), Sarıoğlan ilçesi Belediye Meclis üyesi seçilmiştir.

 

Kendisini kutluyor, başarılarının devamını diliyor, derneğimize verdiği katkıdan dolayı teşekkür ediyoruz.

Hayırlı, uğurlu olsun.

 

HAYIRLI OLSUN

 

 

Karaözü'nün yeni ve tek muhtarlığına Muzaffer (Songül) Özdemir seçildi. Kendisine başarılar diliyoruz. Yolu Açık olsun. Hayırlı, uğurlu olsun. 

 

TEŞEKKÜR EDİYORUZ

Belediye başkanımız Şener Tatar'a, encümenlerine ve Belediye çalışanlarının hepsine verdikleri hizmet için teşekkür ediyor, yeni yaşamlarında sağlık, mutluluk ve huzur diliyoruz. Herşey gönüllerince olsun. 

KARAÖZÜ'NÜN CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI ŞENER TATAR'DAN PARTİ YÖNETİCİLERİNE SİTEM
 
Sarıoğlan seçim çalışmalarıyla ilgili konuşan Karaözü Belediye Başkanı Şener Tatar, 30 Mart
seçimlerinden sonra istifa edeceğini ve siyasi hayatına son vereceğini söyleyerek, parti içindeki yöneticilere sitem etti.

Hacı Bektaşi Veli Derneği’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Tatar, kendisine meclis üyeliği ve Talas belediye başkanlığı için 1. sıradan aday gösterileceğiyle ilgili teklif sunulduğunu iddia eti. 46 yıldır CHP’de görev yaptığını belirten Tatar, “18 yaşımdan beri Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde mücadele veriyorum. Yani bu sene 46. yılımı dolduruyorum. Cumhuriyet Halk Par
tili bir belediye başkanıyım ve bu görevimi 30 Mart akşamına kadar sürdüreceğim. Ben herhangi birileri gibi istediği olmayınca istifa eden, tehdit eden insanlardan değilim. Ben gerek kasabamda soran insanlara, partililerime gerekse aşiret büyüklerime, dayılarıma her sorduklarında, kesinlikle ben böyle bir tartışmanın veya yarışın içerisinde değilim, benimle ilgili bu kararı il başkanlığı verdi. Ben bunun üzerine herhangi bir çalışma yapmam. Ben örgütüme de inanıyorum. Bir tek söylediğim cümle bu. Şubat 18’de listelerin şekilleneceği gün. Geldim yine kendileriyle konuştum. Mustafa Ayan beyefendiyle. ‘Bakın başkanım ben sıkıntı hissediyorum. Lütfen benim kasabamın huzurunu bozmayın. Hatta bu göreve talip olan dostlarımın da huzurunu bozmayın. Bana verdiğiniz şu görevi benden alın’ dedim” diye konuştu.

Milletvekilinin kendisini aradığını ifade eden Tatar, “Bundan 2 gün evvel seçim listeleri Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edildi. O gün resmileşmeden evvel saat 11’de milletvekilimiz beni arıyor. Telefonda bana yapılanlar için ağlamaklı konuştuğunu biliyorum. Bana yapılanları telafi etmek için, Kayseri’de 1. sıra meclis üyeliği teklif ettiler. Kendilerine teşekkür ettim. ‘Sayın vekilim, ben Sarıoğlan’da dahi bir talepte bulunmadım. Ben Kayseri’de 1. sırayı niye talep edeyim? Bana Büyükşehir belediye başkan adaylığını sunsanız dahi kabul etmem. Benim böyle bir talebim yok” şeklinde konuştu.

Daha sonra il başkanının kendisini aradığını ve Talas Belediye Başkan adaylığı için 1. sıraya alındığını öğrenen Tatar, “Biraz sonra da il başkanımız aradı. Ve bana ‘Başkan seni Talas 1. sıraya koyduk. Lütfen birkaç saat içinde bize dosyanızı iletin’ dedi. Talas’ta, Talas ilçe başkanı, 17 yönetim kurulunun oy birliğiyle belediye başkanlığına aday gösterdiği Mustafa Aslan’ı siz orada yiyeceksiniz. Bende Mustafa Aslan’ın yenildiği yerde gideceğim 1. sıraya konacağım öyle mi? Kayseri’de, Talas’ta bu parti için hizmet vermiş o kadar insan varken, ben gidip 1. sıraya yerleşeceğim öyle mi?” dedi.

“YALANCIDAN İLÇE BAŞKANI DA, İL BAŞKANI DA OLMAZ”
Sorun çıkmaması için çok uğraştığını vurgulayan Tatar, parti yöneticilerine sitem etti. Tatar konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Başkanımızın meşhur bir sözü var. Üstüne basa basa söylüyorum. Yalancıdan başbakan olmaz diyor. O zaman yalancıdan ilçe başkanı da olmaz, il başkanı da olmaz.
Yalvarır yakarırcasına konuşmama rağmen, dün de kendisiyle 1 saat konuştum. Sen konuşursan biz burada duramayız diyor. Partiyi yıpratır diyor. Peki o zaman yıpratacak işi niye yapıyorsunuz? Siz benim onurumla niye oynuyorsunuz? Ben sizden meclis üyeliği mi istedim. Başkanvekilliği mi istedim. Sen benim ailemin onuruyla ne diye uğraşıyorsun? Benim çocuklarımın onuru yok mu? Yalvardım yakardım. Bizi bu yarışın içerisine sokmayın dedim. Benim içimi acıttılar. Ben bu partide 46 yıldır hizmet veriyorum. 30 Mart akşamına kadar da bu onuru koruyacağım. Devam ettireceğim ama 31 Mart’ta tekrar bir dilekçe vermeyeceğim. Sizin vasıtanızla açıklıyorum. 31 Mart itibariyle siyasi hayatımı, politik yaşamımı sonlandırıyorum.” 
İHA – 22 ŞUBAT 2014
http://www.milliyet.com.tr/chp-li-belediye-baskanindan-parti-yoneticilerine-kayseri-yerelhaber-43264/

SARIOĞLAN CHP'DE  - KARAÖZÜ'DEN SÜLEYMAN ERGİN MECLİS ÜYESİ

Sarıoğlan, Cumhuriyet Halk Partisi Sarıoğlan belediye meclisi 3.cü sırada Kasabamız esnaflarının ileri gelenlerinden Süleyman Ergin (BAY)'ı aday göstermiştir. Kendisine başarılar dileriz. Yolu açık olsun.

KAYSERİ - CHP’de TOPLU İSTİFA
 
CHP Talas İlçe Başkanlığı’nın 17 kişilik yönetimi düzenledikleri basın toplantısı ile destekledikleri ismin belediye başkan adayı olarak gösterilmemesi sonrasında CHP’den topluca istifa ettiklerini açıkladı.
 
Talas İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda konuşan CHP Talas İlçe Başkanı Memduh Bektemir, “22 ay önce görevi devraldık. CHP içinde siyaset yapan herkes Talas örgütünün nasıl çalıştığını çok iyi bilir. Kayseri’de kimsenin hayal edemediği bir çok işi yaptık” dedi.

Pekdemir, “Bütün çalışmalarımızı örgüte danışarak yaptık. Bazıları partiyi sağa çeksede biz hep sosyal demokrat olmaya çalıştık. Adımızın duyulmasından içimizden ve dışımızdan rahatsız olanlar oldu. Son yerel yönetimler aday belirleme sürecinde bunu açıkça gördük. Bizi başarısız göstermek için her dalavereyi çevirdiler. Genel Merkeze bildirdiğimiz Mustafa Aslan’ın adaylığını engellemek için her türlü şeyi yaptılar. Kısacası Talas’ta seçimin kazanılmaması için ne gerekiyorsa yaptılar. Ya genel merkez yanlış yapıyor veya yanıltılıyor. Bizi yok sayarak aday belirleyen bu anlayışı, bizim sesimizi duymayan genel merkez yöneticilerini protesto ediyor ve topluca istifa ediyoruz”

Örgütü tarafından Talas İlçe Başkan adayı olarak genel merkeze bildirilen Mustafa Aslan, “Bilindiği üzere 2014 yılı yerel seçimlerinde CHP Genel Merkezi her nasılsa Kayseri’de Talas ilçe örgütünün adayını açıklayamamıştır. Bu saate gelindiğinde İl Başkanı tarafından bildirildiği üzere bir başka hanım arkadaşımızın isminin kabul edildiği öğrenildi. Ben CHP’li bir insan olarak 13 yıl il yöneticiliği yapmış bir insan olarak ilçe örgütümün daveti ve isteği üzerine bu görevi kabul ettim. Burada ilçe örgütü bu isteği oy birliği ile kabul etti. Türlü beklentilerden sonra il yönetimi de benim adaylığımın uygun olduğunu genel merkeze bildirdi” dedi.

Aslan açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Bu yaşanan olaylara rağmen ben Kayseri Talas ilçe örgütünün istediği bir aday olarak bekledim. Ne bir muhatap bula bildiğim gibi bunun Kayseri’den sorulup soruşturulduğunu görmedim. Hiçbir şekilde adaylığı gündeme gelmeyen bir insan için adayınız budur denmesi Kayseri adına üzücüdür. Kayseri’de sayın Özhaseki paşa olduysa bu CHP’nin suçudur.

Biz bu halkın teveccühünü almış bir örgüt. Ama Kayseri örgütü lime doğranarak örgüt bu hale getirilmiştir. Talas ilçesinin böyle bir zafiyete uğratılması AK Parti’nin ayağının tökezlediği bir yerde destek görmesi anlamına geliyor. Ben kurultay delegesi olarak partimde üyeliğim bulunuyor. Bu benim şahsımın bir sorunu değil, ama CHP bu sorunu haftalar önce halletmeliydi. Burada ilçenin ve ilin aldığı bir kararı tanımayan CHP varsa Kayseri’de CHP örgütü yok demektir.

Kayseri’nin talihi ve kaderi olamaz. Burada birileri Kayseri’yi kurtarılmış bölge olarak görüyorsa bunun sebebi ana muhalefet partisi olarak bizleriz. Ben örgütümün adayıyım. Bu yetkiyi kimse benden alamaz. CHP demokratik parti ise kimse bunun üzerine konuşmamalı. Ben CHP’nin en iyi şekilde temsilini yaptım. Bu şartlarda bana bunu uygun görmeyen insanlar varsa bu insanlar samimi bir insan değildir. Bu halk bizden görev ve destek istiyor. Ama partimiz kendini bu duruma düşürüyorsa artık takdir halkımızındır. Örgütümüzün beni aday göstermesini kimse elimizden alamaz. Cumhuriyet Hatır Partisi ise kimin hatırını sayıyorlarsa gelsin o arkadaşlar bu örgütü alsınlar. Kayseri’de derin CHP kimse bu örgütü alsın gelsin ve derdimize çare olsun. Ben bu şartlarda partinin bu zafiyete düşürülmesini kınıyorum.

Bu Kayseri’ye yapılmış bir ihanettir. Kimin hatırı bizden yüksekse bir örgüt bir yana o şahıs ta terazinin diğer yanında ağır basıyorsa Sayın Genel Başkanımız bunu izah etsin. Nereden getiriyorlarsa bir örgüt getirsin ve bu saatte ne yapacaksa gelsin yapsın” diye konuştu.
 
16 Şubat 2014
http://www.yenihaberden.com/chpde-toplu-istifa-24898h.htm
 
---------------------------------------------------------------------------------------
KAYSERİ'de CHP'nin TALAS, ÖZVATAN ve İNCESU ADAYLARI BELLİ OLDU
 
       Cumhuriyet Halk Partisi’nde tüm belediye başkan adayları netleşti. Buna göre merakla beklenen Talas adayı eski İl Başkanı Mustafa Aslan oldu.  
       CHP’de tüm belediye başkan adayları kesinlik kazandı. CHP Genel Merkezi’nde Parti Meclisi’nin (PM) yaptığı son toplantıda açıklanmayan ilçelerin de netleştiği kaydedildi.
ÖZVATAN VE İNCESU ADAYLARI DA BELLİ OLDU
       Buna göre CHP, İncesu’da Hüseyin Beğendik’i aday gösterirken, Özvatan’da ise AKP’den istifa eden eski Küpeli Belediye Başkanı Caner Akdemir’i aday gösterdi. Caner Akdemir’in, bir süre önce “rüşvet ve yolsuzluk” olayları nedeniyle AKP’den istifa ettiği iddia edilmişti.
 TALAS’TA 3 ADAY ARASINDAN SEÇİM YAPILDI
       Diğer yandan CHP’de kamuoyunun merakla beklediği Talas Belediye Başkan adayı da belli oldu. Partinin Talas’ta, CHP eski il başkanlarından Mustafa Aslan, Bülent Hodul ve Cabbar Salman üçlüsü arasından Mustafa Aslan da karar kıldığı  ve birkaç gün içinde önemli bir aksilik yaşanmazsa kamuoyuna resmi açıklamanın da yapacağı dile getirildi.
İŞTE CHP ADAYLARININ TAM LİSTESİ
       İşte CHP’nin kesinleşen Kayseri Belediye Başkan adaylarının tam listesi; Büyükşehir Osman Çilsal, Melikgazi Uğur Seten, Kocasinan Mustafa Yıldız,  Akkışla Selahattin Baydan,  Bünyan İbrahim Marzıoğlu,  Develi Burak İstanbullu,  Felahiye Gürsel Kısır, Hacılar Mustafa Çakıcı, İncesu Hüseyin Beğendik, Özvatan Caner Akdemir, Pınarbaşı Salim Doğan, Sarıoğlan Mehmet Bayraklı, Sarız Ömer Faruk Eroğlu, Tomarza Mehmet Erdoğan, Yahyalı Mehmet Acarbaş,  Yeşilhisar Mehmet Harmancı ve Talas Mustafa Aslan” 
Kaynak: http://www.kayseriolay.com/chp-de-talas-ozvatan-ve-incesu-adaylari-da-belli-oldu-h1267.htm#
tarih: 2014-02-11
---------------------------
Mustafa Aslan, Karaözü'lü başarılı avukatlarımızdan birisidir. Kayseri'de yaşamaktadır. Kayseri'deki Karaözülü ve çevre köylerimiz vatandaşlarının Av. Mustafa Aslan'ı destekleyeceklerini umuyor, çıktığı bu yolda başarılar diliyoruz. Yolu, bahtı, şansı açık olsun. 
 
Umarız bir an önce sonuç netleşir. Kendisi ile ilgili detaylı bilgiyi derler derlemez sizinle paylaşacağız. 15 Şubat 2014
 
----------------------------------------------------------------------------------------
 
AĞAÇ KAĞNI MAKETİ - BEKİR DOĞANAY (Mehmet oğlu)
Bir güzel çalışma daha... sadece bunlar değil; Kirmen, İğ, Dirgen, yaba gibi eski araç gereçlerin çoğunun maketini yapmış Bekir doğanay. 
 
 
 
 
Öküz maketleri hariç Karaözü'de pek çok evde var bu maketlerden. Bir tane de derneğe bağışlamış. Diğerlerinin fotoğrafları gelince onları da yayınlayacağız.
 
Ellerine emeğine sağlık.
 
 
 
----------------------------------------------------------------------------------------------
ŞAHRUH KÖPRÜSÜ MAKET YAPIM ÇALIŞMASI
(MİMAR DENİZ)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Karaözü'nün düğünlerini zurnası ile şenlendiren, yöremizin yeni ve en iyi zurnacısı olduğunu MAHALLİ SANATÇI ünvanını resmi olarak kazanarak belgeleyen, şimdi de sadece sanatçı değil Zanaatçı olduğunu da ıspatlayan, ADEM YAVUZ KAYA (face ismi Deniz Devrim Kaya) tarafından yapılmış Şahruh, Tek kelime ile MUHTEŞEM olmuş. Ellerine sağlık. İyi ki varsın! 
 
 
 
 
 
 
 
 
ŞAHRUH KÖPRÜSÜ TAMİRATI 29 Ekim 2013 

Geçen sene tamiratı yapılmış ama suların yükselmesi nedeniyle bazı tosunburunları tamir edilememişti.
Şahruh Köprüsü’nün yarım kalan son sel yaranları da (tosun burunları) tamir edilmeye başlanıldı. Koca bir yaz mevsimini ve en önemlisi seviyesi iyice düşen Kızılırmak müsaade etmişken tamiratı yapmayan firma, suların yükseldiği ekim ayının 29’unda yarım kalan işi bitirmek için çalışmaya başladı. Ne diyelim. “Geç olsun da güç olmasın”.
 
Bugüne kadar yaptıkları çalışmalar için kasabamız ve Şahruh Köprüsü adına teşekkür ederiz. Ellerine sağlık.
 
 
KARAÖZÜ MERKEZ'de AÇILAN DERNEĞİMİZİN AŞURE İKRAMI  19 Kasım 2013
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Günün önemini anlatan konuşması için MEHMET ÖZTÜRK’e,
Aşurenin yapılmasına para – malzeme getiren, mani çekilişine hediye getiren: ADNAN ZORLUKAN ERDOĞAN, AYFER KARAHAN, AYSEL DEMİRCİ, BAĞDAT DOĞANAY, BORA KOÇ, DURDANE GENÇ, ELİF GENÇ, FATMA DOĞANAY, FATMA ÖZERDEM, FAZİLET ERDOĞAN,FEVZİCAN KELEŞ, FİKRET DEMİR, FİKRİYE AVCI, GÜLHAN BAL, GÜLÜMSER TATAR, HASAN TATAR, HURİYE TAŞYÜREK, HÜSEYİN DEMİRCİ, KEZİBAN ALDIKAÇTI, MEHMET ÖZTÜRK, MUSTAFA BAĞCI, MUSTAFA KILIÇ, NAİME SEVEN, NAZLI ASLAN, NECLA TATAR, NUR AYŞE ÇOLAKGİL, NURDAL KARAHAN, NURTEN KELEŞ, ÖZGÜR TATAR, SERCAN HIZAL, SÜLEYMAN ÖZERDEM, TAHSİN GENÇ, TAMAM BAĞCI, ÜNVER DOĞANAY ve YÜCEL ALÇIOĞLU’na
 
 
YEMEK PİŞİREN, HİZMET EDEN
FİKRİYE AVCU
NURDAL KARAHAN
GÜLÜMSER TATAR
AYFER KARAHAN
NECLA TATAR
FATOŞ DOĞANAY’a
 
SAZ ÇALIP, DEYİŞ SÖYLEYEN
CANER BAL
ERTUĞRUL YÜCEL
MUSTAFA BAL
ALP ASLAN
MUSTAFA KILIÇ’a (Dernek Kurucu başkanı)
 
Hediye çekilişinde görev alan FATMA DOĞANAY, ÖZLEM KELEŞ ve 4 kız arkadaşına,
Banka hesabımıza para yatıran YILDIRIM AVCI'ya
 
Derneğimize gelerek bizleri onurlandıran, varlıkları ile bize güç ve cesaret veren KARAÖZÜ ve ÇEVRE KÖYLERİMİZ HALKINA, Muhtarımız Turgayşen Bağcı’ya, onurlandırmakla kalmayıp bağışta bulunan Haydar Kadıoğlu, Cihan Erdoğan, Kebire Göktürk, Şerife Çakıcı, Fatma Özerdem, Ali Tatar, Nihat Hızal, Ayşe Keleş, Veli Doğan, Sultan Doğan, Kiraz Tatar, Nurcihan Özdemir, Kemal Taştan, Veli Dalak, İsmail Kılıç, Veli Taştan, Abdullah Dalak, Ali İhsan Erdoğan, Hasan Demirci, Servet Kılıç, Şevki Koğ, Hüseyin Avcı, Sevim Yılmaz, Ruhi Demirci, Sarıoğlan Belediye Başkanımız ALİ RIZA BAŞARAN’a,  Karaözü Belediye başkanımız ŞENER TATAR’a,  İğdeli Muhtarımız İSMAİL DEMİR’e, Karpınar Muhtarımız MURTAZA KILIÇ’a ve Burunören Muhtarımız MEHMET DEMİR’e  gönülden teşekkür ediyor, İYİ Kİ VARSINIZ! diyoruz.
 
Karaözü Kültür, Dayanışma ve B.M.D.Derneği
Yönetim Kurulu adına
 
Nur Ayşe Çolakgil (Özerdem)
 
Görüntülere BURAYA TIKLAYARAK 
ulaşabilirsiniz.
   
ULU ÖNDER ATATÜRK'Ü, ÖLÜMÜNÜN 75'İNCİ YILINDA KARAÖZÜ'DE ÖZLEMLE ANDIK
MANİ'LERİMİZ ÇEKİLİŞE HAZIR, SIRA HEDİYELERİ PAKETLEMEYE GELDİ
       73 adet Manilerimiz küçük küçük paketlendi. Çekiliş numaraları ise paketin içine yerleştirildi. 
       Hediyelerimiz de gelmeye başladı ve yarından itibaren onlarda paketlenmeye başlanacak.
       Aşure malzemeleri ile ilgili desteğe hazır olduklarını bildirenlerle irtibata geçilecek.
      Bugün iki torba kömür ve bir torba odun geldi. Ortam sıcak, gönüller sıcak, dayanışma muhteşem. 
CUMHURİYETİMİZİN 90.CI YILI BU SENE DE KARAÖZÜ'DE BÜYÜK BİR COŞKU İLE KUTLANDI
 KARAÖZÜ VAR OLDUKÇA DAHA NİCELERİ DE KUTLANACAKTIR. 
Diğer fotoğraflar için lütfen BURAYA tıklayınız.

 

TURANİ BABA, Karpınarlı DURAN ÖZAYDIN DERNEĞİMİZE GELEREK BİZLERİ ONURLANDIRDI
Derneğimizin defterleri henüz onaylanmıştı. Tarih 9.9.2013 idi Turani Baba derneğimize geldi. Dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu geçmiş tecrübelerine dayanarak anlattı. Yılmamak gerektiğini, dyanışmaya en çok ihtiyaç duyulan günler olduğunu anlattı. çok güzel anlam içeren şiirlerinden okudu. İmzaladığı şiir kitabını verdi. Derneğimize üye oldu ve bağışta bulundu. 
 
 
Derneğimizin açılış yemeğinde de aramızdaydı ve dernekte bulunan Karaözülülerin isteği üzerine Belediye başkanımız Şener Tatar ile birlikte kurdeleyi kesti ve hatta "makas kesmiyor" diyen Kebire Karahan'a, Turani Baba da 100 tl vererek geleneği yerine getirdi. 
 
Ekim ayında seçimimiz olduğunu söyledik ama kendisinin Ankara'Ya gitmesi gerekiyordu vedalaştık. Bizleri yanaklarımızdan öptü ve eşi Fatma hanımla birlikte yola çıktı. Bu ilk seçimdi ve desteğe ihtiyacımız olduğunu biliyordu. Seçim gününden bir gün önce telefon açtı ve "ben seçime geliyorum kızım" dediğinde dernekteydik ve hepimiz çok sevindik. Seçim günü geldi, kısa bir konuşma yaptı, oyunu kullandı ve geri gitti. Yazın şenlik yapılırsa muhakkak geleceğini söyledi. 
O artık bizim de TURANİ BABA'Mız. Sağlıklı, mutlu, huzurlu bir hayat diliyor ellerinden öpüyorum. 
Ayşe Çolakgil (Özerdem)
Karpınarlı Turani Baba'nın Özgeçmişi
Turanibaba 1938 de Sarıoğlan'ın Karpınar Köyünde doğdu.
Asıl adı Duran Özaydın'dır. Daha küçük yaşta dilli fülütle başladı ve keman çaldı. Kemandan sonra ud ve cümbüş de çaldı.
İlkokul sıralarında çevre köylerdeki Aşıklardan etkilendi ve bağlamya merak sardı.
Hiç ders almadan bağlama çaldı. Ortaokul ve askeri okuldayken nota dersleri aldı.
İlk bestesini Aşık Ali İzzet Özkan'a çalıp okudu. Ali izzet ona yeni bir çeşit anlamına gelen TÜRANİ adını verdi.
Aşık Veysel Babayla tanıştı. Veysel Baba:"Oğul ben ( Ü) harfinin noktalarını kaldırdım.
Senin adın bundan sonra TURANİ olsun dedi" ve TURANİ oldu.
ANKARA'ya geldiğinde Bayram Aracı, Ahmet Gazi Ayhan ve Nezahat Bayramla tanıştı ve bağlama gurubunda yer aldı. Uzun süre tanınmış sanatçılara bağlamasıyla eşlik etti.
Sonra Mahzuni ile tanıştı. Mahzuni o zaman Ozan değildi. Uzun süre dostluk kurdular. Çünkü hedefleri aynıydı.
Bir sebeple Almanya'ya gitti ve kısa sürede kendi yayın şirketini kurdu. Prodüktör olarak müzik yayıncılığına başladı. Belkıs Akkale, Musa Eroğlu, Ali Ekber Çiçek, Atakan Çelik, İhsan Öztürk ile tanıştı ve prodüktörlüklerini yaptı.
Bağlama dersleri vererek birçok sanatçı yetiştirdi. TRT ye birçok mahalli sanatçı kazandırmanın yanı sıra kendisi de TRT'nin sık sık canlı yayınlarına katıldı.
Yeni yetişen ozanlarımız ona Baba dediler ve Ozanımızın Adı TURANİ BABA olarak tamamlandı.
 
TUNANİ BABA'nın birçok kitap dergi ve antolojilerde şiirleri yayınlandı. 
Şiir kitabı: EVRENE YOLCULUK - Yayın evi: www.gazikitapevi.com.tr
hayat hikayesi http://turanibaba.com/ sitesinden alınmıştır.
KASABAMIZ KADINLARI GÜNLERİNİ KARAÖZÜ KASABASINDAKİ DERNEKTE DÜZENLEDİ.
      Kasabamız kadınlarından onbeş kadarı Derneğimiz binasında bir araya gelerek gün düzenlediler.
      Yiyeceklerini getirdiler. Türküler eşliğinde yemeklerini yediler. Turan Işık tarafından çekilen eski görüntüleri seyrederken ölen yakınlarını görenler aynı bölümü birkaç kere tekrar seyrettiler. Atalarını gördükleri için hem özlem, hem buruk bir sevinç hem de hüzün vardı gözlerinde.
       Giderken kullandıkları mutfak eşyalarını ve odaları temizlediler, tekrar buluşmak dileğiyle evlerine dağıldılar. Derneğimize bağışta bulunmayı da unutmadılar.
 
HEP BİRLİKTE NİCE MUTLU, SAĞLIKLI ve HUZURLU BAYRAMLARA
 
Bir bayramı, bayram tatilini daha bitirdik. Bayram nedeniyle gelen büyük bir çoğunluk geri dönüş telaşı içerisinde. Azınlıkta olan şanslı emekli grubu olan bizler ise  Sonbaharın belki de son güneşli günlerini Karaözü'de yaşamanın keyfini sürmeye çalışıyoruz. 
 
Tatil kadar bayramlaşmalar da güzeldi. 
 
 
Karaözü Belediye başkanı Şener Tatar ve kendilerini ziyarete giden Karaözü'deki Derneğimizin yöneticileri bayramlaştılar. Daha sonra ise Şener Tatar ve Şahin Avcı derneğimizi ziyaret ettiler. 
 

 
Bazı Kasabalılar Belediyeye ve derneğe gelerek bayramlaştılar. Bir taraftan ise ev ev gezerek büyüklerimizi ziyaret ettiler.
 

 
Gelenler tatil, büyükler kışa hazırlık telaşı içerisindeydi. Yine elmalar dallarında kaldı. 
 

Nice mutlu, sağlıklı ve huzurlu bayramlara...
              -----------------------------
------------------------
KARAÖZÜ'DE ERKEN BAYRAM YAŞANDI 13 EKİM 2013
Yöremizde yaşayan saygıdeğer büyüklerimiz, Karaözü Kültür Dayanışma ve Bakıma Muhutaçlara Destek Derneği'nde bir araya gelerek felekten bir gün çaldılar. Sazlı, sözlü, halaylı güzel bir gün yaşanıldı. Bu günü bizlere yaşatan herkese ve gelerek bizleri onurlandıran tüm büyüklerimize teşekkür ediyor İYİ Kİ VARSINIZ diyoruz. 
Saz ve sözü ile bizleri coşturan, halaylar çektiren, Fevzican Keleş'e ve Caner Bal'a,Yemek öncesi ve sonrası maddi destekleri ve hizmetleri ile bizleri yalnız bırakmayan: Ünver Doğanay, Ayfer Karahan, Nurdal Karahan, Necla Tatar, Gülümser  Tatar, Celal Yapıcı,Tahsin Genç, Mustafa Doğanay, Mustafa Kılıç, Ünal Demirci, Adnan Zorlukan Erdoğan, Kebire Karahan, Şahin Özel, Talip Özel, Fatma Özerdem, Gültekin Biberci, Fevzican Keleş, Gülhan Karahan Bal, Fatma Doğanay, Nazlı Aslan'a ve emeği geçen herkese teşekkürlerimizi iletiyoruz.   
Ne kadar mutluyduk görmek isterseniz BURAYA TIKLAYARAK görüntülerimize ulaşabilirsiniz.
Yönetim Kurulu başkanı
N. Ayşe Çolakgil (Özerdem)
--------------------------------------------------------
KARAÖZÜ KÜLTÜR DAYANIŞMA ve BAKIMA MUHTAÇLARA DESTEK DERNEĞİ YÖNETİM KURULU 
 
1.      Yönetim Kurulu Başkanı        : Nur Ayşe Çolakgil (özerdem) 
2.      Yönetim Kurulu Başkan Yrd. : Adnan Zorlukan Erdoğan
3.      Sayman                                   : Mustafa Kılıç  
4.      Sekreter                                  :Celal Yapıcı
5.      Asil ÜYe                                  : Nurdal Karahan 
  
 
KARAÖZÜ KÜLTÜR, DAYANIŞMA ve BAKIMA MUHTAÇLARA DESTEK DERNEĞİ’nin İLK GENEL KURULU YAPILDI – 9 Ekim 2013, Saat: 14. 00
 
Toplantı Tutanağı;
  1. Divan Kurulu oluşturuldu
  2. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu
  3. Çoğunluğun sağlandığı görüldü.
  4. Kurucu yönetim kurulunun hazırlayıp, Genel Kurul’a sundukları faaliyet raporunu başkan Mustafa Kılıç okumuş olup, oy birliği ile kabul edildi.
  5. Yönetim ve Denetim Kurulu seçimine geçildiğinde Divan Kurulu’na bir liste sunuldu.  Başka liste veren olmadığından ve bireysel olarak ta yönetim ve Denetim Kurulunda görev alan olmadığından Divan Kurulu’na sunulan liste Genel Kurul’a sunuldu, liste yapılan açık oylamada oy birliği ile kabul edilmiştir. 
 
YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER:
1.      Nur Ayişe Çolakgil (özerdem)
2.      Adnan Zorlukan Erdoğan
3.      Mustafa Kılıç
4.      Celal Yapıcı
5.      Nurdal Karahan 
      YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELER:
1.      Ünver Doğanay
2.      Necla Tatar
3.      Cemal Avcı
4.      Nazlı Kale
5.      Ünal Demirci
 
      DENETİM KURULU ASİL ÜYELER:
1.      Mustafa Doğanay
2.      Fevzican Keleş
3.      Kebire Karahan 
      DENETİM KURULU YEDEK ÜYELER:
1.      Erkan Tahsin Genç
2.      Hüseyin Demirci
3.      Halil Dalak   
 
     6- Dilek ve Temenniler:
      Dilek ve Temennilerde söz alan üyelerimizden Turan Özaydın (ozan Turani Baba) söz alarak, dernek kurmanın zorluğundan bahsederek derneğin kurulmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Birlik ve beraberliğin bozulmaması ve başarılı bir çalışma dönemi geçirilmesini gönülden diledi ve her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi.
       Söz alan Tahsin Genç derneğimizin kısa sürede kurulup ve güçlendiğini geliştiğini belirterek başarılı bir çalışma geçirmemizi diledi.
       Söz alan Mustafa Doğanay belediyenin kapanacak olması nedeniyle doğacak boşluğu derneğimizin dolduracağını belirtti. Yapılacak çalışmalarda birlik ve beraberliğin bozulmaması ve kişisel çıkarların Karaözü’nün çıkarlarının önüne geçmemesini temenni etti.
     7- Başka söz alan olmadığından divan başkanı Fethi Dalak seçilen yeni yönetime başarılar dileyerek toplantıyı bitirdi.  
Divan başkanı Fethi Dalak
Katip üye Mustafa Doğanay
Katip üye Ünver Doğanay
fotoğraflar için BURAYA TIKLAYINIZ Lütfen
DERNEĞİMİZİN AÇILIŞI YAPILDI. 21 Eylül 2013
 
Derneğimizin açılışını, saat 13.00 itibari ile Belediye başkanımız Şener Tatar ile birlikte kurdele keserek yaptıktan sonra halk ile birlikte dernek salonuna girdik. Girdikten sonra üye kayıtları alındı.
Coşkulu bir kalabalık vardı. İçeri gelip oturanlara görevli arkadaşlarımız tarafından servis yapıldı. Menüde; Kısır, Kek, Lokma Tatlısı, Mercimekli köfte, sucuklu sıkmaç köfte, Etli Pide, Meyve suyu ve kuru pasta vardı. Gelenler de hayırlıya gelir gibi ikramları ile geldiler. Menüye katkı sunan Kebire Karahan, Nurdal Karahan, Fatma Özerdem, Yasemin Tatar, Adnan Zorlukan Erdoğan, Necla Tatar, Turan Işık’a, ikramları ile gelen, bağışta bulunan dostlarımıza, hiç birini yapmasa bile açılışımıza gelerek bizleri onurlandıran kasaba halkına ve bizlere emeğiyle katkı sunan belediye çalışanlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Telefon ve mail ile açılışımızı kutlayan dostlarımıza da ayrıca teşekkürler ediyoruz.
 
Yönetim Kurulu Adına
Başkan Mustafa Kılıç
fotoğraflar için lütfen BURAYA Tıklayınız.
KARAÖZÜ KÜLTÜR, DAYANIŞMA ve BAKIMA MUHTAÇLARA DESTEK DERNEĞİ'nin AÇILIŞI
21 Eylül 2013, Cumartesi günü KARAÖZÜ’de yapılacak.
Derneğimizin kuruluşunda, araç gereç temininde, badana boya işlerinde Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, ellerine, keselerine, yüreklerine, bileklerine sağlık diyor ve Gelebilecek olanları Açılışa bekliyoruz.
 
Kurucu üyeler adına Dernek başkanı
Mustafa KILIÇ
 
Dernek Tel No: 0530 955 86 22
Dernek Mail Adresi: karaozumerkez@hotmail.com
Mustafa Kılıç tel No: 0535 875 60 08
 
BURADA
Bu nedir diyerek gülüp geçenler
Püfür püfür esen yeller burada.
Havanda su döğüp yalan biçenler
Muhabbet şakıyan diller burada.

Görün insanlığı eyleyin nazar
Açıldı burada bir fuar, Pazar
Karaözü Tarihi yaldızlı yazar
Burcu burcu kokan güller burada.

Merkezi bir dernek açıldı burda
Eminim yararlı olacak yurda
Alkışla emeği değeri verde
Sevgiyle açılan kollar burada. 

Dernek başkanı
Mustafa Kılıç

Açılışa Çiçek göndermek isteyenlere:
 
Aldığın çiçekler solup yitecek
Verilen paralar boşa gidecek
Gönlünden geçeni hesaba yatır
Hizmet olarak yine size dönecek.
Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesinde Cumhuriyet Halk Partili Şener Tatar Belediye Başkanlığı için aday adaylığını açıkladı.
Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesinde Cumhuriyet Halk Partili Şener Tatar Belediye Başkanlığı için aday adaylığını açıkladı. 

Sarıoğlan Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatının düzenlediği Sarıoğlan İlçesi Belediye Başkanlığı için aday adaylığını açıklayan Şener Tatar yoğun ilgiyle karşılandı. 

CHP Sarıoğlan ilçe başkanı Hazım Durmuşçelebi "Önümüzde yerel seçimler var. Bizim de aday adayımız Şener Tatar oldu. Seçim sürecinde herkesin adayımızı desteklemesini bekliyoruz" dedi. 

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Ertuğrul Gönenç ise, "Bildiğiniz gibi Cumhuriyet Halk Partisi geçici başkanlığına atandık. 15 Eylül'de kongre yapacağız. Kongre sonucuna göre yeni yönetim kurulacak ve yeni başkan seçilecek. Cumhuriyet Halk Partisi halkın sorunlarını gerek mecliste gerek her alanda dile getirecektir. Bugünlerde bir savaş çığırtkanlığı yapılmakta ve bu bize sorun olacaktır bu savaş çığırtkanlığından derhal vazgeçmeliyiz" diye konuştu. 

Cumhuriyet Halk Partisi Sarıoğlan aday adayı Şener Tatar "Ben bugün CHP Sarıoğlan adayı olmadım. Aday adayı oldum bunu herkesin bilmesini isterim. Yeni adaylarında önünü açmak isterim. Ne kadar çok aday adayı olursa o kadar demokrasinin gereği olduğunu da biliyorum. Ben bireyin özlük haklarını savunan birisiyim. Ben hiçbir süreçte hiçbir zaman kimseden bana oy vermesini istemedim. Onun özgürlüğünü kısıtlamadım. Ben şimdi aday adayıyım ve partimi bir adım öne götürecek adaylar çıkarsa görevi onlara teslim edeceğim ve buna söz veriyorum. Benim için artık her yer Sarıoğlan'dır" dedi. 

Konuşma sırasında sık sık tezahürat edilen Şener Tatar konuşma sonrasında partililerle Sarıoğlan turu yaptı. - KAYSERİ
 
 

HAYIRLI OLSUN

Karaözü Belediye Başkanı Şener Tatar, 2 Eylül 2013 Pazartesi günü, saat 15.00’de, Sarıoğlan İlçe Teşkilatına giderek, CHP Sarıoğlan belediye başkanı aday adaylığını, basın toplantısı ile açıkladı.

Karaözülüler, Şener Tatar'ı bu yolculukta yalnız bırakmadı.

Hayırlı olsun.

Görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

2 Eylül 2013

KARAÖZÜ BELEDİYE BAŞKANIMIZ ŞENER TATAR, ADAY ADAYLIĞI BAŞVURUSUNU TESLİM ETTİ 1 Eylül 2013
 
Karaözü belediye başkanı Şener TATAR, Sarıoğlan CHP İlçe teşkilatına giderek resmi başvurusunu tamamladı.

2 Eylül 2013, Pazartesi günü saat 15.00’da, Sarıoğlan İlçe Teşkilatına giderek, CHP Sarıoğlan belediye başkanı aday adaylığını, basın toplantısı ile açıklayacak.
 
Şener Tatar başkanımıza başarılar diliyoruz. Yolu açık, başarıları daim olsun.
 
Yarın Sarıoğlan’a giderek başkanımıza destek olmaya ve görüntüleri sizlerle paylaşmaya çalışacağız. 
HALKLA BULUŞMA GERÇEKLEŞTİ – 1 Eylül 2013 
 
KARAÖZÜ KÜLTÜR, DAYANIŞMA ve BAKIMA MUHTAÇLARA DESTEK DERNEĞİ’nin, Karaözü halkıyla buluşması gerçekleşmiştir.
Toplantı, dernek Başkanı Doğan Taşkafa’nın açılış konuşmasıyla başladı. Derneğin kuruluş amacı açıklandı. Belediye Başkanı Şener Tatar’ı masaya davet etti, O’na teşekkür ve takdirlerini iletti.
Derneğin kuruluş gerekçesinden bahsetti. Karaözü merkezli bir örgütlenmenin olması gerektiğini ve sebeplerini anlattı. Birlik mesajları verdi. Herkese aynı uzaklıkta olduklarını belirtti.
 Herkes Çevreyi yeşillendirme güzellendirme peşinde. Demek ki çevre yeşillendirme bizim amaçlarımız arasındadır. Bizden sonraki kuşaklara böyle bir miras bırakmak için derneği kurduk.
Eğitim ve okullar ile ilgili sorunları gidermek için bir güce ihtiyaç var. O da örgütlü güç olmaktan geçiyor.
Karaözü bir memur beldesi. Çalışan insanı burada ikamet edenin kat be kat üstünde. Bu insanların yaşlılıklarında bakıma muhtaç hale geldiklerinde kendine destek bir ele ihtiyaç var. Jandarma karakolu taşındı. Binalar atıl halde. Bu binalara bakımevi olarak talibiz ve bu konuda belediyemiz önder oluyor.
Sarıoğlanda siyasi gücü nasıl oluşturabiliriz konusunda çalışmalı ve siyaset boşluğunu Karaözü doldurmalıdır. Orada sözümüz geçmelidir. Çevre köyler ile birlikte dayanışma içerisinde olabiliriz ve kendi inisiyatifimizi Sarıoğlan içine koyabiliriz.
 
 
Toplantıda Belediye başkanımız Şener Tatar’a da söz hakkı verildi. Konuşmasında: “Çağdaş insan örgütlü insandır. Kendiliğinden örgütlenen bir yapıya sahip olduğumuz için 30 ağustosu kasaba halkının nasıl kutladığını gördük. Ben sadece geverin önünü açtım. 30 ağustos’ta herkes kendi istediğini yaptı. Bizim insanımız örgütlü yaşıyor farkında değiller. 30 Ağustos kutlamasına emeği geçen herkese başta Turan Işık, Özer Doğanay, Taşkın Erdoğan ve Mustafa Bal’a teşekkür ediyorum.
 
Bireyin birey hakkını özgürce savunabilmeli diyorum.  Beni eleştirin ben bunlardan pay çıkarıyorum. Beni sorgulayın, hesap sorun. Oy vermediğini bildiğim kişiyi merdivene kadar uğurluyorum. Bizim kasabamızdaki temel eksiklik. Dışarıdan bizi eğitimli olarak görüyorlar. Mantığın ve ortak çıkarların olduğu yerde kişisel kırgınlıları bir tarafa atmak zorundayım. Derneğe ekmek kadar su kadar herkesin ihtiyacı var. su patlağı yarın yapılır, bizim bütünlüğümüzü yok edecekler.  Yüz kişiden ses çıkmaz, iki kişi bağırır çağırır. İki kişinin sesi arşa gider. Çoğunluğun duyguları bilinmez. Ortak çıkarlarımız doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundayız. Sarıoğlan belediye başkanlığı ve kayseri belediye başkanlığı için oy kullanacağız. Sadece alevi değil Sünni vatandaşlar arasında da bu bilinçlenme var.
Çıkarlarımızın ortak olduğu yerde birbirimizi sevmekten başka çıkar yolumuz yok.  Ankara, Mersin, İstanbul, İzmir gibi yerlerdeki dernekler, oradaki kişilerin dayanışması için kurulmuştur. Karaözü deki dernek ise KARAÖZÜ için kurulmuştur. Önemli olan derneğin amacına sahip çıkmaktır. Çarşamba günü saat ikide toplantı var gelin ve beni sorgulayın. “ demiştir.
 
               Toplantı Doğan Taşkafa’nın, Cemalettin Bal’ın sorusuna yanıt vermesi ile son bulmuş, kurucu üyeler, buluşma toplantısını değerlendirmek üzere derneğe gitmişlerdir.. 
 30 AĞUSTOS KARAÖZÜDE 2013 YILINDA DA KUTLANDI
 
Sabah saat 9.00’da Atatürk Heykeli önünde Tören yapıldı. 
 
Kutlama:. Karaözü’nün Şahruh Köprüsü girişinde başladı, ellerinde meşale ve bayraklarla kimi yürüyerek kimi arabalarla Okul bahçesine kadar kornalar ve alkışlar eşliğinde gidildi. Katılanlar arasında kaymakamımız, belediye başkanımız, kasabamız ve çevre köylerimizin muhtarları ve kasaba halkı vardı. Çevre kasaba ve köy halkından da gelenler oldu.
 
İlk olarak Fevzi Can Keleş, daha sonra ise Özer Doğanay, Taşkın Erdoğan ve Mustafa Bal Sahneye çıktılar, hem çaldılar hem söylediler. Türküleri alkışlarla kesildi. Hepsi birbirinden farklı güzellikte türküler çaldılar, söylediler. Sahneye çıkan sanatçılarımızdan birisi de Karpınar’dan Battal Yıldız ve çok güzel sesi Sultan ve Demet hanımlardan oluşan ekibi idi. Büyük bir kalabalık, türkülere halaylarla eşlik ettiler. Arkadan Hasan Kaya ve Murat Kabak’ın çaldığı davul zurna devreye girdi. Taşkın Erdoğan ve Fevzi Can Keleş’in davul çalma performansı da görmeye değer güzellikteydi. 
 
 
Bugüne kadar yapılan pek çok etkinlikte hem Karaözü’de hem çevre köylerde sunucu olarak görev alan ama sadece sunuculukla kalmayıp, emeğe saygı mesajı veren, alkışlamayı unutanlara hatırlatan, gelen misafirleri onore etmeyi iyi bilen, bir yandan da şenlikte emeği geçenleri yalnız bırakmayan seyircilere teşekkür eden yani hem nalına hem mıhına vurarak sunumu üstlenen Turan Işık’a, belediyemiz tarafından plaket verildi.
 
Günün anlamını ifade eden şiirler okundu.
 
Belki de bu belediyemizin şenlik olarak yaptığı son etkinlik idi. Pek çoğumuz bu burukluğu yaşadık içimizde.
 
Başta Belediye Başkanımız Şener Tatar’a, görüntüleri kayıt altına almak,-bayrak-meşale-temizlik gibi bütün organizasyonu üstlenen belediye çalışanlarına, Kutlamanın sunumunu yapan Turan Işık’a, sanatçı olarak katılan Özer Doğanay, Taşkın Erdoğan, Mustafa Bal, Battal Yıldız’a, Sultan – Demet hanımlara (Karpınar) ve Fevzi Can Keleş’e, davulu çalan Hasan Kaya’ya, zurnayı çalan Murat Kabak’a, şiir okuyan teyzemize ve amcamız Mustafa Kılıç’a, bir etkinliğe gelerek destek veren herkese teşekkürlerimizi sunuyor, iyi ki varsınız diyoruz. Ellerine, dillerine, emeklerine, yüreklerine sağlık!
 
 
Elimizdeki diğer görüntülere BURAYA TIKLAYARAK ulaşabilirsiniz.
KIZILIRMAK MAVİ OLDU, KENARI TAŞLARLA DOLDU 21 Ağustos 2013
 
Her iki yakaya dikilen ağaçlar yeşermeye, kendini göstermeye başladı. İki tarafa yapılan çeşmeye takılan hortumlarla Belediye personelleri tarafından sulanıyor.
 
Kızılırmak’ın taşkın olduğu zamanlarda etrafına ne kadar zarar verdiğini yaşlılar iyi bilir. Geçen sene bu duruma son vermek, Kızılırmak kenarındaki ağaçlandırılarak park haline getirilen yerleri korumak adına her iki kenara taş döşenmeye başlanılmıştı.  Bu sene ise Karakol’un karşısına kadar taş döküldü. Taş, bildiğim kadarı ile Dağtarla’nın oradaki taşlık alanlardan kırılarak getiriliyor. 
 
Canım Şahruh Köprümüz yeni tamir edildi. Taş getiriliyor ama karşı tarafa köprüden
 geçemez. Bunun üzerine suyun biraz çekilmesi beklendi ve Köprü’nün güney tarafına geçit yeri yapıldı. Bu sahte köprüyü halk o kadar çok sevdi ki kimi balık tutuyor kimi üzerine çıkıp ırmağın orta yerinden köprünün resmini çekiyor. 
 
Taşlar kenarlara yığıldıktan sonra diğer araçlarla tek tek alınarak ırmak kenarına yerleştiriliyor. Bu arada toz kalkmasın diye evlerin önleri çakıl taşları ile döşendi.
 
Emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yıllardır hayalini kurduğumuz tamirat tamamlanıyor gibi. Umarız aynı hızla yeni köprü de yapılır.  
 KARAÖZÜ FİKRET OTYAM KÜLTÜR EVİ ÖĞRENCİLERİNİN İLK KONSERİ -
17 Ağustos 2013
 
Fikret Otyam Kültür Evi’nin açılışının üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Geçen sene de olduğu gibi önce Tohum pınarı başında saat 12.00 – 13.00 sıralarında yahnili pilav yenildi.
 
Kasaba halkı Saat 16.30 gibi okul bahçesinde toplanmaya başladılar.
Saat 18.00 sıralarıydı. Anlatmaya başlarsak sayfalara sığmayacak kadar değerli ressam, gazeteci, yazar Fikret Otyam, Türk piyanisti ve bestecisi Fazıl Say’ın babası, müzik eğitimcisi, müzik yazarı Ahmet Say, Sesi, yorumu ile tıpatıp öğretmenine benzeyen Ruhi Su'nun öğrencisi Karabey Aydoğan da okul bahçesine gelenler arasındaydı.. İlk önce sertifikalar dağıtıldı. Öğrencilere sertifikalarını Ahmet Say verdi.
 
Konser iki aşamalıydı. İlk önce değerli öğretmenimiz Cem Dalak tarafından yetiştirilen öğrenciler sahne aldılar. Görkem Özdemir’in güzel sunumu ile Ezgi Berfin Erdoğan, Onur Erdoğan, Nazlıcan ve Neslican Avşar, Hasret Demir, Kamer Doğanay, Toprak Yücel, Gisem Taşyürek, Emir Taşyürek, Meliha Ateş, Cemre Taşkafa, Özlem Keleş, Deniz Çakıcı, Berk Aslan, Cemali Bal, Esin Işık, Hatice Genç, Dide Özdemir, Yusuf Utku Bal, İlayda Ekici, Miray Bal, Hüseyin Şen Bağcı ve Sıla Uçurum çok anlamlı bir müzik ziyafeti çektiler.
 
İkinci bölümde ise Ruhi Su'nun öğrencisi Karabey Aydoğan sahneye çıktı. Gözünüzü kapasanız sahnede Ruhi Su var sanırsınız. Ses ve Yorum sanki tıpatıp aynı. Zaman zaman kasaba halkı da türkülere eşlik etti. Anlatılmaz yaşanır anlardan biriydi. Hele beş maniyi söylediği anlarda kahkahalar üst seviyede idi.
 
Başta iki bölüm diye söylenmişti ama kasaba halkı müzik öğretmenimiz Cem Dalak’ın sahneye çıkması ve türkü söylemesi konusunda alkışlarla talepte bulununca, Cem öğretmenimiz talepleri kıramayarak sahneye çıktı. Mütevazı tavrı ile seviliyordu ama farklı bir güzellikteki ses tonu ve saz çalışı ile gönüllerde taht kurdu. İlk türküye başladığında tezahüratlar başladı, sahneden ininceye kadar da devam etti.  
 
Başta Faris Kılıç, Nazım Kılıç, Caner Öztürk, öğrencilere kısa süre içerisinde konser verebilecek kadar bağlama çalmayı öğreten Cem Dalak olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz.  İYİ Kİ VARSINIZ!  
 
O kadar zevkli, eğlenceli ve doyurucu ki alışkanlık yapıyor. İnsanlar şimdiden gelecek seneki etkinliği bekler ve merak eder oldular.
 
Eğer merak ediyorsanız BURAYA TIKLAYIN ve görüntülere ulaşın lütfen. İlk sıradaki fotoğraf için Turgay Şen Bağcı'ya teşekkür ederiz. Diğer fotoğraflar bize ait.
 
Ayşe Özerdem Çolakgil
 
  
MUSTAFA SARIGÜL, İĞDELİ’YE GİDERKEN KARAÖZÜ’DEN GEÇTİ - 17 Ağustos 2013
 
İstanbul Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün, Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesine bağlı İğdeli köyündeki cemevi açılışına katılmak üzere Karaözü’den geçeceği anonsu yapıldı. 

Karaözü belediye başkanı ve İğdeli köyü muhtarı da aralarında olmak üzere İğdeli ve Karaözü’den gelenler, Sarıgül’ü karşılamak üzere Şahruh Köprüsü girişinde buluşmaya başladılar. Otobüsten inen Sarıgül kendisini karşılamaya gelenlerle kucaklaştı ve yöre halkı ile birlikte konvoy halinde İğdeli’ye doğru yola çıkıldı. 

Bizlerin duyduğu, konvoyun doğrudan İğdeli’ye gideceği ve sonrasında Karaözü - Fikret Otyam Kültür Evi’ne gelineceği idi. Bu düşüncelerle Konvoy, Türküler eşliğinde İğdeli'ye doğru yola çıktı. Büyük bir çoğunluk konvoy ile birlikte İğdeli’ye ulaştı. Biraz beklenildi ama Sarıgül ve konvoyun bir kısmı henüz ortada yoktu. Olay biraz sonra anlaşıldı. Meğer Sarıgül ve konvoyun az bir kısmı, kendilerine rica edilmesi ve rica eden kişiyi kıramayacakları için konvoydan ayrılarak Fikret Otyam Kültür Evi önüne gitmişlerdi ve Karaözü halkına hitaben konuşma yapılıyordu. Sarıgül, önce dilek çeşmesi de denilen Tohum Pınarı'ndan su içti ve bir dilek tuttu. Daha sonra Gazeteci Fikret Otyam adına yapılan kültür merkezini ziyaret etti.

Bu nedenledir ki Karaözü halkı İğdeli'de Sarıgül'ü beklerken, Sarıgül Fikret Otyam Kültür Evi'nde toplanan gruba konuşma yapmak durumunda kaldı.  

Karaözü Beldesi’ndeki ziyaretlerin ardından cemevi açılış etkinliklerine katılmak için İğdeli Köyü’ne geçen Sarıgül, vatandaşlar tarafından davul-zurna ile karşılandı. 

HEP EŞEĞE BİNİLECEK DEĞİL YA HASAN KAYA DA MOTOSİKLETE TERS BİNDİ!
 
Birkaç gün önceydi. Oğlum, ben ve Hüseyin Şimşek, Karaözü’nün Harman yerine gitmek amacıyla arabaya bindik. Hem bayram hem de düğünlerin olduğu bir gündü. Bulunduğumuz yerin yakınlarında düğün yoktu ama çok yakından davul zurna sesi geliyordu. Ortada ne davul görünüyor, ne zurna ne de bir kalabalık.
 
Ses muhtemelen ilerideki arabanın radyosundan geliyordur derken yanımızdan bir motosiklet geçti. Ben olayı Yiğit ve Hüseyin’in göstermesi üzerine ancak idrak edebildim ve hemen fotoğraflarını çektim. Olay şuydu:
 
Bir motosiklet hareket halinde. Motosikleti meşhur mahalli zurna sanatçısı ünvanını resmi şekilde belgeleyen Adem Yavuz Kaya kullanıyor, hemen arkasında Murat Kabak zurna çalıyor, en arkada ise Hasan Kaya motosiklete ters binmiş bir şekilde davul çalıyordu. Motor arada bir hopladıkça zurna sesinin ara ara kesildiği olsa da muhteşem bir gösteriydi. Sadece biz değil hem yol kenarındakileri merakla izliyor hem de arabalardaki insanlar kayıt almaya çalışıyordu. Bu gösteri Kasabanın girişinden başladı, Şahruh'tan devam etti, Kasabanın üst başında son buldu. Yan taraflarına geçerek üçünü bir görüntülemek istesem de Beyaz renkli araç video kayıdı aldığı için olsa gerek yol vermedi biz de onların çektiği kayıt bozulmasın diye kornaya bile basmadan motosikleti takip ettik.

Çok mu önemli? diyeceksiniz belki ama bizim için güzel ve değişik bir anıydı ve sizlerle paylaşmak istedim. Düşünenlerin yüreklerine sağlık.
 
 
ikinci fotoğraf Hüseyin Şimşek'in sayfasından alınmıştır.
 
Ayşe Özerdem Çolakgil – 13 Ağustos 2013

ZEYNEP UZUNBAY KİMDİR?

Sene 2013 aylardan Ağustos. Şahruh’un yanındaki çay bahçesindeyiz. Senem Doğanay bir ara “Zeynep” diye bağırdı. Ben iş olsun diye “Uzunbay mı?” dedim. “Evet” dedi. Çok mutlu oldum ve bu mutluluğumu kendisine bildirmek için yanına gittim, tanıştık ve uzun uzun konuştuk. Bir insan bu kadar mütevazi, bu kadar içten, bu kadar yöresini seven biri olabilir. Şimdi size Zeynep Uzunbay’ın kim olduğunu kısaca http://tr.wikipedia.org dan aldığım bilgi ile tanıtmaya çalışayım.

Zeynep Uzunbay, 1961'de Karaözü kasabasında doğdu. O yıllarda Sivas'a bağlı olan Karaözü, daha sonra Kayseri ilinin Sarıoğlan ilçesine bağlandı. İlkokulu, ortaokulu ve Sağlık Meslek Lisesi'ni Kayseri'de okudu. Turhal ve Tokat'ta iki yıl hemşirelik yaptı. 1985'te Ankara'da Gazi Eğitim Fakültesi Edebiyat Bölümü'nü bitirdi. Çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra, 2006 yılında emekli oldu. İzmir'de yaşamaktadır.

Uzunbay şiirlerinin yanı sıra, şiir yazıları, şiir çözümlemeleri de yazmaktadır.

Şiirleri İtalyanca ve İngilizce'ye çevrilmiştir. 

Yapıtları:
Sabahçı Su Kıyıları, 1995
Yaşam aşk, 1998
Kim'e, 2003
Yara Falı, 2006
Acı Bir Kuş, 2010, Roman, İlya Yayınevi
Aklımın Çiçekleri, 2010, Çocuk Öykü, Nesin Vakfı
Geri Dönüşüm, 2010, Şiir, Komşu Yayınları
Kedi Merdiveni, 2011, Çocuk Öykü, Nesin Vakfı
-Aydınlığım Deliyim Rüzgarlıyım, 2011, İnceleme, Yasak meyve

Ödülleri:
Sabahçı Su Kıyıları - Damar Edebiyat Dergisi-Çankaya Belediyesi İlkbahar Şiir Ödülü, üçüncülük (1995)
Yaşamaşk - Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü (1998)
Kim'e - İzmir, Karşıyaka Homeros Şiir Ödülü
Mektup - 7. Onur Güvener Öykü Yarışması, Miço Özel Ödülü
Boğaziçi Kitap Fuarı Haiku Yarışması, Jüri Özel Ödülü

Ayşe Özerdem Çolakgil - 2013

 

 
 

4 Ağustos 2013’de Karaözü Kütüphanesinde 16.00’da yapılan toplantıdan notlar:

Toplantı Ayşe Özerdem Çolakgil’in konuşması ile açıldı. Toplantıya 20’nin üzerinde  kişi katıldı. Katılanların isimleri; Seyit Doğanay, Alihan Erdoğan, Mustafa Doğanay, Esma Aşkın, Senem Doğanay, Ünver Doğanay, Hakkı Özel, Aydın Işık, Faik Öztürk, Bahtiyar Özdemir, Gürkan Işık, Yücel Alçıoğlu, Yaşar Avcu, Yusuf Avcu, Halil Dalak, Doğan Taşkafa, Ünsal Doğanay, Kebire Karahan, Mustafa Kılıç, Nesip Doğanay, Bahri Egemen’in... katılımı ile gerçekleşti. Toplantı Yaklaşık 2 saat kadar sürdü.

 

Toplantıda 2014 yılında belediyenin kapatılacağına kesin gözüyle bakıldığı ve bu yönetim boşluğunun doldurulması amacıyla çok yakın mesafede olan Kayseri – Karaözü ve Çevresi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin kasabamıza getirilmesinin mümkün olup olmadığı konuşuldu. Mevcut Kayseri – Karaözü derneğinin Üyelerinin ve eski başkanlarının görüşleri alındı. Bir grup, Mevcut Kayseri – Karaözü derneğinin eksikliklerinin giderilerek kasabamıza naklinin gerektiğini savunurken, diğer bir grup ise Kayseri’deki derneğin fesih edilmesi ve Karaözü’de yeni dernek kurulması gerektiği fikrini savundu. Başka bir grup ise Kayseri’deki derneğin yapılabiliyorsa devamını ve kasabamızda yepyeni bir derneğin açılmasının daha uygun olacağını söyledi. 

Derneğin dünü, bugünü konuşuldu. Geleceği ile ilgili yorumlar yapıldı. Eski dernek başkanları Alihan Erdoğan, Seyit Doğanay’ın, toplantıyı ziyaret eden Doğan Taşkafa (Mersin derneği kurucu başkanı), Esma Aşkın (eski Ankara-Karaözü Dernek başkanı), Mustafa Doğanay (Karaözü-İzmir eski dernek başkanı), Ayşe Özerdem Çolakgil, Ünver Doğanay,   Nesip Doğanay, Yaşar Avcı gibi pek çok kişinin önerileri de dinlenildi. 

Bu toplantıda mazeret bildirerek toplantıya katılmayan dernek başkanı Cemalettin Bal hariç Yönetimde bulunan kişiler hazır bulundu. Yönetim kurulunda bulunan Hadi Temel ise kısa bir süre önce genç yaşta hayatını kaybetmişti.

Yönetim Kurulunda bulunan Bahtiyar Özdemir, Faik Öztürk ve Aydın Işık toplantıda konuşulanları en kısa sürede değerlendireceklerini ve alacakları kararı üyelerle paylaşacaklarını söylediler. 

 

ALİ TALAK ADAY ADAYLIĞI BAŞVURUSUNU TESLİM ETTİ
 
Çiğli’nin başarılı işadamlarından olan Alİ Talak, Chp İlçe Binasına gelerek resmi başvurusunu tamamladı. Uzun yıllardır, çiğli siyasetinin içerisinde olan ve çiğli halkının yanında olarak onların gönlünü kazanan Talak 2014 seçimlerinde Çiğli’ye ve Çiğlililere daha fazla hizmet etmek adına Çiğli belediye başkanlığına adaylığını açıkladı.
 
Mart 2014 Yerel seçimlerine 8 ay kala CHP Genel Merkez tarafından İl ve ilçe başkanlıklarına gönderilen genelgeyle aday adayları başvurularını 8- 31 Temmuz tarihleri arasında yapması istendi. Bu doğrultu da aday adayları son günlere yaklaşırken adaylık başvurularını resmileştirmeye başladı. CHP Çiğli’de de aday adaylığı başvurusunu resmileştiren Ali Talak dosyasını CHP Çiğli İlçe Başkanı Nihat Gültekin’e teslim etti.
 
Aday adaylığını resmileştirmek için bugün saat 10.30’da Çiğli İlçe başkanlığına gelerek dosyasını teslim eden Ali Talak “Aday adaylığı için ise bu süreç yorucu bir süreç değil, aksine güzel bir süreç olacak” ifadesinde bulundu.
 
 
Seçim sürecinin aday adayları için erken başladığını dile getiren Gültekin, “Genel Merkezimizin vermiş olduğu bu karara saygı duyuyoruz. Bu aday adaylık yarışı heyecanlı bir süreçtir. Parti içindeki adaylık çalışmaları daha çok örgüte zarar vermeden, örgütü ön planda tutarak bireysel çıkarları değil de örgütün çıkarlarını, örgütün faydalarını ön planda tutarak yapılmalıdır. Örgüt her şeyin üzerindedir. Önemli olan örgütün başarısıdır. Her üyemiz parti içerisinde demokratik hakkını kullanarak her yere aday olabilir” dedi.
----------------------------------------------------------------------------------------------------
ALİ TALAK KİMDİR? 
1969 yılında Sarıoğlan - Karaözü kasabası / Kayseri’de doğdum. 
Çocukluk yaşlarımda haritacılık alanında iş hayatına girdim. Türkiye’nin hemen her ilinde görev yaptım.
1993 yılında bugünkü Asrın Grup’un temellerini Çiğli’de Asrın Harita’yı kurarak attım. Şirket faaliyetlerim, 2002 yılında Esen Harita’nın kurulmasıyla iki firma üzerinden devam etti. 2009 yılında ADD Mimarlık oluşumu ile mimari, 2010 yılında Etki Planlama ile planlama ve son olarak gayrimenkul alanında kurulan Birikim Gayrimenkul ile kent imarisi alanlarını tek çatı altında topladım.
 
Çiğli ve Alsancak’ta iki ofisim bulunuyor.
 Bakü Devlet Üniversitesi’nde önce Uluslararası Ekonomi bölümünü bitirdim devamında Harita Mühendisliği alanında yüksek lisansımı tamamladım.
“Kentin sakini değil sahibi olmak için” sloganıyla ülkenin ve kentlerin sorunlarına kayıtsız kalmayarak,
9 yılı bulan televizyonculuk deneyimiyle kent insanının sorunlarını EGE TV’de yayınlanan EGE MECLİSİ programında ele aldım, almaya devam ediyorum.
 Ayrıca internet medyasında da varlığını sürdüren egemeclisi.com haber sitesinin de imtiyaz sahibiyim.
 Bir çok dernek ve federasyonda yöneticilik görevlerinde bulunup, sosyal sorumluluk projeleri içinde yer aldım.
 Melahat Talak’la evliyim. Zehra Özlem ve Atacan’ın babalarıyım...
DOYASIYA EĞLENDİLER, EĞLENDİRDİLER 21 Temmuz 2013
Saat 19,00’da buluşmak için anlaşmıştık. Öncesinde okula gidilecek ve bir önceki günkü dağınıklık düzenlenecek, çöpler toplanacaktı. Okula vardığımızda öğretmenimiz bizi bekliyordu. Bazı arkadaşlar gelememişti. Gelen öğrenciler ile birlikte gösteri salonunu düzenlemeye çalıştık ama zaman yetmedi çünkü sayıca az idik.
 
Buluşma saati yaklaşmaya başlayınca okuldaki öğretmenimiz Eyüp Karakaya’dan izin isteyerek buluşma yerine doğru yola çıktık.
 
Karnımız acıkmaya başlamıştı. Tostlar hazırlanıncaya kadar kimileri satranç oynadı, kimileri bilek güreşi yaptı. Bilek güreşinde Gönül abla (Seven) hepimizi yendi (Olgun Özdemir hariç).
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Tam da karnımızı doyurmuştuk ki Belediye başkanımız Şener Tatar ve Eşi Necla Tatar yanımıza geldi. Olgun Özdemir’den birkaç türkü dinledik. Hepsi de güzeldi ama en son türküde parmaklarını öyle bir hareket ettiriyordu ki ben sazın böyle çalındığını ilk kez gördüm.
 
 
Biraz daha zaman geçince bahçeye çıktık. Bir de baktık ki Cem Dalak öğretmenimiz ve saz çalan öğrencileri de bahçedeler. Masaları birleştirdik. Olgun Özdemir, Onur Erdoğan, Ceren Doğanay’ın hem çalıp hem söylediği güzel türkülere eşlik ettik.
 
 

Çocuklar iki gündür davul zurna istiyorlardı. Bu isteklerini Ertuğrul Yücel arkadaşlarına iletmiş. Durumu öğrenen Ayhan Ekici davul ile, Murat Kabak ise Zurna ile buluşma yerine geldiler. Davul zurnayı görenler anında masaları terk etti ve halay içinde yerlerini aldılar.  Çok güzel bir sürprizdi.
 
Bir saat için gittiğimiz yerden sayenizde üç saatte ancak ayrılabildik. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız!
 
Görüntülere ulaşmak istiyorsanız BURAYA TIKLAYINIZ.
 
Ayşe Özerdem Çolakgil

 

 KARAÖZÜLÜ GENÇLERİN TİYATRO GÖSTERİSİ – 20 Temmuz 2013
 
Oyunları, şiirleri, türküleri kendileri seçtiler. Kütüphane onların buluşma noktası olmuştu. Her gün belirli saatlerde bir araya gelmeye ve prova yapmaya başladılar. 
 
Kıyafetleri ve oyunda kullanılan malzemeleri kendileri temin ettiler. Kapı kapı dolaşarak davetiye dağıttılar. Belediye anonsunu bile kendileri yaptırdılar. Bunların en büyüğü 15 yaşındaydı. Bir bakıyorsunuz toplantı düzenliyorlar, bir bakıyorsunuz okul sıraları üzerinde oyunda kullanacakları pankartları hazırlıyorlar, bir bakıyorsunuz şeker almış gelen misafirleri karşılıyorlar. Sanki büyümüş de küçülmüşler.
 
Sanatçılara gelince üçü de birbirinden harikaydı. Sazlarına, seslerine, sözlerine, yüreklerine sağlık.
 
Aileler en az çocuklar kadar heyecanlıydı. Tiyatro, Şiir, Müzik bir arada ancak bu kadar muhteşem olabilirdi.  Gösteri hep bir ağızdan söylenen “Hora da gelin ne diyon” türküsü ile sona erdi.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Gençler, Çok kısa bir sürede profesyonellere taş çıkaracak güzellikte bir iş başardınız. Hepinizle gurur duyuyoruz. İyi ki varsınız. Hepiniz harikaydınız.
 
Bu akşam çocuklar kasaba halkına çok güzel dakikalar yaşattılar. Yarın ise Şahruh köprü başında (Layla’da Vefasız Çeşmesi başında)  bir buluşma gerçekleştirecekler ve stresten kurtulmuş bir şekilde eğlenecekler. Bu buluşmayı sağlayan Belediye başkanımız Şener Tatar’a, bu işin mimarı Gönül Seven’e,  Misafirlere sunulacak çikolata için Sevgi Göktürk’e, Kolonya ve şeker için Songül Özdemir’e, Mikrofon ve ses düzeni için Mustafa Bal’a ve Lise Müdürümüz Eyüp Karakaya'ya çok teşekkür ediyoruz.

Etkinlikte görev alan herbiri birbirinden değerli çoçuklarımızın isimleri:
Berk ASLAN
Deniz ÇAKICI
Dide ÖZDEMİR
Erdem TAŞYÜREK
Eren Artun YÜCEL
Ezgi TAŞYÜREK
Gizem Gül TATAR
Görkem ÖZDEMİR (Sunucu)
Gül YILDIZ (Türkü söyledi)
Hazal ERDOĞAN
İlayda EKİCİ
Meliha GENÇ
Olgun ÖZDEMİR (Hem çaldı hem söyledi)
Onur ERDOĞAN (Saz çaldı) 
Fotoğrafları görmek istiyorsanız BURAYA TIKLAYINIZ. 
ŞAHRUH ve YENİ KÖPRÜ İLE İLGİLİ SON GELİŞMELER - 18 Haziran 2013
 
Edindiğimiz bilgilere göre; 30 MAYIS 2013 tarihinde başlanılan Şahruh Köprüsü’nün üst kısmındaki taşların değiştirilmesi işlemi büyük bir titizlik ile devam etmekte. Hasar görmüş taşlar tek tek çıkarılarak sağlam olanlar ile değiştirilmektedir. Köprü onarım işlemleri tamamlanınca çevre düzenleme işlemleri yapılacakmış.  
 
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın, bugün, Karaözü Belediye Başkanı Şener Tatar’ı telefonla arayarak, Şahruh Köprüsü ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Yeni köprünün yapılması ile ilgili işlemleri bizzat takip edeceğini söylediğini öğrendik.
 
Umarız bu söylemlerinin ardında bulunurlar ve Sarıoğlan su borusunun yükünün kalktığı gibi Şahruh Köprüsü üzerindeki trafik yükü de kalkmış olur.  

EĞERCİ BELEDİYESİ'NİN, KASABAMIZ İLE BİRLEŞME KARARININ GÖRÜŞÜLMESİ

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

ŞAHRUH KÖPRÜSÜ RESTORASYON ÇALIŞMALARI BAŞLADI.

Şahruh Köprüsünde restorasyon çalışması yapılacağından 30 Mayıstan (yarın)itibaren 1 ay süreyle tek şeritten geçiş verilecektir. Kasaba halkına ve misafirlerimize duyurulur.

Karaözü Kasabası Belediye Başkanı
Şener Tatar
"KOSKOCA KAYSERİ ŞAHRUH KÖPRÜSÜ SORUNUNU ÇÖZEMEYECEKSE ECDADIYLA ÖVÜNMESİN"

Göreve geldiği günden beri  her fırsatta dillendirmesine rağmen , çözüm bulunamayan Şahruh köprüsü, Karaözü Belediye Başkanı Şener Tatar'ı isyan ettirdi.  2013 yılı 2.Dönem İl Koordinasyon Kurulu toplantısında Vali Şerif Yılmaz'a içini döken Başkan Tatar, söz konusu köprünün 800 yıllık geçmişe sahip olduğunu belirterek, " Bu köprü benim babamın malı değil, 4 yıldır  neden ben tek başıma uğraşıyorum anlamış değilim. Bildiğim kadarıyla bu köprünün yapımı  6 milyon TL civarında! Koskoca Kayseri bu sorunu çözemeyecekse ecdadıyla övünmesin sayın Valim!"  dedi.

Kayseri merkezi,ilçe, belde ve köy sorunlarının geniş çaplı ele alındığı 2013 yılı 2.Dönem İl Koordinasyon Kurulu toplantısı dün yapıldı. Vali Şerif Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya İlçe kaymakamları, belediye başkanları ve kurum müdürleri katıldı.

 

      Toplantının açılışında konuşan Vali Şerif Yılmaz, 2013 Yılı Yatırım Programında il genelinde 1247 kamu yatırımı projesi yer aldığını belirterek,  "Uygulanmakta olan projeler için toplam 685 milyon TL yatırım öngörülmüş ve 246 milyon TL harcama yapılmıştır. Nakdi gerçekleşme oranı yüzde 36'ya tekabül etmektedir. 2013 yılı Yatırım Programında ilimizde eğitim, ulaştırma, tarım ve enerji sektörlerine ağırlık verilmiştir" dedi.

 

      Vali Yılmaz'ın açılış konuşmasının ardından Bölge Müdürleri, İl Müdürleri, Kaymakamlar ve Belediye Başkanları, projeleri hakkında bilgiler verdi.

 

   "KOSKOCA KAYSERİ  ŞAHRUH KÖPRÜSÜ SORUNUNU ÇÖZEMEYECEKSE ECDADIYLA ÖVÜNMESİN"

Toplantıda Karayolları 6. Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Kulak'ın yaptığı sunumun ardından söz alan Karaözü Belediye Başkanı Şener Tatar, "Sayın Valim izin verirseniz ben iki dakika içimi dökeceğim" diye söze başladı.

     Yıllardır, Şahruh köprüsünü'nün yolu ve onarımı için ilgili kurumlara yaptığı taleplerin dikkate alınmadığından yakınan Başkan Tatar, " Sayın Valim ben 4 yıldır görev yapıyorum her koordinasyon kurulu toplantısında konuyu dile getirmeme rağmen hiç bir sonuç alamadım. Burada herkes bana güldü sanki o sorun benim şahsi sorunum muş gibi! Benim atalarım Şahruh köprüsünün her iki tarafına 200 yıl önce yerleşmiş. Şahruh 800 yıllık bir köprü ve ecdadımızın mirası! Bu köprü benim babamın malı değil, neden ben tek başıma uğraşıyorum anlamış değilim. Her toplantıda Şahruh sorununu dile getire getire bir hal olduk. Komisyon kararıyla Şahruh köprüsü taşıt trafiğine kapatıldı küçük araçların geçişine izin verildi beni de sorumlu kıldılar. Ben akşama kadar yüzlerce kişiye bu araç köprüden geçsin mi geçmesin mi onla uğraşıyorum. Başka iş yapamıyorum. Ben belediyelerimiz, devlet su işlerimiz, özel idaremiz herkesten destek bekliyorum. Bildiğim kadarıyla bu köprünün yapımı  6 milyon TL civarında! Koskoca Kayseri bu sorunu çözemeyecekse ecdadıyla övünmesin sayın Valim!"

 

" KARAÖZÜ BELEDİYESİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NE BAĞLANACAK BELKİ O ZAMAN YAPILIR"

          Başkan Tatar'dan bu serzenişi işiten Vali Şerif Yılmaz ise köprünün yapılamamasına ödenek yetersizliğini gerekçe göstererek, "Bir yıl sonra Karaözü Belediyesi Büyükşehir Belediyesi'ne bağlanacak belki o zaman yapılır" diye konuştu.

 

HABER:ALİ TÜRKASLAN 15 Nisan 2013

http://www.kayseriyenihaber.com/haber/koskoca-kayseri--sahruh-koprusu-sorununu-cozemeyecekse-ecdadiyla-ovunmesin/248/

 

İLBEY ÖZGEN ALTUNBULAK'IN "KÜL" ADINDAKİ ŞİİR KİTABI ÇIKTI

SUN Express Hava Yolları Antalya Bölge Müdürlüğü'nde görevli İlbey Özgen Altunbulak, uzun süredir üzerinde çalıştığı ve "Kül" adını verdiği 78 şiir demetinden oluşan 86 sayfalık şiir kitabının ilk baskısına kavuşmanın heyecanını yaşadı.
 
Antalya Sanatçılar Derneği (ANSAN) Sanat Galerisi'ndeki tanıtım kokteyline çok sayıda şiirsever davetli katıldı.
 
Altunbulak, ‘’Tek bir kelime alıntı olmaksızın, içimden geldiği gibi yazdığım şiirlerim benim için çok değerli’’ dedi. Altunbulak, duygu yüklü şiirlerini ve TSM şarkılarını okurken, davetlilerin alkış yağmuruna tutuldu.
 
Altunbulak, ilk sayısını bin adet bastırdığı ‘Kül’ adlı şiir kitabını, şiir severlere imzalarken, en büyük hayalinin ünlü bir şair ve bestekar olmak olduğunu söyledi. İsmail Baha Sürelsan Konsrvatuvarı’nda Türk Sanat Müzüği (TSM) eğitimi de alan Altunbulak, ‘’Küçük yaşlarda başlayan şiirseverliğim, ileriki yıllarda yazarlığa dönüştü. Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Bölümü’nden mezun olduktan sonra, şiir yazımı ve TSM çalışmalarına daha fazla zaman ayırdım’’ dedi, mutluluğunu kendisi ile birlikte paylaşan dostlarına teşekkür etti.
 
 
YUSUF DEMİR-DHA/Milliyet - 15 Temmuz 2009
 
Karaözülü İlbey Özgen Altunbulak sayesinde bir şiir kitabımız daha oldu. Hayırlı, uğurlu olsun. Umarız arzusu gerçekleşir ve güzel besteler yapar. Biz de zevkle okur ve dinleriz. İlbey Özgen bey, her şey gönlünüzce olsun. 

HEP GEÇMİŞLE ÖVÜNECEK DEĞİLİZ YA BİRAZ DA TARİH YAZALIM
 
Karaözü’nün en meşhur yeri Şahruh Köprüsü idi. Sadece iki yıl kadar önce biraz sonra fotoğraflarını göreceğiniz yerler şahıslara aitti. Bu bölgeye girmek imkansızdı çünkü sınırları tellerle çevrilmişti. Ancak belirli alanlardan Şahruh Köprüsü’ne bakabiliyordunuz.
 
Geçen sene sizlerle paylaştığımız gibi Kızılırmak’ın iki yakası düzeltildi, taşlarla örüldü.
Köprü üzerindeki su boruları Kızılırmak’ın altından geçirildi, Şahruh Köprüsü’nün yükü hafifletildi.
Şahruh Köprüsü’nün tamiratı ufak eksiklikler dışında tamamlandı.
Geçen yıl planlanan ama yukarıda sayılanlar yapılamadığı için bu seneye ertelenen ağaçlandırma işlemi de tamamlanıyor.
Sıra Bu bölgeyi herkesin kullanabileceği güzel bir park haline getirmeye geldi. (Bu bir öneri değil, belediyemizin böyle bir projesi olduğu biliniyor)
 
Başta Belediye başkanımız Şener Tatar olmak üzere, Belediye çalışanlarımızın, Bugün ağaç dikenler arasında olan: Eyüp Karakaya, Sade Altun Keleş, Oktay Fakıoğlu, Ayşe Özocak, Gülşah Koçer, Hanife Atasever, Hilal Yaşar, Keziban Çetinkaya, Songül Şimşek,  Ali Bıyık öğretmenlerimizin ve seneler sonra sizlerin sosyal paylaşım sitelerinde birbirinize gönderdiğiniz öğrencilik yılları fotoğrafları kadar güzel kareler oluşturmuş tüm öğrencilerimizin ellerine, emeklerine, yüreklerine sağlık. Fotoğraflarda görünen herkese, DSİ’ye ve Aydın Doğan’a da tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz. 
 
Görüntülere BURAYA TIKLAYARAKulaşabilirsiniz. Video görüntüleri yarın elimize geçtiğinde yayınlanacaktır.
Fotoğrafları çeken ve sizlerle paylaşılmak üzere gönderen Belediye Fen Memurumuz Uğur Boztekin’e de teşekkür ediyoruz.
 
3 Nisan 2013
karaozu.com
KARAÖZÜ BİRAZ DAHA YEŞERECEK - 1 Nisan 2013
 
Belediye Başkanımız Şener Tatar’dan edindiğimiz bilgiye göre; Kasabamızda bulunan Okul, boş alan ve özellikle de Şahruh – Kızılırmak kenarına dikilmek üzere, bol miktarda “Top Akasya” ve “Çınar” ağacı temin edilmiş ve Ağaçlar okul çevresine dikilmeye başlanmış bile. En kısa sürede tamamlanacağını umuyor ve başta Belediye başkanımız Şener Tatar olmak üzere Ağaçları temin eden, taşıyan, diken, emeği geçen bildiğimiz bilmediğimiz herkese teşekkür ediyor, emeğinize yüreğinize sağlık diyoruz.
 
Yahyalı’dan sonra Karaözü sınırları başlıyor. Yol boyunca sağlı sollu akasyalar eşliğinde Kasabamıza giriyoruz. İstasyon yolu kenarında da bu ağaçlardan var (fotoğraftaki ağaçlar onlardan). Tepe’ye ise çam ağaçları dikilmiş. O akasyalar ve çamların, eski belediye başkanımız Çakır Genç önderliğinde, Derneklerimizin de katkıları ile temin edilmiş ve dikilmiş olduğunu Çakır Genç’ten dinlemiştik.  
 
Ağaçlar minnacık idiler. Belediye çalışanları o ağaçlara yıllarca gözleri gibi baktılar, kurumasın diye itfaiyelerle su taşıdılar. Bazı kasabalı kendi tarlası kenarındakini bilerek ya da bilmeyerek kuruttu ama geride kalan her bir ağaç olabildiğince büyüdü, yüceldi, kendini dikenleri de yüceltti.
 
Önceden dikilen ağaçlar için; Eski belediye başkanımız Çakır Genç’e, Ağaçların dikim aşamasında maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen dernek yöneticilerimize, Kayseri ve Sivas’tan giderek ağaç dikiminde çalışanlara, gidemediği için amele parası göndererek adam çalıştıran herkese teşekkürler. İyi ki varsınız. 
ŞAHRUH KÖPRÜSÜ RESTORASYONU İLE İLGİLİ TEŞEKKÜR
Karayolları bölge müdürü Aydın Doğan ve ekibi, Şahruh köprüsü restorasyon çalışmaları sonrası durumu yerinde görmek amacıyla Karaözü'ye gelmiş ve yerinde inceleme yapmıştır. İnceleme sonucunda tespit edilen eksiklikleri tamamlamak amacıyla not alarak ayrılmışlardır.
 
Müdürümüz Aydın Doğan’ın, çalıştığı Karayolları Bölge Müdürlüğü’ndeki odasının kapısının girişine Şahruh Köprüsü'nün büyük bir fotoğrafını koyduğunu öğrendik. Hem Şahruh Köprüsü’ünün yenileme çalışmaları hem de yapılması planlanan yeni köprü ile ilgili çalışmaları yakından takip ettikleri ve desteklerini esirgemedikleri için kendilerine yöremiz adına teşekkürlerimizi sunuyoruz.
 
ŞAHRUH KÖPRÜSÜ de teşekkür ediyor.
 
Fotoğrafım varmış kapın önünde,
Yaparım demiştin durdun sözünde,
Gün geçtikçe yüceldin sen gözümde
       Sayende eskiden daha sağlamım.
       Teşekkür az sana Aydın Doğan’ım.
 
Diğer köprüyü de yapacakmışsın
Benim yükümü de atacakmışsın
Üstümden ırmağa bakacakmışsın
       Sayende kalmadı benim meramım
       Teşekkür az sana Aydın Doğan’ım.

19 Mart 2013  

İSTANBUL KARAÖZÜ DAYANIŞMA DERNEĞİ 
12. OLAĞAN GENEL KURULU


Derneğimiz 27 Ocak 2013 tarihinde Saat 14 : 00 de Olağan Genel Kurulu yapılmıştır. Yeni Tüzüğümüze uygun biçimde yapılan seçimlerde aşağıdaki Üyelerimiz Yönetim ve Denetim Kuruluna seçilmişlerdir. Yeni Yönetim ve Denetim Kurulumuzun Derneğimiz ve Yöremize hayırlı olması dileğiyle; Saygılar sunarız. 
YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER
1. Oğuz YILMAZ (Bşk) 
2. İbrahim YILMAZ
3. Halil BAL
4. Döndü ARICA
5. İbrahim DOĞAN 
DENETİM KURULU ASİL ÜYELER
1. İnan YILMAZ (Bşk)
2. Mehmet TUNCEL
3. Sonay ÇAKICI
YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELER 
1. Yiğit Can ÖZTÜRK
2. Özgür SERİNÖZÜ
3. İbrahim DALAK
4. Önder DALAK
5. Elçin KOÇ
DENETİM KURULU YEDEK ÜYELER
1. Atilla ARICA
2. Abbas BAL
3. Yüksel YÜCEL
HASIR BİLEZİK  - KAZAZİYE TESPİH - KARAÖZÜ
 
Bu sene Karaözülü bazı bayan arkadaşların, emekli olduktan sonra belediyeler tarafından açılan kurslara gittiklerini öğrendim. O bayanlardan biri de Fatoş Doğanay. Kendisinden öğrendiğim kadarı ile gümüş ip – tel ile yaptığım Tespih ve Trabzon işi hasır bilezik fotoğraflarını ziyaretçi defterinden yayınlayamayacağım için ana sayfada sizlerle paylaşmak istiyorum. 

Hiçbir şey için geç kalmış sayılmayız. Henüz Elimiz tutar, gözümüz görürken yeni şeyler öğrenip, isteyenlere öğretelim. Sizlerin çalışmalarınız var ise gönderin onları da paylaşalım.

 
 
 
Canım kardeşim Fatoş Doğanay’a sizlerin huzurunda teşekkür ediyor, İYİ Kİ VARSIN diyor, sevgiyle yanaklarından öpüyorum.
 
Ayşe Özerdem Çolakgil

 

 

YOLA YOLDAŞ OLANLAR 2 -ALBÜM TANITIM GECESİ
30 OCAK 2013 SAAT : 19:30

Sevgili dostlar uzun bir uğraştan sonra 34 solist le hazırladığımız YOLA YOLDAŞ OLANLAR 2 albümünü bitirdik 30 01 2013 tarihinde yapacağımız gala ile tüm müzik mağazalarından temin edebilirsiniz . Ayrıca galamızın biletleri satışa çıkmıştır katılmak isteyen dostlarımız 0312 250 63 16 nolu telefondan gerekli bilgileri alabilirsiniz .Bilet temin yerlerimiz SAZENDE RESTORAN (SÜMER 2 SOKAK KIZILAY 0312 231 83 83 ) BALGAT KANATÇI ( 0312 473 76 33) HASBİHAL CAFE ( 0312 223 23 00 )

Ozan İSMAİL KAYA

NOT: Daha önce şiir kitabının haberini de sitemizden duyurmuştuk. Kendisi Madımak'ta yanan canlardan MENEKŞE ve KORAY'ın babasıdır. her ne kadar bu konudan bahsetmemiz hoşuna gitmese de biz kendisini malesef bu acı olaydan sonra tanıdık ve sevdik. Başarılarının devamını diliyor, birgün bir yerde karşılaşırız diye umut ediyoruz.

GÖLGE HAYAT 

 
 

Grubun çıkış parçası "Bir de Bana Sor" klibini aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=P34TtjDk4CE

Vokal: Barış Bal
Gitar: Taylan Dedeoğlu
Klavye: Koray Alarslan
Bas Gitar: Berk Evren
Davul: Murat Bekin
 

 

Gölge Hayat'ın Albümü Müzik Marketlerde!

Gölge Hayat'ın kendi adını taşıyan ilk albümü, 1 Eylül 2012 tarihi itibariyle tüm Türkiye'de satışa çıktı.

 

Grup ile ilgili faaliyetleri http://www.golgehayat.com/ sitesinden takip edebilirsiniz.
 
Gölge Hayat, Hayatımıza güzel bir şekilde girdi. Bazen Gölge, Aslından çok daha büyük ve gösterişli olur. Başarılı bir grup ama umarız daha çok başarılı olurlar ve başarılarını okudukça gururlanır, mutlu oluruz. 
 
 
 

YİNE, YENİ BİR BAŞARI HABERİ

 

 

 

KARAÖZÜ'lü Barış BAL ve müzik grubu "Gölge Hayat" a başarılar diliyor, kendisi ile gurur duyuyor ve gönülden destekliyoruz.  türkmensitesi'nde yayınlanan yazıyı ve linkleri sizinle paylaşmak istiyoruz. 

Arkadaşlar,

Oğlumuz Barış, grubu "Gölge Hayat" ile bir rock albümü hazırladı. 01 Eylül de D&R larda satışa sunulacak. Ayrıca 14 Eylül'den itibaren Kral TV öncelikli olmak üzere bir de klip yayımlanmaya başlayacak. Albümün klip çekilen parçası bir cover (yeniden düzenleme); Çiğdem Talu- Melih Kibar'a ait "Bir De Bana Sor" isimli parçanın rock tarzında yeni bir yorumu. Diğer parçalar ise, sözlerini Barış'ın yazdığı 9 özgün besteden oluşuyor.

Güzel bir albüm oldu. Albüm aynı zamanda bu günden itibaren Teknosa Mağazalarında LG TV ve Ses Sistemleri ile birlikte hediye edilmeye başlandı. (Bu da halen LG Electronik'te Satış Müdürü olan Barış'a tanıtım desteği olarak hazırlandı). Beğeneceğinizi umuyoruz.

Gölge Hayat Grubu'nun bu ilk albümünin ilk video klibi, 31 Ağustos Cuma günü yayınlanmaya başlayacak. 
Önümüzdeki 5 gün boyunca gurubun facebook sayfasında her gün bir adet Teaser (tanıtıcı kısa film) yayınlayacağız. Özellikle grubu tanıtmamız gereken bu ilk dönemde desteğe çok ihtiyacımız var. 

Öncelikle facebook grubuna üye toplamamız gerekiyor. Bu birkaç gün boyunca grup sayfasında çıkacak olan TEASER'ları ve GRUP FACEBOOK SAYFASI'nın aşağıda bulunan linkini paylaşıp, yakın arkadaşlarınızdan 
da paylaşmasını isteyebilirseniz çok seviniriz. 

Grup sayfası : www.facebook.com/golgehayatofficial
Yardımlarınız için teşekkür eder, sevgi ve saygılarımızı sunarız.

Not: Bu güzel haberi bizlerle paylaşan, MUSTAFA ŞEN BAĞCI'ya teşekkür ediyor, elimizde olmayan sebepten kaynaklanan gecikmeden dolayı özür diliyoruz.

 

KURT SÜRÜSÜ KARAÖZÜ’DE AVCILARA SALDIRDI (9 Ocak 2012)

 

Kayseri’de kar yağışı nedeniyle dağda yiyecek bulamayınca yerleşim merkezine kadar inen kurt sürüsü, 2 avcıya saldırdı.

Kayseri'de yoğun kar yağışı ve soğuk havanın 3 gün boyunca etkili olması nedeniyle dağda aç kalan kurt sürüsü, Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü kasabasına inerek 2 avcıya saldırdı. Yerleşim merkezine kadar inen 9 kurtun saldırısından ağaca çıkarak kurtulan avcılar, cep telefonu ile yardım çağırdı.

Gelen diğer avcıların ateş açması sonucu bir kurt öldürülürken, diğer kurtlar kaçtı.

Karaözü Belediye Başkanı Şener Tatar, saldırıda yaralanan kimsenin olmadığını söyledi.

http://www.iha.com.tr/kurt-surusu-avcilara-saldirdi-257993-haber sitesinden alınmıştır.

Kayseri - e haber tv kanalında video görüntüsü yayınlanmıştır.

http://www.sondakika.com/haber/haber-kayseri-de-ac-kurt-dehseti-4234969/

http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?newsid=31160#.UO21v-S6fWU 

http://www.focushaber.com/ac-kurtlar-avcilara-saldirdi-h-237367.html 

MERSİN KARAÖZÜ DERNEĞİ 3. OLAĞAN GENEL KURULU

MERSİN KARAÖZÜ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 
3. OLAĞAN GENEL KURULU

Derneğimiz 17 Kasım 2012 tarihinde Saat 13:00 de Olağan Genel Kurulu yapılmıştır. Yeni Tüzüğümüze uygun biçimde yapılan seçimlerde aşağıdaki Üyelerimiz Yönetim ve Denetim Kuruluna seçilmişlerdir. Yeni Yönetim ve Denetim Kurulumuzun Derneğimiz ve Yöremize hayırlı olması dileğiyle; Saygılar sunarız. 
YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER
1. Suzan YÜCEL (Bşk)
2. İsmail GÖK 
3. Semiha DEMİRCİ 
4. Ali Haydar TAHİROĞLU 
5. Hatice GÜNEŞ 

DENETİM KURULU ASİL ÜYELER
1. Barbaros Cihan BAĞCI (Bşk)
2. Ramazan TATAR
3. Ahmet GÖK

YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELER 
1. Kadir DUMAN
2. Tevfik YILDIZ
3. Tülin BAYAT 
4. Sıtkı TAŞTAN
5. Halil UÇURUM

DENETİM KURULU YEDEK ÜYELER
1. Battal ARSLAN
2. Raif ASLAN
3. Ünal DEMİRCİ

 

BELEDİYE KALDIRILSIN MI?
Belediye kaldırılsın mı? diye soruldu. Karaözü'den 591 kişi oylamaya katıldı. 5 EVET, 586 HAYIR oyu çıktı.
 
 TÜM YURTTA OLDUĞU GİBİ KARAÖZÜ KASABASINDA DA BELEDİYE KALDIRILSIN MI KALDIRILMASIN MI DİYE OYLAMA YAPILDI.(14 Ekim 2012)

Belediye başkanımız Şener Tatar’dan bu oylama ile ilgili aldığımız bilgiyi aynen aktarıyoruz. Uluslar arası sözleşmeler, iç hukukun üzerindedir. AVRUPA YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTI” TBMM tarafından da kabul edildi ve imzalandı. Bu sözleşmenin 5.ci maddesinde; “Yerel yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir referandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz.” Denilmektedir.

Biz Karaözü kasabası halkı olarak bu hakkımızı kullanıyoruz. CHP tarafından, Yurt genelinde Toplanılan imzalar ilgili yerlere verilecektir.

Nüfusu bize yakın Fransa var. Fransa’da yaklaşık 36.500 belediye var ve belediyelerin 28.000 kadarının nüfusu 1000 kişi ya da daha altında. Bizde ise belediye sayısı 2500 olup 2023 belediye kapatılıyor. Karaözü’nün Nüfusu 2000 in altında ama 1000 kişi kadar var.  

NOT: Belediye başkanımızın söylediklerinden yola çıkarak Sitelerden temin ettiğimiz kadarı ile Anayasanın ilgili maddesi şu şekildedir. Yanlışımız - eksiğimiz varsa Avukatlarımızdan destek rica ediyoruz: Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında ''Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 5170 - 7.5.2004 / m.7) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.''  

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

AVRUPA YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTI
 
Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, 15 Ekim 1985 tarihinde imzaya açıldı. Türkiye anlaşmayı 21 Kasım 1988'de imzaladı.
Avrupa Konseyi, 1981-1984 yılları arasında yerel idarelerin özerkliği ile ilgili bazı ilkeleri tartıştı ve bir karar tasarısı hazırladı. "Yerel idarelerin güçlendirilmesi, özerkliklerinin savunulması, yerinden yönetim ve demokrasi ilkelerine dayanan bir Avrupa'nın kurulmasının temel koşuludur" görüşünden hareketle hazırlanan tasarı daha sonra "Özerklik Şartı" olarak Avrupa Konseyi'nce kabul edildi.
Türkiye, Şartı 1988 yılında imzaladı. 1991 yılında da 3723 sayılı yasa ile TBMM tarafından onaylanması uygun görüldü ve 1992'de 92/3398 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylandı. (Resmi Gazete: 3.10.1992 - 21364)
Yürürlük tarihi ise 1 Nisan 1993 olarak belirlendi.
Türkiye, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın bazı hükümlerini benimsedi. (Türkiye'nin benimsediği maddeler için 3723 sayılı yasaya bakınız...) 
AVRUPA YEREL YÖNETİMLER 
ÖZERKLİK ŞARTI
ÖNSÖZ
İşbu Şartı imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletler,
Avrupa Konseyi’nin amacının üyeleri arasında ortak mirasları olan ideal ve ilkeleri korumak ve gerçekleştirmek için daha ileri bir birlik sağlamak olduğunu düşünerek,
Bu amacın gerçekleştirilmesinin yollarından birisinin idari alanda anlaşmalar yapmak olduğunu düşünerek,
Yerel makamların her türlü demokratik rejimin temellerinden birisi olduğunu düşünerek,
Vatandaşların kamu işlerinin sevk ve idaresine katılma hakkının Avrupa Konseyine üye Devletlerin tümünün paylaştığı demokratik ilkelerden biri olduğunu düşünerek,
Bu hakkın en doğrudan kullanım alanının yerel düzeyde olduğuna kani olarak,
Gerçek yetkilerle donatılmış yerel makamların varlığının hem etkili hem de vatandaşlara yakın bir yönetimi sağlayacağına kani olarak,
Değişik Avrupa ülkelerinde özerk yerel yönetimlerin korunması ve güçlendirilmesinin demokratik ilkelere ve idarede ademi merkeziyetçiliğe dayanan bir Avrupa oluşturulmasında önemli bir katkı sağlayacağını düşünerek,
Bunun demokratik bir şekilde oluşan karar organlarına ve sorumlulukları bakımından, bu sorumlulukların kullanılmasındaki olanak ve yöntemler bakımından ve bu sorumlulukların karşılanması için gerekli kaynaklar bakımından geniş bir özerkliğe sahip yerel makamların varlığını gerektirdiğini teyid ederek,
Madde 1
Taraflar bu Şart’ın 12 maddesinde belirtilen şekil ve ölçüde kendilerini aşağıdaki maddelerle bağlı kabul edeceklerini taahhüt ederler.
I. BÖLÜM
Madde 2 
Özerk Yerel Yönetimlerin Anayasal ve Hukuki Dayanağı
Özerk yerel yönetimler ilkesi ulusal mevzuatla ve uygun olduğu durumlarda anayasa ile tanınacaktır.
Madde 3 
Özerk Yerel Yönetim Kavramı
1- Özerk yerel yönetim kavramı yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanı anlamını taşır.
2- Bu hak, doğrudan, eşit ve genel oya dayanan gizli seçim sistemine göre serbestçe seçilmiş üyelerden oluşan ve kendilerine karşı sorumlu yürütme organlarına sahip olabilen meclisler veya kurul toplantıları tarafından kullanılacaktır. Bu hüküm, mevzuatın olanak verdiği durumlarda, vatandaşlardan oluşan meclislere, referandumlara veya vatandaşların doğrudan katılımına olanak veren öteki yöntemlere başvurulabilmesini hiçbir şekilde etkilemeyecektir.
Madde 4 
Özerk Yerel Yönetimin Kapsamı
1- Yerel yönetimlerin temel yetki ve sorumlulukları anayasa ya da kanun ile belirlenecektir. Bununla beraber, bu hüküm yerel yönetimlere kanuna uygun olarak belirli amaçlar için yetki ve sorumluluklar verilmesine engel teşkil etmeyecektir.
2- Yerel Yönetimler, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, yetki alanlarının dışında bırakılmış olmayan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmemiş olduğu tüm konularda faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip olacaklardır.
3- Kamu sorumlulukları genellikle ve tercihan vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılacaktır. Sorumluluğun bir başka makama verilmesinde, görevin kapsam ve niteliği ile yetkinlik ve ekonomi gerekleri gözönünde bulundurulmalıdır.
4- Yerel makamlara verilen yetkiler normal olarak tam ve münhasırdır. Kanunda öngörülen durumların dışında, bu yetkiler öteki merkezi veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamaz veya sınırlandırılamaz.
5- Yerel makamların merkezi veya bölgesel bir makam tarafından yetkilendirildiği durumlarda, bu yetkilerin yerel koşullarla uyumlu olarak kullanılabilmesinde yerel makamlara olanaklar ölçüsünde takdir hakkı tanınacaktır.
6- Yerel makamları doğrudan ilgilendiren tüm konulara ilişkin planlama ve karar alma süreçleri içinde, kendileriyle olanaklar ölçüsünde zamanında ve uygun biçimde danışılacaktır.
Madde 5 
Yerel Yönetim Sınırlarının Korunması
Yerel yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir referandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz. 
http://www.belgenet.com/arsiv/ sitesinden alınmıştır.
 
Bu sözleşme 18 maddeden oluşmakta olup çok uzun olduğu ve istenildiğinde sitelerden ulaşılabileceği ve bu oylamayı 5. madde ilgilendirdiği için sadece bu kadarlık kısmını sitemizde bilgilerinize sunduk. 
Karaozu.com

 

  
MUSTAFA IŞIK (Lakabı ANADOLU ASLANI), TAİ BOKS DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNA GİDEMİYOR
 
Önceden Türk Devleti’nin konsolosluğu tarafından verilen mavi kartla Kuşadası’ndaki müsabakaya katıldı. Türkiye Şampiyonu oldu. Göğsümüzü kabarttı.
 
Daha sonra Antalya’da yapılan Avrupa Şampiyonasında 3. oldu, bronz madalya kazandı. Kendisi ile bir kez daha gurur duyduk.
 
Artık sırada Ukrayna’da yapılacak dünya şampiyonası vardı. Oraya katılmak için Kastamonu’da yapılan kampta yerini aldı. Kampa katıldığı ilk günlerde karşısına iki rakip çıkarılarak “Eğer bunları yenersen katılabilirsin” denildi. Mustafa bu iki rakibinden birini nakavt birini ise sayı ile yendi.
 
Türk Milli Takımı ile iki hafta çalışmalara katılan Şampiyonumuz Mustafa Işık’a, Alman vatandaşı olması sebep gösterilerek, dünya şampiyonasına Türkiye adına katılamayacağı söylendi. Bunun üzerine Mustafa Işık kamptan ayrıldı ve Almanya’ya döndü. Bu tarihten itibaren ancak şartlar elverir ise Almanya adına katılabilecek. Anlayamadığımız şey bu insan Avrupa Şampiyonası’na katılırken de durum aynıydı.
 
Anlaşılan o ki bundan sonraki süreçte Mustafa Işık’ı Yüreğinde Türkiye – Karaözü, sırtında Alman milli takımında maç yaparken izleyebileceğiz.
 
Şampiyon Mustafa Işık’a bundan sonraki günler sağlık, mutluluk, huzur ve başarı getirsin.  Karaözü sevdası hiç eksilmesin. 

RESTORASYON ve DÜZENLEME ÇALIŞMALARI

Karaözü kasabasında bu yaz yapılan çalışmalardan bazılarını

 sizlerle paylaşmak istiyorum. Şahruh çalışmalarını görüntülerken, Şahruh köprüsü üzerindeki bir BAŞ dikkatimi çekti. Sanırım AT BAŞI görüntüsü. Her iki tarafından ve köprü üzerinden ayrı ayrı çektim ki daha net anlaşılsın diye. Köprü üzerinden bakınca su oluğu görünümünde. Sol tarafından bakınca daha net görülüyor. Sanmıyorum ama yinede umarım bakım onarım çalışmaları sırasında zarar görmez. 

Diğer iki düzenleme ise, Harman yeri ve Orta değirmen ile ilgili. 

Diğer görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ayşe Özerdem Çolakgil

 KÜTÜPHANE İLE İLGİLİ

Karaözü kütüphanesi yaz aylarında açık bulunuyor. Bağışlanan kitaplar Gönüllüler sayesinde tasnif ediliyor, mükerrer olanlar seçilip ayrılıyor, kütüphanede olmayan kitaplar kayıt altına alınarak raflara yerleştiriliyor. Kasabalılarla ara sıra toplantılar ve geziler tertip ediliyor. Az sayıda da olsa kitap okumak isteyen çocuklara kitaplar kayıt edilerek veriliyor. 

Gönüllü olarak görev yapan sorumlular; Son zamanlarda bağışlanan ansiklopedilerin genellikle daha önce var olanlarla aynı olduğuna ve sayılarının epey fazla olması nedeniyle gereksiz yer işgal ettiğine karar veriyorlar. Belediye başkanımız Şener Tatar’a durum izah ediliyor. Belediye başkanımız, civar köy muhtarlarına kitap ihtiyaçları olup olmadığını telefonla soruyor.  Karpınar muhtarı Murtaza Kılıç; Kütüphane için bir oda ayırdıklarını ama rafları ve kitapları olmadığını söylüyor. Bunun üzerine belediye başkanımız tarafından tahsis edilen traktöre, kitaplar yükleniyor, Kütüphanede gönüllü çalışan kişilerin eşliğinde kitaplar Karpınar’a götürülerek teslim ediliyor. 

Senelerdir gönüllü olarak hizmet veren Halil Dalak (kitap kayıt işlemleri), Lütfü Yapıcı ve Gönül Seven’e ve kitap tasnifi ve tesliminde görev alan belediye çalışanları ile Bora Koç'a, Mustafa Kılıç’a ve Belediye başkanımız Şener Tatar’a teşekkür ederiz. 

Diğer görüntülere BURAYA tıklamak suretiyle ulaşabilirsiniz. 

FRANSIZ KANOCULAR KARAÖZÜ'DE 18 Ağustos 2012

Fransız kanocular, Kızılırmak üzerindeki seyirlerine Karaözü'yü de ekleyerek, Ertuğrul - Menekşe Yücel'in işlettiği Şahruh köprüsü kenarındaki mekanı ziyaret edip biraz mola verdikten sonra kasabamızı terk ettiler. 

fotoğraflar için Yiğit Çolakgil ve Can Doğanay'a teşekkür ediyoruz. 

NOT: Bu konu ile ilgili diğer görüntülere BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz.

ASIL SEVGİ, KARŞITLIKLARA RAĞMEN OLUŞAN SEVGİDİR 

Şahruh köprüsü girişinde toplanan kalabalık, halaylarla coştuktan sonra, Belediyemiz tarafından temin edilen bayraklar ve meşaleleri ellerine alarak köprü girişine doğru harekete geçti. Konvoya arabaları ile katılmak amacıyla gelen ve trafiği engellememek amacıyla istasyona doğru sıralanan araç sahipleri, yürüyüşe geçen halkın arkasından korna çalarak konvoya katıldılar. Yaklaşık yarım saat süren bu yürüyüş esnasında tezahüratlar ve kornalar hiç susmadı. Belediye başkanımız Şener Tatar’ın başını çektiği bu konvoy, okulumuzun önünde biriken kasabamızın değerli insanları tarafından alkışlarla karşılandı. 

Karaözü şenlikleri içerisinde en fazla katılım bu etkinlikteydi. Coşkulu bir şekilde başladı. Belediye başkanımız Şener Tatar ve BMM Başkan Vekili Sadık Yakut'un açılış konuşması sonrası muhteşem yorumu ile Soner Demirci ile Eşi ve Deniz Toprak’ın sahne aldıkları konserle devam etti. Şenlik sırasında Fevzi Çoban tarafından güzel bir şiir okundu ve Kebire Özel Karahan'a, okulumuza yaptığı katkıdan dolayı plaket verildi. 


Belediye başkanımız Şener Tatar’a, belediye çalışanlarına, katkı sunanlara, sahne alanlara, sunumu gerçekleştiren Turan Işık’a ve Kasabamıza kadar gelerek bizleri onurlandıran başta Sadık Yakut olmak üzere tüm misafirlerimize teşekkür ediyoruz. 

Okul bahçesinde bu sefer oturacak yer sorunu pek yaşanmadı çünkü hem belediyemizin mevcut sandalyeleri, hem kasabamız esnafından Süleyman Ergin tarafından annesi adına bağışlanan sandalyeler, hem de göl mevkiinde bulunan oturma platformu yerinde sökülerek okul bahçesine yerleştirilmişti. 

Şenlik ile ilgili görüntülere ulaşmak için lütfen BURAYA tıklayınız. 

Protokolde yer alan misafirlerimiz: TBMM başkan vekili Sadık Yakut, Sarıoğlan kaymakamı Tunahan Efendioğlu, Bünyan kaymakamı Hakan Kılıçkaya, CHP kayseri il başkanı Sadık Atilla, Sarıoğlan belediye başkanı Ali Rıza Başaran (Ak parti), Garnizon komutanı Murat Önbek, Cumhuriyet başsavcısı Ömer Lütfü Peker, Milli eğitim müdürü İlhan Pirci, Gaziler belediye başkanı Hamdi Taşkopan  (Ak parti),  Felahiye belediye başkanı İsmet Kısır (CHP), Sarız belediye başkanı Ömer Faruk Eroğlu (CHP), Akkışla belediye başkanı Azmi Sonkur (CHP), Sarıoğlan-Tuzhisar belediye başkanı Mehmet İmir (Ak parti), Süksün belediye başkanı Mustafa Navruz (CHP),  CHP Felahiye ilçe başkanı Ali Özbay , Hacılar ilçe başkanı Tenzile Börkü (CHP), CHP Kocasinan ilçe başkanı Abdullah Üçgül ve yönetimi, Ak parti Sarıoğlan ilçe başkanı Özdemir Doğan, CHP Sarız ilçe başkanı Sami Turan Eroğlu, CHP Melikgazi ilçe başkanı Şerafettin Koç, CHP Bünyan ilçe başkanı İbrahim Marzıoğlu, CHP İncesu ilçe başkanı M. Devrim Demirtaş, CHP Sarıoğlan ilçe başkanı Hazım Durmuş Çelebi, CHP Talas ilçe başkanı Memduh Pekdemir, Kululu belediye başkanı Ömer Temizer, İl genel meclis üyesi Mehmet Akif Başer, CHP örgütten sorumlu il başkan yardımcısı Halil Yıldız, Felahiye CHP il başkan Abdurrahman Açık, CHP il örgütünden Nuri Tan, CHP Kayseri eski il başkanı Mustafa Aslan. 

30 AĞUSTOS AKŞAMI KARAÖZÜ'DE ŞENLİK VAR
 
Belediye başkanımız Şener Tatar'dan edindiğimiz bilgiye göre: Saat 20.00'da, Şahruh Köprüsü girişinde toplanılacak, ellerde meşale ve bayraklarla, yürüyerek okul bahçesine kadar gidilecek ve yöresel sanatçıların katılımı ile gerçekleşecek konser ile şenliğe devam edilecek.
 
Bilgilerinize sunulur. 
MUSTAFA IŞIK’A PLAKET VERİLDİ
 
Tai box TÜRKİYE ŞAMPİYONU ve AVRUPA ÜÇÜNCÜSÜ, Karaözülü “Anadolu Aslanı” lakaplı MUSTAFA IŞIK’a Karaözü belediye binasında kasabalıların katılımı ile gerçekleşen toplantıda, Belediye başkanı Şener Tatar tarafından plaket verildi. Belediye başkanımız Şener Tatar ve babası Turan Işık tarafından Kendisi ile ilgili kısa bir konuşmanın ardından, Mustafa Işık için yazılan şiir okundu. Kasaba halkı kendisi ile fotoğraflar çektirerek bu anı ölümsüzleştirdiler.
 
1,95 boy ve 130 kg ağırlığındaki heybetli duruşunun yanında alçakgönüllü ve güleryüzlü kişiliği ile de sempati topladı. Eylül ayında Dünya Şampiyonası için hazırlandığını söyleyen Mustafa Işık, 10 Ağustos 2012 Cuma günü, kamp için Trabzon’a gideceğini ve Dünya şampiyonası için Rusya’ya gidip gitmeyeceğinin, Trabzon’da yapılacak kampta belli olacağını açıkladı.
 
Şampiyonumuz, MUSTAFA IŞIK’A yolun açık, bileğin pek, şansın daim olsun diyor, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ömür diliyoruz. Umarız Dünya şampiyonasındaki başarılarını da duyurmak kısmet olur.
 
ŞAMPİYONUMUZ, İYİ Kİ VARSIN.
 
Sevinci paylaşarak çoğaltan; Toplantıya gelen, toplantıyı düzenleme aşamasında emeği geçen herkese teşekkürler ediyoruz.  
 
 
Toplantı ile ilgili fotoğrafları görmek için lütfen BURAYA TIKLAYINIZ.
 
 
Mustafa adına yazılan ve toplantıda okunan şiir:
 
MUSTAFA IŞIK GELİYOR                                            
Aslan gibidir duruşu                                                                  
Balyoz gibidir vuruşu    
Bilmez lirayı,  kuruşu                                                         
Mustafa Işık geliyor.                                                                  
 
Bir vurdu mu nakavt eder                                                                  
Rakip korkar; kaçar, gider                                                       
Desteğidir Turan peder                                                              
Mustafa Işık geliyor.                                                                
 
Ringde hiç rakip tanımaz                                                           
Kimselere etmez niyaz                                                                
Ne kadar övsek O’nu az                                                            
Mustafa Işık geliyor.                                                             
 
Şampiyonluk ona yetmez                                                          
Madalyayı üçlesin tez                                                               
Saygıda hiç kusur etmez                                                          
Mustafa Işık geliyor.                                                                  
 
Daima güleçtir yüzü                                                                  
İnsanlıkla dolu özü                                                             
Tek özlemi Karaözü                                                                   
Mustafa Işık Geliyor.                                                                 
 
Dedesine benzer tipi                                                                 
Sever emmi, dayı, bibi                                                               
Karga değil, Şahin gibi                                                                
Mustafa Işık geliyor.
 
Ayşe Özerdem Çolakgil
karaozu.com

KARAÖZÜ BÖYLE ANLATILIR.

CUMHURİYET PAZAR EKİ "PAZAR SÖYLEŞİLER!" 29 Temmuz 2012 PAZAR
ATAOL BEHRAMOĞLU

Anıtlaşan OTYAM

Anadolu'muzun herhangi bir yerleşim yerini, bir kentini, kasabasını gezip görmek, hakkında bilgiler edinmek benim için okumaya doyamadığım bir destanı okumak gibidir...
interneti açtım, Kayseri'nin Karaözü kasabasını okuyorum... Şöyle deniyor Vikipedi'nin ilk satırlarında: "Karaözü coğrafi konumu bakımından Sivas, Kayseri ve Yozgat (Bozok) illerinin kesiştiği noktadadır, iç Anadolu Bölgesi'nde KayseriSivas demiryolunun Kızılırmak Vadisi'ne en çok sokulduğu batı yamacında Türk ve Türkmen aşiretlerince 18. yüzyılın sonlarına doğru kurulan bir yerleşim merkezidir."
Bu satırların ardından bu bölgedeki ulaşımın Kızılırmak üzerindeki köprülerden sağlandığını, geçiş noktasında bulunması ve özellikle de suyunun bol olması nedeniyle Karaözü'nün pek çok kültür ve uygarlığa ev sahipliğini yaptığını öğreniyoruz...
Sizleri bilmem ama, bunları okuduğumda benim içimden gidip Kızılırmak üzerindeki o köprülerden geçmek; efsanevi nehrin kıyısında bir ağacın gölgesinde bağdaş kurup oturmak, Karaözü'deki bir pınardan kana kana avuçlarım dolusu su içmek duygusu yükseliyor...
Anadolu, yoksulluğunun ve bakımsızlığının gerisinde mucizeler gizleyen topraktır... Gezip görenler, hakkında okuyup düşünenler bunu bilir...
Fikret Otyam işte o bilge kişilerden, Anadolu sevdalılarından; hem de onların en önde gelenlerinden, öncülerinden biridir... Şimdi asıl konuya geliyorum...
30 Haziran 2012'de Karaözü'de "Gazeteci Fikret Otyam Heykeli ve Kültür Evr açıldı... Elimdeki çağrılıkta kültür evinin ve anıtın fotoğrafı basılı.
Özgünlüğü fotoğrafından da görülen ev, ahşap ve yerel taş kullanılarak, kırk metrekarelik alan üzerinde iki kat olarak yapılmış. Yüz doksan metrekarelik bir bahçe içerisinde konumlanmış...
Mimari tasarım mimar Haie Cakcak Türen'e ait. Yapının çocuklara yönelik müzik eğitimi amaçlı kullanılacağını öğreniyoruz... Kültür evinin önüne yerleştirilmiş anıt ise Metin Yurdanur'un ürünü. Burada, elinde ve boynunda fotoğraf makineleri, ayağında botlarıyla, gür saçlı, pos bıyıklı, yakışıklı, genç gazeteciyi görüyoruz...

Gerçekten, benim de yaklaşık yarım yüzyıldır arkadaşım, ağabeyim Fikret Otyam'ın kimliğini, coşkusunu, enerjisini başarıyla yansıtan, mükemmel bir anıt bu... Heykeltıraşı, mimarı, emeği geçen herkesi kutlarım... Ve herkesten daha çok, vefalı, kadir bilir, can Karaözü'lüleri...

Öyküyü, bilmeyenlerle de paylaşayım... Anıtta görülen genç gazeteci, 1963 yılının Nisan ayında "çamurlara bata çıka gelen ilk gazeteci dost" olarak Karaözü'ye ayak basmış ve sözünü ettiğim çağrılıktaki sözcüklerle "Kızılırmak Vadisi'ndeki saklı ışığı bularak onu Cumhuriyet'in sayfalarında dünyaya uğurlamış"...
Anadolu sevdalısı Otyam'ı Karaözü'ye ve çevresine çeken şey neydi? Tarihin ilk çağlarında yaşamış insanlara konut olan mağaralar, görkemli kayalıklar, Kızılırmak üzerindeki tarihi köprüler ve bunların en büyüğü, ülkemizdeki taş köprülerin en görkemlisi Sahruh Köprüsü mü? Karaözü içindeki ünlü Memişin Pınarı ve Tohum Pınarı adındaki pınarlar mı? Celali önderlerinden Şah Veli'nin, tam da o bölgede, "Ordu Beleni" denilen yerde Osmanlı ordusuyla savaşmış olması mı? Pazarören, Pamukpınarve Hasanoğlan Köy Enstitüleri'nden mezun olan yöre çocuklarının Karaözü'de tutuşturdukları ve ışıkları bu günlere de ulaşan aydınlanma meşalesi mi?..
Bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde Karaözü'de açılan "Fikret Otyam Heykeli ve Kültür Evi"nin anlamı daha bir ete kemiğe bürünüyor ve "gazeteci" Otyam'ım dehası, öngörüsü bir kez daha hayranlığı, anıtlaşmayı hak ediyor...

Anadolu toprağı ona gönül verenleri hiçbir zaman unutmadı, unutmaz... Efsanelerde, söylencelerde yaşatmayı sürdürür... Mustafa Kemal'in gönüllerden silinemeyişin asıl nedeni onun Anadolu topraklarında, Anadolu insanının yüreğinde kök salmış olmasıdır.... Karaözü'de açılan "Gazeteci Fikret Otyam Heykeli ve Kültür Evi" de böyle bir vefanın, sevginin, düşündürücü, duygulandırıcı, öğretici bir örneğidir...

ataolb@cumhuriyet.com.tr www.ataolbehramoglu.com.tr

 

Ey Karaözü Karaözü... 

Yıllardan bir yıl, İstanbul’daki sergimize bir telefon “Fikret ağabey ben Karaözlü Caner Öztürk, lütfen kimseye söz vermeyin, kapanışta sizi gelip alacağız.”

Ve gelip aldılar, Caner matbaacı, mürekkep kokusu yabancım değil, o gece gerçekten unutulmaz bir gece yaşamıştık, sazlı sözlü... 

Sonra ne mi oldu? N’olacak bu sevimli/ gerçekten canının eri Caner, her İstanbul’a gelişimizin ilk gecesinde “bakın bu gece” diye başlayıp o geceyi anlatır ve yaşatırdı yine yanındaki Karaözlülerle. 

Öyle geceler oldu ki diğer dostlarla buluşmalar için bu Karaözlü candan izin alır olduk, verirdi ama gönül koyarak!.. 

Bundan üç yıl falan önce, Caner’siz bir İstanbul’da bulduk kendimizi, emekli olup Karaözü’ne temelli dönüp kocaman bir ev yaptırıp ne kadar meyva ağacı, ne kadar üzüm cinsi varsa onları dikmiş koca bahçesine... 

Ve bir gün pat diye bir telefon “Dede, Karaözlü bir dost İstanbul’dan gelecek tamam mı”lı .. “ Ne demek, buyursun başım gözüm üstüne” dedim o Karaözlü dost, ertesi gün yanımızda, Naz ım Kılıç konuşmaları görüntülü almak için kibarca izin istedi, heyecanını belli etmek istemiyor. İşyeri Ekin Gümrük Müşavirliği imiş ağabeyi Faris ile... Tanıtım bitti, söz ziyaretin nedenine geldi. 

Ve yeniden anımsatayım, 1963 yılında yağmur çamur, Karaözü köyüne gelmiştim ve bu her şeye örnek, Atatürk ve okuma sevdalıları, köyde sabaha karşı Kayseri trenini beklerken aklım fikrim o hafta yazımın olduğu o güzelim YÖN dergisiyle, dizi yazılarımın sürdüğü gazetem Cumhuriyet’teydi, bunu açıklayınca gülümsedilerdi ve bir delikanlı biraz sonra her ikisini bana uzattıydı nasıl, nasıl unuturum, bir köyde! 

30 HAZİRAN 2012’DE, KARAÖZÜ’NDE TOPLANAN CANLARA, BURALI CANER’İN BİZLERE YILLARCA YAPTIKLARINI, FIRSAT BU FIRSAT DEYİP ŞİKAYET BABINDA Bİ GÜZEL ANLATIRKEN KAHKAHALAR VE ALKIŞLAR SARMIŞTI ORTALIĞI... 

Gecenin bi yarısı Pegasus Antalya / Kayseri uçağı... Bu mutlu olayda da bizleri yalnız bırakmayan, 6 Kasım’da 60. yıl sergimi/ sergimizi (1952 Adalet Cimcoz MAYA Sanat Galerisi) açacak olan Çırağan Sarayı Kültür Ataşesi Ayşe Sipahioğlu da var ve konuk edildiğimiz otel bizce beş yıldızlı. 

Sabah sekizde bir telefon “Dede günaydın ben hazırım”, iniverdim alt kata Caner’le tam bir özlem giderme aç karnına! Ve acele bir kahvaltıdan sonra bizleri aldı, çok dikkatli bir sürüşle ver elini Karaözü... Kalbim mi, durayazdı!

ELVAN’IN TATLISI... 

Elvan yemekçi. Kayseri’nin meşhur bir tatlısı varmış “Aside helvası” tüm malzemelerini tarifini biliyormuş ama tatmamış! Hayda, Nazım’a bir rica daha! Ve bunu evinde tek yapan, yolumuzun azıcık sapağında Gömeç köyünün Muhtarı Mustafa can hazır etmiş, bekliyor. Ne ki Caner sapağı geçmiş iyi mi?

Elvan anlatıyor: 

“Aside helvası yapıldı, un ve yağ kavruluyor, sonra şeker yerine pekmez dökülüyor kaşıkla bastırılıyor biraz daha yağ ekleniyor çukurlara. Muhtar ın seksen altı yaşındaki annesi beni “Hoş geldin gelin noruyon” diye karşıladı. Tekrar “Gadasini aldığım gelin nasılsın” dedi, Ali için de “efendin mi” diye sorunca “efendinin gününü göresin” diye ekledi. 

Sadece tatlı istedik ama tavuklu pilav, üç çeşit dolma, yoğurt, salata ve sucuklu kuru fasülye... Başka ülkelerde olur muydu bu?”

YOLUMUZU GÖZLEYENLERLE! 

Sarmaş dolaş, beldenin girişinde durdurulduk demet demet güllerle, arabadan inemeden...

fikret_otyam_karaozu_heykelinin_onunde

YILLAR SONRA MERHABA KARAÖZÜ,MERHABA! 

Kimi kez kavga, kavga kavga hem de ak saçlı, kınalı saçlı ninelerle, illa elimi öpecekler, davranıp bu can da onların ellerini öper oldum, ödeştik çoğunluk...

MUTLULUĞUN CANLI RESMİ... 

Ve birden üç kişi, ilk kızım Elvan, ilk damadım Ali Baransel, ilk torunum Ali bu mutlu günü birlikte yaşamak için arabayla Ankara’dan... Ve yine birden bir Ooo... Adıma galerinin olduğu Turkiz Otel Müdür yardımcısı sevgili Vedat, eşi Şeniz ve oğlu Tugay... Törene yetiştiler ve ver elini Antalya dediler... “Bir Yudum İnsan”dan Tayfun’un kamerası inmedi omuzundan, sanırım tatlı bir yorgunluktu bu... 

ARMAĞANLAR... ARMAĞANLAR... 

Ak saçlı bir ana güzel bir kağıda sarılı armağanı uzattı. 13X18 boyutunda, masaya koymalı bir Atatürk fotoğrafı... Ne Mutlu Türküm Diyene... Dar bir kağıda basılı... Kocaman bir bayrak, Atatürk’üm kalpaklı. Sevim abladan Filiz’e yün örgü banyo, mutfak tutacakları bir torba iç ceviz, demet demet güller... Ve bir dost Ahmet Özerdem, buranın havası suyu mu onu pek değiştirmemiş, ne iyi...

KONUŞMALAR OLANDA...

Belediye Başkanı Şener Tatar canın o gerçekci konuşması, tam Karaözlük... Beldede olan iş adamlarından Mustafa Özdemir, Ankara Karaözü Derneği Başkanı Vedat Tatar da bu günde bizleri yalnız bırakmadılar... Nazım canın eşi Solmaz hanıma da teşekkürler. Salt onlar değil, tüm oradakilere bir teşekkür yeterm’ola? Özür dilemesi haftaya...

Heykelin bulunduğu siyahımsı taş volkanik, sekiz yüz kiloya yakınmış! Daha önce getirilen taşı beğenmemiş Kılıç kardeşler... Koca heykel kadifeye sarılı.

BİRİSİ TEKİRDAĞ’DAN BİRİSİ SİVAS’TAN ULUSAL KANAL’CI CANLAR RAMAZAN FİŞEK, LALE DELİDAĞ  DA ÇEKİMDELER, TEŞEKKÜRÜM BURADAN...

Epeyce gülüp takıldım.. 

MAKASLAR ÖNÜMÜZE GELENDE...

Heyecanlı bir kız elleri güzel bir tepside, güzel örtülü tepside kırmızı kurdeleli 5 makas ve ilk ikisi tüm bu olanlar için aylarca emek veren ve inan ın en ufak bir zevksizlik olmayan bu işlerde unutulmaz emeği geçenlerden Faris cana, ikincisi Nazım Usta’nın aramızdan ayrıldığı gün dünyaya gelen adı Nazım olan cana, üçüncüsü Belediye Başkanı Şener Tatar’a, yanındaki Filiz cana ve beşincisi bu cana, kurdele kesildi kadife indi aşağa, sekiz yüz kiloluk volkanik taşın üstünde, artık Karaözlü Fikret Otyam taaa 1963 yılından... 

İmzalı kitaplar, bizi karşılayanlardan. 

Kapakta beyaz bir daktilo, onda yarım kağıt, yarım kağıtta: 

Sayın Mustafa Kemal Atatürk

Karanlığa Işık Bulvarı 

Kurtuluş Caddesi

Anıtkabir /ANKARA

“Dilekçe” adlı kitap emekli öğretmen Mustafa Kılıç’ın... Ve şiirlerin çoğu Atatürk’e... Karaözü’ne... 

“Mustafa’yım için yanar inceden/ Çok bunaldık iniltimiz yüceden/ Arz ettim halimiz her bir heceden/ Atatürk’üm Atatürk’üm gel yetiş...

” “KÖYDEN Yükselen Ses” Karaöz’lü Hasan Tatar canın: KARAÖZÜ/ Kurban olam topra-ğına, taşına/ Özgürlüğüm uygarlığım Karaözü/ Karaözlüydü diye yazın taşıma/ İlim irfan yuvasısın Karaözü.

Fikret Otyam Kültür Evi, eski bir yapının yıkılmasıyla yapılmış, akıl almaz güzel, öpülesi bir taş ustalığıyla, çimento/ harçsız... Ahşap ve yerel taştan kırk metrekarelik alan üzerinde iki kattan oluşan yapı, yüz doksan metrekarelik bahçe içerisindeki o iki katlı yapıya çıkamadım merdivenler yüzünden ama mimarı Hale Cakcak Türen ve taş ustaları Hakan Alpay ve Yılmaz Taban’a teşekkür ededurdum... Gençlere armağanımız piyano da, yeni Fazıllar çıkarm’ola aşkıyla... Çocuklara yönelik müzik eğitimi amacıyla kullanılacak yapı, yürekten inanıyorum “hayırlara vesile” olacak aşk-ı niyazım ile.

Yine bizleri yalnız bırakmayanlardan Fazıl Say’ın menajeri Kadir Dursun ve eşi Berna ile bunun düşünü kurduk, durduk... Onlar da Kayseri üzerinden ver elini memleketleri Adıyaman’a, bir dostun düğününe...

Heykel ustası kadim dost Metin Yurdanur ki neyleyim yurt dışında, o yıllarıma ait ne kadar fotoğraf varsa istedi, işte tam kanıtı karşımda yağmur çamur Karaözü yolundayım boynumda fotoğraf makinaları, teyp, ayağımda botlar ve kaytan bıyıklar kıvır kıvır saçlar... Kırk dokuz yıl öncesine dönüverdim, köy istasyonunda tüm gazetelerin bulunduğu bayide YÖN artık yok, gazetem Cumhuriyet seksen sekiz yaşında... Dönüverdim yılımıza ve Ankara konuğu Okan Murat Öztürk’ün açık hava konserine... İnanmanızı isterim Okan ne çalıp ne söyleyeceğini sanki bana danıştı, o çaldı ve biz de ona uyduk, tüm türküleri ara vermeden söyledim, ertesi günü sesim kısıksa kime ne... Ve unutamadığım bir an... Canciğer dostum kabri ışıklı Aşık Feyzullah Çınar’dan bir türkü... O sıralar yakından çekim yapan Aşık Feyzullah hastası, 130 saat ona ait derleme çeken kameraman Kaya Aydoğan, daha bir yaklaştı ve türkü boyu kımıldamadan yaptı çekimini, bu canın gözleri bıyığıma sakalıma... Kaya’nınkiler de yere damlıyordu, biliyorum... 

BİR NİYAZ:

“Azmirah eyledik ellerinize/ 
Dostlar safa ile gönderin bizi/ 
Ne kadar çok otursak sonu gitmektir/ 
Dostlar safa ile gönderin bizi..

” Yüz doksan metre karelik alanda, şırıl şırıl akan bir kaynak suyu, tutturdum akşamı burada eyleyelim soğuk moğuk, masa yaklaştırıldı, ipek örtüler, tabak kaşık anında... Şırıltıya yakın iskemleden eğilip durdum, nasıl olsa doktorum burada değil, aşırı su yasak ya... Yudum yudum yudumladım o güzelim şırıltıya, beyazını da ihmal etmeden, şükürler ola!.. 

VE DERKEN DAVUL ZURNA!

Birden davul zurna ve nineler dahil başladılar masalar etrafında dönmeye, görülesi, hem de el çırpmalı... 

CANER’İN KADERİ KELMİŞ!..

Masanın taa öte ucunda, hayret! Bir aralık yanımıza geldi, ağzına damla koymamış bizleri götürecek Kayseri’ye ondanmış, ne zaman istersek hazırmış, “Kalkalım” dedim, uzaklaştı ve davul zurnanın havası değişiverdi, el çırpıp dönenler bize yaklaştılar, ayakta fazla duramadığımdan arabanın ön koltuğunda yerimi aldım, uzananlarla öyle helallaşıyorum, davulcu, zurnacı canlar neredeyse hemen yanımda, açık camlardan eller sallandı, sallandı... 

Arka koltukta Sevim Abla, Ayşe, Filiz tatlı bir söyleşide... 

ZURNACI DAVULCU ANINDA NEDEN Mİ MAKAM DEĞİŞİTİRMİŞLER? MEĞER “KALKALIM” DEYİNCE CANER İŞARET VERMİŞ, ONLAR DA ADET /GELENEK GEREĞİ SAYGI GEREĞİ “PAŞA GÖÇERTMESİ” HAVASINI VURMUŞLAR, İYİ Mİ? 

Caner canın bağından bir şişe Filiz’e bir şişe Ayşe Sipahioğlu’na nasip oldu, bir buçuk ton üründen altıyüzü kalmış. Nasiplenen tüm canlara selam olsun/ yarasın.

KAYSERİ İSTANBUL SABİHA GÖKÇEN HAVAALANI ORADAN ANTALYA’YA...

Meğer uyanıkken rüya görmek ne kerem imiş. Gerçeğe Hü... 

Nazım Kılıç’ın açılış konuşması! 

Değerli konuklar,

Elli yıl sonra yeniden Fikret abi ile birlikteyiz. 2012 aynı zamanda babam Veli Kılıç’ın yüzüncü doğum yılı bu da bizim için hoş bir rastlantı. Fikret abi Antalya’da demişti ya, vefalı dostlarım, diz kapaklarım tutmuyor bacaklar ımın kalan kısmı ile de olsa Karaözlüler nereye çağırsa geleceğim. Öyle de oldu geldi. Değerli heykeltıraş Metin Yurdanur’un yonttuğu Fikret Otyam da şimdi sonsuza kadar yanımızda... Genç yaşta kaybettiğimiz fotoğraf sanatçımız Merter Oral diyor ki “Fikret Otyam, Toplumsal Belgeci Fotoğrafçılığın kendisidir. Onun objektifi unutulanlara, ışığı arayanlara odaklanır.” Bize göre kalemi ve fırçası da ışığın yoludur. Fikret Otyam da hayatı bizim gibi ele alır, onda da ötesi yok, burası vardır. Onun yapıtlarında sevgiyle el ele tutuşursunuz. Sevgisi bütündür, kimilerince uydurulan doğa, insan, hayvan gibi adları yoktur, orada Ceylanlar suya iner.

Bu sevgidir O’nu dağın ötesine götüren, Karaözü’yle buluşturan sessizlerin sesini kucaklayıp uzaklara taşıyan...

Bu yapı Fikret Otyam’a olan vefa borcumuzun küçük bir karşılığıdır... Bu yapı bundan böyle serçelerin, kırlangıçların, çocuklarındır. Kolayını yaptık, umudumuz bundan sonrasını canlı kılmak.

Güzel sözleriyle destek veren bütün komşulara, Karaözlülere, kardeşlerime, en büyük desteği verdiği halde öne çıkmayan ağabeyim Faris Kılıç’a, sağlık sorunları nedeniyle aramızda olmayan annem Zöhre Kılıç’a, mimar, usta ve çalışanlara, değerli heykeltıraş Metin Yurdanur’a, sanatçılarımız Fazıl Say’a bu etkinliğin kayda alınmasını sağlayan Bir Yudum İnsan Film yöneticileri Nebil Özgentürk ve Tayfun Alkan kardeşlerimize, buralara kadar gelen dostlara, her ne istediysek anında yanımızda olan sayın Belediye Başkanımız Şener Tatar ve belediye çalışanlarına ve tabii ki Fikret abiye teşekkür ediyorum. 

Bu günü heyecanla bekleyen Fikret Otyam Kültür Evi’nin kalıcı, hukuksal bir zemine oturtulması için emek veren genç yaşta kaybettiğimiz kardeşimiz Meryem Özdemir’i de saygıyla anıyorum.

Gazeteci dostumuz Fikret Otyam’a demiştik ya, gitmeyesiye kal... 

Hem de dünya var oldukça... 

Safa geldi, hoş geldi... 

(BİR NOT: Ortalık toz duman, ülke artık göz göre göre geriye götürülürken, seller acılar verir iken, bu koca yazı da neden mi? Orada kocaman nefis ciltli bir defter de var idi, Aydınlı’ın bu yazısı o defterin arasına, gelenler okusun diye, tarih düşme...)

Sekiz yüz kilometre öteden Doğu Perinçek diyor ki:

1963 yılında, yağmur çamur, Karaözü köyüne gelmiştim ve bu her şeye örnek, Atatürk ve okuma sevdalıları, köyde sabaha karşı Kayseri trenini beklerken aklım fikrim o hafta yazımın olduğu o güzelim YÖN dergisiyle, dizi yazılarımın sürdüğü gazetem Cumhuriyet’teydi, bunu açıklayınca gülümsedilerdi ve bir delikanlı biraz sonra her ikisini bana uzattıydı nasıl, nasıl unuturum, bir köyde! Sekiz yüz kilometre öteden Doğu Perinçek diyor ki: 

Karaözü beldesinin 30 Haziran 2012 Çağdaş ve örnek halkına Sizleri yürekten duygularla selamlıyor ve kutluyorum.

“Gazeteci Fikret Otyam Kültür Evi”, Karaözü’nün çağdaşlığına ve insanlığına çok yakıştı.

Karaözü Beldesi de Fikret Ağabeyin sonsuzluğuna çok yakıştı.

Bu güzel günün duygularını 800 kilometre uzakta, ama yürek ve bilinciyle sizin hemen yanıbaşınızda bütün varlığımla duyuyorum.

Anadolu’nun bağrında hiç sönmeyecek bir ışık yaktınız.

Bu Ocağın ateşinde yürekler binlerce yıl ısınacak, umutlar parlayacak.

Fikret Ağabeyin ellerinden öper, hepinize yürekten dostluk duygularımı ve saygılarımı yolluyorum. 

Doğu Perinçek 
İşçi Partisi Genel Başkanı 


Fikret OTYAM - 07 Temmuz 2012 - Aydınlık

http://www.dunya48.com/index.php/kultur-yasam/10437-fikret-otyam-ey-karaozu-karaozu-.html sitesinden alınmıştır.

 

  

Kasabamız Şahruh Köprüsü üzerindeki içme ve sulama suyu boruları taşınacağından, 30.07.2012 Pazartesi günü sabahtan akşama kadar bir gün süreyle köprümüz trafiğe kapanacaktır. Tüm halkımızın bilgisine sunulur.

Şener TATAR
Karaözü Belediye Başkanı
                                                                              DUYURU
ŞAHRUH KÖPRÜSÜ RESTORASYONU YAPILIRKEN TRAFİĞE KAPATILMAYACAKTIR.

Belediye Başkanımız Şener Tatar'dan edindiğimiz bilgiye göre:
Şahruh Köprüsü restorasyonu sırasında, köprüdeki ulaşımın kapatılmaması, kapatılır ise alternatif geçiş sağlanması yönündeki taleplerini ve yaşanılacak sorunları, ilgili mercilere iletmişlerdir. 

Yaklaşık 7-8 aydır kaynak ayrılmadığı için ihalesi yapılamayan yeni köprü ile ilgili ihale bedelinin tamamı temin edilmiş olup Valilik, özel idare kanalıyla ihaleye çıkaracak ve kontrolünü karayolları yapacaktır. 

Yeni köprünün, Ağustos ayında ihaleye çıkarılması ve maksimum 6 ay içinde bitirilmesi planlanmaktadır. Şahruh Köprüsü restorasyonu, kapsamlı ve uzun soluklu bir iştir. İlk olarak köprü ayakları güçlendirilecek ve köprü ayakları ile ilgili çalışmalar yapılırken ulaşımda bir aksaklık söz konusu olmayacaktır. 

Sonraki aşamalara geçinceye kadarki süre içerisinde Yeni Köprü bitirilecek ve ulaşıma açılacaktır. Daha sonra Şahruh Köprüsü’nün kalan restorasyon işlemleri ve köprü aydınlatılması sağlanacak ve yürüyüş trafiğine açık hale gelecek şekilde tekrar hizmete sunulacaktır.

HAYATİ Bir Konuda, ŞİMŞEK Hızıyla Hareket ettiler

 
  • 22 Haziran 2012 tarihinde; Türkiye’ye ait bir keşif uçağı, Suriye tarafından Akdeniz’e düşürüldü diye bir haber yayınlandı. Herkes gibi Karaözülüler de çok üzülmüşlerdi. Şehitlerimizin çıkarılması yönünde haberler gelmeye başlayınca umutlandılar ve Bir Karaözü’lü olarak bu önemli süreci değerlendirmek gerektiğine karar verdiler. Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın naaşının hala bulunamadığına, bulmak için çaba sarf edilmediğine, 16 yıldır Ege’nin derinliklerinde sahipsiz bırakıldığına dikkat çekmek için konunun gündeme getirilmesi gerektiğini düşündüler.
  • HAYATİ bir konuda ŞİMŞEK hızıyla hareket ettiler ve Şehit Nail Erdoğan’ın kızı Evrim Erdoğan’la irtibata geçtiler. Evrim Erdoğan; sınavlarının olduğu yoğun bir dönemdeydi ama bu fırsatı kaçıramazdı. Bu üç Karaözülü, Nail Erdoğan’ın naaşının çıkarılması konusunda birbiri ile irtibat halinde ve dayanışma içinde hareket etmeye başladılar. Haklı feryatlarını duyurmanın medya aracılığı ile olacağına karar verdiler ama idari ve hukuki boyutunu da ihmal etmediler. Neden medya derseniz 16 yıldır verilen hukuki mücadeleden elde edilen neticeye bakmak yeterli olacaktır.
  • İlk olarak 27 Haziran 2012 günü, Arif TAŞKIN (Vatan gazetesi İstihbarat sorumlusu) aradı, haber yapmak istediğini söyledi. İçinde bulunulan durum bütün detayı ile kendisine anlatıldı, eldeki veriler ve fotoğraflar gönderildi ve kendisinden haber beklenmeye başlandı.
  • 29 Haziran 2012’de, Suriye tarafından Akdeniz’de düşürülen Türk keşif uçağında bulunan pilotları bulmak için ABD’nin ünlü araştırma gemisi Nautilus’a görev verildiği öğrenildi.
  • 29 Haziran 2012 günü 22:00 sularında beklenen telefon geldi. Önemli bir süreç başlamıştı. Arif TAŞKIN, Evrim Erdoğan ile görüştürüldü. 
  • 30 Haziran 2012’de Arif TAŞKIN’dan yeni bir haber gelmişti. “Nail Erdoğan’ın naaşının hala çıkarılmadığı”, Vatan Gazetesinden manşet haber olarak verilecekti.
  • 4 Temmuz 2012’de; Suriye tarafından Akdeniz’e düşürülen pilotların yeri tespit edilince, “Nail Erdoğan’ın da naaşının çıkarılması talebi”, yazılı olarak Evrim Erdoğan tarafından ailesi adına Cumhurbaşkanlığına iletildi.
  • 5 Temmuz 2012’de, Kocaeli Milletvekili Lütfü TÜRKKAN tarafından, Bu konu ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verildi.
  • 5 Temmuz 2012’de, Fox ana haberde kısa da olsa konuyla ilgili bir haber yapılabildi.
  • 06 Temmuz 2012 günü, TV 8 Haber programı “HABER AKTİF”te  kamuoyuna hatırlatıldı. Evrim Erdoğan, haber programında konuştu. Bir saatlik haber programının yarısı Evrim Erdoğan’ın ve olayın açıklamasıyla geçti. Bu haber beklenilenden çok etkili oldu.
  • 07 Temmuz 2012 günü, Beyaz Tv’nin ana haberlerinde konu anlatıldı.
  • 09 Temmuz 2012 günü, A HABER (aHBR) programında ana haberlerde yer aldı.
  • 11 Temmuz 2012’de Evrim Erdoğan, dünyaca ünlü araştırma gemisi Nautilus’a umut bağladı. Nautilus’un, Suriye tarafından düşürülen Türk keşif uçağının enkazını ve pilotların cenazelerini bulmasından sonra Bodrum’a gelen Evrim Erdoğan, BOSAV Başkanı Tufan TURANLI ile görüştü. Erdoğan, "Tam 16 yıldır annem, kardeşim ve ben babamın naaşının bize teslim edilmesini bekliyoruz. Devlet büyüklerimizden ve Nautilus’tan yardım istiyoruz. Babamıza 16 yıl sonra kavuşmamızı sağlasınlar" dedi. Bodrum’daki bu görüşmeden sonra tüm dünya haberdar oldu ve bütün basın mensupları Evrim Erdoğan ile görüşmek için randevu talebinde bulunmaya başladılar.
  • 12 Temmuz 2012’de aile avukatları Mehmet Emin Keleş tarafından Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na randevu talep mektubu gönderildi.
  • 17 Temmuz 2012’de, Sultan Evrim Erdoğan tarafından internette imza kampanyası başlatıldı.http://imzakampanyam.com/sehidimize-sahip-cikalim-imza-kampanyasi
  • 18 Temmuz 2012’de Belediye başkanımız Şener Tatar; Av. Mehmet Emin Keleş'in randevu talep mektupları ve konu ile ilgili imza kampanyası dâhil bütün belge-bilgilerin yer aldığı dosyayı, Ankara’ya giderek, Genelkurmay ve Cumhurbaşkanı'na verilmek üzere Meclis Başkan Vekili Sadık Yakut'a teslim etti. 
  • 19 Temmuz 2012’de, Hürriyet'in haberine göre; Yüzbaşı Erdoğan'ın kızı Evrim'in çağrısına, devletin zirvesinden yanıt geldi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın, Ege'nin 400 metre derinliğinde Sakız Adası açıklarında yatan naaşının da çıkarılması için Genelkurmay Başkanlığı'na talimat verdi. Bu haber pek çok gazete ve tv’de yayınlandı.
  • 20 Temmuz 2012’de; Dışişleri bakanlığının konu ile ilgili devreye girdiği bilgisi geldi.
Bundan sonraki gelişmeler duyurulmaya ve günü gününe kayıt altına alınmaya devam edilecek.
Bu süreçte Evrim Erdoğan’ı haklı mücadelesinde yalnız bırakmayan, gerekli desteği veren ve emek harcayan herkese minnet ve teşekkürlerimizi sunuyoruz. 
 
karaozu.com 

Canlı yayında gizlenen sırrı açıkladı

1996 yılında Yunan jeti tarafından düşürülen uçaktan kurtulan Emekli Pilot Kurmay Yarbay Osman Çilekli Hava Kuvvetlerinin utandığı için gizlenen sırrını açıkladı.

BURAYA TIKLAYARAK videogaleri.gazetevatan.com'daki açıklamayı izleyebilirsiniz. Sitemizden izleyemeyenler için link şöyledir: http://videogaleri.gazetevatan.com/17495_9_Canli-yayinda-gizlenen-sirri-acikladi.html

 
HUKUK BÜROSU
 
AV.MEHMET EMİN KELEŞ          1444 Sokak No:18/9 Alsancak/İzmir 0 (232) 464 88 55/ 464 91 41
AV.MEHRİGÜL KELEŞ                  Cep tel: 0532 213 68 01
 
 
 
                        CUMHURBAŞKANLIĞI SAYIN MAKAMINA
                                                                                     ANKARA
 
 
KONU: 1996 Yılında Yunan jeti tarafından düşürülen F-16 uçağının pilotu Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın Ege Denizi’nde bulunan cesedinin çıkartılması ve Yunanistan’dan tazminat istenmesi konusunda yardımlarını istemek üzere şehit ailesi adına Sayın Cumhurbaşkanımızdan en yakın zaman için randevu istemidir.
 
Sayın Cumhurbaşkanım,
 
Kayseri’ye bağlı Karaözü Kasabası nüfusuna kayıtlı ve aynı zamanda hemşehriniz olan Şehit Yüzbaşı Nail ERDOĞAN, malumunuz olduğu üzere, 8 Ekim 1996’da, Balıkesir 9. Hava Jet Üssü’ndeki görevine bağlı olarak kullanmakta olduğu F-16 uçağı ile rutin eğitim uçuşu yaparken, Yunan Jeti tarafından uluslar arası hava sahasında uçağı vurularak düşürülmüştür.
 
Düşürülen uçaktan Pilot Yarbay Osman ÇİÇEKLİ, fırlatma kolunu zamanında açtığından ağır yaralı kurtulmuş, diğer Pilot Yüzbaşı Nail ERDOĞAN ise şehit olmuştur. Olay, Genel Kurmay yetkilileri tarafından it dalaşı sırasındaki bir “kaza” olarak nitelendirilmiştir. Şehit Pilot Nail Erdoğan’ın cesedi, halen Ege Denizi derinliklerinde olup bulunamamış, arama kurtarma çalışmaları, olayın akabinden 72 saat sonra durdurulmuştur. Aradan 16 sene geçmesine rağmen şehidimizin cesedi Ege Denizi sularında Sakız adası yakınlarında olup hala daha çıkartılmamış bulunmaktadır.
 
Suriye tarafından düşürülen uçakta şehit olan pilotlarımız ile ilgili yaşanan süreç, Şehit Pilotumuz Nail Erdoğan’ın ailesinin acısını tekrar yoğunlaştırmış, yaşadıkları sorunları yeniden görünür kılmıştır.
 
Sayın Cumhurbaşkanım,
 
Şehit Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan, son derece başarılı bir pilottu. Kurmay olmak üzereydi. Kasabası’nın tek pilotu ve gururuydu. Benim de en yakın çocukluk arkadaşımdı. Olay hepimizi üzmüş ancak elimizden bir şey gelmemiştir. Ancak 2003 yılında olayla ilgili yeni delillerin ortaya çıkması ile Şehit ailesi adına tarafımızdan bir hukuk mücadelesi de başlatılmış olup bu konudaki gelişmeler şöyledir;   
           
Olay akabinde Genelkurmay yetkilileri tarafından yapılan açıklamada uluslar arası hava sahasında “it dalaşı (Dog Fight)” sırasında düştüğü söylenen uçağın, aslında bir kaza sonucu düşürülmediği, bilinçli bir şekilde vurulduğu yönünde birtakım iddia ve belgeler 2003 yılında Hürriyet Gazete’sinin manşeti ve Ertuğrul Özkök’ün Başyazısı ile ortaya çıkmıştır. Bu haber ve yorumlar, Yunan Krama Dergisi’nde yer alan  Türk F-16’sının 1996 yılında Yunan Jeti tarafından kaza sonucu değil, bilinçli olarak vurulduğu, “Yunan Jeti Türk F-16’sını vurdu” başlıklı haberine dayandırılmıştır. Aynı dergi (Krama), vuran jetin kuyruk kısmına olay sonrasında Türk Bayrağı resmi kazındığını da belirtmiştir. Sözkonusu haberde, bir savaş geleneği olan düşürülen her uçak için, düşüren uçağın kuyruğuna, düşürülen uçağın ülkesinin bayrağının kazınması olayının, Türk F-16’sını Yunan Jetinin bilinçli olarak vurarak düşürdüğünü kanıtladığını da ifade etmiştir.
 
Bu haber ve yorumların arkasından Kanatlar Dergisi, Türk uçağının düşürüldüğünü kanıtlayan Yunan Mirage  uçağının burnundaki Türk Bayrağı bulunan fotoğrafı  yayınlamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan bir savaş geleneği olan, vurulan uçağın bayrağının vuran uçağın burnuna çizilmesi ve bu fotoğrafın yayınlanması, Türk F-16’sının Yunan jeti tarafından bir “kaza” sonucu düşürülmediğinin,  savaştaki gibi “bilinçli bir şekilde vurulduğunun” açık kanıtıdır.
 
Ayrıca olaydan yaralı kurtulan Yarbay Osman ÇİÇEKLİ de  yaptığı açıklamalarda “kaza denildi ama Yunan Mirage uçağından atılan Magic füzesiyle vurulduk” şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Olay günü 8 Ekim 1996’da 192. Filo’ya mensup iki F-16 uçağının Balıkesir’deki 9. Hava Jet Üssü’nden havalandığını, Yarbay Osman Çiçekli İngiltere’deki askeri ataşelik görevinden yeni döndüğü için uçaktaki Pilot öğretmenliğini Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın yaptığını, Ege Denizi üzerinde günlük rutin eğitim uçuşlarını yapan Türk
F-16’larının saat 14.50’de Sakız adası yakınlarındaki iki Mirage 2000 tipi Yunan Savaş uçağı ile karşılaştıklarını, Mirage’lerden birinin bu uçağa it dalaşı denilen manevraları yapmaya başladığını, Yunan Mirage uçağındaki pilot Thomas Grivas’ın Türk F-16’sının ateşleme sistemini kilitlediğini, uçakta yüklü bulunan “Magic” füzesinin emniyet sistemi açıkken “sizi vurdum” diyerek bağırdığını ve ateşleme sistemini harekete geçirdiğini, Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın ise  anlık bir farkla fırlatma koltuğunu hareket ettirmeyi başaramadığını, diğer Pilot Yarbay Osman Çiçekli’nin fırlatma kolunu hareket ettirmeyi başararak uçaktan fırladığını, uçağın Mirage uçağından atılan füze ile vurulduğu yerden radarla takip eden Yunan Hava Kuvvetleri’nin, Türk F-16’sının bir pilotunun uçağı terk edebildiğini görünce hemen harekete geçerek onu helikopterle kurtardığı anlaşılmıştır.
           
Olaya sebep olan Yunanlı Pilot Thomas Grivas, Sakız Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralı Kurmay Yarbay Osman Çiçekli’yi ziyaret etmiş ve özür dileyerek “füze ateşleme sisteminin emniyetinin açık olduğunu unuttuğunu “söylemiş, ancak Yunan pilot Yunan askeri yetkililerince hemen Yarbay Osman Çiçekli’nin yanından uzaklaştırılarak olaya kaza süsü verilmiştir.
           
Olayla ilgili Türk Devlet yetkilileri basına yaptıkları açıklamalarda, olaydan sonra Yunanistan’a nota verildiğini, konunun Nato’ya intikal ettirildiğini, ancak Yunanistan’ın füze atışını kabul etmediğini, olayla ilgili deliller, uçuş üniforması v.s.Türk yetkililere teslim edilmediğinden olayın gerçek yüzünün delillendirilemediği, enkazın çıkartılmasına izin verilmediği, Yunan Jetinin telsiz kayıtlarında Türk F-16’sının bilinçli olarak füzeyle vurulduğuna işaret eden önemli bilgilerin bulunmasına rağmen, bunun Yunan yetkililerince yalanlandığını belirtmişler ve o dönemlerde zaten gergin olan Türk-Yunan ilişkilerinin daha da gerginleşmemesi için olayın daha fazla üzerine gidilmediğini belirterek, aslında gidilmesi gerektiğine de inandıklarını ifade etmişlerdir.
 
Türk F-16’sının, Pilot Thomas Grivas yönetimindeki Yunan Mirage 2000 uçağı tarafından füze ile bilinçli bir şekilde vurulduğu ve Şehit Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın ölümüne sebebiyet verdiği açıktır.
 
Bu kanıtların basında yer alması üzerine Şehit Pilot’un annesi ve kardeşleri, olayın o tarihe kadar sandıklarının aksine bir “kaza” olmadığını, bilinçli bir cinayet olduğunu öğrenmişlerdir. Olayın cinayet olduğunun öğrenilmesinden itibaren yasal 6 aylık süre içerisinde Aile adına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Yunanistan aleyhine tarafımızdan tazminat istemli ve cesedin Ege Denizi’nden çıkartılması masraflarının karşılanması istemli dava açılmıştır. Bu davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2.maddesindeki yaşam hakkının Yunanistan tarafından ihlal edildiği, Yunan Devleti pilotunun hiçbir haklı ve hukuki sebebe dayanmaksızın Barış döneminde Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan’ı öldürdüğü, bunun bir cinayet olduğu, Her devlet gibi AİHS’yi kabul eden Yunan devletinin de yaşamı koruma yükümlülüğü bulunduğunu ve Yunanistan’ın istihdam ettiği Pilot Thomas Grivas’ın öldürme fiilinden sorumlu olduğu, dolayısıyla bu pilotun 3.kişilere verdiği zararı tazmin etmekle yükümlü bulunduğu gerekçeleriyle Yunanistan’dan aile adına toplam 625.000 Euro tazminat talep edilmiştir. Bu talepte, öldürme olayı ile ilgili olarak etkili bir soruşturma yürütülmediği gerekçesine de dayanılmıştır. Ailenin temel isteği, oğullarının cesedinin çıkartılması ve dua edebilecekleri bir mezarının bulunmasıdır. Çocuklarının üzeri Bayrakla kaplanmış bir mezarı vardır, ancak içinde cesedi yoktur. Arama kurtarma çalışmalarına 72 saat devam edilip sonrasında bırakıldığında, Devlet yetkilileri aileye Cesedin Ege Denizi’nden çıkartılması için 4 trilyonlira gerektiği belirtilmiştir. Şehit Pilotun ailesi manevi tazminat istemleri yanı sıra cesedin çıkartılması için gereken bedeli de  AİHM’den tazminat olarak istemişlerdir.
 
Aile adına AİHM’ye başvuru 30.10.2003 tarihinde yapılmıştır. Dava AİHM 3.Daire’de Başvuru no: 6086/04 dosya numarasıyla görülmüştür. Başvuru üzerinden 6 yıl geçtikten sonra 2009 yılında Kabul edilemezlik kararı verilmiştir. AİHM’nin kabul edilemezlik kararı, Yunanistan’daki iç başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesine dayalıdır. Kabul edilemezlik kararının, oybirliğiyle verilmesi gerekmektedir. Ancak karar veren hakimlerden birisi Rum asıllıdır. Dolayısıyla bu karar adil bir karar değildir. Kabul edilemezlik kararı üzerine AİHM İçtüzüğünün 80 ve ilgili diğer maddeleri gereğinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olup bu konuda henüz bir karar gelmemiştir.
 
Bu talebimiz ile ilgili karar henüz çıkmamıştır.
 
Ailenin maddi gücü, Yunanistan’da dava açmaya yeterli değildir. Zaten AİHM’de de adli yardımdan yararlanarak dava açılmıştır. Kanımızca Yunanistan’da açılacak davalar etkili bir iç hukuk yolunu da oluşturmayacaktır. Zira soruşturma çoktan kapatılmış, kanıtlar karartılmıştır. Türk Genelkurmay’ının elindeki delil ve bilgilere ise ulaşamamış durumdayız. Bu nedenle Genelkurmay’ın bir desteği ve müdahalesi olmadan bu davalardan bir sonuç alınması mümkün gibi görünmemektedir.
 
Sonuç itibariyle Aile de şehidimizin hesabının Yunanistan’a karşı Devlet tarafından sorulacağı beklentisi içerisindedir.
 
Sayın Cumhurbaşkanım,
 
Özetlediğimiz süreçten de anlaşılacağı üzere Şehidimizin ailesinin yarası, cesedi çıkartılmadığından, aradan geçen 16 seneye rağmen her geçen gün kanamaya devam etmektedir. Karaözü Kasabası’nda yaşayan annesi ve kardeşleri ile Ankara’da yaşayan eşi ve iki çocuğu, cesedi bulunamadığından her kapı çalınışında Şehidin geleceğini sanmaktadırlar. Aile, Sayın Makamınızdan şehidimizin cesedinin çıkartılması ve ailenin başında dua edebilecekleri bir mezarının olmasını, ayrıca Yunanistan’dan tazminat istenmesi konusunda yardımlarınızı beklemektedir.
 
Sayın Cumhurbaşkanım,
 
Şehidimizin Kızı Evrim Erdoğan babası öldüğünde 7 yaşında, oğlu Evrimsel ise daha 3 aylık bebekti. Çocuklar, babasız bir şekilde, ancak Genelkurmay’ımızın koruma ve nezaretinde büyümüşlerdir. Şimdi Şehit pilotumuzun kızı Evrim 23 yaşında bir  Üniversite öğrencisi, oğlu Evrimsel ise Ankara Fen Lisesi öğrencisidir. Her ikisi de son derece başarılı ve iyi yetişmiş çocuklardır. Eşi Fatma Erdoğan’ı Genelkurmayımız şehit eşi olarak askeri memur olarak işe almış ve Fatma Erdoğan Ankara’da asker memur olarak çalışmaktadır. Şehidimizin annesi Selvi Erdoğan ve kardeşleri Karaözü Kasabası’nda(Kayseri) yaşamaktadırlar. Şehidin babası oğlunun ölümüne daha fazla dayanamadığından olay üzerinden 1 yıl sonra vefat etmiştir. Şehit Pilotumuzun adı Belediye Meclisi’nin oybirliğiyle aldığı kararla memleketi Karaözü’deki Lise’ye verilmiştir.
 
Sayın Cumhurbaşkanım,
 
Olayla ilgili bilgileri içeren dosya ekli sunuludur.
 
Şehidimizin ailesi, annesi, eşi ve çocukları, Karaözü Belediye Başkanımız Sayın Şener Tatar ve Karaözü Halkından bir grup ile ziyarette bulunmak amacıyla Sayın Makamınızdan mümkün olan en yakın tarihli bir  randevu talep ediyoruz. Suriye tarafından vurularak şehit düşen pilotlarımıza gösterdiğiniz duyarlılığı takdir ediyor, aynı kaderi yaşayan hemşehriniz olan bu acılı ailenin sorunlarına sessiz kalmayacağınızı biliyoruz.
 
Saygılarımızla. 12.07.2012
 
                                                                                              Aile Avukatı
                                                                                  Av. Mehmet Emin KELEŞ 

 

  
 
 
HUKUK BÜROSU
 
AV.MEHMET EMİN KELEŞ          1444 Sokak No:18/9 Alsancak/İzmir 0 (232) 464 88 55/ 464 91 41
AV.MEHRİGÜL KELEŞ                  Cep tel: 0532 213 68 01
 
 
 
                        BAŞBAKANLIK SAYIN MAKAMINA
                                                                       ANKARA
 
 
KONU: 1996 Yılında Yunan jeti tarafından düşürülen F-16 uçağının pilotu Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın Ege Denizi’nde bulunan cesedinin çıkartılması ve Yunanistan’dan tazminat istenmesi konusunda yardımlarını istemek üzere şehit ailesi adına Sayın Başbakanımızdan en yakın zaman için randevu istemidir.
 
Sayın Başbakanım,
 
Kayseri’ye bağlı Karaözü Kasabası nüfusuna kayıtlı ve aynı zamanda sizinle aynı soyadını taşıyan Şehit Yüzbaşı Nail ERDOĞAN, malumunuz olduğu üzere, 8 Ekim 1996’da, Balıkesir 9. Hava Jet Üssü’ndeki görevine bağlı olarak kullanmakta olduğu F-16 uçağı ile rutin eğitim uçuşu yaparken, Yunan Jeti tarafından uluslar arası hava sahasında uçağı vurularak düşürülmüştür.
 
Düşürülen uçaktan Pilot Yarbay Osman ÇİÇEKLİ, fırlatma kolunu zamanında açtığından ağır yaralı kurtulmuş, diğer Pilot Yüzbaşı Nail ERDOĞAN ise şehit olmuştur. Olay, Genel Kurmay yetkilileri tarafından it dalaşı sırasındaki bir “kaza” olarak nitelendirilmiştir. Şehit Pilot Nail Erdoğan’ın cesedi, halen Ege Denizi derinliklerinde olup bulunamamış, arama kurtarma çalışmaları, olayın akabinden 72 saat sonra durdurulmuştur. Aradan 16 sene geçmesine rağmen şehidimizin cesedi Ege Denizi sularında Sakız adası yakınlarında olup hala daha çıkartılmamış bulunmaktadır.
 
Suriye tarafından düşürülen uçakta şehit olan pilotlarımız ile ilgili yaşanan süreç, Şehit Pilotumuz Nail Erdoğan’ın ailesinin acısını tekrar yoğunlaştırmış, yaşadıkları sorunları yeniden görünür kılmıştır.
 
Sayın Başbakanım,
 
Şehit Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan, son derece başarılı bir pilottu. Kurmay olmak üzereydi. Kasabası’nın tek pilotu ve gururuydu. Benim de en yakın çocukluk arkadaşımdı. Olay hepimizi üzmüş ancak elimizden bir şey gelmemiştir. Ancak 2003 yılında olayla ilgili yeni delillerin ortaya çıkması ile Şehit ailesi adına tarafımızdan bir hukuk mücadelesi de başlatılmış olup bu konudaki gelişmeler şöyledir;   
           
Olay akabinde Genelkurmay yetkilileri tarafından yapılan açıklamada uluslar arası hava sahasında “it dalaşı (Dog Fight)” sırasında düştüğü söylenen uçağın, aslında bir kaza sonucu düşürülmediği, bilinçli bir şekilde vurulduğu yönünde birtakım iddia ve belgeler 2003 yılında Hürriyet Gazete’sinin manşeti ve Ertuğrul Özkök’ün Başyazısı ile ortaya çıkmıştır. Bu haber ve yorumlar, Yunan Krama Dergisi’nde yer alan Türk F-16’sının 1996 yılında Yunan Jeti tarafından kaza sonucu değil, bilinçli olarak vurulduğu, “Yunan Jeti Türk F-16’sını vurdu” başlıklı haberine dayandırılmıştır. Aynı dergi (Krama), vuran jetin kuyruk kısmına olay sonrasında Türk Bayrağı resmi kazındığını da belirtmiştir. Sözkonusu haberde, bir savaş geleneği olan düşürülen her uçak için, düşüren uçağın kuyruğuna, düşürülen uçağın ülkesinin bayrağının kazınması olayının, Türk F-16’sını Yunan Jetinin bilinçli olarak vurarak düşürdüğünü kanıtladığını da ifade etmiştir.
 
Bu haber ve yorumların arkasından Kanatlar Dergisi, Türk uçağının düşürüldüğünü kanıtlayan Yunan Mirage uçağının burnundaki Türk Bayrağı bulunan fotoğrafı yayınlamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan bir savaş geleneği olan, vurulan uçağın bayrağının vuran uçağın burnuna çizilmesi ve bu fotoğrafın yayınlanması, Türk F-16’sının Yunan jeti tarafından bir “kaza” sonucu düşürülmediğinin,  savaştaki gibi “bilinçli bir şekilde vurulduğunun” açık kanıtıdır.
 
Ayrıca olaydan yaralı kurtulan Yarbay Osman ÇİÇEKLİ de yaptığı açıklamalarda “kaza denildi ama Yunan Mirage uçağından atılan Magic füzesiyle vurulduk” şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Olay günü 8 Ekim 1996’da 192. Filo’ya mensup iki F-16 uçağının Balıkesir’deki 9. Hava Jet Üssü’nden havalandığını, Yarbay Osman Çiçekli İngiltere’deki askeri ateşelik görevinden yeni döndüğü için uçaktaki Pilot öğretmenliğini Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın yaptığını, Ege Denizi üzerinde günlük rutin eğitim uçuşlarını yapan Türk
F-16’larının saat 14.50’de Sakız adası yakınlarındaki iki Mirage 2000 tipi Yunan Savaş uçağı ile karşılaştıklarını, Mirage’lerden birinin bu uçağa it dalaşı denilen manevraları yapmaya başladığını, Yunan Mirage uçağındaki pilot Thomas Grivas’ın Türk F16’sının ateşleme sistemini kilitlediğini, uçakta yüklü bulunan “Magic” füzesinin emniyet sistemi açıkken “sizi vurdum” diyerek bağırdığını ve ateşleme sistemini harekete geçirdiğini, Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın ise anlık bir farkla fırlatma koltuğunu hareket ettirmeyi başaramadığını, diğer Pilot Yarbay Osman Çiçekli’nin fırlatma kolunu hareket ettirmeyi başararak uçaktan fırladığını, uçağın Mirage uçağından atılan füze ile vurulduğu yerden radarla takip eden Yunan Hava Kuvvetleri’nin, Türk F-16’sının bir pilotunun uçağı terk edebildiğini görünce hemen harekete geçerek onu helikopterle kurtardığı anlaşılmıştır.
           
Olaya sebep olan Yunanlı Pilot Thomas Grivas, Sakız Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralı Kurmay Yarbay Osman Çiçekli’yi ziyaret etmiş ve özür dileyerek “füze ateşleme sisteminin emniyetinin açık olduğunu unuttuğunu “söylemiş, ancak Yunan pilot Yunan askeri yetkililerince hemen Yarbay Osman Çiçekli’nin yanından uzaklaştırılarak olaya kaza süsü verilmiştir.
           
Olayla ilgili Türk Devlet yetkilileri basına yaptıkları açıklamalarda, olaydan sonra Yunanistan’a nota verildiğini, konunun Nato’ya intikal ettirildiğini, ancak Yunanistan’ın füze atışını kabul etmediğini, olayla ilgili deliller, uçuş üniforması v.s.Türk yetkililere teslim edilmediğinden olayın gerçek yüzünün delillendirilemediği, enkazın çıkartılmasına izin verilmediği, Yunan Jetinin telsiz kayıtlarında Türk F-16’sının bilinçli olarak füzeyle vurulduğuna işaret eden önemli bilgilerin bulunmasına rağmen, bunun Yunan yetkililerince yalanlandığını belirtmişler ve o dönemlerde zaten gergin olan Türk-Yunan ilişkilerinin daha da gerginleşmemesi için olayın daha fazla üzerine gidilmediğini belirterek, aslında gidilmesi gerektiğine de inandıklarını ifade etmişlerdir.
 
Türk F-16’sının, Pilot Thomas Grivas yönetimindeki Yunan Mirage 2000 uçağı tarafından füze ile bilinçli bir şekilde vurulduğu ve Şehit Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın ölümüne sebebiyet verdiği açıktır.
 
Bu kanıtların basında yer alması üzerine Şehit Pilot’un annesi ve kardeşleri, olayın o tarihe kadar sandıklarının aksine bir “kaza” olmadığını, bilinçli bir cinayet olduğunu öğrenmişlerdir. Olayın cinayet olduğunun öğrenilmesinden itibaren yasal 6 aylık süre içerisinde Aile adına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Yunanistan aleyhine tarafımızdan tazminat istemli ve cesedin Ege Denizi’nden çıkartılması masraflarının karşılanması istemli dava açılmıştır. Bu davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2.maddesindeki yaşam hakkının Yunanistan tarafından ihlal edildiği, Yunan Devleti pilotunun hiçbir haklı ve hukuki sebebe dayanmaksızın Barış döneminde Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan’ı öldürdüğü, bunun bir cinayet olduğu, Her devlet gibi AİHS’yi kabul eden Yunan devletinin de yaşamı koruma yükümlülüğü bulunduğunu ve Yunanistan’ın istihdam ettiği Pilot Thomas Grivas’ın öldürme fiilinden sorumlu olduğu, dolayısıyla bu pilotun 3.kişilere verdiği zararı tazmin etmekle yükümlü bulunduğu gerekçeleriyle Yunanistan’dan aile adına toplam 625.000 Euro tazminat talep edilmiştir. Bu talepte, öldürme olayı ile ilgili olarak etkili bir soruşturma yürütülmediği gerekçesine de dayanılmıştır. Ailenin temel isteği, oğullarının cesedinin çıkartılması ve dua edebilecekleri bir mezarının bulunmasıdır. Çocuklarının üzeri Bayrakla kaplanmış bir mezarı vardır, ancak içinde cesedi yoktur. Arama kurtarma çalışmalarına 72 saat devam edilip sonrasında bırakıldığında, Devlet yetkilileri aileye Cesedin Ege Denizi’nden çıkartılması için 4 trilyon lira gerektiği belirtilmiştir. Şehit Pilotun ailesi manevi tazminat istemleri yanı sıra cesedin çıkartılması için gereken bedeli de  AİHM’den tazminat olarak istemişlerdir.
 
Aile adına AİHM’ye başvuru 30.10.2003 tarihinde yapılmıştır. Dava AİHM 3.Daire’de Başvuru no: 6086/04 dosya numarasıyla görülmüştür. Başvuru üzerinden 6 yıl geçtikten sonra 2009 yılında Kabul edilemezlik kararı verilmiştir. AİHM’nin kabul edilemezlik kararı, Yunanistan’daki iç başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesine dayalıdır. Kabul edilemezlik kararının, oybirliğiyle verilmesi gerekmektedir. Ancak karar veren hakimlerden birisi Rum asıllıdır. Dolayısıyla bu karar adil bir karar değildir. Kabul edilemezlik kararı üzerine AİHM İçtüzüğünün 80 ve ilgili diğer maddeleri gereğinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olup bu konuda henüz bir karar gelmemiştir.
 
Ailenin maddi gücü, Yunanistan’da dava açmaya yeterli değildir. Zaten AİHM’de de adli yardımdan yararlanarak dava açılmıştır. Kanımızca Yunanistan’da açılacak davalar etkili bir iç hukuk yolunu da oluşturmayacaktır. Zira soruşturma çoktan kapatılmış, kanıtlar karartılmıştır. Türk Genelkurmay’ının elindeki delil ve bilgilere ise ulaşamamış durumdayız. Bu nedenle Genelkurmay’ın bir desteği ve müdahalesi olmadan bu davalardan bir sonuç alınması mümkün gibi görünmemektedir.
 
Sonuç itibariyle Aile de şehidimizin hesabının Yunanistan’a karşı Devlet tarafından sorulacağı beklentisi içerisindedir.
 
Sayın Başbakanım,
 
Özetlediğimiz süreçten de anlaşılacağı üzere Şehidimizin ailesinin yarası, cesedi bulunamadığından l6 yıl geçmesine rağmen her geçen gün kanamaya devam etmektedir. Karaözü Kasabası’nda yaşayan annesi ve kardeşleri ile Ankara’da yaşayan eşi ve iki çocuğu, her kapı çalınışında Şehidin geleceğini sanmaktadırlar. Aile, Sayın Makamınızdan şehidimizin cesedinin çıkartılması ve ailenin başında dua edebilecekleri bir mezarının olmasını, ayrıca Yunanistan’dan tazminat istenmesi konusunda yardımlarınızı beklemektedir.
 
Sayın Başbakanım,
 
Şehidimizin Kızı Evrim Erdoğan babası öldüğünde 7 yaşında, oğlu Evrimsel ise daha 3 aylık bebekti. Çocuklar, babasız bir şekilde, ancak Genelkurmay’ımızın koruma ve nezaretinde büyümüşlerdir. Şimdi Şehit pilotumuzun kızı Evrim 23 yaşında bir Üniversite öğrencisi, oğlu Evrimsel ise Ankara Fen Lisesi öğrencisidir. Her ikisi de son derece başarılı ve iyi yetişmiş çocuklardır. Eşi Fatma Erdoğan’ı Genelkurmayımız şehit eşi olarak askeri memur olarak işe almış ve Fatma Erdoğan Ankara’da asker memur olarak çalışmaktadır. Şehidimizin annesi Selvi Erdoğan ve kardeşleri Karaözü Kasabası’nda(Kayseri) yaşamaktadırlar. Şehidin babası oğlunun ölümüne daha fazla dayanamadığından olay üzerinden 1 yıl sonra vefat etmiştir. Şehit Pilotumuzun adı Belediye Meclisi’nin oybirliğiyle aldığı kararla memleketi Karaözü’deki Lise’ye verilmiştir.
 
Sayın Başbakanım,
 
Olayla ilgili bilgileri içeren dosya ekli sunuludur.
 
Şehidimizin ailesi, annesi, eşi ve çocukları, Karaözü Belediye Başkanımız Sayın Şener Tatar ve Karaözü Halkından bir grup ile ziyarette bulunmak amacıyla Sayın Makamınızdan mümkün olan en yakın tarihli bir randevu talep ediyoruz. Suriye tarafından vurularak şehit düşen pilotlarımıza gösterdiğiniz duyarlılığı takdir ediyor, aynı kaderi yaşayan bu acılı ailenin sorunlarına da sessiz kalmayacağınızı, şehidimizin cesedinin çıkartılması konusunda gerekli hassasiyeti göstereceğinizi biliyoruz.
 
Saygılarımızla. 12.07.2012
 
                                                                                              Aile Avukatı
                                                                                  Av. Mehmet Emin KELEŞ

 

ŞEHİDİMİZE SAHİP ÇIKALIM İMZA KAMPANYASI

Türkiye Cumhurbaşkanlığına,
T.C. Başbakanlığına,
Şehidimiz Hv.Pilot Yzb. Nail ERDOĞAN'ın naaşının Ege Denizinden çıkarılmasını talep ediyorum.
Gereğinin yapılmasını arz ederim.
Saygılarımla,
 
--------------------------------------------------
8 Ekim 1996 yılında babam Hava Pilot Yüzbaşı Nail ERDOĞAN’ ın uçtuğu F-16 savaş uçağı, Yunan hava kuvvetleri tarafından füzeyle vurularak, Ege denizine düşürülmüş ve babam şehit edilmiştir. Ancak babamın naaşı ve uçağının enkazı çıkarılamıştır bu durum için o zamanın teknolojik ve maddi imkanlarının yetersizliği gerekçe gösterilmiştir. Ne yazıkki en son Suriye'de düşen uçağımızda 2 şehit verdik. Araştırma gemisi naaşlarına ulaştı. Şehitlerimizi, denizin 1260 metre derinliğinden çıkarıp, toprağa verdik. Benim babam Ege denizinin 400 metre dibinde, enkaz yığınının içinde... Natilus, babamın enkazının çıkarılması için destek verdi. Curhurbaşkanımız Abdullah Gül ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın talimat vermesi gerekli, kamuoyunun desteğiyle sesimi duyurmayı amaçlamaktayım.
 
SULTAN EVRİM ERDOĞAN
 
Aşağıdaki linki tıklayarak, "Hemen İmzala" yazan mavi butona basıp, adınızı ve mail adresinizi yazarak kampanyaya destek verebilirsiniz. 

ÖĞRETMEN PİLOT YÜZBAŞI NAİL ERDOĞAN TBMM'ye TAŞINDI

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim. 05.07.2012

Lütfü TÜRKKAN
Kocaeli Milletvekili

8 Ekim 1996’da Sakız Adası açıklarında Yunan savaş uçaklarıyla it dalaşı yapan Türk F-16’sı düşmüş, Pilot Yarbay Osman Çilekli kurtulurken, öğretmen Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan uçakla birlikte denize gömülmüştü. Yıllar sonra bir Yunan dergisi, olayın kaza olmadığını, Yunan Mirage savaş uçağının füzeyle Türk savaş uçağını vurarak düşürdüğünü yazmıştı. 16 yıl boyunca Şehit Pilot Yüzbaşı Nail ERDOĞAN hala Ege’nin 400 metre altında demir kafesten bir mezarlıkta bulunmaktadır.
2009 yılında Atlantik Okyanusu üzerinde düşen ve 228 kişiye mezar olan Air France uçağının kara kutusu 10 bin metre derinlikten çıkarıldı. Hatay’da düşen uçağın enkazının çıkarılması için kurtarma gemisi getirilerek 2 Şehit Pilotumuz bulundu.
Bu nedenle;

Öğretmen Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan uçakla birlikte denizin 400 metre dibinde olduğu bilinmesine rağmen aynı teknoloji kullanılarak bu uçağın bulunamamasının gerekçeleri nelerdir? 16 yıl boyunca Şehit Pilot Yüzbaşı Nail ERDOĞAN hala Ege’nin 400 metre altında demir kafesten bir mezarlıktan kurtarılması için girişimleriniz olacak mıdır?

http://www.turkmensitesi.com/kalekoey.html sitesinden alınmıştır. (Vedat TATAR)

 

"BİR DEMET KARAÖZÜ" ADLI KİTABIN TANITIM TOPLANTISI KARAÖZÜ'DE YAPILDI

7 Temmuz 2012 tarihindeki kitap tanıtım toplantısı belediyemizin alt katındaki salonda yapıldı. Toplantı öncesi ve anında yapılanlar kısaca şöyledir:
• “Bir Demet Karaözü” isimli şiir kitabı Karaözülüler ve Belediyenin katkıları ile bastırıldı.
• İl kültür müdürlüğünden alınan yazı ile bir kültür yayını olduğu belgelendi.
• Kitap ve kitaptan elde edilecek gelir, Kasabamıza yapılacak kültürel bir faaliyette kullanılmak üzere şairimiz tarafından, Belediyemize bağışlandı.
• Belediye adına, sadece kitap gelirlerinin toplanacağı ayrı bir hesap açtırıldı.
• Kitabın bastırılış amacı, Belediye başkanımız Şener Tatar, Nevzat Erdoğan ve Ayşe Özerdem Çolakgil tarafından toplantıya katılanlara anlatıldı.
• Şairimize Belediyemiz tarafından plaket verildi ve teşekkür edildi.
• Hesapta biriken paranın, Karaözü’deki kültürel bir projeye harcanacağı ve bu projenin adının, biriken para miktarına göre belirleneceği söylenildi. Projenin ne olmasını isterdiniz diye soruldu ve toplantı anında ve sonrasında gelen öneriler değerlendirilmek üzere kayıt altına alındı. Proje ile ilgili gelişmeler sizlere aktarılmaya devam edilecektir.
• Kitap dağıtımı, gönderimi ve projenin aşamalarını takip edecek bir ekip belirlendi, görev dağılımı yapıldı. Bu ekibe dahil olmak isteyen olursa ilave edilecekler.
 
KİTAP İLETİŞİM BİLGİLERİ:
Karaözü belediyesi Tel: 0352 814 60 03
Nevzat Erdoğan Tel: 536 460 77 22 Mail: nevzater@hotmail.com
Kebire Karahan Tel: 0530 333 13 79 Mail: kebirekarahan@hotmail.com
Esma Aşkın Tel: 0532 578 63 77 Mail: eso44@hotmail.com
Ayşe Özerdem Çolakgil Tel: 0535 478 10 16 Mail: ayse.ozerdem@hotmail.com
 
Belediye binasının alt katında yapılan toplantıya katılan kasaba halkına, Şairimiz Nevzat Erdoğan'a, kitabın basılmasında katkılarını esirgemeyen Ali Talak’a, Yıldırım Avcı’ya, Oğuz Tatar’a, Ahmet İnan Yılmaz’a, M. İnan Tatar’a, Fikret Aslan’a, Faris Kılıç’a, Erhan Akay’a, Kitap kapak tasarımını yapan Ali Çağlar Çelikcan’a, kitap sayfa düzenini hazırlayan Ayşe Özerdem Çolakgil'e, basım işleri - il kültür müdürlüğündeki işlerden sorumlu Esma Aşkın - Kebire Özel Karahan'a, imla kurallarına uygunluğu denetleyen Eroğan Doğanay'a, diğer işlemleri takip eden Hüseyin Şimşek'e, Cemalettin Bal'a, Mustafa Doğanay'a, Mevlana Yücel'e, belediyedeki işlemlerimizi takip eden Hatice hanıma ve Uğur beye, toplantı anında yardımcı olan Necla Tatar, Gönül Seven, Nurten Keleş ile belediye çalışanlarına ve başından beri desteğini esirgemeyen, tanıtım işinin organizasyonunu sağlayan belediye başkanımız Şener Tatar'a teşekkürlerimizi sunuyoruz.
NOT: FOTOĞRAF GALERİSİ, fotoğraflar kısmındaki BİR DEMET KARAÖZÜ isimli butona tıklayarak toplantı ile ilgili görüntülere ulaşabilirsiniz.
DUYURU

Karaözü kasabası halkından Halit Erdoğan - Fatma (Happalı) Erdoğan'ın oğlu Zir. Yük. Müh. Nevzat Erdoğan’ın, Karaözü’ye duyduğu özlem ve sevgiyi dile getirdiği şiirlerinin yer aldığı “Bir Demet Karaözü” isimli şiir kitabı bastırılmıştır. 
 
Hemşerilerimizin ve Karaözü Belediyesinin katkıları ile basımı gerçekleştirilen kitabın tanıtım toplantısı, 7 Temmuz 2012 Cumartesi günü, saat 12.00-13.00’da, Karaözü Belediyesinin alt katında yapılacaktır.
 
Karaözülülere ve tüm dostlara duyurulur.
 
Bu kitabın yayına hazırlanmasında ve basılmasında değerli katkılarını esirgemeyen Ali Talak’a, Yıldırım Avcı’ya, Oğuz Tatar’a, Ahmet İnan Yılmaz’a, M. İnan Tatar’a, Fikret Aslan’a, Faris Kılıç’a, Erhan Akay’a, Ali Çağlar Çelikcan’a, ve Belediye başkanımız Şener Tatar’a teşekkürlerimizi sunarız.  
 

FİKRET OTYAM KÜLTÜR EVİ (KARAÖZÜ KÖYLÜLERİN VEFA ANITI) AÇILIŞI

Büyük buluşma ve görkemli açılış, Karaözü-Maarifözü’nün adına yaraşır şekilde cumartesi günü gerçekleştirildi. Etkinlik saat 10.30 gibi başladı. 

O gün bir başka sevinç ve coşku yaşadı Karaözülüler… Kadını, erkeği, büyüğü, küçüğü ile tek yürek olup Tohum Pınarı’na aktılar. Heyecanla beklenildi büyük üstadın Karaözü’ye gelişi. Bu heyecan belediyeden yapılan “Fikret Otyam yarım saat sonra kasabamızda olacaktır.” anonsu ile doruk noktasına ulaştı ve bazıları Şahruh Köprüsü’ne giderek beklemeyi sürdürdüler. 

Yüreğimizde bizden biri olarak hissettiğimiz Fikret Otyam’a özlemimiz, kendi adının verildiği sokakta can cana, yürek yüreğe kucaklaşmalarla son buldu. Önce kendilerine ayrılan masaya oturdu. Herkes Fikret Otyam’ın etrafında bir sevgi çemberi oluşturdu… Meşhur Tohum Pınarı’ndan sunulan suyu içti ve başladı kendisine anlatılanları dinlemeye. BURAYA TIKLAYARAK video görüntüsünü izleyebilirsiniz. Herkes bir şeyler anlatmaya, bu anı fotoğrafla kalıcı kılmaya, gelen basın mensupları ise hem görüntü almaya hem de Fikret Otyam ve Faris Kılıç ile röportaj yapmaya çalışıyorlardı. Bu sahne bir saate yakın sürdü. Zaman olsa epey daha sürecek gibiydi. 

Sıra heykel açılışına gelmişti. Hava epey ısınmıştı. Güneş tam tepede kavuruyordu adeta. Fikret Otyam kafasındaki şapkayı çıkardı ve şöyle dedi: .
“Yıl 1963. Karaözü’ye geldim. O gün YÖN dergisinde, Cumhuriyet gazetesinde yaptığım röportajlarım çıktı. “Gitme” diyorlar. Dedim benim bir huyum var. Yazım çıktı mı illa ki okuyacam. Taksi bekliyor, tren bekliyor. Saat dörtte gidecem. 

Kalabalığız. Biri böyle dokundu koluma. İki dakika sonra elimde Yön dergisi vardı Yön, Yön... En ilerici dergi Karaözü köyünde. 1963’de. Bir de Cumhuriyet gazetesi. Ben ağladım o zaman. Bu aşk başladı bende, bu aşk başladı. Bir Karaözü aşkı. Fakat devamlı röportajda fazla yer ayıramadım ama öyle iyi anlattım ki içim rahat. 

Sonra sergilerimiz oluyordu İstanbul’da. Karaözülü diyorlar, bugün bahçeden koparıp getirdikleri gibi çiçekler geliyor. 
Bir gün Caner (Öztürk) diye bir adam:
- Karaözülüyüm ben abi, sizi yemeğe götürmek istiyoruz” dedi. 
- Oğlum zahmet etmeyin, dedim. 
Ben bu adamdan şikâyetçiyim huzurunuzda. Sergiye gittiğimizde başka dostlarnan akşam iki kadeh atmaya engel olurdu bu adam. Bıktırdı beni, hayatımızı kaydırdı ordaki ilgiden, sevgiden. 

Yedi ay evvel bana bir telefon geldi:
-Dede ben Caner, dedi. 
-Ulan rüyanda mı gördün? dedim. 
-Bak Nazım Kılıç diye bir arkadaş gelecek, dedi. 

Nazım Kılıç geldi elinde bir kamerayla. Çok mutlu oldum. Anlattı böyle bir proje var diye. Önce razı olmadım. Sonra telefonlar telefonlar, telefonlar, mesajlar… bu Karaözü Köylülerin Vefa Anıtı meydana çıktı. Bu Fikret Otyam heykeli değil, bu Karaözülülerin vefa denen şeyi, insanı insan yapan, onun anıtıdır. Hepinizi büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim. Sağolun, varolun. Beni unutmayacağınızı biliyorum.” 

Konuşmaktan ve sıcaktan ağzı kurumuştu. Kendisine sunulan suyu aldı ve “Çok teşekkür ediyorum. Bunu bir duble rakı niyetine içiyorum.” dedi, kalabalıktan yükselen “YARASIIIN” nidaları ve alkışlar arasında içti. 
Fikret Otyam'ın Kültür evi açılış konuşmasını BURAYA TIKLAYARAK izleyebilirsiniz.
Gelen mesajlar okunduktan sonra heykelin açılışı gerçekleştirildi. Fikret Otyam ve Belediye Başkanı Şener Tatar’ın da bulunduğu bir grup kurdele keserek heykelin açılışını yaptılar. Açılışın arkasından kültür evi gezildi.

Daha sonra halkla sohbete devam etmek ve yahnili pilav yemek üzere sahneden ayrıldılar. Karaözü’ye gelip de yahnili pilav yemeden gidilir mi? gidilmez, gidilmemeliydi. Etkinliği düzenleyenler her şeyi düşünmüştü. Tohum Pınarı’nın üst yanında, kayalıkların orda kazanlar kurulmuş, bir gün önceden hazırlanan etler ve malzemeler buluşmanın olduğu mekânda pişirilerek gelen misafirlere ve kasaba halkına sunulmuştu. Her etkinlikte olduğu gibi burada da yahnili pilav yapımında başta Belediye başkanımızın eşi Necla Tatar olmak üzere elleri öpülesi analar gönüllü görev almışlardı. 

Saat 17.30 civarında Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuarı öğretim görevlisi Okan Murat Öztürk’ün konseri ile coşmak üzere okul bahçesine geçildi. Harika bir ses, muhteşem bir yorum ve Fikret Otyam’ın gözünün içine bakılarak söylenilen onlarca güzel türkü. Son iki türküyü Okan Murat Öztürk ve seyirciler birlikte söylediler. Yaklaşık iki saat süren konser yerini davul zurnaya bıraktı. Konserden güzel bir türkü dinlemek için lütfen BURAYA TIKLAYIN.

Artık gün bitmiş bu güzel buluşmanın sonuna gelinmişti. İstemeyerek de olsa ayrılık vaktiydi. Gelişiyle yüreğimizi aydınlatan Fikret Otyam, Karaözülüleri gecenin karanlığına terk ederek aramızdan ayrılmıştı. 

Faris ve Nazım Kılıç kardeşler, bir tarih yazdınız, tarih de sizi yazacak. Sağolun, varolun. İyi ki varsınız. Bizlere bu mutluluğu yaşattığınız, Türkiye’ye Karaözü’nün adını güzel bir etkinlikle duyurduğunuz için çok ama çok teşekkürler. Gün bitti, etkinlik bitti ama etkisi bitecek gibi değil.


Kasabamıza gelerek bizleri onurlandıran Fikret Otyam’a, eşi Filiz Otyam’a, Okan Murat Öztürk’e ve diğer konuklarımıza, Heykel ile ilgili Metin Yurdanur'a, Hale Türen'e, Hakan Alpay'a, Yılmaz Taban'a, Belediye başkanımız Şener Tatar’a, Caner Öztürk’e, yahnili pilavı pişiren analarımıza, etkinlik öncesi ve sonrası görev alan belediye personeline, ses düzenini ayarlayanlara ve emeği geçen diğer herkese teşekkür ediyoruz.. 

NOT: Video görüntüleri, Mevlana Yücel'e aittir. Kültür evi açılışı ile ilgili görüntülere; FOTOĞRAF GALERİSİ /FOTOĞRAFLAR / FİKRET OTYAM KÜLTÜR EVİ AÇILIŞI yazılı butona tıklayarak ulaşabilirsiniz.

karaozu.com 

OTYAM'A VEFA TAŞA KAZINDI

1963’ten günümüze unutulmayan dostluk

Yıl 1923. Karaözü’nün çocukları bilgiye aç. Halk seferber oldu. Kadınlar sırtında taş taşıdı. Okul tamam. Bir de öğretmen gerek... İşte bu 1963 yılında gazeteci Fikter Otyam’ın dünyaya duyurduğu Karaözü’nün hikayesi. Fikret Otyam Kültürevi açıldı. O hikayeler Otyamlar’ın kaleminden yeniden yeniden yazılacak

Kayseri’nin Sarıoğlan İlçesi’ne bağlı Karaözü köylüleri 50 yıl önce adlarını bütün Türkiye’ye duyuran gazeteci, yazar, ressam Fikret Otyam’ın heykelini köylerine dikti. Gazetemiz yazarı Otyam’ın adını bir sokağa veren Karaözü halkı sanatçı adına bir de kültürevi açtı. Karaözlü çocuklar için çeşit çeşit müzik aletleri Kültürevi’nin içine yerleştirildi. Karaözlüler yeni Fikret Otyamlar yetişsin diye kültürevinin adını Fikret Otyam Kültürevi koydu. 1963 yılından gelen vefa nesilden nesile eğlene öğrene aktarılacak.

HABERİN TAMAMI BUGÜN AYDINLIK'TA

 

 

Karaözü!..

Şimdi Karaözü'nde olmak vardı anasını satayım..
O da mı ne?. Ayıp değil ya, bilmiyordum.. Kayseri'nin kasabasıymış. 1963 yılı nisanında genç bir gazeteci Kızılırmak vadisinde bulmuş bu saklı ışığı ve Cumhuriyet sayfalarından duyurmuş Karaözü'nü..
O genç gazeteci Fikret Otyam.. 
.. ve onu unutmayan Karagözlüler, bugün, orada "Fikret Otyam Heykeli ve Kültür Evi"ni açıyorlar.. Konuklara geleneksel yahnili pilav ikram ederek.. Heykeli Metin Yurdanur yontmuş. Yerel mimari evi, Hale Cacak Türen tasarlamış. Bahçe içindeki ev, çocuklara yönelik müzik eğitimi ile kullanılacak..
Ah, erken haberim olsaydı.. Ah, Fikret Abemle orda olsaydım..
Karaözülüler adına Nazım Kılıç'ın "Çamurlara bata çıka gelen ilk gazeteci dostumuz" dediği Fikret Abemle..
Yaşayın be Karaözlüler, bu vefanız için..
Geleceğim "Öz"ünüze de, Fikret Abem'in evine de bir gün, mutlak!..
 

Karaözü!.. - HINCAL ULUÇ - Sabah

 
www.sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2012/06/30/ 
  
SEVGİLİ KARAÖZÜLÜLER
SEVGİLİ FİKRET AĞABEY,

SEN TÜRKİYE’NİN HER YERİNİ KARIŞ KARIŞ DOLAŞAN, HER GİTTİĞİN YERE SEVGİNİ GÖTÜREN GÜZEL BİR İNSANSIN.

FARİS VE NAZIM KILIÇ KARDEŞLERİN BU GÜZEL VEFASIYLA OLUŞTURULAN, HALE TÜREN’İN MİMARLIĞI VE HAKAN ALPAY İLE YILMAZ TABAN’IN UYGULAMASI İLE HAYAT BULAN “FİKRET OTYAM KÜLTÜR EVİ VE HEYKELİ” SENİN GİBİ VEFALİ BİR AĞABEYİ, DOSTU GÜZEL ÜLKEMİN ORTA YERİNDEN GELECEĞE TAŞIYACAKTIR.

ADINI TAŞIYAN KÜLTÜR EVİNDEN İNANIYORUM DAHA NİCE SANATÇILAR, NİCE OTYAMLAR FİLİZLENECEKTİR.

SENİ, KÜLTÜR EVİ İÇİN EMEĞİ GEÇENLERİ VE TÜM KARAÖZÜLÜLERİ BU GÜZEL ÖRNEKLERİNDEN DOLAYI KUTLUYOR, DAHA NİCE KÜLTÜR EVLERİNİN AÇILMASINI DİLİYORUM.

SAYGI VE SEVGİLERİMLE,
ORHAN KEMAL KÜLTÜR MERKEZİ

IŞIK ÖĞÜTÇÜ

NOT: Türkiyenin gurur duyduğu Romancı ve hikâye yazarı ORHAN KEMAL'in oğlu IŞIK ÖĞÜTCÜ'Nün FİKRET OTYAM KÜLTÜR EVİ'nin açılışında okunmak üzere gönderdiği çok güzel ve anlamlı yazısını yayınlıyor ve samimi dileklerine içten katılıyoruz ama her kasaba bizim kadar şanslı olabilir mi? bilemiyoruz.
 
SİZ BU CUMARTESİ GÜNÜ GAZETEYİ OKURKEN YAZARINIZ OTYAM, KAYSERİ’YE 80 KİLOMETRE ÖTEDE KARAÖZÜ KÖYÜNDE/BELDESİ’NDE HEYKELİNİN/İKİ KATLI FİKRET OTYAM KÜLTÜR EVİ VE FİKRET OTYAM SOKAĞI’NIN AÇILIŞINDA OLACAK, FİLİZ OTYAM’IN KATKISIYLA...

Karaöz’lü Nazım Kılıç, biraderi Faris canlar, tüm oralılar aslında ne heykel, ne Kültür Evi diktiler ne de sokağa ad verdiler, diktikleri VEFA ANITI’dır Vefa... Vefa... Yarım asırdan fazla unutulmayan vefa. Faris can da aylarca dikildi inşaatlara/ vefaya bakar oldu.

Sergilerimize genç, yaşlı kadın erkek hep güleç yüzlü canlar gelirdi ellerinde bahçelerinden saksılarından koparılmış çiçekleriyle “biz Karaözlüyüz” diyerek... Sarılırdık hep...

TAAAA 1923 YILINDA...

Kadın erkek, çoluk çocuk taş taşıdılar ve bir ilk mektep yaptılar sonra devlete seslendiler “mektebimize muallim “, “Muallim” hemen tayin oldu... Trenim sabah dörtte geçecek, biletimi aldım, istasyonda da söyleşiler her konuda sürüyor, “N’olur daha kal”lı... Gitmemin gerekçesini açıklıyorum “bakın benim bir huyum var yazım bi yerde çıkınca okumazsam dellenirim, Yön dergisinde, Cumhuriyet gazetemde yazılarım var, ba-ğışlayın...”

Bilmem onlar bu canı acaba bağışladılar mı?

Birisi seslendi iki dakika sonra Yön ve Cumhuriyet önümdeydi!.. Ayrılırken baktım bayide tüm gazateler yeni sayı Yön dahil, dergiler!.

Yedi ay önce bir Karaözlü, adı Nazım Kılıç, İstanbul’dan geliverdi... Oraya yaptığım unutulmazmış, heykelim dikilecekmiş! Ora taş mimarisiyle adımı taşıyan 2 katlı kültür evi ve sokağa da adım verilecekmiş.

Direnmeler neya yarar? Evet bu Cumartesi iki günlüğüne oralardayız, neyle mi, gecenin bi yarısı Antalya/ Kayseri uçağıyla... Nazım Kılıç cana sordum neden Nazım diye, Nazım usta ölende o gün doğan oğluna Nazım adını koyuvermiş... İş adamı Nazım can, neredeyse gün aşırı aradı herşey için bilgiler verir oldu, bilgisayar da cabası, bunlar bilgi verme değil vefanın ta kendisiydi aslında...

Ey Karaözlüler, Karaözlü “canlar” bu can sizi taaa köy iken sevdi, şimdi Beldesiniz sevgiye devam...

Aşk - ı niyaz ile...

Fikret OTYAM - 30 Haziran 2012 - Aydınlık

*** *** *** 
Karaözlüler gitmeyesiye çağırıyor!

Fikret Otyam Kültür Evi, sokağı ve Metin Yurdanur’un yonttuğu heykeli bugün Karaözü Kasabası’nda “merhaba” diyecek.

Nazım Kılıç, Fikret Otyam neden Karaözü’nde sorusunun yanıtını şu dizelerleveriyor:

“Altmış üç yılının Nisan’ı genç gazeteci Fikret Otyam: Kızılırmak vadisinde saklı ışığı bulmuştur. Alır kuytudan Karaözü’yü uğurlar dünyaya Cumhuriyet’in sayfalarında.”

Ve devam ediyor sözlerine... “O’nunla Antalya’da son buluşmamızda ‘Vefalı dostlarım! Vefalı dostlarım! Diz kapaklarım tutmuyor, bacaklarımın kalan kısmı ile de olsa Karaözlüler nereye çağırırsa geleceğim. Benim vefalı dostlarım! Hepinizi seviyorum, hoşçakalın.’ Demiş, sıcak gülüşü, kükreyen sesi hepimizi sarıp sarmalamıştı. Arada bir hatırlanmak da vefadır belki, ama bu bize yetmez ki. Biliyoruz bu kocaman dostumuzu küçücük evine sığdıramayacağız, taşacak; taşsın istiyoruz. Çamurlara bata çıka gelen ilk gazeteci dostumuzu çağırıyoruz işte, gitmeyesiye. Sefa geldi, hoş geldi.”
 
 

 Otyam adına kültürevi

'Fikret Otyam Heykeli ve Kültürevi' Kayseri'de açılıyor. 

Ressam, gazeteci ve yazar Fikret Otyam adına Kayseri’de “Fikret Otyam Heykeli ve Kültürevi” açılıyor.

Kayseri’nin Karaözü kasabasında bugün saat 17.30’da gerçekleşecek açılış etkinliğinde, Okan Murat Öztürk de bir konser verecek. Fikret Otyam heykeli Metin Yurdanur imzalı. 

Fikret Otyam Kültürevi ise mimar Hale Cakcak Türen’in mimari projesi, uygulama Hakan Alpay ve Yılmaz Taban’a ait. Ahşap ve yerel taş kullanılarak 40 metrekarelik alan üzerinde iki kattan oluşan yapı, 190 metrekarelik bir bahçe içinde konumlandırıldı. Fikret Otyam Kültürevi, çocuklara yönelik müze eğitimi amaçlı kullanılacak.

Cumhuriyet

KARAÖZÜLÜ, ŞEHİT YÜZBAŞI NAİL ERDOĞAN’IN KIZI EVRİM ERDOĞAN’IN YÜREĞİMİZE BIÇAK GİBİ SAPLANAN FERYADI
'Ne olur babamı da çıkartın!' 
Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın o zaman 7 yaşında olan kızı Evrim Erdoğan VATAN’a konuştu 
Arif TAŞKIN / VATAN İSTİHBARAT
Türk keşif uçağının Suriye tarafından Akdeniz’de düşürülmesi ve iki pilotu arama çalışmaları sürerken, 16 yıl önce Ege Denizi’nde Yunan savaş uçaklarıyla yaşanan it dalaşı sırasında düşen F-16 uçağının pilotu Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın o zaman 7 yaşında olan kızı Evrim Erdoğan VATAN’a konuştu.
8 Ekim 1996’da Sakız Adası açıklarında Yunan savaş uçaklarıyla it dalaşı yapan Türk F-16’sı düşmüş, Pilot Yarbay Osman Çilekli kurtulurken, öğretmen Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan uçakla birlikte denize gömülmüştü. Yıllar sonra bir Yunan dergisi, olayın kaza olmadığını, Yunan Mirage savaş uçağının füzeyle Türk savaş uçağını vurarak düşürdüğünü yazmıştı. 16 yıl boyunca babasının hala Ege’nin 400 metre altında demir kafesten bir mezarlıkta bulunduğunu söyleyen Evrim Erdoğan sessizliğini bozdu. Aydın Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde okuyan, annesi Fatma ve kardeşi Evrimsel Ankara’da yaşayan 23 yaşındaki Evrim Erdoğan yaşadıkları acıyı VATAN’a anlattı.
“Duyunca ağladım’
“Suriye’nin düşürdüğü uçağın haberini duyduğumda gözyaşlarımı tutamadım. Hava Pilot Yüzbaşı Gökhan Ertan’ın 5 yaşında bir çocuğu ve hamile bir eşi var. O çocukların kaderi de bizim gibi olacak. Kardeşim Evrimsel, kaza olduğunda 3 aylıktı ve babasız büyüdü. Onlar da bizim gibi şehitlikte boş bir anıtta dua edip ağlayacaklar. Onlar da bizler gibi babasız büyüyecek, baba nedir bilmeyecek, baba sevgisini tatmayacak. O çocuklarının babaları da Akdeniz’in derin sularından çıkarılsın. Sonra ben de babama kavuşmak istiyorum.... 

“Komutan söz vermişti’
“Önce kaza olduğu, ardından da olayın kasıtlı yapıldığı ortaya çıktı. Bu durum onlar tarafından da kabul edildi. Ancak sonrasında bir şey yapılmadı. Bu olay olduktan bir gün sonra o zaman Ahmet Çörekçi (Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı) bize gelip “Her ne olursa olsun babanız ve uçağın enkazı çıkarılacak’ dedi. Belirli bir süre bu böyle gitti. Bir zaman sonra emekliliğe ayrıldı ve bu konunun üstüne kimse gitmedi. Eğer böyle düşünüyor ise zamanının Hava Kuvvetleri Komutanı o zaman bu enkazı çıkaracak teknoloji vardı demek. Akdeniz’deki kurtarma çalışmalarının ardından eğer o enkaz çırakılacaksa, babamın bulunduğu demir mezarlığın da çıkarılmasını istiyoruz. Babamın mezarı yok bu çok acı bir şey. Bir mezarı olsa bayramda gidebileceğimiz... Enkazın çıkarılması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Babamı da Ege’nin karanlık sularından çıkarsınlar....

“AİHM’de davaya Rum yargıç baktı’
Olay için AİHM’ye gittik, ancak bir sonuç alamadık. Başvuru Rum asıllı bir yargıcın katılımıyla incelendi. Komite yargıçlarından George Nicolaou, Rum asıllı Kıbrıs vatandaşıydı. Mahkemeye katılımı, zaten kararın adil verilmeyeceğini gösteriyor. Aradan 4 yıl geçtikten sonra Kanatlar dergisi, “olayın kaza olmadığı’ yönünde haber yaptı. Çünkü kanıt’ fotoğraf yayınlandı. Türk F-16’sını düşüren Yunan Mirage 2000’e ““Türk bayrağı’ çizilmişti. Bu olay 2. Dünya Savaşı’nın ardından ABD’li pilotlar tarafından çıkarılmıştı. Uçak düşüren pilot o ülkenin bayrağını uçağına kazıyordu. Olayın kaza olmadığını, bir cinayet olduğunu ortaya çıkaran Yunan gazeteci Panos Koliopanos’un Karama dergisindeki haberi üzerine AİHM’ye 2003 yılında başvurduk. Dava AİHM 3.Daire’de 6086/04 dosya numarasıyla görüldü. 6 yıl sonra 2009 yılında Kabul edilemezlik kararı verildi. Aile avukatlarımız da itiraz etti....

“Atlantikten çıkardılar’
2009 yılında Atlantik Okyanusu üzerinde düşen ve 228 kişiye mezar olan Air France uçağının kara kutusu 10 bin metre derinlikten çıkarıldı. Yıllarca bize umut verdiler. Hatay’da düşen uçağın enkazının çıkarılması için kurtarma gemisi getirilecekmiş. O geminin görevi bittiğinde babamı da çıkarmak için Ege’ye gitmesini istiyorum. Kurtarma gemisi Ege’de de arama yapsın. Uçak 400 metre derinlikte. Atlantik’te 10 bin metredeki uçak bile çıkarılıyor. Neden bu uçak bulunamıyor neden o teknoloji kullanılmıyor. Babamın bir mezarı yok, başında dua edeceğimiz bir mezar istiyoruz. Biz bayramlarda babamın mezarı yerine Balıkesir’deki anıtı ziyaret ediyoruz, orada dua okuyoruz....

Hocaların hocasıydı
İlk olarak F-5 pilotluğu yapan Nail Erdoğan, F-16’lar Türkiye’ye geldiğinde bu uçakları kullanan pilotlar arasındaydı. Kendisine F-5 kullanmayı öğreten rütbeli subaylara da F-16 kullanmayı öğretti. Birçok birincilik ve madalyası bulunan Nail Erdoğan’a kendinden rütbeli askerler bile saygıyla bakıyordu. Dönem arkadaşları Nail Erdoğan’ın 12 yıllık kariyerinde birçok başarı sağladığını ve kendisine geleceğin Hava Kuvvetleri Komutanı gözüyle baktıklarını söyledi.

“Hükümetler fare doğurdu’
Türk Hükümeti ve TSK’nın o dönem konunun üzerine düşmediği için istifa ettiğini söyleyen Kurmay Yarbay Osman Çiçekli: 1996’da yıllardır uluslararası su olarak iddia ettiğimiz bir bölgede it dalaşı yaparken bir tanesi geldi, füze ile vurdu. Yunan Mirage uçağındaki pilot, F-16’nın ateşleme sistemini kilitledi. “Sizi vurdum’ diyerek dalaşı bitirmesi gerekiyordu. Ama uçakta yüklü bulunan füzenin emniyet sistemi açıkken Sizi vurdum’ diye bağırdı ve ateşleme sistemini harekete geçirdi. Yüzbaşı Nail Erdoğan anlık bir farkla fırlatma koltuğunu hareket ettirmeyi başaramadı ve uçaktan çıkamadı. Bu yaşanan yüz karasıdır çünkü hiçbir şey yapılmadı. Bu konuda yaralıyım. Türk hükümetlerinin fare doğuran bir dağ olduğunu, kocaman ordumuzun basiretinin olmadığını sık sık dile getirdim....

 
 
 
9. GELENEKTEN GELECEĞE ANADOLU HALK OZANLARI KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ

14 TEMMUZ 2012
Yıldızeli Yeşilalan Köyü
 
 
KIZILIRMAK FEDERASYONU FESTİVALİNE 14 TEMMUZ GÜNÜ, KARAÖZÜ BELEDİYE BAŞKANLIĞININ VERECEĞİ BİR OTOBÜS İLE  KARAÖZÜ VE YEDİ BUCAK AVŞARLARI FESTİVALE KATILMASI SAĞLANACAKTIR.

KARAÖZÜ BLD. BŞK. SAYIN ŞENER TATAR'A TEŞEKKÜR EDİYORUZ.
 
MÜRACAT : 0505 810 81 00
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI EĞLENCELERİ BELEDİYEMİZ TARAFINDAN DÜZENLENECEKTİR

Bayramın coşkulu şekilde kutlanabilmesi için bolca bayrak ve meşale siparişi yapılmış olup, Şahruh Köprüsü ile kasabamız arasında halk yürüyüşü, devamında da Deniz TOPRAK ve diğer yerel sanatçılarımızla devam edilecektir. Tüm kasabalılarımıza ve dostlarımıza duyurulur. 

Şener TATAR
Karaözü Belediye Başkanı

ŞENLİK NE ZAMAN YAPILACAK? 

Belediye başkanımız Şener Tatar'a bu sene şenlik var mı ve tarihi nedir? diye sorduk.

Eğer bir aksilik olmaz ise 30 Ağustos 2012 tarihinde yapmayı planladıklarını, şenlik olamasa bile bir kutlama yapmayı düşündüklerini söylediler. 

Bilgilerinize sunulur.

  
KARAÖZÜ'LÜ MİLLİ FUTBOLCU GÜRKAN DEMİRCİ 12 Mayıs 2012 TARİHİNDE KASABAMIZA GELDİ
 
Gürkan Demirci baba toprağına ilk kez geldi. Kendisi ile Kayseri'de buluştuk ve Karaözü kasabasına Gürkan Demirci ile birlikte gittik Babasının kendisine anlattıklarını yerinde görmek ve yakın zamanda ölen babasının mezarına toprak götürmek istediğini söyledi. 
 
Karaözü'yü gezdi, gördü ve fotoğraflarını çekti. Kasaba halkı ile tanıştı ve aynı gün akşama doğru kasabamızdan ayrıldı. Umarız Gürkan Demirci izlenimlerini bizimle paylaşır çünkü ne hissettiğini en iyi kendisi bilir.
 
Futbolcumuzun geleceğinden haberdar olmamalarına rağmen güzel bir şekilde ağırlayan ve kendisine yardımcı olan Belediye Başkanımız Şener Tatar'a, gezi esnasında kendisine eşlik eden Menderes Erdoğan'a, Ünal Demirci'ye, Belediyedeki işleri ile ilgili konularda kendisine yardımcı olan Uğur Boztekin, Hatice Göktürk ve Hüseyin Taştan'a ve içten davranışlarından dolayı kendisi ile ilgilenen kasaba halkına teşekkürlerimizi sunuyoruz. 
 
Belediye binasında çektiğimiz fotoğraflara BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz. Diğer fotoğraflar Gürkan beyden gelince sizlerle paylaşılacaktır. 
 

KARAÖZÜ'lü küçük ZEHRA ERDOĞAN

"İZMİR GÜZELİNİ SEÇİYOR" YARIŞMASINDA 

Lüle lüle Sarı Saçları, Su mavisi güzel gözleriyle ZEHRA E. kodlu Kızımıza OY (10 puan) vererek BİRİNCİLİĞE taşıyalım. 

http://www.izmirguzeli.com/index.php?sayfa=guzeller&adayno=7564 adresine giderek ZEHRA E. SAYFASINDA "OY VER" yazan pembe butonu tıklayarak oyunuzu kullanabilirsiniz. 

ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER

AMAN NAZAR DEĞMESİN

 

 

MERSİN KARAÖZÜ KÜLTÜR DERNEĞİ - GELENEKSEL PİKNİK


Bir etkinliği gidenin ağzından dinleyeceksin ki nasıl geçtiğini bilebilesin. "Akdenizin kıyısında yahnili pilav, davul zurna, halay, saya, muhteşem türküler ve beraberce geçirilen uzun bir gün. Daha ne istenir ki..." 

Başta Suzan Yücel başkanımız olmak üzere bu güzel etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.İyi ki varsınız...

Videolarda da göreceğiniz üzere devenin başı ve suzan başkanın deyimi ile dangırdağı dahil herşey çok güzel.  

Etkinlik ile ilgili fotoğraflara BURAYA TIKLAYARAK ulaşabilirsiniz.

Etkinlik ile ilgili video görüntüleri FOTOĞRAF GALERİSİ - VİDEOLARIMIZ kısmında 3 numaralı kolonda bilgilerinize sunulmuştur.
 

 

ONUR ALP ERDOĞAN BRONZ MADALYA ALDI

 

Alihan ERDOĞAN'ın oğlu, ALİ PEHLİVAN (Ali Erdoğan)’ın torunu Onur Alp ERDOĞAN: 13 - 14 Mart tarihlerinde Ankara’da yapılan II. Polis Akademisi Başkanlık Kupası Güreş Müsabakasına, Adana Kemal Serhatlı Polis Meslek Yüksek Okulu Sporcusu ve takım kaptanı olarak 11 kişi ile birlikte katılmıştır.

 

Elemelerde başarılı olması sonucu her güreş sonucuna göre bir üst tura yükselmiştir. Yaptığı 6 müsabakada 5 galibiyet ve 1 yenilgisi olmuştur.

 

Yapılan 5. tur güreş müsabakası üçüncülük müsabakasıdır ve II. Polis Akademisi Başkanlık Kupası Güreş Müsabakasında üçüncü olarak  Bronz madalya ve başka hediyelerle ödüllendirilmiştir.

 

Bu sene polis okulunun son sınıfında okumakta olup birkaç ay sonra mezun olacaktır.

 

Kendisine bu gururu bizlere yaşattığı için teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

 

Bir önceki yazıda ALİ PEHLİVAN ‘dan da bahsetmiş ve ne demiştik “Aslında olan tırnağında getirir”.  

MUSTAFA IŞIK TÜRKİYE ŞAMPİYONLUK MAÇINDA
 
Turan IŞIK'ın oğlu,  Hamıs Pehlivan’ın adı konulan Mustafa IŞIK  27-30 Mart tarihleri arası  Kuşadası Spor Salonunda TAİ BOX Türkiye Şampiyonluğu için mücadele edecektir.

Belçika’da, Danimarka’da, Berlin’de, Nienburg’da ve Almanya’da bütün rakiplerini devirdi. Israr üzerine Türkiye Milli Takımı antrenörü  tarafından Türkiye’ye davet edildi. Alman pasaportlu ama o Türkiye’yi seçti.
 
Karaözü Sevdalısı olduğundan dolayı Türk Milli Takımı adına yarışmalara katılacak.
 
İlk Türkiye maçı olduğundan dolayı desteklerinizi bekliyoruz. Karaözü’ye altın madalya yakışır ve başaracağından da hiç kuşkumuz yok.

ASLINDA OLAN TIRNAĞINDA GETİRİR 
HAMIS PEHLİVAN (Mustafa IŞIK) kimdir?: O dönemin Kayseri, Sivas civarındaki kasaba,köy, kazalarda yapılan düğün, nişan, sünnet ve turnuvalarda Başa soyunan ve birçok ödül kazanan Karaözü'nün en büyük üç pehlivanından biridir. Bu civarlarda kendisini tanımayan, ne yaman güreşçi olduğunu bilmeyen yoktur. Dobra dobra konuşan, çalışkan, muhabbetleri neşeyle dinlenen, bonkör, sevecen bir yapısı vardır.  Üç pehlivanın biri Hamıs Pehlivan (Mustafa Işık), diğeri kardeşi Işık Pehlivan (Hüseyin Işık) bir diğeri Ali Pehlivan (Ali Erdoğan) ise teyze çocuklarıdır. Bu üç pehlivanın tek başlarına beş yaşındaki kaysıyı sökebildikleri, iki kişinin kucaklayamadığı hararları sırtladıkları, danayı tek başlarına kucaklayıp kaldırdıkları görülmüştür.  
Başarının Adı: İDİL DURU GÖK 
İdil Duru Gök; Gültekin Gök kardeşimizin kızı. Henüz sadece 8 yaşında. Kardelenler Koleji 2. sınıfta okuyor. Sanatsal yönleri de dersleri gibi çok ama çok başarılı. Hicaz filminde başarılı bir performans sergiledi. Oynadığı film epeyce bir film arasından 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Yarışmasına seçildi. Bu yılki Ankara Film Festivaline de seçilmesine rağmen yönetmen bazı sebeplerle filmi geri çekti. En önemlisi Hicaz filmi Madrid Film Festivaline 4 dalda aday gösterildi. Haziran 2012’de Madrid’de yarışacak. Sağ tarafta gördüğünüz film afişini de kendisi oluşturdu.
 
    Yaşıtları üzerini giymeyi bile beceremezken, boyundan büyük işlere kalkışan İdil Duru Gök ile gurur duyuyor,  tüm kalbimizle başarılarının devamını diliyoruz. 
 
İDİL DURU GÖK'ün Müthiş bir kalabalık arasından Anadolu Ateşi Kıvılcım Çocuk Grubu İstanbul Seçmeleri sınavını başarıyla geçtiğini, yarın eğitime başlayacağını ve hatta eğitimi boyunca %50 burs alacağını öğrendik 

Kendisine başarılar diliyor, anne ve babasını tebrik ediyoruz.
 
Basında yer alan haberlerden sadece biri:Madrid’de ‘Hicaz’ zamanı 28 Şubat 2012 (Hürriyet Gazetesi)
İLK gösterimi 48. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde yapılan ‘Hicaz’, 2012 Uluslararsı Madrid Film Festivali’nde ‘En iyi yabancı film’ de dahil olmak üzere tam 4 dalda aday gösterildi. Dikkatleri üzerine çeken Fransız oyuncu Clarrise Gorokhoff ‘İngilizce dışında bir dilde en iyi kadın oyuncu’ ve ‘İngilizce dışında bir dilde en iyi yardımcı kadın oyuncu’ olmak üzere 2 dalda birden yarışacak. Usta müzisyen Erkan Oğur’un bestelediği özgün film müziği ile ‘Hicaz’, ‘En iyi film müziği’ dalında da yarışacak.
Film, ruhu ya da bedeni modern çağın hastalıklarına kapılmış karakterler üzerine kurulu. Arapçada engel ya da bariyer anlamına gelen hicaz, filmde de toplumsal ve içsel engelleri temsil ediyor. Hicaz’ın senaryo ve yönetmenliğinin yanında kurgu ve montajını da Erdal Rahmi Hanay yaptı. Filmde Nilüfer Saltık, Memet Işık, Clarisse Gorokhoff, Hakan Bozkan, Erol Özdek, Ali Obalı ve İdil Duru Gök rol alıyor. Festival 6-9 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.
 

KÜLTÜR EVİ - KARAÖZÜ 

Senelerdir farklı farklı kişiler tarafından gündeme getirilen ama bir türlü uygulamaya geçirilemeyen bir projeyi KILIÇ kardeşler gerçekleştirdi. 

Karaözü’nün meşhur Tohum Pınarı’nın yukarısında bulunan babalarından kalan yeri tahsis edip, binanın yapım masrafını üstlenerek kasabamıza KÜLTÜR EVİ kazandıran Faris KILIÇ ve Nazım KILIÇ kardeşlere yürekten teşekkürlerimizi iletiyoruz.

İçerisinde ufak tefek eksikliklerin kaldığı bu eksikliklerin giderilerek 30 Haziran 2012 tarihinde KÜLTÜR EVİ’nin açılışının yapılacağı söylenildi.

Hayırlı, uğurlu olsun. 


 

Free counter and web stats